Paylaş:
Türk Sineması, Berlin Film Festivali’nde Güçlü Bir Görünüm Sergiledi

Türk sineması, Berlin Film Festivali kapsamında düzenlenen European Film Market’te (EFM) kurduğu yoğun temaslar, geliştirdiği yeni iş birlikleri ve artan uluslararası görünürlüğüyle dikkat çekici bir başarıya imza attı. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği ve Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı’nın organizasyonuyla gerçekleşen bu kapsamlı katılım, Türkiye’nin sinema endüstrisindeki üretim gücünü ve yaratıcı potansiyelini küresel ölçekte görünür kıldı. Festival programı boyunca yürütülen görüşmeler, ortak yapım ve dağıtım alanlarında yeni kapıların aralanmasına olanak sağladı.
76. edisyonuyla sinema dünyasının en prestijli buluşmalarından biri olan Berlin Film Festivali, bu yıl da Türk sinemasına güçlü bir vitrin sundu. Festivalin ana yarışma seçkisinde Emin Alper’in Kurtuluş filmi yer alırken, Banu Sıvacı’nın Hear the Yellow adlı yapımı Forum bölümünde, Burak Çevik’in İki Laborantın Yorgun Saatleri filmi Forum Expanded’da, Dalya Keleş’in Yerçekimi ise Generation Kplus bölümünde dünya prömiyerlerini gerçekleştirdi. Bu seçki, Türk sinemasının anlatı çeşitliliğini ve estetik arayışlarını uluslararası izleyiciyle buluşturdu.

Berlin Film Festivali ve EFM’de yoğun temas trafiği
Festivalle eş zamanlı yürütülen European Film Market programı kapsamında kurulan Türkiye Standı, sektör profesyonelleri için stratejik bir buluşma noktası oldu. Yapımcılar, satış ajansları, dağıtımcılar, fon temsilcileri ve festival yöneticileriyle gerçekleştirilen görüşmeler, mevcut ilişkilerin güçlenmesine ve yeni ortaklıkların temellerinin atılmasına zemin hazırladı. Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı Başkanı Ogün Şanlıer’in katılımıyla yürütülen temaslar, Türkiye’nin ortak yapım ve çekim merkezi olma potansiyelini daha görünür hale getirdi.
Türkiye Standı’nda tanıtılan projeler, yalnızca sanatsal nitelikleriyle değil, teknik altyapıları, üretim kapasiteleri ve yaratıcı ekipleriyle de uluslararası profesyonellerin ilgisini çekti. Bu çerçevede hazırlanan “Turkish Cinema 2026” kataloğu, son iki yıl içinde üretilmiş uzun metraj, belgesel ve kısa film projelerini kapsayan zengin içeriğiyle sektör temsilcilerine kapsamlı bir referans sundu. Sürdürülebilir iletişim hedefiyle yürütülen bu çalışmalar, önümüzdeki dönemde somut ortak yapım anlaşmalarına, satış ve dağıtım anlaşmalarına dönüşmesi beklenen güçlü bir ağ oluşturdu. Türkiye Standı çevresinde gelişen temas trafiği, Berlin Film Festivali süresince Türk sinemasının uluslararası endüstriyle kurduğu ilişkinin kalıcı ve derinlikli bir zemine oturmasını sağladı. Bu yoğun katılım, Türk sinemasının yalnızca sanatsal alanda değil, endüstriyel ölçekte de rekabetçi bir konumda olduğunu ortaya koydu. Berlin Film Festivali boyunca elde edilen görünürlük, Türkiye’nin yaratıcı endüstriler alanındaki küresel iddiasını güçlendiren önemli bir adım olarak öne çıktı.







