Paylaş:
21-23 Ekim’de Cakarta’da toplanan 5. Dünya Yaratıcı Ekonomi Konferansı (WCCE 2026), 82’den fazla ülkeyi ve yedi uluslararası kuruluşu aynı masaya oturttu. Bakanlar toplantısında kabul edilen Cakarta Vizyonu, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, fikri mülkiyet ve kapsayıcılık başlıklarında ortak bir çerçeve çiziyor. Endonezya, belgeyi BM Genel Kurulu’na taşımayı planlıyor. “Kapsayıcı Yaratıcılık, Kolektif Sürdürülebilirlik” ana temasıyla kapılarını açan zirvede; bakanlar, politika yapıcılar, bağımsız sanatçılar ve dijital girişimciler aynı masada buluştu. Dünya genelinde 1,7 trilyon dolarlık dev bir büyüklüğe ulaşan yaratıcı mal ve hizmet pazarının masaya yatırıldığı zirve, yapay zekâ çağında telif haklarının korunmasından fikri mülkiyetin banka kredilerine teminat gösterilmesine kadar tarihi kararlara ev sahipliği yaptı. Human-centric (insan odaklı) dijital dönüşümün ve kültürel çeşitliliğin sürdürülebilir kalkınmadaki stratejik rolünü bir kez daha kanıtlayan konferans, kabul edilen “Cakarta Vizyonu” ile küresel yaratıcı ekosistemin önümüzdeki yıllardaki yol haritasını çizdi.
Konferansın açılış oturumunda konuşan Endonezya Yaratıcı Ekonomi Bakanı Teuku Riefky Harsya, sekiz yıl önce Bali’de yakılan meşalenin bugün devasa bir uluslararası küresel politika platformuna dönüştüğünü ifade etti. Ev sahibi ülkenin yaratıcı ekonomi sektörü alanındaki gayrisafi yurtiçi hasıla payının yüzde 7,38’e ulaştığını ve 27,4 milyon kişiye doğrudan istihdam sağladığını belirten Harsya, kültürel zenginliklerin ekonomik değere dönüştürülmesinin ulusal bir direnç meselesi olduğunu dile getirdi. Zirve boyunca sunulan detaylı raporlar, Asya-Pasifik bölgesinin devasa tüketim pazar payına rağmen küresel telif gelirlerinin yalnızca yüzde 15’ini toplayabildiğini göstererek adil bir değer dağılımının ne kadar acil bir ihtiyaç olduğunu kanıtladı.
Dört Temel Sütuna Dayanan Stratejik Vizyon
Etkinliğin odak noktasında, oy birliğiyle kabul edilen tarihi “Cakarta Vizyonu” belgesi yer aldı. Dünya Yaratıcı Ekonomi Konferansı bünyesinde şekillenen stratejik vizyon; insan merkezli yapay zekâ yönetişimi, döngüsel ve yenileyici tasarım ilkeleri, şeffaf fikri mülkiyet hakları ile yerel toplulukların ve kadınların güçlendirilmesi başlıklarıyla dört ana sütun üzerinde yükseldi. Sektördeki yenilikçi finansman adımlarına örnek gösterilen Endonezya, fikri mülkiyet haklarının banka kredilerinde teminat olarak kullanılabilmesi amacıyla 10 trilyon rupilik dev bir finansman kolaylığı fonunu duyurarak girişimcilere müjde verdi. Bu gelişme, soyut fikirlerin somut ekonomik varlıklara dönüşmesi açısından küresel çaptaki en somut adımlardan biri olarak kaydedildi.
Yapay Zekâ, Telif Hakları ve Küresel İlhamlar
Zirvede söz alan uluslararası temsilciler de kendi ülkelerindeki benzersiz deneyimleriyle tartışmalara zenginlik kattı. Kırgızistan heyeti, sıfır tekil vergi ve yüzde 5 bordro vergisi sunan “Kreatif Endüstriler Parkı” modeliyle sektörün kendi gelişim fonunu yarattığını paylaştı. Avustralya Sanat Bakanı Tony Burke ise yapay zekâ modellerinin sanatçıların rızası olmadan eğitilmesini sert bir dille eleştirerek, dijital yayın platformlarına uyguladıkları yüzde 10 yerel içerik kotasını aktardı. Zirve delegeleri, algoritmaların insan yaratıcılığını tehdit etmediği; aksine insani ruhu ve özgünlüğü koruyan adil hukuki kuralların işletildiği sürdürülebilir bir gelecek için ortak irade beyan etti.
