<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>salt için arama yaptınız - Kreaktivist</title>
	<atom:link href="https://kreaktivist.com.tr/search/salt/feed/rss2/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kreaktivist.com.tr/</link>
	<description>Yaratıcı Endüstrilerin Buluşma Noktası</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 09:57:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2023/01/fav-150x150.png</url>
	<title>salt için arama yaptınız - Kreaktivist</title>
	<link>https://kreaktivist.com.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Kreatif Endüstri Vizyonu ASBÜ’de Konuşuldu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/turkiyenin-kreatif-endustri-vizyonu-asbude-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:30:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Türkiye’nin kreatif potansiyelini dijital çağın ekonomik gücüyle birleştiren önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. “Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerde Stratejik Vizyon ve Politika Geliştirme Paneli”, kamu, akademi ve özel sektörü bir araya getirerek endüstrinin yapısal gelişimi için tartışma zemini oluşturdu. Panelin açılış bölümünde, kreatif endüstrilerin Türkiye’nin kalkınma araçlarından biri olduğu vurgulandı....</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiyenin-kreatif-endustri-vizyonu-asbude-konusuldu/">Türkiye&#8217;nin Kreatif Endüstri Vizyonu ASBÜ’de Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Türkiye’nin kreatif potansiyelini dijital çağın ekonomik gücüyle birleştiren önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. “Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerde Stratejik Vizyon ve Politika Geliştirme Paneli”, kamu, akademi ve özel sektörü bir araya getirerek endüstrinin yapısal gelişimi için tartışma zemini oluşturdu. Panelin açılış bölümünde, kreatif endüstrilerin Türkiye’nin kalkınma araçlarından biri olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, kreatif endüstri vizyonu ile sektörlerin sadece sanat değil, 40 milyar dolarlık dev bir endüstri olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-20027 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi-600x337.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><strong>Sosyal İnovasyon ve &#8220;Sosyokent&#8221; Vurgusu</strong></p>
<p>ASBÜ-SİM Müdürü Prof. Dr. Erdal Akdeve, üniversitenin toplumsal katkı misyonu çerçevesinde yaratıcı endüstrileri bir ihtisaslaşma alanı olarak seçtiklerini belirtti. Akdeve, pandemi sonrası geleneksel sektörlerin yerini dijitalleşen yeni alanların aldığını ifade ederek, Sosyokent (Sosyal İnovasyon ve Girişimcilik Teknoloji Geliştirme Bölgesi) aracılığıyla 40 teknoloji firmasına ve 100’den fazla personele ev sahipliği yaptıklarını açı.</p>
<p><strong>40 Milyar Dolarlık Dev Ekonomi</strong></p>
<p>ATO Kreatif Endüstriler Komisyon Başkanı Berat Kuzu, yaratıcı endüstrilerin dizi, oyun, reklam ve tasarım gibi 16 alt sektörden oluştuğunu ve dünya hacminin %15’ine dayanan bir kapasiteyi Türkiye&#8217;nin ürettiğini söyledi. Kuzu, endüstrinin 40 milyar doları aşan geliriyle artık kendi regülasyonlarını ve politikalarını oluşturma vaktinin geldiğini vurguladı.</p>
<p>Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, sektörün kurumsal bir &#8220;anayasaya&#8221; ihtiyaç duyduğunu belirterek Ankara’da bir &#8220;Kreatif Endüstri OSB&#8221; (Organize Sanayi Bölgesi) kurulması fikrini gündeme taşıdı. Karakaya ayrıca, Ankara&#8217;nın animasyon alanında Türkiye birincisi olduğunu hatırlatarak şehrin bu alandaki yetkinliğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Yaşayan Kütüphaneler ve Teknoloji Entegrasyonu</strong></p>
