Paylaş:
CES 2026, tüketici elektroniği dünyasının en büyük sahnesinde dört gün süren bir teknoloji şöleni sundu. “Innovators Show Up” temasıyla düzenlenen etkinlik, 150 ülkeden 130.000’den fazla katılımcıyı bir araya getirdi. 4.300’ün üzerinde şirket, 12 salonda 232 bin m2 alanda yeniliklerini sergiledi, Eureka Park’ta 1.200 startup dikkat çekti. Yapay zekâ entegrasyonu, robotik ilerlemeler, XR deneyimleri ve sürdürülebilirlik odaklı gelişmeler, etkinliğin ana hatlarını oluşturdu. CTA’nın raporuna göre, 2026’da küresel tech harcamaları 565 milyar dolara ulaşacak; AI’nin payı yüzde 40’ı bulacak.
Yaratıcı endüstriler için yeni ufuklar
Etkinliğin genel atmosferine hakim olan “Fiziksel Yapay Zekâ” (Physical AI) teması, yapay zekânın bulut sunucularından çıkarak bizzat fiziksel dünyayı anlayan, yorumlayan ve ona müdahale eden bir aktör haline geldiğini gösterdi. NVIDIA’nın fizik kurallarını kavrayan temel modellerinden Intel’in mobiliteyi özgürleştiren işlemci mimarilerine kadar her duyuru, bu büyük dönüşümün birer parçası olarak konumlandı. CES 2026, teknolojinin artık yaşamın içine sızan, sessiz ve derinden çalışan bir işletim sistemi olduğunu ilan etti.
Yaratıcı endüstriler için bu yılki fuar, prodüksiyon ve tasarım süreçlerinde “mekânsal bilişim” devriminin tescillendiği yer oldu. Disney’in sınırsız hareket imkânı sunan zeminlerinden Sony’nin otomobilleri birer deneyim merkezine dönüştüren vizyonuna kadar her yenilik, “ekran” kavramının yerini “mekâna” bıraktığına işaret etti. Ziyaretçiler, teknolojinin sadece izlenen bir görüntü olmaktan çıkıp, içinde yaşanılan ve etkileşime girilen bir atmosfer olduğunu bizzat deneyimledi.
Sürdürülebilirlik ve insan güvenliği kavramları, bu yıl ilk kez fuarın tüm katmanlarına nüfuz etti. Döngüsel ekonomi prensipleriyle üretilen donanımlar ve enerji verimliliğinde ulaşılan rekor seviyeler, inovasyonun artık etik bir sorumlulukla harmanlandığını kanıtladı. CES 2026, küresel ekonomik belirsizliklere ve iş gücü dönüşümüne karşı teknolojinin en güçlü verimlilik aracı olarak sahneye çıktığı tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Türkiye’nin de güçlü bir temsiliyetle yer aldığı fuarda, yerli girişimlerin sunduğu akıllı mobilite ve sağlık çözümleri, küresel inovasyon liginde Türkiye’nin yükselen değerini bir kez daha gösterdi.
Teknolojinin İnsani Katmanı ve Yaratıcı Rönesans
CES 2026, ilk üç gününde teknoloji dünyasının uzun süredir beklediği yapısal dönüşümün en somut kanıtlarını sahneye taşıdı. Fuarın açılış gününden itibaren hissedilen yüksek enerji, işlemci mimarilerindeki devrimsel verimlilik artışları ve robotik çözümlerin gündelik hayatın birer parçası haline gelmesiyle doruk noktasına ulaştı. Organizasyon boyunca, inovasyonun sadece laboratuvarlarda değil, kullanıcı deneyiminin tam kalbinde nasıl yeniden tanımlandığına şahitlik edildi. İşlemci pazarında Intel’in 18A üretim teknolojisiyle hayat bulan Panther Lake serisi, mobil bilişimde yeni bir standart belirledi. Watt başına sunulan performans artışı ve 27 saati bulan kullanım süreleri, yaratıcı profesyonellerin “mekandan bağımsız üretim” vizyonunu fiziksel bir gerçekliğe dönüştürdü. Aynı süreçte NVIDIA’nın Cosmos temel modeli, yapay zekayı bir veri işleme aracından çıkarıp fizik kurallarını kavrayan bir “eylemci” kimliğine büründürdü. İlk üç günün teknik dökümü, donanımın yapay zekânın sadece taşıyıcısı olmadığını, bizzat onun fiziksel uzantısı olduğunu tescilledi.
Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang’ın Las Vegas, Nevada’daki Fontainebleau’dan yaptığı, yapay zekanın geleceği hakkındaki CES 2026 açılış konuşması
Yeni nesil Mikro LED teknolojisi
İkinci gün (7 Ocak), robotik ve ekran teknolojilerine yoğunlaştı. Qualcomm Snapdragon X2 Plus, 3nm işlemciyle RAM ihtiyacını azaltarak PC maliyetlerini düşüren bir çip tanıttı. Dragonwing IQ10 platformu, Figure ve Kuka gibi ortaklıklarla tam yığın YZ mimarisini sundu. Motion 2 robotu, tahta yumruklama gibi esnek hareketlerle fabrika güvenliğini iyileştiren demo’lar yaptı. LG CLOiD ev robotu, çamaşır katlama ve yemek pişirme görevlerinde YZ entegrasyonuyla parladı, ancak yavaşlık konusunda geri bildirimler aldı. Sony Honda Afeela SUV, PS5 entegrasyonuyla araç içi eğlenceyi dönüştürdü; yaratıcılar için sanal ortamlar, yeni hikâye anlatım fırsatları sağlayacak. Ekran yenilikleri arasında Samsung’un 130 inç micro RGB TV’si ve crease-less foldable telefonları öne çıktı. Fiyat bariyerleri, foldable’ların 700 dolardan başlamasıyla erişilebilirliği zorluyor. Panellerde robotların iş kaybı potansiyeli tartışıldı, gecikme riskleri (2028 lansman) dengeli bir şekilde ele alındı.
Samsung – CES 2026 “İlk Bakış” etkinliği
Üçüncü gün (8 Ocak), show floor’un çeşitliliğini sergiledi. Sevimli robotlar, hafif elektrikli araçlar ve sessiz yaprak üfleyiciler ziyaretçileri etkiledi. Roborock Saros Rover merdiven çıkma özelliğiyle pratik otomasyon vaat ederken, LimX Oli dans gösterileriyle eğlence kattı. Siemens’in dijital ikiz teknolojisi, PepsiCo ortaklığıyla tedarik zinciri verimliliğini yüzde 20 artırdı; bu, karbon ayak izini azaltan sürdürülebilir üretim modelleri getiriyor.
Yaratıcı endüstriler için Lego Smart Bricks, sensörlü setlerle interaktif oyun tasarımını democratize etti – çocuklar ve profesyonel geliştiriciler için eşit fırsatlar sunuyor. İnovasyon hızı etkileyici görünüyor, ancak pil atıkları gibi sürdürülebilirlik sorunları ve konseptlerin gerçek hayata uyarlanması zorlukları panellerde vurgulandı. Robotların iş gücünü etkilemesi, AI’nin veri gizliliği riskleri ve erişilebilirlik (yüksek fiyatlar) gibi konular, dengeli tartışmalar yarattı. CTA’nın “Tech Trends to Watch” raporu, AI’nin 2026’da yaratıcı ekonomiyi yüzde 15 büyüteceğini öngörüyor, ancak regülasyon ihtiyaçlarını hatırlatıyor. İlk üç gün, CES 2026’yı AI’nin pratik uygulamalarıyla tanımladı: Çiplerden robotlara, ekranlardan XR’ye uzanan gelişmeler, yaratıcı süreçleri hızlandırdı. Pozitif yönlerde, erişilebilirlik teknolojileri (tekerlekli sandalye yenilikleri) alkış topladı; negatif yönlerde, kalabalık ve hype’in ötesinde gerçek etki sorgulandı. Tech harcamalarının büyümesiyle, bu yenilikler 2026’nın gündemini şekillendirecek.
CES 2026’da Lego’da son 50 yılın en büyük değişikliği duyuruldu.
