Paylaş:
Dünyanın en köklü uluslararası yayıncılık buluşmalarından 35th International Publishers Congress (35. Uluslararası Yayıncılar Kongresi), 5-9 Temmuz 2026 tarihleri arasında Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da düzenlendi. International Publishers Association (IPA) öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon, kırktan fazla ülkeden yüzlerce yayıncıyı, telif uzmanını, akademisyeni ve sektör temsilcisini bir araya getirdi. Yapay zekâ, telif hakları, bilgi güvenilirliği ve sürdürülebilir büyüme ekseninde şekillenen kongre, küresel yayın ekosisteminin gelecek vizyonuna ışık tuttu.

MABOPA’nın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşma, IPA’nın 130. kuruluş yılını ve 35. kongresini kutlarken sektöre taze bir soluk kattı. Açılış töreni Malezya’nın zengin kültürel dokusunu yansıtan renkli bir performansla başladı. Geleneksel dans ve müzik unsurlarıyla dolu bu gösteri, katılımcıları ev sahibi ülkenin misafirperverliğine ve kültürel derinliğine hemen çekti. Ardından Uluslararası Yayıncılar Birliği Başkanı Gvantsa Jobava, Malezya geleneklerine uygun şekilde bir gonk çalarak kongreyi resmen açtı. Bu anlamlı jest, Doğu ile Batı arasında kurulan köprüyü simgeliyordu.
Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Başkanı Gvantsa Jobava, açılış konuşmasında yayıncılığın teknolojik dönüşüme rağmen değişmeyen temel misyonuna dikkat çekti. “Bilgiyi, yeni fikirleri, hikâyeleri ve empatiyi tüm çeşitliliğimizle taşıyoruz” diyen Jobava, yayıncıların ortak üretiminin bugün yapay zekâ sistemleri için en değerli eğitim verisini oluşturduğunu vurguladı. Kitapların hem tek tek hem de bütüncül olarak büyük bir değer taşıdığını ifade eden Jobava, yapay zekânın gelecekte anlamlı bir katkı sunabilmesinin, yayıncıların ürettiği nitelikli içeriklere dayandığını belirtti. Konuşmasında telif haklarının korunması, güvenilir bilgi üretimi ve yayıncıların kültürel ekosistemde üstlendiği sorumluluğun önemini öne çıkaran Jobava, teknolojik gelişmeler ile fikrî mülkiyet arasında adil bir dengenin kurulması çağrısında bulundu.

2026’nın yayıncılık gündemini belirledi
“Publishing Intelligence, Sustaining Forward” (Yayıncılık Zekası, İleriye Taşımak) temasıyla gerçekleştirilen kongre, teknolojik dönüşüm ile editoryal sorumluluk arasındaki dengeyi odağına aldı. Program boyunca yapay zekâ destekli içerik üretimi, veri odaklı yayın stratejileri, eğitim yayıncılığı, erişilebilir yayınlar, ifade özgürlüğü, sürdürülebilir üretim modelleri ve uluslararası hak ticareti farklı oturumlarda ele alındı. Katılımcılar, hızla değişen dijital ortamda yayıncıların üstleneceği yeni roller üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Kongrenin dikkat çeken başlıklarından biri yapay zekânın telif hakları üzerindeki etkisiydi. Uzmanlar, üretken yapay zekâ sistemlerinin eğitim süreçlerinde kullanılan içeriklerin lisanslanması, içerik sahiplerinin ekonomik haklarının korunması ve şeffaf veri kullanımı konusunda ortak ilkelerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Editoryal güvenilirliğin korunması, insan editörlerin karar mekanizmalarındaki rolü ve doğrulanmış bilginin değeri de oturumların ortak gündemleri arasında yer aldı.
Eğitim yayıncılığına ayrılan oturumlarda dijital öğrenme modelleri, hibrit eğitim içerikleri ve erişilebilir ders materyalleri masaya yatırıldı. Marrakesh Antlaşması doğrultusunda geliştirilen erişilebilir yayın uygulamaları, farklı ihtiyaçlara sahip okurların bilgiye eşit erişimi açısından örnek uygulamalarla paylaşıldı. Çevresel sürdürülebilirlik başlığında ise yeşil baskı teknolojileri, karbon ayak izinin azaltılması ve sorumlu üretim yaklaşımları değerlendirildi.

Ödüller ve uluslararası iş birlikleri öne çıktı
Kongre kapsamında farklı ülkelerden yayın kuruluşlarının başarı hikâyeleri paylaşılırken, sektörün gelişimine katkı sunan kişi ve kurumlar da ödüllendirildi. Programın dikkat çeken yeniliklerinden biri ise ilk kez düzenlenen Asian Rights Fair oldu. Bu platform sayesinde yayıncılar telif hakları alışverişi, uluslararası lisans anlaşmaları ve yeni iş birlikleri için doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi. Asya-Pasifik bölgesinin küresel kitap pazarındaki yükselen etkisi, katılımcılar tarafından sıkça vurgulanan başlıklardan biri hâline geldi.
Kuala Lumpur Deklarasyonu geleceğe yön verdi
Kongrenin sonunda yayımlanan Kuala Lumpur Declaration, küresel yayın dünyasının ortak yol haritasını ortaya koydu. Deklarasyonda yapay zekâ geliştiricilerinin telif haklarına saygı göstermesi, içerik kullanımında açık izin mekanizmalarının işletilmesi ve hak sahiplerine adil ekonomik karşılık sağlanması temel ilkeler arasında yer aldı. Bunun yanında güvenilir bilgi üretiminin desteklenmesi, kültürel çeşitliliğin korunması, yerel dillerde yayın üretiminin teşvik edilmesi, erişilebilir içeriklerin yaygınlaştırılması ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi ortak hedefler olarak benimsendi. Yaklaşık 130 yıllık geçmişe sahip International Publishers Congress, bu yıl da küresel yayıncılık ekosisteminin karşı karşıya bulunduğu kritik başlıklara kapsamlı bir perspektif sundu.
Markus Dohle’nin kapanış konuşması ise iyimser bir nota bıraktı. Eski Penguin Random House CEO’su, sektörün Gutenberg’den bu yana en heyecan verici döneminde olduğunu belirterek veri destekli örneklerle katılımcıları motive etti. 35th International Publishers Congress, yayıncılık camiasına ilham verici anlar yaşattı. Kuala Lumpur’dan dünyaya yayılan bu enerjinin önümüzdeki yıllarda somut işbirliklerine dönüşmesi bekleniyor. Sektörün meraklı gözleri şimdiden 2028 Sharjah buluşmasına çevrildi.










