Paylaş:
Digital Age Tech Summit 2026, bu yıl Zorlu PSM’de düzenlenen kapsamlı programıyla yapay zekânın toplumsal, ekonomik ve kültürel etkilerini tartışmaya açtı. Binin üzerinde katılımcıyı ağırlayan zirve, “Powered by Human” temasıyla teknolojinin yalnızca yeni araçlar üretmediğini, aynı zamanda insan ilişkilerini, çalışma biçimlerini ve güven anlayışını yeniden şekillendirdiğini ortaya koydu. Gün boyunca gerçekleşen oturumlarda finans, dijital dönüşüm, longevity ekonomisi ve veri temelli yeni toplumsal sınıflar masaya yatırıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan teknoloji yazarı M. Serdar Kuzuloğlu, yapay zekânın artık bağımsız bir teknoloji başlığı olmaktan çıktığını söyledi. Kuzuloğlu’na göre yeni dönemde teknoloji, görünmeyen ama hayatın tamamını etkileyen bir altyapıya dönüşüyor. Bu yaklaşım, zirvenin genel atmosferine de yön verdi. Katılımcılar, geleceği yalnızca yazılım ve otomasyon ekseninde değil; insan davranışları, etik sorumluluk ve toplumsal değişim açısından değerlendirdi.

Digital Age Tech Summit sahnesinde dönüşüm
Zirvenin dikkat çeken bölümlerinden biri, Türkiye’nin dijitalleşme sürecini ele alan oturumlar oldu. Fırat İşbecer ve Yasin Beceni’nin katıldığı panelde, Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemindeki güçlü ve zayıf yönleri değerlendirildi. Konuşmacılar; veri merkezleri, GPU yatırımları, enerji altyapısı ve bulut teknolojilerinin gelecekteki rekabet için belirleyici olacağını vurguladı. Türkiye’nin en önemli avantajının ise uluslararası ölçekte deneyim kazanmış insan kaynağı olduğu ifade edildi.
Etkinlik boyunca yapay zekânın finans sektöründeki etkileri de öne çıktı. Ceren Acer Kezik’in yer aldığı oturumda, bankacılığın geleceğinin daha görünmez ve kişiselleştirilmiş bir yapıya dönüşeceği belirtildi. Yeni nesil dijital yardımcıların müşterileri uzun süredir tanıyormuş gibi davranabilmesi, sektörün önümüzdeki yıllardaki en önemli dönüşüm alanlarından biri olarak değerlendirildi.
GPU Parklarından Veri Merkezlerine: Türkiye’nin Altyapı Atılımı
Veri Enstitüsü tarafından hazırlanan “Dijitalleşen Türkiye ve Yeni Sınıflar” araştırması da zirvenin en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı. Araştırmayı paylaşan Bekir Ağırdır, dijitalleşmenin artık yalnızca teknolojiye erişim anlamına gelmediğini söyledi. Çalışmaya göre yetişkinlerin önemli bir bölümü gelir elde etmek, beceri geliştirmek ve kariyerini yönlendirmek için dijital platformlardan yararlanıyor. Özellikle genç kuşakların, kurumsal eğitim yerine çevrim içi kurslar ve yapay zekâ destekli araçlarla öğrenmeyi tercih ettiği görüldü. Araştırma kapsamında Türkiye’de dört farklı dijital segment tanımlandı. “Gerçek dijital sınıf” olarak tanımlanan grubun hem yaşam memnuniyeti hem de dijital üretim kapasitesi açısından öne çıkması dikkat çekti. Bu tablo, dijitalleşmenin ekonomik olduğu kadar psikolojik ve sosyal sonuçlar da doğurduğunu gösterdi.
Zirvenin uluslararası konuşmacılarından Nicola Palmarini ise longevity ekonomisine odaklandı. Yaşlanmanın yalnızca sağlık sistemiyle ilgili bir konu olmadığını belirten Palmarini, markaların farklı yaş gruplarını birlikte düşünen yeni stratejiler geliştirmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda hızla yaşlanan ülkeler arasına gireceğini ifade eden Palmarini, uzun ömür ekonomisinin küresel ölçekte trilyon dolarlık bir potansiyel taşıdığına dikkat çekti.
Digital Age Tech Summit kapsamında gerçekleştirilen oturumlardan biri de dijital kültür araştırmacısı ve küratör Valentina Peri’nin konuşması oldu. “Aşkın Algoritması” başlıklı sunumda Peri, yapay zekânın romantik ilişkiler üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Yapay zekâ destekli sistemlerin insanların yakınlık kurma biçimlerini değiştirdiğini belirten Peri, duygusal bağların artık teknolojiyle birlikte yeniden tanımlandığını söyledi. Etkinliğin uygulamalı bölümlerinden biri olan Ozan Sihay masterclass atölyesi ise katılımcıları doğrudan üretim sürecine dahil etti. Dört saat süren eğitimde, içerik üretiminden veri analizine kadar farklı alanlarda yapay zekâ kullanım senaryoları ele alındı. Katılımcılar, yeni nesil araçların günlük iş akışlarını nasıl dönüştürebileceğini uygulamalı örneklerle deneyimledi.
Kendi İmkanlarıyla Dönüşen İş Gücü Digital Age Tech Summit’te
Digital Age Tech Summit, bu yıl yalnızca teknolojik yenilikleri anlatan bir etkinlik olmanın ötesine geçti. Zirve, yapay zekâ çağında insanın konumunu, etik sorumlulukları ve değişen toplumsal dengeleri tartışan çok katmanlı bir buluşma olarak öne çıktı. Etkinliğin dikkat çeken yeniliklerinden biri de Google Gemini iş birliğiyle geliştirilen gerçek zamanlı içerik deneyimi oldu. Tüm oturumlar sırasında üretilen yapay zekâ destekli içgörüler, salonlardaki yan ekranlara eş zamanlı olarak yansıtıldı. Böylece izleyiciler yalnızca konuşmaları takip etmekle kalmadı; tartışmaların ana kavramlarını, öne çıkan başlıklarını ve ortak eğilimlerini anlık olarak izleme fırsatı buldu. Bu deneyim, yapay zekânın etkinlik yönetimi ve bilgi akışı üzerindeki dönüştürücü etkisini somut biçimde gösterdi. Zirve boyunca öne çıkan ortak görüş ise teknolojinin tek başına yeterli olmadığıydı. Konuşmacılar, sürdürülebilir dönüşüm için insan yaratıcılığına, etik ilkelere, güven duygusuna ve kültürel farkındalığa her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Katılımcılar açısından zirve, yalnızca yeni teknolojileri tanıtan bir organizasyon değil; aynı zamanda Türkiye’nin dijital geleceğine dair farklı bakış açılarını buluşturan güçlü bir düşünce platformu niteliği taşıdı.







