Paylaş:
Almanya yapım teşviki, Avrupa film ve dizi sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Almanya hükümeti, uluslararası yapımları ülkeye çekmek ve yerel üretimi güçlendirmek amacıyla teşvik programlarının bütçesini neredeyse iki katına çıkaracağını açıkladı. Yeni düzenleme, yalnızca finansal destek boyutuyla değil, dijital platformlara yönelik yatırım zorunluluğu planıyla da Avrupa yaratıcı endüstrilerinde dikkat çekici bir tartışma başlattı. Almanya Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Alman Federal Film Fonu ve Alman Sinema Fonu için ayrılan yıllık bütçe 133 milyon avrodan 250 milyon avroya yükseltilecek. Her iki fon da Almanya’daki uygun yapım harcamalarının yüzde 30’una kadar hibe desteği sağlıyor. Son dönemde destek alan projeler arasında Riddick 4: Furya, Gentle Monster, Where’s Wanda? ve Netflix dizisi The Empress gibi dikkat çeken uluslararası yapımlar bulunuyor.
Almanya yapım teşviki Avrupa’da tartışılıyor
Yeni kararın arkasındaki temel nedenlerden biri ise yayın platformlarına yönelik yatırım yükümlülüğü hazırlığı oldu. Alman hükümeti, ulusal ve uluslararası dijital yayın platformlarının yıllık net cirolarının en az yüzde 8’ini Alman ve Avrupa yapımlarına ayırmasını zorunlu hale getirmeyi planlıyor. Yasa tasarısı, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki kabinenin onayından geçerken, düzenlemenin 2027 yılının başında yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Kültür ve Medya Devlet Bakanı Wolfram Weimer, alınan kararın Almanya’yı küresel film üretim merkezleri arasında daha güçlü bir konuma taşıyacağını söyledi. Weimer, ülkedeki sinema sektörüne şimdiye kadarki en yüksek kamu desteğinin sağlanacağını vurguladı. Hükümet cephesi, yeni modelin hem uluslararası yatırımcıyı çekmesini hem de yerel yapım şirketlerinin rekabet gücünü artırmasını bekliyor.
Ancak sektör temsilcileri, yatırım zorunluluğu yasasının mevcut haliyle eksik kaldığını düşünüyor. Alman Yapımcılar Birliği, Alman Film Akademisi, AG DOK ve PROG Producers of Germany tarafından yapılan ortak açıklamada yüzde 8’lik yatırım oranının Avrupa standartlarının altında olduğu belirtildi. Açıklamada, büyük Avrupa pazarlarında yatırım oranlarının yüzde 13 ile 15 arasında değiştiğine dikkat çekildi. Öte yandan dijital yayın platformları ve medya kuruluşları da düzenlemeye temkinli yaklaşıyor. Almanya’nın dijital sektör birliği Bitkom’un CEO’su Bernd Rohleder, yeni yasanın yaratıcı özgürlüğü ve ticari esnekliği sınırlayabileceğini ifade etti. Rohleder’e göre içerik üretim kararlarının yalnızca kalite ve izleyici talebine göre şekillenmesi gerekiyor. Düzenlemenin ise platformları bürokratik yüklerle karşı karşıya bırakabileceği savunuluyor.
Fikir mülkiyeti haklarında tartışma
Tasarıdaki en tartışmalı başlıklardan biri de yapımcıların fikri mülkiyet haklarıyla ilgili maddeler oldu. Yeni modele göre yapımcıların projeye yaptığı yatırım oranına bağlı olarak yayın platformlarının içerik üzerindeki münhasır hak süreleri sınırlandırılabilecek. Yapımcının projedeki payı yüzde 50’nin üzerindeyse, platformun özel yayın hakkı üç yılla sınırlandırılabilecek. Bu sürenin daha düşük yatırım oranlarında yedi yıla kadar çıkabileceği belirtiliyor. Almanya yapım teşviki, Avrupa’daki kültür politikaları ve dijital yayın ekonomisi açısından yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor. Önümüzdeki aylarda Alman Parlamentosu’nda kamuoyu görüşmeleriyle şekillenecek yasa tasarısının, yalnızca Almanya’daki yapım sektörünü değil, Avrupa’daki dijital platform stratejilerini de doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Uzmanlara göre Almanya’nın attığı bu adım, Avrupa’daki diğer ülkeler üzerinde de doğrudan baskı oluşturabilir. Özellikle Fransa, İspanya ve İtalya gibi güçlü yapım merkezlerinin benzer yatırım modellerini yeniden gözden geçirmesi bekleniyor. Son yıllarda küresel dijital platformların Avrupa’daki içerik yatırımlarını artırması, ülkeleri daha rekabetçi teşvik sistemleri geliştirmeye yöneltti. Almanya ise yeni düzenlemeyle yalnızca uluslararası projeleri çekmeyi değil, aynı zamanda yerel yaratıcı iş gücünü korumayı hedefliyor. Yapımcılar, senaristler, teknik ekipler ve bağımsız stüdyolar için oluşturulacak yeni finansal alanın sektörde uzun vadeli bir hareketlilik yaratacağı düşünülüyor. Bununla birlikte bazı uzmanlar, yatırım zorunluluğu modelinin yaratıcı çeşitliliği sınırlayabileceği görüşünde. Özellikle bağımsız yapımların büyük platformlarla yapılacak anlaşmalarda daha zorlu şartlarla karşılaşabileceği ve bürokratik süreçlerin küçük ölçekli şirketleri zorlayabileceği ifade ediliyor.
Buna rağmen Alman hükümeti, yeni sistemin ülkenin uluslararası rekabet gücünü artıracağı görüşünü koruyor. Önümüzdeki süreçte parlamentoda yapılacak görüşmelerin ardından yasa tasarısında bazı maddelerin yeniden şekillenmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri ise özellikle yatırım oranları, hak paylaşımı ve yayın süreleriyle ilgili düzenlemelerin daha dengeli hale getirilmesini talep ediyor. Tartışmaların sonbahar aylarında Avrupa medya sektöründe daha da büyümesi öngörülüyor önümüzdeki dönemde.









