Paylaş:
Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali “İyileştiren Kütüphane” Temasıyla Tamamlandı

62. Kütüphane Haftası, 30 Mart-5 Nisan 2026 tarihlerinde “İyileştiren Kütüphane” temasıyla kutlandı. Bu süreçte düzenlenen Kütüphane ve Teknoloji Festivali, yapay zekâ ve inovasyon odaklı vizyonuyla bilginin toplumsal şifaya dönüşümünü tescilledi. İstanbul’un tarihi mirası Rami Kütüphanesi, “İyileştiren Kütüphane” temasıyla düzenlenen III. Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Festivalin ilk günü, kütüphanelerin toplumsal refahı güçlendiren ve teknolojiyle harmanlanan yeni kimliğini ortaya koyan önemli açıklamalara sahne oldu.

Bilgi ile İyileşme ve Küresel İş Birlikleri Zamanı
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, açılış konuşmasında kütüphanelerin geçirdiği köklü dönüşüme dair kapsamlı bir vizyon sundu. Yazgı, kütüphaneleri kültürel buluşmayı kolaylaştıran, öğrenmeyi destekleyen ve üretime alan açan kapsayıcı merkezler olarak tanımladı. Kütüphane kullanım alanının son sekiz yılda 325 bin metrekareden 800 bin metrekareye ulaştığını belirten Yazgı, 2026 yılı hedeflerinin bu alanı 1 milyon metrekareye taşımak olduğunu vurguladı. 2025 yılı sonuna kadar üye sayısında 7,1 milyon, kullanıcı sayısında ise 39,2 milyon ile tarihi rekorlar kırmayı hedeflediklerini paylaştı. Teknolojik vizyon kapsamında Milli Dijital Kütüphane projesinin hızla büyütüldüğünü ifade eden Yazgı; Rami ve Milli Kütüphane’nin, kütüphane hizmetlerinde yapay zekâ kullanımı için birer “kuluçka merkezi” olarak konumlandırıldığını açıkladı. Engelli vatandaşların bilgiye erişimini önceliklendirdiklerini belirterek; sesli navigasyon, işaret dili çevirili video kitaplar ve Braille alfabesi gibi hizmetlerin yaygınlaştırıldığını ekledi. Ayrıca, tüketim toplumunun bireyi yalnızlaştırdığı bu dönemde, kütüphanelerin insan ile teknoloji arasındaki ilişkiye “mana ve maneviyat” boyutu ekleyen en güvenli sosyalleşme alanları olduğunu hatırlattı.

IFLA Başkanı Leslie Weir video mesajında, kütüphanelerin sosyal uyum için “güvenli alanlar” sunduğunu vurgularken; Genel Sekreter Sharon Memis, Türkiye’nin kütüphane yatırımlarını takdirle karşıladıklarını ifade etti. Memis, kütüphanelerin sürdürülebilir kalkınma amaçlarının merkezinde yer aldığını vurguladı.
“Rami Kütüphanesi Özel Oturumu”nda mimar Han Tümertekin ve Taner Beyoğlu, tarihi kışlanın dönüşüm serüvenini anlattı. Han Tümertekin, tarihi bir kışlanın “Biyosfer Sertifikalı” bir kültür vadisine dönüşüm hikayesini aktararak mimarinin insan ruhu üzerindeki etkisine değindi. Uluslararası panelde ise Avustralya, Almanya, İspanya, Hollanda ve Danimarka’dan gelen uzmanlar; terapi köpekleri, yaşlılar için egzersizler ve yalnızlığa karşı “Dost Sesler” gibi iyileştirici uygulama örneklerini paylaştılar. Günün diplomatik zirvesi Türkiye ile Fas Milli Kütüphaneleri arasında imzalanan mutabakat zaptı olurken; teknoloji meraklıları Şüheda Çongar ile Canva ve yapay zekâ atölyesinde buluştu. Çongar, yapay zekânın tasarım ve eğitim süreçlerini nasıl kolaylaştırdığını uygulamalı örneklerle göstererek katılımcılara yeni ufuklar açtı.

