Paylaş:
Kadınlar yaratıcı endüstrilerde yetenekleriyle parlıyor, ekiplerin yarısından fazlasını oluşturuyor. Ancak karar masasına gelindiğinde tablo değişiyor. Üst yönetim, kreatif direktörlük ve stratejik pozisyonlarda kadın temsili hâlâ düşük kalıyor. Güncel raporlar, bu dengesizliğin sadece adalet meselesi olmadığını, aynı zamanda sektörün yenilik gücünü ve rekabet edebilirliğini doğrudan etkilediğini gösteriyor.
LinkedIn’in Mart 2026’da yayımladığı “State of Women in Leadership” raporu, küresel işgücünün %44’ünün kadınlardan oluştuğunu, ancak VP seviyesi ve üzeri liderlik rollerinde bu oranın %31’e düştüğünü ortaya koyuyor. Son iki yılda ilerleme yavaşlamış; ilk yönetim kademesine geçişteki engeller, kadınların zirveye ulaşmasını zorlaştırıyor. Esnek çalışma modelleri sunan şirketlerde ise kadın liderlik oranı belirgin şekilde yükseliyor.
Yaratıcı ve kültürel sektörlere bakıldığında tablo daha netleşiyor. Creative UK’nin 2025 raporuna göre Birleşik Krallık’ta kadınlar işgücünün %48’ini oluştururken, oyun sektöründe CEO ve direktör rollerinin sadece %21’i, tasarımda yönetim pozisyonlarının %25’i, modada ise executive takımların %39’u kadınlarda. Reklam ajanslarında C-suite rollerinin %38-40’ı kadın olsa da kreatif direktörlük gibi çekirdek yaratıcı pozisyonlarda oran %12-15 bandında seyrediyor (Creative Equals ve Muse by Clio, 2025-2026 verileri). UNESCO’nun 2026 Re|Shaping Policies for Creativity raporu, 120’den fazla ülkeden derlenen verilerle cinsiyet eşitsizliğinin sürdüğünü vurguluyor. Özellikle teknoloji odaklı alt sektörlerde kadın temsili çok düşük; dijital dönüşüm ve küresel eşitsizlikler, yaratıcılığa kimin erişebileceğini yeniden şekillendiriyor.

Dünyada Cam Tavan Hâlâ Kırılmadı
ABD’de sanat ve eğlence sektöründe kadınlar işgücünün yaklaşık %45’ini oluşturuyor (U.S. Bureau of Labor Statistics, 2023-2025). Film endüstrisinde en yüksek hasılat yapan yapımlarda kadın yönetmen oranı ise %16 civarında kalıyor; bu dengesizlik, hikayelerin çeşitliliğini ve inovasyonu sınırlıyor. Bu küresel resmi yerel ve güncel örnekler de doğruluyor. Kreaktivist’in Aralık 2025 haberinde yer alan bilgilere göre, BM Kadın Birimi’nin Frankfurt Kitap Fuarı’nda başlattığı “Yayıncılıkta Kadın” paneli İstanbul’a taşındı. Nazlı Berivan Ak moderatörlüğünde Gvantsa Jobova (IPA Başkanı) ve Banu Ünal’ın katılımıyla, yayıncılıkta kadın emeğinin yoğunluğuna rağmen liderlikteki açık tartışıldı. Editörlük ve yaratıcı rollerde kadınlar çoğunlukta, ancak finans, dağıtım ve stratejik kararlarda erkek ağırlığı sürüyor. IPA’nın 130 yıllık tarihinde yalnızca dördüncü kadın başkan olması yapısal sorunu özetliyor. Banu Ünal, annelik rolleri, eşit ücret eksikliği ve psikososyal riskleri derinleştirici faktörler olarak sıralarken, “Publish Her” gibi mentorluk programları ve UN Women-IPA Mutabakat Zaptı çözüm yolları olarak öne çıktı.
Benzer şekilde Ufuk Tarhan’ın Mart 2026’da paylaştığı “%50’yi İstiyoruz!” söyleşisi, Binnur Zaimler ile teknoloji ve iş dünyasındaki sistem hatalarını masaya yatırdı: 30’lu yaş tuzağı, seksist yapay zekâ önyargıları, İskandinav ülkelerinin kota modeli ve eşitliğin verimlilik hamlesi olarak konumlandırılması.
Bu tablo eşitlikten fazlasını gerektiriyor. Farklı bakış açılarının eksikliği, sektörün yaratıcı kalitesini ve rekabet gücünü baltalıyor. LinkedIn verileri, kadın liderliğin güçlü olduğu şirketlerde inovasyon ve finansal performansın yükseldiğini gösteriyor. Cam tavan, ücret açığı (%10-18 arası) ve esnek olmayan modeller ilerlemeyi yavaşlatsa da yaratıcı endüstriler geleceğini şekillendirmek için bu dengesizliği dönüştürmek zorunda. Daha kapsayıcı liderlik hem adil hem de daha etkili sonuçlar doğurabilir.










