Paylaş:
Avrupa’nın film ve televizyon endüstri temsilcileri bugünlerde oldukça heyecanlı ve bir o kadar da kararlı bir duruş sergiliyor. Sektörün geleceğini şekillendirecek olan yeni finansman modelleri kapıdayken, Avrupa’nın önde gelen 17 yaratıcı kuruluşu, AB’nin kapısını dev bir bütçe talebiyle çaldı.
Şu an yürürlükte olan ve 35 yıldır sinemacıların can suyu olan Creative Europe Media programı, 2028 yılı itibarıyla yerini AgoraEU programına bırakmaya hazırlanıyor. Ancak bu geçiş, beraberinde bazı belirsizlikleri de getiriyor. Yeni programın kapsamının sadece sinema ve televizyonu değil, aynı zamanda ekonomik krizle boğuşan haber medyasını da kapsayacak şekilde genişletilmesi, sektörde bir “bütçe erimesi” korkusu yarattı. İşte tam bu noktada, yaratıcı endüstrilerin bilge ve profesyonel sesi devreye giriyor: Fonların net sınırlarla korunması.
Film ve Televizyon Endüstri İçin 2,83 Milyar Euro Talebi
Yayınlanan ortak bildiride, AgoraEU için öngörülen toplam 8,6 milyar Euro’luk bütçenin en az %33’ünün, yani tam 2,83 milyar Euro’nun doğrudan film ve televizyon endüstri bileşenlerine ayrılması talep ediliyor. Bu rakam, Avrupa’nın kültürel egemenliğini koruması ve küresel dijital platformlar karşısında bağımsız yapımcıların nefes alabilmesi için bir lüks değil, stratejik bir zorunluluk olarak nitelendiriliyor. Eğer bu bütçe güvence altına alınmazsa, Avrupa sinemasının o çok sesli ve estetik dokusunun yerini algoritmalara yenik düşmüş içeriklerin alması kaçınılmaz görünüyor. Bağımsız yapımcıların, festival organize edenlerin, yönetmenlerin ve salon işletmecilerinin tek bir ağızdan söylediği bir şey var: “Gelecek, ancak geçmişin kazanımları üzerine inşa edilirse sağlam olur.” Bu yüzden desteklerin, sektörün lokomotifi olan bağımsız şirketlere odaklanması, programın en temel sütunu olarak görülüyor.
Stratejik Adımlar
Avrupa Komisyonu’nun 2025’te sunduğu bu öneri, şu sıralar Avrupa Parlamentosu’nun masasında titizlikle analiz ediliyor. Hedef, sadece bir finansman akışı sağlamak değil; aynı zamanda teknolojinin sunduğu imkanları insani bir deneyime dönüştürebilecek “Dijital Bilgeliği” sektöre entegre etmek. Film ve televizyon endüstri aktörleri, bu süreçte sadece birer “kullanıcı” olarak değil, kültürün ve estetiğin asıl taşıyıcıları olarak masada daha fazla söz hakkı istiyor. Şeffaf bir diyalog ve operasyonel netlik, bu yeni dönemin anahtar kelimeleri. 2027 yılı sonuna kadar devam edecek olan bu müzakere süreci, aslında bir sektörün değil, bir kıtanın ortak hafızasının nasıl korunacağına dair verilen bir sınav. Eğer talep edilen bu fon sağlanırsa, 2028’de başlayacak olan AgoraEU dönemi, Avrupa’nın yaratıcı potansiyelini bir üst seviyeye taşıyacak. Film ve televizyon endüstri profesyonellerinin bu vakur duruşu, sadece ekonomik bir beklentiyi değil, rafine bir sanat anlayışının sürdürülebilirliğini temsil ediyor.