CES 2026 koridorlarında yankılanan en güçlü adımlar, Boston Dynamics’in tamamen elektrikli yeni Atlas robotuna aitti. Hyundai ile gerçekleştirilen stratejik ortaklığın bir nişanesi olarak sunulan Atlas, robotik dünyasında sadece akrobatik bir şovun çok ötesine geçerek; bizzat üretim hatlarında görev alabilecek bir ‘iş arkadaşı’ olgunluğuna eriştiğini kanıtladı. Nvidia’nın fiziksel AI mimarisiyle entegre çalışan bu yeni nesil insansı robot, karmaşık lojistik görevleri bir insanın sezgisel hassasiyetiyle yerine getirirken; teorik vaatler dönemini kapatıp gerçek uygulama çağını başlattı. Bu duruş, insan gücü ile robotik zekânın fabrikalardan günlük hayata uzanan o büyük iş birliğini tescilledi.
Hyundai Motor Grubu ve Boston Dynamics, yeni nesil robotlarını tanıtmak için ünlü Atlas prototip robotunu ilk kez CES 2026’da halka sergiledi.
Bir Çağın Kapanışı, Yeni Bir Dünyanın Manifestosu
CES 2026 insanlığın teknolojiyle kurduğu yeni toplumsal sözleşmenin ilan edildiği tarihi bir kavşak olarak kayıtlara geçti. Kreaktivist’in ilk günden bu yana izlediği organizasyon, “insan merkezli teknoloji” kavramını bizzat deneyimlenen bir gerçeğe dönüştürdü. Fuarın son günü, tüm bu teknolojik birikimin 2026 ve ötesine nasıl bir vizyon mühürlediğini gösteren görkemli bir finalle taçlandı. Kapanış gününün en çok yankı bulan gelişmesi, “Best of Innovation” ödüllerinin sahiplerini bulmasıydı. Samsung Galaxy Z TriFold, katlanabilir ekran teknolojisinde ulaşılan pürüzsüz mühendislik ve yaratıcı kullanım senaryolarıyla fuarın en iyisi tescilini alarak mobiliteyi yeniden tanımladı. Ev robotiklerinde ise Roborock Saros Rover, merdivenleri aşabilen ilk robot süpürge olma özelliğiyle, teknolojinin en basit gündelik engelleri bile “fiziksel zekâ” ile bertaraf edebileceğini gösterdi. Bu ödüller, 2026 yılının uygulanabilir ve hayatın akışını kökten değiştiren “akıllı” çözümlerin yılı olacağını kanıtladı.
Fuarın genel dökümü yapıldığında ortaya çıkan en güçlü sonuç, “Agentic AI” (Eyleyen Yapay Zeka) kavramının bir endüstri standardı haline gelmesidir. NVIDIA Cosmos’un fiziksel dünyayı simüle eden gücü, Siemens’in dijital ikiz ekosistemiyle birleşerek endüstriyel üretimi bir “simülasyon-gerçeklik” döngüsüne taşıdı. Fabrikalar, şehirler ve hastaneler yapay zeka tarafından yönetilen, hataları önceden sezen ve kendi kendini optimize eden canlı organizmalara dönüştü. Bu durum, yaratıcı profesyoneller ve endüstri liderleri için teknolojiyle birlikte evrilme evresinin başladığını gösteriyor. CES 2026’nın bıraktığı en değerli miras, teknolojinin soğuk ve mekanik yüzünün yerini, etik değerlere ve insani ihtiyaçlara duyarlı şeffaf bir arayüze bırakmış olmasıdır. Erişilebilirlik Sahnesi’nde sergilenen .lumen gibi hayat değiştiren projelerden, LEGO’nun geleneksel oyunu dijitalle mühürleyen vizyonuna kadar her şey, inovasyonun asıl amacının insan kapasitesini artırmak olduğunu hatırlattı. Kreaktivist perspektifiyle 2026, teknolojinin insan varoluşunun yeni ve ayrılmaz bir katmanı olarak kabul edildiği bir yıl olarak tarihe geçecek.









