Paylaş:
Avrupa’nın farklı ülkelerinden kültür profesyonelleri, politika yapıcılar ve kütüphaneciler, kütüphaneler odağında ortak bir gelecek vizyonu geliştirmek amacıyla 3-5 Haziran 2026 tarihlerinde Amsterdam’da bir araya geldi. Avrupa Kültür Vakfı’nın (European Cultural Foundation) düzenlediği “Libraries at the Heart of Europe” buluşması, kamusal yaşamda kütüphanelerin üstlendiği yeni rolleri, toplumsal dayanışmayı güçlendiren uygulamaları ve uluslararası iş birliklerini gündeme taşıdı.
Amsterdam Halk Kütüphanesi’nin (OBA Oosterdok) ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe 20’den fazla ülkeden 220’nin üzerinde katılımcı katıldı. Üç gün boyunca düzenlenen oturumlarda demokrasi, kültürel katılım, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, topluluk geliştirme ve kütüphanecilik mesleğinin geleceği ele alındı. Program, konferansların yanı sıra atölyeler, deneyim paylaşımları, film gösterimleri ve uygulamalı etkinliklerle zenginleşti.

Kütüphaneler Avrupa’nın Ortak Geleceğinde Yeni Bir Rol Üstleniyor
Etkinliğin merkezinde “The Europe Challenge” ve “BUDDIES” programları yer aldı. The Europe Challenge, Avrupa’nın 20’den fazla ülkesindeki kütüphaneleri ortak bir ağda buluşturuyor. Program, yerel toplulukların karşılaştığı sosyal, dijital ve çevresel sorunlara yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyor. BUDDIES ise kütüphane çalışanları ile topluluk temsilcilerinin birlikte proje üretmesini destekleyen eğitim ve kapasite geliştirme programı olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, farklı ülkelerde hayata geçirilen projeleri “Marketplace” adı verilen fikir paylaşım alanında tanıtma fırsatı buldu. İrlanda’daki kırsal bir yerleşimde geliştirilen uygulamalar ile İtalya’daki mahalle projeleri aynı platformda buluştu. Polonya, Portekiz, Hollanda ve birçok ülkeden gelen ekipler deneyimlerini paylaşırken ortak sorunların benzer yöntemlerle çözülebileceğini gösterdi. Etkinlik boyunca katılımcılar birbirlerinin projelerini inceleyerek yeni iş birliklerinin temelini attı.
Zirvenin dikkat çeken yeniliklerinden biri de “Community Connect” kart destesi oldu. Gerçek saha deneyimlerinden hazırlanan kartlar, katılımcılar arasında hızlı iletişim kurulmasını sağladı. Kartlar sayesinde yerel ihtiyaçlar, güçlü yönler, ortak hedefler ve olası iş birlikleri üzerine üretken sohbetler gerçekleşti. Bu araç, kütüphanelerin topluluklarla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağlayacak pratik bir yöntem olarak tanıtıldı.

Etkinlikte ayrıca Avrupa Birliği Açık Koordinasyon Yöntemi (OMC) Uzman Grubu tarafından hazırlanan “Strengthening Europe Through Public Libraries” raporunun ilk bulguları da paylaşıldı. Martin Berendse, Linda Sheridan ve Bruno Duarte Eiras’ın katıldığı oturumda halk kütüphanelerinin kentlerden kırsal bölgelere uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, kültürel katılımı artıran, demokratik diyaloğu destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren çalışmaların Avrupa genelinde daha görünür hâle geldiğini ifade etti.
Raporda halk kütüphanelerinin üstlenebileceği yedi temel rol de açıklandı. Buna göre kütüphaneler; motive eden, hikâye anlatan, rehberlik eden, koruyan, kolaylaştıran, topluluk oluşturan ve değişimi harekete geçiren kurumlar olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım, kamusal alanların geleceğine ilişkin yeni bir bakış açısı sunuyor.

Programın kapanış bölümünde The Europe Challenge 2025-2026 dönemine katılan projelerden hazırlanan yedi kısa film gösterildi. Her film, farklı bir topluluğun hikâyesini ve kütüphanenin üstlendiği farklı bir rolü görünür hâle getirdi. Aidiyet duygusunu güçlendiren mekânlar, kuşaklar arası diyaloğu destekleyen çalışmalar ve yerel dönüşüme öncülük eden girişimler katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Üç gün süren buluşma boyunca kurulan uluslararası bağlantılar, paylaşılan iyi uygulamalar ve geliştirilen ortak fikirler, kütüphaneler aracılığıyla kültürel iş birliğinin Avrupa ölçeğinde daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu ortaya koydu. Etkinlik, farklı ülkelerde geliştirilen yerel deneyimlerin ortak bir bilgi ağına dönüşebileceğini gösterirken, kütüphaneler için geleceğin daha katılımcı, daha kapsayıcı ve daha yenilikçi bir perspektifle şekillendiğine işaret etti. Avrupa’da kültür politikalarının gelişiminde kütüphaneler önümüzdeki dönemin en güçlü kamusal aktörleri arasında yer almaya hazırlanıyor.