<p>Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, kültür politikalarını endüstriyle ilişkilendirmenin önemine değindi. Beyoğlu, kütüphanelerin sadece kitap rafı olmaktan çıkıp birer &#8220;yaşam ve araştırma merkezi&#8221; haline geldiğini, teknoloji festivalleri ve kütüphane maratonları ile gençleri bu üretim sürecine dahil ettiklerini aktardı.</p>
<p>TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Naim Çoban, kültürü bir milletin hafızası, yaratıcılığı ise bu hafızayı geleceğe taşıyan irade olarak tanımlayarak, akademinin ve sektörün ortak zeminde buluşmasının kritik değerini ifade etti.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin İlk &#8220;Kreatif Endüstriler ve Yenilik Fakültesi&#8221; Müjdesi</strong></p>
<p>ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek YÖK’e &#8220;Kreatif Endüstriler ve Yenilik Fakültesi&#8221; kuruluşu için teklif verdiklerini müjdeledi. Arıcan, yaratıcı endüstrileri Anadolu irfanı ve Ahilik felsefesiyle harmanlayarak, sadece kazanç odaklı değil, etik değerleri de barındıran bir &#8220;içerik standardı&#8221; oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, Türk dizilerinin etkisiyle dünyada &#8220;ince belli çay bardağı&#8221; talebinin arttığını örnek göstererek, bu sektörün bir kültürel diplomasi aracı olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-20026 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel-600x337.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2>Kreatif Ekonomide Strateji Zamanı</h2>
<p>ASBÜ ev sahipliğinde düzenlenen panelin ilk oturumu olan “Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerde Strateji Geliştirme”, sektörün yapısal sorunlarını ve 2025 vizyonunu masaya yatırdı. Prof. Dr. Nagihan Gür Çalışır moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; yayıncılıktan animasyona, müzikten etkinlik tasarımına kadar geniş bir yelpazede &#8220;sürdürülebilir büyüme&#8221; stratejileri tartışıldı.</p>
<p><strong>Sektörün Ortak Çığlığı: Bütüncül Vizyon ve Yönetişim</strong></p>
<p>Kreaktivist Genel Yayın Yönetmeni Ece Gürler, Türkiye’de kreatif endüstrilerin en büyük bariyerinin &#8220;parçalı yapı&#8221; olduğunu belirtti. Gürler, her sektörün (oyun, tasarım, sinema vb.) kendi gündemine hapsolduğunu belirterek, disiplinler arası bir &#8220;kreatif endüstri vizyonu&#8221; ve somut bir yönetişim modeli ihtiyacına dikkat çekti. Gürler’e göre; finans, hukuk ve pazarlama gibi yan sektörlerle entegre bir ekosistem kurulmadan gerçek bir sıçrama mümkün değil.</p>
<p><strong>Yapay Zekâ, Fırsat mı, Tehdit mi?</strong></p>
<p>Animasyon dünyasının deneyimli ismi İsa Doğmuş, sektörün &#8220;kervanı yolda düzme&#8221; alışkanlığından kurtulması gerektiğini söyledi. Üniversitelerin yapay zeka adaptasyonunda yavaş kaldığını belirten Doğmuş, Norveç örneğini vererek alt yapıdan başlamayan bir teknoloji kullanımının sektörü &#8220;çöplüğe&#8221; dönüştürebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, stratejik planlama eksikliği nedeniyle güncel temaların (örneğin &#8220;Aile Yılı&#8221;) üretim süreçlerine yetişemediğini ifade etti.</p>
