Paylaş:
Dünya Endüstriyel Tasarım Gününde Dayanıklılık Vurgusu

Dünya Endüstriyel Tasarım Günü, bu yıl Dünya Tasarım Örgütü’nün belirlediği “Dayanıklılık” temasıyla ETMK koordinasyonunda Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenen etkinliklerle kutlandı. İstanbul programı kapsamında, Bilişim Vadisi ve Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK) iş birliğiyle GO Bilişim Vadisi İstanbul Girişim Ofisi’nde “Tasarım ve Dayanıklı Gelecekler” başlıklı bir etkinlik gerçekleştirilirken, Ankara ve İzmir’de düzenlenen programlarda da tasarımın ekonomik kalkınma, toplumsal gelişim ve geleceği şekillendiren stratejik rolü farklı perspektiflerden ele alındı.

Açılış konuşmasında ETMK Başkanı Sertaç Ersayın, Dünya Tasarım Örgütü’nün her yıl belirlediği ortak tema sayesinde 29 Haziran’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, dünyanın farklı ülkelerinde tasarım profesyonellerinin aynı başlık etrafında düşünerek deneyimlerini paylaştığı küresel bir buluşma niteliği taşıdığını söyledi. Bu yıl “Dayanıklılık” temasını Bilişim Vadisi iş birliğiyle hazırlanan program kapsamında farklı yönleriyle ele aldıklarını belirten Ersayın, Prof. Dr. Önder Küçükerman’ın tarihsel perspektif sunan konuşmasının ardından düzenlenen panelle konuya farklı bakış açıları kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti.
Bilişim Vadisi Uluslararası İlişkiler Direktörü Sezen Güngör ise Dünya Endüstriyel Tasarım Günü’nün yalnızca bir meslek gününü kutlamanın ötesinde, tasarımın toplumları ve geleceği şekillendiren dönüştürücü rolünü birlikte değerlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Dünya Tasarım Örgütü’nün bu yıl belirlediği “Dayanıklılık” temasının, hızla değişen ekonomik, teknolojik ve toplumsal koşullar karşısında tasarımın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Güngör, tasarımın farklı bakış açılarını, kurumları ve disiplinleri ortak hedefler etrafında buluşturan evrensel bir düşünme biçimi olduğuna dikkat çekti.
Güngör, Bilişim Vadisi’nin Dünya Tasarım Örgütü üyeliğinin, Türkiye’nin tasarım, teknoloji ve yaratıcı endüstriler alanındaki birikimini uluslararası platformlarla buluşturmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayarak, bu tür iş birliklerinin ortak üretim kültürünü güçlendirdiğini ve geleceğin çözümlerinin disiplinler arası diyalogla şekilleneceğini ifade etti.
Etkinlik kapsamında Dünya Tasarım Örgütü Başkanı Pradyuma Vyas’ın Dünya Endüstriyel Tasarım Günü’ne özel video mesajı katılımcılarla paylaşıldı.

Programın ana konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye’de endüstriyel tasarımın gelişim sürecini tarihsel bir perspektifle değerlendirdi. Sunumunda 1971 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’nın sanayi politikaları kapsamında başlayan dönüşümü anlatan Küçükerman, Güzel Sanatlar Akademisi bünyesinde kurulan ilk Endüstri Tasarımı Bölümü’nün mesleğin kurumsallaşmasında belirleyici rol üstlendiğini vurguladı. Konuşmada eğitim anlayışının uygulama odaklı yapısına dikkat çekildi. Öğrencilerin gerçek üretim süreçleriyle buluşturulduğunu belirten Küçükerman, Avrupa’da edindiği deneyimlerin Türkiye’deki tasarım eğitimine önemli katkılar sunduğunu aktardı. İtalya’daki aile şirketlerinin tasarım kültürüyle oluşturduğu sürdürülebilir üretim modelini örnek gösterirken, Paşabahçe için geliştirilen Bahar Dalı serisinin uluslararası başarı elde ettiğini hatırlattı. Tofaş ve Chrysler projeleri de sanayi ile tasarım iş birliğinin güçlü örnekleri arasında yer aldı.
Toplumsal Dönüşümün Şekillenmesinde Güçlü Araç
Program kapsamında ETMK Başkanı Sertaç Ersayın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde ise Dr. Merve Özyurt, Seçil Arıkan, Levent Muslular ve Enes Can Erkoca konuşmacı olarak yer aldı. Panelde dayanıklılık, kapsayıcılık, gençlik, yenilikçilik ve toplumsal etki başlıkları farklı bakış açılarıyla değerlendirildi. Katılımcılar, tasarımın yalnızca ürün geliştirme süreçlerinde değil, toplumsal dönüşümün şekillenmesinde de güçlü bir araç olduğuna dikkat çekti.
Dünya Tasarım Örgütü’nün bu yıl belirlediği “Resilience” teması, değişen koşullara uyum sağlayabilme, belirsizlikler karşısında çözüm geliştirebilme ve geleceği planlayabilme yeteneğine odaklanıyor. Günümüzde endüstriyel tasarımın kurumların, kentlerin ve toplumların direnç kapasitesini artıran önemli bir disiplin olduğu vurgulandı.

Dünya Endüstriyel Tasarım Günü etkinlikleri ilgi gördü
Kutlamalar yalnızca İstanbul ile sınırlı kalmadı. Ankara’da ODTÜ ev sahipliğinde düzenlenen etkinliklerde “Dayanıklılık” temalı panel, mezuniyet proje sunumları, sergiler ve kokteyl programı gerçekleştirildi. Fuldende kurucusu Fulden Dehneli ile Endüstriyel Tasarımcılar Komisyonu ve Alt Tasarım Grubu üyeleri deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken, farklı üniversitelerden mezun olan genç tasarımcılar projelerini sunarak meslek yaşamlarına güçlü bir başlangıç yaptı.
İzmir’de gerçekleştirilen “Re-Mapping Our Resilience” buluşması ile Santral İstanbul’daki etkinlikler de kutlamalara farklı perspektifler kazandırdı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde eş zamanlı düzenlenen programlar, tasarımın ortak akıl, iş birliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı değeri görünür hale getirdi. Dünya Endüstriyel Tasarım Günü, mesleğin geçmişten bugüne uzanan birikimini geleceğe taşıyan güçlü bir buluşma zemini oluştururken, Dünya Endüstriyel Tasarım Günü kapsamında verilen ortak mesaj, tasarımın geleceği şekillendiren temel disiplinlerden biri olmayı sürdüreceği yönünde oldu.









