Paylaş:
Kültürel ve Kreatif Endüstriler OVP’de Stratejik Aktör Oldu

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren, Türkiye’nin önümüzdeki üç yıllık ekonomi yol haritasını çizen 2027–2029 Orta Vadeli Programı (OVP) yayımlandı. Kültürel ve kreatif endüstriler bu yılki belgede, hükümetin ekonomi vizyonunda ilk kez genel hizmet ticaretinin gölgesinden çıkarak doğrudan “Dış Ticarette Rekabetçilik” ana başlığı altında stratejik bir aktör şeklinde konumlandırıldı.
Sinemadan dijital oyuna, tasarımdan yayıncılığa kadar geniş bir alanı kapsayan bu dinamik yapı, Türkiye’nin küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırma hedefinde kritik bir kaldıraç olarak görülüyor. Resmi Gazete’de yer alan detaylar, kreatif ekosistemin artık sadece bir kültür-sanat faaliyeti değil; yüksek katma değerli hizmet ihracatı, küresel markalaşma ve uluslararası rekabet gücü sunan devasa bir ekonomi olarak kabul edildiğini kanıtlıyor.
OVP Döneminde Kültürel ve Kreatif Endüstriler ve Geçmişin İzleri
Hatırlanacağı üzere, bir önceki 2026–2028 OVP metninde kreatif sektörler daha dolaylı bir hat üzerinden ele alınmaktaydı. Geçtiğimiz dönemde dizi, film ve yazılım gibi başlıklar; Turquality destekleri, genel hizmet ihracatı ve turizme sağlanan yan faydalar kapsamında değerlendiriliyordu. Yani sektör, ekonomik büyümenin ikincil bir tamamlayıcısı rolündeydi.
Oysa 2027–2029 dönemiyle birlikte yaklaşım tamamen değişti. Yeni programda kültürel ve kreatif endüstriler, doğrudan dış ticaret dengesini müspet yönde etkileyecek ana unsurlardan biri haline getirildi. Kreatifüretimin telif haklarıyla korunması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve uluslararası pazarlama altyapısının güçlendirilmesi yönündeki politikalar, sektör bileşenlerini küresel ligde üst sıralara taşımayı hedefliyor.
Kreatif Ekosistem İçin Yeni Bir Dönem Başlıyor
Alınan bu stratejik karar, Türkiye’nin yumuşak güç potansiyelini sert ekonomik verilere dönüştürme kararlılığını gösteriyor. Küresel ölçekte trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan kreatif ekonomi içerisinde Türk yapımlarının, dijital tasarımlarının ve nitelikli içeriklerinin payı her geçen gün artıyor. OVP’nin sunduğu bu yeni vizyon; yapımcılardan bağımsız sanatçılara, oyun geliştiricilerinden yayıncılara kadar geniş bir paydaş ağı için daha öngörülebilir ve destekleyici bir ortam yaratacak.
Kamu otoritesinin kreatif üretimi resmi bir ihracat kalemi olarak tescillemesi, önümüzdeki üç yılda sektörde ciddi bir nitelikli istihdam artışı ve yabancı yatırım hareketliliği sağlayabilir. Kültürün ekonomiyle, sanatın dış ticaretle bu denli güçlü birleştiği yeni dönem, Türkiye’nin küresel markalaşma yolculuğunda en önemli kozlarından biri olmaya aday görünüyor.