Yerel Hikâyelerden Küresel Markalara
Fikri mülkiyetin ticarileşmesi ve pazarın şekillendirilmesi panelinde, yerel karakterlerin küresel devlerle kurduğu stratejik işbirlikleri öne çıktı. Cakarta İllüstrasyon ve Yaratıcı Sanatlar Fuarı (JIKF) Kurucu Ortağı Sunny, sanat eserlerini doğrudan erişilebilir kılan “sanat süpermarketi” modeliyle 16 günde 40 bin ürünü sanatseverlerle buluşturduklarını ve her yıl katılımcıların yüzde 70’ini yeni sanatçılardan seçtiklerini açıkladı. Disney Jajan projesi kapsamında yerel illüstratörlerin Stitch karakterini yerel atıştırmalık kültürüyle harmanladığı tasarımların ortak mülkiyet ve sürekli royalti hakkıyla korunduğunu vurguladı. Invia Group CIO’su Viar ise dört panelli Instagram karikatürü olarak başlayan Tahilalats (Ben ve Agus) karakterlerinin 140 milyon takipçili ekosistemden kafelere, spor kulüplerine ve restoranlara uzanan fiziksel mekânlara dönüştüğünü aktardı. Viar, Toei Animation ile gerçekleştirilen lisanslama anlaşmasıyla Luffy ve Zoro gibi küresel ikonların yerel çizim stilleriyle yeniden tasarlandığını paylaştı. Malezya merkezli MyCreative Ventures CEO’su Zainul Hakim ise 115 milyon dolarlık kamu finansmanıyla Chuck Chicken ve Kisah Bawah Tanah gibi 300’den fazla projeyi desteklediklerini belirterek, fikri mülkiyetin banka kredilerinde teminat gösterilebilmesi için ikincil bir IP pazarının kurulması gerektiğini açıkça ve kararlılıkla vurguladı.
Ekosistem İnşası Sürüyor
Konferans kapsamında açıklanan Görünüm Raporları, yaratıcı sektörün 1.798 trilyon rupiahlık GSYİH katkısı sağladığını ve 27,4 milyon kişiye istihdam yarattığını kanıtladı. WIPO Yaratıcı Ekonomi Direktörü Dr. Sasha Wunsch-Vincent, sektörün Endonezya GSYİH’sinin yüzde 7’sini, toplam istihdamın yüzde 19’unu oluşturduğunu ve 2025’te 183 trilyon rupiah yatırım çektiğini belirtirken; Yaratıcı Ekonomi Bakanı Teuku Riefky Harsya 30 üniversiteyle işbirliği içinde insan kaynağını eğitmek amacıyla kapsamlı “Ekraf Academy” platformunu resmi olarak başlattıklarını duyurdu. Saha uygulayıcıları oturumunda söz alan stand-up komedyeni Pandji Pragiwaksono, vaudeville gösterilerinden (müzikli bir komedi türü) politik aktivizme uzanan komedi tarihini özetleyerek Ağustos 2025’teki Cakarta gösterileri sırasında 10 bin kişinin katıldığı Mensrea şovunu hatırlattı. Pandji, toplumsal kriz dönemlerinde mizahın güvenli bir sığınak oluşturduğunu ve canlı performansların OTT lisanslamalarıyla sürdürülebilir fikri mülkiyet alanlarına dönüştüğünü aktardı. Tasarımcı Rudi Winata ve Quang Vinh ise fermuar ve bakır tellerle geliştirdikleri aydınlatma tasarımlarında kullanıcıyı üretim sürecine dahil ettiklerini ve Bali’deki “Gotong Royong” imece ruhuyla uluslararası tasarımcılar ile yerel zanaatkârları buluşturan Project Benih gibi yeni kolektif üretim ağlarını başarıyla hayata geçirdiklerini ifade etti.
Yaratıcı Şehirler ve Sürdürülebilir Gelecek
Toplantıların yanı sıra Sudirman Merkez İş Bölgesi’nde (SCBD) kurulan “Yaratıcı Köyler” sergileri, kahve atıklarından ve ananas liflerinden üretilen sürdürülebilir kumaşları ve yerel dokumacıların geleneksel zanaatlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yerel kültürü çağdaş tasarımla harmanlayan sanatsal atmosfer, kültürel üretimin toplumsal dayanışmayı nasıl güçlendirdiğini gözler önüne serdi. Dördüncü kez dile getirilen temel mesajla Dünya Yaratıcı Ekonomi Konferansı, fikri mülkiyetin ticarileşmesinden genç yeteneklerin desteklenmesine kadar geniş bir yelpazede yepyeni ufuklar açtı. Birleşmiş Milletler nezdinde sunulacak yeni bir karara güçlü bir zemin hazırlayan bu tarihi buluşma, geleceğin kapsayıcı ekonomisinin ancak sanatsal özgürlük, etik teknoloji ve kültürel çeşitlilikle inşa edilebileceğini tüm dünyaya ilan etti.











