Paylaş:
Ortaklaşa Programından, “Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası” Yayında!

İKSV, Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında “Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası” belgesini sundu. Üç yıllık titiz bir emeğin ürünü olan “Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası: Ortaklaşa Değerler ve Eylemler” politika metni, yaratıcı endüstriler için yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Yol Haritası metni, kültürel ekosistemin demokratikleşmesi adına kritik bir rehber niteliği taşıyor. Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen “Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı” kapsamında hazırlanan metin, yereldeki çok sesliliği kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Kültür sanat dünyasının tüm paydaşları için hazırlanan kapsamlı doküman, sadece bir politika belgesi değil; aynı zamanda birlikte üretmenin ve hak temelli bir yaklaşımın manifestosu olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında üç yıl boyunca ilmek ilmek örülen bu yolculuk, Türkiye’nin yerel kültür dünyasına yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyor.
Politika metninin yazarı Prof. Dr. Füsun Üstel, kavramsal derinliği sahadaki somut deneyimlerle harmanlayarak bizlere rehberlik ediyor. Metin, otoriterleşme ve popülist söylemlerin küresel ölçekte yükseldiği, hatta Avrupa Parlamentosu’nda bile aşırı sağın çoğunluk elde ettiği zorlu bir dönemde kaleme alındı. Böylesi bir konjonktürde Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası, “erişim”, “kapsayıcılık” ve “katılım” ilkelerini merkeze alarak asimetrik ilişkileri dengelemeyi ve yerel demokrasinin inşasında kültürün rolünü yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, yurttaşı pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp, politikaların tasarlanmasında sorumluluk üstlenen aktif bir özneye dönüştürmeyi vadediyor. Kültürel adaletin tesisi için sunulan bu kavramsal çerçeve, yereldeki aktörlerin fiili anlamda eşit olmasalar da denk oldukları kabulüne dayanıyor.
Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası ve Çözümler
Çalışma, belediyeler ile kültür-sanat STK’ları arasındaki kronik güven boşluğunu dolduracak yapısal ve pratik öneriler sunuyor. Üç yıl süren yoğun bir emeğin ürünü olan bu program, Türkiye’nin yerel kültür ekosistemindeki kırılganlıkları titizlikle mercek altına alıyor. Özellikle 6 Şubat depremlerinin yarattığı büyük tahribat ve mevcut ekonomik kriz karşısında, kültür-sanat alanının nasıl daha dirençli ve sürdürülebilir hale getirilebileceği derinlemesine tartışılıyor. Politika metni, bürokratik engelleri aşmak adına belediye bünyelerinde STK’lar ile işbirliklerini koordine edecek özel dairelerin kurulmasını ve şeffaf veri sistemlerinin ivedilikle oluşturulmasını kuvvetle teşvik ediyor.
Metinde öne çıkan bir diğer hayati başlık ise yeni mekân, etkinlik ve topluluk oluşturma süreçleri olarak dikkat çekiyor. Atıl durumdaki kamu binalarının kültür-sanat amaçlı yeniden işlevlendirilmesi ve bu mekânların yönetişim planlarının katılımcı bir modelle hazırlanması büyük önem taşıyor. Ayrıca, belediyelerin sadece bir içerik üreticisi değil, aksine alanı genişleten bir kolaylaştırıcı rol üstlenmesi gerektiği belirtiliyor. Bu vizyon, yerel yönetimlerin stratejik planlarında kültür odaklı hedeflere çok daha geniş yer vermesini ve bütçelerin toplumsal yarar gözetilerek hakkaniyetli şekilde dağıtılmasını öngörüyor.
Geleceği Birlikte Kurmak
İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece, metnin yerel kültür ekosistemini güçlendirmek için bir çağrı olduğunu belirtiyor. Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası, Türkiye’nin her köşesinde sanatsal ifade özgürlüğünü koruyan ve kültürel adaleti tesis eden bir “birlikte yaşama kültürü” vaat ediyor. Kültür profesyonelleri ve yerel yöneticiler için başucu kaynağı niteliğindeki bu belge, teoriyi sahadaki deneyimle birleştirerek yaratıcı endüstrilere berrak bir vizyon sunuyor.