Dijital Dönüşümün Sahadaki Gücü
Festivalin, ikinci gününde kütüphanecilik mesleğinin dijital dönüşümüne odaklandı. İlk günün vizyoner açılışının ardından ikinci gün, sektör profesyonellerinin teknik yetkinliklerini ve sahadaki başarı hikayelerini mercek altına alan oturumlar gerçekleştirildi.
Günay Uysal moderatörlüğünde düzenlenen poster sunumu oturumunda, Türkiye’nin yirmi farklı şehrinden gelen kütüphaneciler toplumsal refahı odağa alan projelerini sundu. Ayşegül Karagülle personelin esenliği adına “Kütap” platformunu anlatırken, Fatma Aslan Bülbül kütüphanelerdeki iyileştirici mekân tasarımının beş temel ilkesini detaylandırdı. Muhammed’in “3 Yaş Üniversitesi” kuşaklar arası teknoloji transferini sağlarken, Selda’nın “İnsan Kütüphanesi” sunumu ön yargıları kıran yaşam hikayelerini ödünç verdi. Hatay’daki kütüphanelerin deprem sonrası restorasyon çalışmaları, bu mekanların şehir hafızası üzerindeki iyileştirici gücünü kanıtladı. Ayrıca Antalya’dan gelen örneklerde görme engelli bireyler için hazırlanan tiyatro ve felsefe atölyeleri büyük ilgi çekti.
EBLIDA Direktörü Andrew Greenfield sunumunda, kütüphanelerin Avrupa stratejik ajandasındaki yerini ve toplumsal değişimdeki öncü rollerini paylaştı. Ardından gerçekleşen panelde teknoloji, sağlık, iklim ve sivil toplum temsilcileri, kütüphanelerin koruyucu sağlık ile çevre bilinci alanındaki kesişim noktalarını tartıştı. Uzmanlar, kütüphanelerin güvenilir bilgi bankaları olarak toplumsal dirençliliği artırdığını savundu. Bu oturumda kütüphanelerin birer bina yerine, toplumsal bağışıklık sisteminin bir parçası şeklinde kurgulanması gerektiği belirtildi.
Mesleki yetkinlik programında Fulya Karakoca, Milli Dijital Kütüphane ve Kaşif sisteminin araştırma verimliliğini artıran özelliklerini anlattı. İsmail Karaca ise yapay zekayı kütüphanecinin mekanik yükünü alan bir asistan olarak tanımlayıp prompt yazma sanatını gösterdi. Karaca, katılımcılara NotebookLM ve prompt bankaları üzerinden pratik uygulama senaryoları sundu. Festivalin ikinci günü, kütüphanelerin teknolojiyle güçlenen ve geleceği şekillendiren yaşam merkezleri olduğunu teyit etti. Bu vizyoner etkinlik, kütüphanecilik camiasına yenilikçi bir ufuk kazandırırken toplumsal şifanın bilgiyle mümkün olduğunu tescilledi. Türkiye’nin kültürel mirasını teknolojik imkanlarla birleştiren bu festival, kütüphanelerin yaşayan birer okul olarak toplumun her katmanına hizmet etme kararlılığını bir kez daha vurguladı.

Haydarpaşa’dan Sirkeci’ye Uzanan Yeni Rotalar
Final günü, kütüphanecilik mesleğinin toplumsal dönüşümdeki öncü rolünü ve teknolojiyle harmanlanan yeni nesil hizmet modellerini mercek altına aldı.
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, kapanış konuşmasında kütüphanelerin şehrin çehresini değiştiren birer çekim merkezi olduğunu belirtti. Rami ile başlayan bu dönüşüm rüzgarının Haydarpaşa ve Sirkeci kütüphane projeleriyle devam edeceği haberi, katılımcılar arasında büyük heyecan yarattı. Beyoğlu, bu stratejik adımların kütüphanecilik vizyonunu fiziksel ve dijital sınırların ötesine taşıdığını vurguladı.
Günün en ilham verici anları, yirmi farklı şehirden gelen kütüphanecilerin sunduğu inovatif poster oturumlarında yaşandı. Niğde’den katılan İsmail Bakır’ın tasarladığı ve sınav stresi yaşayan gençler için huzurlu bir sığınak sunan “Bibliyopod” gibi projeler, teknolojinin insan ruhuna nasıl dokunabileceğini kanıtladı. Aynı zamanda Yozgat İl Halk Kütüphanesi’nin IFLA Yeşil Kütüphane ödüllerinde dünya genelinde ilk on arasına girmesi, festivalin uluslararası başarı çıtasını tescilledi.
Festivalin kapanışında, iklim okuryazarlığından yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede bilginin eyleme dönüşme zorunluluğu dile getirildi. Üç gün boyunca süren yoğun maraton, kütüphanelerin sadece kitapların korunduğu sessiz mekanlar olmaktan çıkıp; toplumsal iyileşmeyi, sürdürülebilirliği ve teknolojik bilgeliği inşa eden yaşayan merkezler olduğunu tüm dünyaya ilan etti.







