Paylaş:
Avrupa ve Türkiye arasındaki kültürel işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyen yeni hibe çağrısı, kültür-sanat alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını Avrupa’daki ortaklarıyla buluşturuyor. Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında açılacak Uluslararası Kültürel İşbirliği Çağrısı, 17 Eylül 2026’da başvurulara açılacak.
Avrupa ile Türkiye arasında yeni kültürel hat
İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı, 2023’ten bu yana Türkiye’de kültür-sanat alanındaki STK’lar ile belediyeler arasında işbirliği geliştiren bir yapı oluşturdu. Yeni dönemde Culture Action Europe ortaklığıyla uluslararası boyut kazanan program, kültürel hareketliliği, uluslararası ağları ve sürdürülebilir ortaklıkları güçlendirmeyi amaçlıyor. Uluslararası Kültürel İşbirliği Çağrısı, Türkiye’deki kültür-sanat odaklı bir STK’nın proje sahibi olduğu ve Avrupa Birliği üye ülkeleri ile Arnavutluk, İzlanda, Karadağ, Kuzey Makedonya, Kosova veya Sırbistan’dan bir STK’nın ortak olarak yer aldığı projelere açık olacak. Projede Türkiye’den ve belirtilen Avrupa ülkelerinden iştirakçi belediyelerin bulunması da mümkün.
850 bin avroluk toplam bütçe
Çağrının toplam bütçesi 850 bin avro olarak açıklandı. Proje başına 60 bin ile 120 bin avro arasında hibe sağlanacak. Hibe, toplam proje bütçesinin en fazla yüzde 95’ini karşılayabilecek. Projelerin süresi 9 ila 12 ay olarak belirlendi. Başvurular için son tarih 18 Aralık 2026. Başvuru koşullarında tüzel kişilik, Türkiye’de kurulmuş olma, kâr amacı gütmeme ve kültür-sanat alanında güncel ya da geçmiş proje deneyimine sahip olma şartları öne çıkıyor. Başvuru sahibinin tüzüğünde veya vakıf senedinde kültür-sanat faaliyetlerinin yer alması gerekiyor. Türkiye’den en az bir belediyenin projeye ortak olması da temel koşullar arasında bulunuyor.
Yerel kültür politikalarına odaklanıyor
Ortaklaşa Programı, uluslararası işbirliğini yerel kültür politikalarıyla ilişkilendiren bir çerçeve sunuyor. Çağrı kapsamında kültürel planlama, kültür yönetimi ve katılımcı kültür politikalarının geliştirilmesine yönelik projeler bekleniyor. Sanatçıların, kültür profesyonellerinin ve kent sakinlerinin karar alma süreçlerine katılımını güçlendiren mekanizmalar; kültürel varlıkları ve kent ihtiyaçlarını merkeze alan planlama modelleri; kültür profesyonellerinin gelişimini destekleyen sürdürülebilir çalışma modelleri öncelikli alanlar arasında. Projelerin toplumsal cinsiyet, engellilik, yaş, etnik köken ve dil gibi yapısal eşitsizlikleri ve ekolojik krizi dikkate alması bekleniyor. Erişim, katılım ve kapsayıcılık ilkelerinin proje faaliyetlerine ve bütçesine somut biçimde yansıtılması, ölçülebilir göstergelerle takip edilmesi isteniyor.
Programın 2023-2026 arasındaki ilk döneminde iki açık çağrıya Türkiye genelinden 252 başvuru yapıldı. 13 STK ile 18 belediyenin ortaklığıyla yürütülen 13 projeye toplam 1,3 milyon avro hibe sağlandı. Çalıştaylardan kültür politikası belgelerine, mekân dönüşümlerinden festival ve şenliklere uzanan projeler, yerel düzeyde ortak çalışma kültürünün gelişmesine katkı sundu.
2026-2029 döneminde hibe programının toplam desteği 1,85 milyon avroya ulaşıyor. Yeni yapı; hibe desteğinin yanı sıra mentorluk, topluluk oluşturma ve savunuculuk faaliyetlerini de kapsıyor. Hibe almaya hak kazanan STK ve belediye ortaklarına, proje ihtiyaçları doğrultusunda en az 12 saat mentorluk desteği sunulacak. Uluslararası çağrının yanı sıra program kapsamında iki ayrı yerel proje teklif çağrısı daha gerçekleştirilecek. Böylece Türkiye’deki kültür-sanat ekosisteminin yerel işbirlikleri, Avrupa ortaklıkları ve bilgi paylaşımı üzerinden güçlendirilmesi hedefleniyor.
Başvuru sürecinde proje ortaklarının görevleri ve katkıları açık biçimde ayrıntılı tanımlanmalı, bütçe gerekçelendirilmelidir.
Başvuru sürecinde, proje hedeflerinin, faaliyet takviminin ve bütçe kalemlerinin çağrının öncelikleriyle uyumlu biçimde kurgulanması önem taşıyor. Ortaklaşa Programı, farklı kentlerdeki kültür aktörleri arasında deneyim paylaşımını artırırken Avrupa’daki kurumlarla uzun vadeli ilişkilerin kurulmasına da alan açıyor. Desteklenen çalışmaların, proje süresi sonrasında sürdürülebilir etki üretmesi ve iyi uygulamaların farklı yerel bağlamlarda paylaşılması hedefleniyor. Ortaklaşa Programı’nın yeni dönemi, kültür politikalarının katılımcı yöntemlerle geliştirilmesi ve uluslararası dayanışma ağlarının güçlendirilmesi açısından yeni bir fırsat alanı oluşturuyor.








