Paylaş:
İstanbul Fuar Merkezi, 24–26 Eylül 2026 tarihlerinde küresel tasarım dünyasının önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlandı. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) tarafından düzenlenen Furnishings & Design Istanbul, bu yıl üçüncü kez kapılarını açarak yaratıcı endüstrileri aynı çatı altında topladı. “Where Design Leads” mottosu etrafında şekillenen organizasyon, Türk mobilya sektörünü geleneksel üretim kalıplarının ötesine taşımayı hedefledi. Küresel pazarda ucuz iş gücü veya fiyat rekabeti üzerinden var olmak yerine, özgün tasarım ve yüksek katma değer odaklı bir büyüme stratejisi benimsendi. İstanbul’un tarihi birikimiyle harmanlanan yaratıcı potansiyeli, bu etkinlik sayesinde dünya çapında bir tasarım merkezine dönüşme yolunda emin adımlarla ilerledi. Sektörün tüm paydaşlarını buluşturmayı amaçlayan bu vizyoner platform, sanayi ile estetiği nitelikli zeminlerde bir araya getirdi. Etkinlik, ticari bir organizasyon olmanın ötesinde, bir şehrin ve ülkenin uluslararası alandaki algısını yeniden tanımlama misyonu üstlendi. Markalaşma ve sürdürülebilir üretim ilkeleri doğrultusunda şekillenen buluşma, özgün ürün sunmayı temel katılım şartı kabul etti.

Mobilya Sektöründe Küresel Rekabet ve Dönüşüm Adımları
MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, basın toplantısında Türkiye mobilya endüstrisinin mevcut tablosunu çarpıcı verilerle ortaya koydu. Güleç açıklamalarında; ülke genelinde 49 bin 179 imalatçı işletmeyle toplam imalat sanayisinin yüzde 9,7’sini oluşturan sektörün, 500 bin kişiye doğrudan istihdam imkânı sunduğunu belirtti. Yaklaşık 14 milyar dolarlık üretim hacmine ulaşan sektörün, ürettiği nitelikli ürünleri dünyanın 200’e yakın ülkesine ulaştırma başarısı gösterdiğini de ifade eden Güleç; Türkiye’nin, mobilyanın tüm temel kategorilerinde imalat yapabilen dünya üzerindeki dört ülkeden biri konumunda yer aldığını vurguladı.
Güleç, bu güçlü üretim kapasitesine karşın imalatçıların son dönemde ağırlaşan makroekonomik yüklerle mücadele verdiğini açıkladı. Tırmanan ham madde, enerji ve finansman maliyetlerinin verimlilik dengelerini olumsuz etkilediğini dile getirdi. Geçmişte toplam üretim maliyetlerinin yüzde 15 ile 20’si arasında seyreden işçilik giderlerinin günümüzde yüzde 50 seviyesinin üzerine çıktığını kaydetti. Artan masrafların kâr marjlarını sildiğini belirten Güleç, küresel alıcıların yüksek enflasyon kaynaklı fiyat artışlarına tepki gösterdiğini aktardı. Sanayi çarklarının dönmesi amacıyla işçilik ve üretim üzerindeki vergi yüklerinin hafifletilmesi, imalat sektöründe çalışan emektarlara verilen değerin artırılması gerektiğini dile getirdi. Girişimcilerin zararına üretim yapmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Güleç, üretimin ve sanayinin desteklenmesi için yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
Küresel pazarlardaki duruma değinen Güleç, ihracatın hedeflenen 7,5 milyar dolar bandı yerine 5 milyar dolar seviyesinde tıkandığını bildirdi. Son üç yılda miktar bazında yüzde 10 civarında pazar kaybı yaşandığını açıkladı. Kilogram başına düşen ortalama ihracat değerinin 3,15 dolardan 4,15 dolara yükseltilerek gelir dengesinin korunmaya çalışıldığını aktardı. Piramidin alt kesimindeki yüksek hacimli siparişlerin kaybedilmesinin üretim kapasiteleri ve istihdam oranları üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu ifade etti.
