Paylaş:
Kadim toprakların büyüleyici atmosferinde belgesel sinema rüzgarları esti. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ana sponsorluğunda, GAP Araştırma ve Düşünce Derneği organizasyonuyla düzenlenen Urfa Belgesel Film Festivali 2. kez sinemaseverlerle buluştu. Harran Üniversitesi destekleri ve BSB Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği katkılarıyla hayata geçen festival, belgesel sinema dünyasına önemli katkılar sundu. “Hafızanın İzinde, Mirasın Işığında; Toprak, Tat ve Tarih” mottosuyla yola çıkan buluşma; köklü kültürel miras, zengin gastronomi ve hassas ekoloji temalarını ortak potada birleştirdi. Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi çatısı altındaki tarihi Reji Kilisesi kapılarını açılış programı için araladı.
Açılış gecesine akademisyenler, sanatçılar, öğrenciler ve çok sayıda davetli yoğun ilgi gösterdi. Tören kapsamında sahne alan Vox Humanis Çok Sesli Koro Topluluğu, sunduğu müzikal resital ile kulakların pasını sildi. Büyük beğeni toplayan dinletinin ardından, festivalin ilk gösterimi olan “Bilgiye Yolculuk: Endülüs” belgeseli izleyicilerle buluştu. Yönetmenliğini Genel Direktör Prof. Dr. Sedat Benek’in üstlendiği bu değerli yapım, Endülüs medeniyetinin bilim, kültür ve düşünce tarihine sunduğu eşsiz katkıları gözler önüne serdi. Açılış konuşmalarında belgesel sinemanın toplumsal hafızayı koruma misyonu vurgulandı.

Urfa Belgesel Film Festivali ve Kent Kültürü
Etkinliğin mutfağında çok güçlü akademik ve sanatsal kadro görev aldı. Organizasyonun Sanat Direktörlüğü yönetimini Doç. Dr. Ferhat Kaçar ve Dr. Mehmet Uluç üstlenirken, görsel tasarımlar Doç. Dr. Özlem Vargün imzası taşıyor. Halkla ilişkileri Öğr. Gör. Sernur Karaoğlu yürütürken, danışmanlık kadrosunda Doç. Dr. İbrahim Halil Yaşar ve Öğr. Gör. Mehmet Hazar bulunuyor. Genç yetenekler Metin Önder, Feyza Gül Güneş Eryiğit, Mehmet Ali Kakız ve Sıdıka Çamçakal da bu ekibe enerji katıyor. Festival başkanı Benek, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın kıymetli desteklerinin organizasyon başarısında kilit rol oynadığını belirterek teşekkürlerini sundu.
Beş gün boyunca süren Urfa Belgesel Film Festivali kapsamında farklı coğrafyalardan derlenen tam yirmi iki eser sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Yapımların gösterimlerinin hemen ardından yönetmenlerle interaktif söyleşiler gerçekleştirildi. Katılımcılar sinema profesyonelleriyle derin sohbetlere imza atma fırsatı yakaladı. Ayrıca ünlü gazeteci Ahu Özyurt moderatörlüğünde düzenlenen sektörel paneller, sinema dünyasının güncel meselelerine ışık tuttu. Atölye çalışmaları ve teorik tartışmalar, sinemaya gönül veren yerel yetenekler için adeta ufuk açıcı birer okula dönüştü.

Urfa Belgesel Film Festivali Gün Gün Sanat Taşıdı
Beş günlük zengin içerik takvimi, katılımcılara adeta bir kültür şöleni yaşattı. İlk gün “Işığın Hasadı”, “Xewnen Tari” ve “Kayıp Dağlar” gibi güçlü yapımlarla perdelerini açan Urfa Belgesel Film Festivali, sonraki günlerde Bölücek Köyü’ndeki geleneksel köy kahvaltısı eşliğinde ekoloji ve gastronomi atölyesine ev sahipliği yaptı. Reji Kilisesi’ndeki gösterimlerde “Döngü”, “Duttan Öte”, “Horona Duranlar” ve “Siyah Kalem” gibi çarpıcı belgeseller sinemaseverlerle buluştu. “Bereketli Hilal Mutfağında Belgeselin İzlerini Aramak söyleşisinde Dr. Doğuşcan Göker moderatörlüğünde; Ömür Akkor (şef), Nilgün Yanık Emiroğlu (yönetmen) ve Hatice İnan (Yerel şef) buluştu. “Kavak Ağacının Gölgesinde” ve “İki Boşluk Arasında” filmleri derin hikayeleriyle iz bırakırken, her akşam düzenlenen tarihi paneller kültürel hafızanın kayıt altına alınmasını masaya yatırdı. Etkinliğin son günü ise tarihi Gümrük Hanı’nda ikram edilen geleneksel menengiç molası ve kentin mimari kimliğine odaklanan söyleşilerle taçlandı.

Tarihin Sıfır Noktasına Sinemasal Yolculuk
Geniş bir vizyonla tasarlanan projede, salon etkinliklerinin ötesine geçilerek benzersiz saha gezileri düzenlendi. Katılımcılar, insanlık tarihinin seyrini değiştiren Göbeklitepe ve Karahantepe arkeolojik alanlarında rehberler eşliğinde büyüleyici bir keşfe çıktı. Şanlıurfa kent merkezinin dar sokaklarında zaman yolculuğuna çıkan konuklar, tarihi Gümrük Hanı içerisinde gerçekleştirilen kültür ve mimari söyleşilerine katıldı. “Ekoloji ve Gastronomi” ile “Belgesel Sinemada Yapım” atölyeleri yoğun ilgi görürken, “Şanlıurfa Mutfağının Geleceği” başlıklı panelde kentin kadim lezzetleri akademik perspektifle masaya yatırıldı.
Kültürel zenginliğin görünür kılınmasını hedefleyen Urfa Belgesel Film Festivali, farklı toplumların birbirini daha iyi anlamasına zemin hazırladı. Toplumsal bilinç düzeyini yükseltmeyi amaçlayan etkinlik, yerel belgeselciler ile küresel sanatçıları ortak platformda buluşturarak geleceğe dönük kalıcı köprüler kurmayı başardı. Kadim kentin tarihi mekanlarında yankılanan bu sanatsal coşku, şehrin kültürel yaşam hanesine unutulmaz bir sayfa ekledi. Seçkin yapımları Urfa halkıyla buluşturan bu organizasyon, şimdiden gelecek yılın programı için büyük merak uyandırıyor. Sanatın birleştirici gücü, şanlı kentin tarihi sokaklarında gelecek nesillere miras kalacak çok önemli bir kültürel bellek bıraktı.











