Paylaş:
Güney Kore’nin oyun, film, yayıncılık ve müzik gibi farklı içerik alanlarındaki on bir derneği bir araya getiren K-İçerik Endüstrisi Konseyi (K-Content Industry Council) , 15 Eylül Salı günü Ulusal Meclis’te düzenlenen “K-Kültür 400 Trilyon, K-İçerik 220 Trilyon Vizyon İlan Töreni” ile resmen kuruldu. Meclis Kültür, Spor ve Turizm Komisyonu Başkanı Lee Jae-jung’un ev sahipliğinde, Kültür, Spor ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleşen törende, Mayıs 2025’te gönüllü bir yapı olarak kurulan platform, resmi bir istişare organına dönüştü.
Sunulan “K-İçerik 220 Trilyon 2030 Vizyon Raporu”na göre konseyin 2030 hedefleri şöyle sıralanıyor:
- 220 trilyon won gelir
- 27 milyar dolar ihracat
- 750 bin istihdam
- 146 bin şirket
Konseyin çatısı altında farklı üretim kültürlerine sahip on bir örgütün aynı masada buluşması, dikkat çekici bir gelişme. Bu tabloya ulaşmak, 2025 için öngörülen 161,5 trilyon won’luk (Yaklaşık 118 milyar USD) gelirden hareketle yıllık yüzde 6,4’lük bir büyüme gerektiriyor. İhracat tarafında hedef daha da iddialı: yıllık ortalama yüzde 12,6 büyüme, ki bu oran gelir büyümesinin iki katına denk geliyor ve hükümetin “K-Kültür 400 Trilyon”ulusal hedefinin yüzde 55’ini oluşturuyor. Konsey, performansın her yıl Güney Kore Yaratıcı İçerik Ajansı’nın (KOCCA) resmi verileriyle değerlendirileceğini ve bir “K-İçerik 220 Trilyon Uygulama İlerleme Raporu” yayımlanacağını duyurdu.
Hedefle Gerçeklik Arasındaki Açık
Törende paylaşılan analiz, mevcut politika çerçevesiyle bu rakamlara ulaşmanın güçlüğüne işaret ediyor. Bütçe bugünkü düzeyinde kalırsa 2030 geliri 205,9 trilyon won’da (Yaklaşık 150,5 milyar USD) kalarak hedefin 13,3 trilyon won (Yaklaşık 9,7 milyar USD) gerisinde kalacak; bütçe her yıl yüzde 10 artsa bile rakam 215,3 trilyon won’a (Yaklaşık 157,4 milyar USD) ulaşacak ve açık 3,9 trilyon won (Yaklaşık 2,85 milyar USD) olarak sürecek. İhracat hedefinde de yüzde 10’luk yıllık bütçe artışı senaryosunda 7,8 milyar dolarlık bir fark öngörülüyor. Kore Yayıncılar Birliği Politika Direktörü Kim Seung-wook, bu tabloyu şöyle yorumluyor: “Yüzde 10’luk yıllık artışla dahi hedefe ulaşılamaması, meselenin finansmandan ibaret olmadığını gösteriyor. Açığı kapatmak, vergi politikası, fon mekanizmaları ve mevzuatı birleştiren bir politika karışımı tasarlamaktan geçiyor.” Kim’e göre çözüm, mevcut projeleri büyütmekten çok çerçeveyi değiştirmekte yatıyor; hedefi sektör önerdi, ama onu gerçeğe dönüştürecek koşulları hükümet ile Meclis birlikte kurmalı.
Sektörün Ortak Sesi
Lee Jae-jung, on bir derneğin ilk kez tek çatı altında buluşmasını “içerik endüstrisinin geleceği için anlamlı bir an” olarak tanımladı ve asıl meselenin rakamlardan çok, o büyümeyi üretecek altyapıda düğümlendiğini vurguladı. CRT ekranları ve atari salonları döneminden kalma sistemlerin, yapay zekâ, OTT ve küresel platformlar çağında aynı biçimde işlemeyeceğini belirterek, etkisini yitirmiş düzenlemelerin gözden geçirileceği sözünü verdi. Kültür, Spor ve Turizm Bakan Yardımcısı Kim Young-soo, konseyin hükümet ile sektör arasında güvenilir, çok yönlü ve genişleyen bir köprü rolü üstlenmesini istedi ve bir IP’nin sınırsızca genişlediği bu dönemde tür sınırlarının aşılmasının yeni fırsatlar doğurabileceğini söyledi. Bakanlığın 2027 yılına yönelik bütçe teklifinin bu yılın yüzde 22,6 üzerinde belirlendiğini de paylaştı.

Konseyin eş başkanları Kim Tae-heon, Cho Young-gi ve Woo Seung-hyun’un okuduğu vizyon bildirisinde, sektörün görünen büyüklüğüne rağmen üç yıldır yüzde 2 bandında sıkıştığı, açığın fon aktararak kapanamayacağı ve asıl sorunun tasarım biçimi olduğu vurgulandı. Bildiride ayrıca yapay zekâ döneminde içerik endüstrisinin hem eğitim verisinin hak sahibi hem yeni üretim araçlarının kullanıcısı konumunda olduğu, telif haklarının korunması ile teknolojinin kullanılmasının birbirini tamamlayan iki unsur olduğu ifade edildi. Törenin ardından düzenlenen politika toplantısında Meclis iş birliği, 2027 bütçesi ve yapay zekâ döneminde yaratıcıların korunması gündeme geldi. Kore’nin bu adımı, kültürel içerik alanında büyümenin artık sektörel örgütlenme ve politika tasarımıyla sürdürülebilir hale getirilmeye çalışıldığını gösteriyor. K-İçerik Konseyi’nin önümüzdeki yıllarda atacağı somut adımlar, kurumsallaşma tartışmaları açısından yakından izlenmeyi hak ediyor.