Sektörün geleceğini güvence altına almak adına zihniyet değişiminin şart olduğunu vurgulayan Güleç, fiyata dayalı rekabet devrinin kapandığını, kurtuluşun yüksek birim değerli ve markalı ürünlerde yattığını dile getirdi. Tasarım, imalat ve ihracatın ayrılmaz bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Güleç, Furnishings & Design Istanbul buluşmasının bu dönüşüm sürecinde kaldıraç görevi gördüğünü ifade etti. Şehirlerin rekabet gücünün kültür, yaratıcılık ve yaşam tarzıyla ölçüldüğünü hatırlatan Güleç; Milano veya Kopenhag örneklerinde olduğu gibi İstanbul’un da uzun vadeli ortak hedefler etrafında kenetlenmesi gerektiğini söyledi. Tasarımcılar, üreticiler, akademisyenler ve yerel yönetimlerin iş birliği kurarak Türkiye’yi dünya pazarlarında öne çıkaracağını belirtti. Kamu kurumlarından belediyelere kadar tüm aktörlerin ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Güleç, bu birlikteliğin ülke markasına yüksek katma değer kazandıracağını ekledi.

FDI 2026 Edisyonunun Öne Çıkan Programı
Üçüncü edisyonuyla kapılarını açmaya hazırlanan organizasyon, 90 seçkin markanın en yeni tasarımlarını ve 21 farklı ürün grubunu ziyaretçilerle buluşturacak. Dört özel sergi alanında sunulan 85 nitelikli seçki, tasarımın farklı disiplinlerini gözler önüne sermeye hazırlanırken, FDI New Horizon sergisi, 42 bağımsız tasarımcının yenilikçi fikirlerine sahne olacak. “Malzemenin Hafızası” temalı FDI Design Circle, malzemenin taşıdığı hikâyeler üzerinden 30’un üzerinde çalışmayı bir araya getiriyor. Masterful sergisi dört tasarım merkezi ile dört mobilya markasının ortaklaşa ürettiği özel koleksiyonları sunarken, Big Soft sergisi ise konfor kavramını altı tasarımcının yaklaşımıyla bir mekân atmosferine dönüştürecek.
Etkinliğin düşünsel boyutunu oluşturan FDI Stage & Talks programı, üç gün boyunca 12 panelde 30’u aşkın uzmana ev sahipliği yapıyor. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yapay zekanın tasarıma etkileri gibi kritik konuların ele alındığı sahnede dünyaca ünlü biyomimetik tasarım öncüsü Ross Lovegrove yer aldı. Uluslararası platformda Julio Rodrigo Fuentes, Philipp Trompeter, Signe Byrdal Terenziani ve Carlo Biasia konuşma yaparken; Türkiye’den Defne Koz, Şebnem Buhara, Erdem Akan, Ece Yalım ve Mustafa Toner gibi usta isimler deneyimlerini aktaracak. Bu yıl fuarın küratöryel yapısını ve içerik bütünlüğünü akademisyen Alpay Er başkanlığındaki Tasarım Komitesi yürüttü.
Fuarın ticari ayağını oluşturan Designer-to-Business (D2B) programı, Ticaret Bakanlığı desteğiyle 23 ülkeden gelen yabancı alım heyetlerini ağırlayacak. ABD, Almanya, İtalya, Hindistan, Güney Afrika ve Meksika gibi ülkelerden gelen nitelikli satın almacılar Türk markalarıyla doğrudan iş görüşmeleri gerçekleştirecek.
Rakamlarla FDI
FDI İstanbul’un ilk iki edisyonunda 150 marka, Türkiye dahil 64 ülkeden 39 bin 567 ziyaretçiyle İstanbul’da buluştu. 12 özel kreasyonlu sergide 208 özel seçki ziyaretçilerle paylaşıldı. Üç gün süren FDI Stage & Talks programında alanında uzman 78 isim, öğretici, geliştirici ve harekete geçirici sunumlarıyla yer aldı. Designer-to-Business Programı kapsamında ise 625 iş görüşmesi gerçekleştirildi.
Program ve detaylı bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz…










