Paylaş:
Nisan 2026’da İstanbul’da kapılarını açacak olan Uluslarası Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, bu yıl sekizinci kez “Sanatını Mutlulukla Buluştur” temasıyla çocukları ve gençleri sanatın evrensel dili etrafında bir araya getiriyor. Palet Kültür Sanat ve Eğitim Derneği tarafından iki yılda bir düzenlenen etkinlik, dünyanın farklı coğrafyalarından katılımcıları kapsayan yapısıyla, yalnızca bir sergi alanı değil; aynı zamanda kültürlerarası bir buluşma zemini sunuyor. Sanatın dönüştürücü gücünü merkeze alan bienal, genç kuşakların yaratıcılığını görünür kılmayı amaçlıyor.
Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen organizasyonun küratörlüğünü devlet sanatçısı Prof. Devrim Erbil, sanat kurulu başkanlığını akademisyen-ressam Dr. Zeynep Öztürk, direktörlüğünü ise Gazi Selçuk üstleniyor. Sergi ve etkinlikler, İstanbul’un farklı mekânlarında izleyiciyle buluşacak. 4–18 yaş arası çocuk ve gençlere açık olan bienal, resimden heykele, dijital sanattan performansa, müzikten sahne sanatlarına kadar geniş bir disiplin yelpazesinde üretimleri kabul ediyor. Başvurular cocukgenclikbienal.org adresi üzerinden çevrimiçi olarak alınıyor.
Bu kapsamlı platform, çocukların ve gençlerin yalnızca estetik üretimlerini sergiledikleri bir alan olmakla kalmıyor; aynı zamanda düşünsel, duygusal ve toplumsal gelişimlerini destekleyen bir deneyim alanı yaratıyor. Görsel sanatlar başvuruları 1 Ekim’de başladı ve onaylanan projelerin üretim süreci 10 Nisan 2026’ya kadar devam edecek. Müzik ve sahne sanatları başvuruları ise 20 Mart 2026’ya kadar sürecek. Program, genç yeteneklerin üretim süreçlerini profesyonel rehberlik eşliğinde geliştirmelerine olanak tanıyor.

Evrensel Bir Sanat Yolculuğu
Bienalin dikkat çeken projelerinden biri, fotoğraf sanatçısı Hilal Bayar’ın yürüttüğü “Göç, Savaş ve Umut: Çocukların Çizdiği Dünya” başlıklı çalışma. Ukrayna, Filistin, Suriye, Sudan ve Doğu Türkistan kökenli çocuklara yöneltilen “Benim için mutluluk nedir?” sorusu, çizimler aracılığıyla güçlü bir anlatıya dönüşüyor. Proje, savaşın ve zorunlu göçün gölgesinde büyüyen çocukların hayal gücünü, direncini ve umut üretme kapasitesini görünür kılmayı hedefliyor. Bayar’ın yaklaşımı, çocukları yalnızca mağduriyet anlatılarının öznesi olarak konumlandırmak yerine, kendi hikâyelerini kuran ve ifade eden bireyler olarak ele alıyor. Her çizim, bir tanıklık olduğu kadar, yaşama tutunmanın ve geleceği yeniden kurma arzusunun da simgesi niteliğinde. Sanatçı, bu çalışmayı “savaşın değil, çocuk kalbinin gücünün hikâyesi” olarak tanımlarken, izleyiciyi empatiye ve ortak sorumluluğa davet ediyor.
Uluslararası katılıma açık olan Uluslarası Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, kültürel çeşitliliği destekleyen yapısıyla, çocukların dünyaya daha geniş bir perspektiften bakmalarını sağlıyor. Farklı ülkelerden gelen katılımcıların üretimleri, evrensel değerler etrafında buluşan ortak bir sanat dilinin mümkün olduğunu gösteriyor. Bu yönüyle bienal, yalnızca bugünün çocuklarına değil, geleceğin yaratıcı bireylerine de ilham veren kalıcı bir etki yaratmayı amaçlıyor. Nisan ayında İstanbul’da gerçekleşecek Çocuk Bienali, sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü görünür kılarken, izleyiciyi çocukların gözünden dünyayı yeniden düşünmeye çağırıyor. Bu güçlü buluşma, hem kültür sanat gündeminin hem de toplumsal hafızanın önemli duraklarından biri olmaya aday.