<p>Müzik yapımcısı Tayfun Soydemir ise yapay zekanın &#8220;ses klonlama&#8221; yoluyla yarattığı hak gasplarına değindi. YouTube ve Spotify gibi global platformlarda hukuksal süreçlerin çok yavaş işlediğini belirten Soydemir, yerel müziklerin dijital dünyada korunması ve tanıtılması için devlet destekli ajansların kurulmasını önerdi.</p>
<p><strong>Telif Yasalarının Yaptırım Gücü Zayıf!</strong></p>
<p>BİROY Başkanı, oyuncu ve müzisyen Renan Bilek, Türkiye&#8217;deki telif yasalarının aslında iyi olduğunu ancak yaptırım gücünün zayıf olduğunu savundu. Sektörün bir &#8220;pazar veya çarşı&#8221; olmaktan çıkıp gerçek bir &#8220;endüstri&#8221; olması için liyakatin şart olduğunu vurgulayan Bilek, oyuncuların &#8220;bağlı çalışan/işçi&#8221; statüsünün netleşmesi gerektiğini söyledi. Bilek&#8217;e göre; veri, fikri mülkiyet ve liyakat üçlüsü sektörün anayasası olmalı.</p>
<p><strong>Deneyim Tasarımı ve Nitelikli İnsan Kaynağı</strong></p>
<p>YEPUD Başkanı Tülay Akın, etkinliğin kreatif endüstrilerin &#8220;kalbi&#8221; olduğunu belirterek, başarının artık sadece organizasyon değil, &#8220;deneyim tasarımı&#8221; ve duygu aktarımıyla ölçüldüğünü ifade etti. Akın, sektörün en büyük sermayesinin insan olduğunu hatırlatarak, ASBÜ ile ortaklaşa yürütülebilecek sertifika programlarının nitelikli iş gücü için kritik önemde olduğunu vurguladı.</p>
<h2>Kreatif Endüstriler ve Sosyal İnovasyonun Gücü</h2>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-20025 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum-600x337.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>Panelin ikinci oturumu, kreatif endüstrilerin yerel kalkınma politikalarının merkezine nasıl yerleştiğini ve &#8220;mekân&#8221; ile &#8220;insan&#8221; arasındaki bağı nasıl yeniden kurguladığını gözler önüne serdi. Uzmanların ortak görüşü; <a href="https://kreaktivist.com.tr/?s=kreatif+ekonomi" target="_blank" rel="noopener">kreatif ekonominin</a> artık salt bir kültür politikası değil, stratejik bir kalkınma politikası olduğudur.</p>
<p><strong>Memur Şehrinden Kreatif Başkente</strong></p>
<p>Ankara Kalkınma Ajansı’ndan Tuğçe Aradoplu Girayhan, şehirlerin rekabet gücünün artık sadece üretim kapasitesiyle değil, nitelikli insan kaynağını çekebilme yeteneğiyle ölçüldüğünü belirtti. Ankara’nın 21 üniversitesi ve teknokentleriyle bu anlamda dev bir potansiyel barındırdığını vurgulayan Girayhan, kurum olarak artık fiziksel yatırımlardan ziyade kurumsal kapasite ve markalaşma odaklı desteklere (mentorluk, teknik destek vb.) odaklandıklarını açıkladı.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASİA Direktörü Dr. Halil Cerber ise &#8220;kanıta dayalı politika&#8221; vurgusu yaparak, bürokrasinin kişilere bağlı efsanelerden kurtulup kurumsallaşması gerektiğini söyledi. Cerber’in paylaştığı veriler çarpıcı: Ankara&#8217;daki &#8220;Genç Akademiler&#8221; sadece bir yıl içinde gençlerin bütçesinde 168 milyon TL’lik tasarruf sağladı. Bu model, inovasyonun sosyal refahla doğrudan ilişkisini kanıtlıyor.</p>
<p><strong>Yayıncılık ve Sosyal Dönüşümde Konya Örneği</strong></p>
<p>Konya Sosyal İnovasyon Ajansı Direktörü Ali Güney, inovasyonun sadece mühendislik değil, temel bilimler ve AR-GE temelli olması gerektiğini hatırlattı. Konya’nın 460’ı aşkın matbaasıyla bir yayıncılık ve grafik tasarım merkezi olduğuna dikkat çeken Güney, &#8220;sosyal inovasyonun&#8221; toplulukların davranışlarını değiştirme gücünü vurguladı. Konya modelinde, sadece trendleri (Yapay Zeka vb.) takip etmek yerine, şehrin kılcallarındaki gerçek ihtiyaçlara (kadınların kamusal alan güvenliği gibi) odaklanmanın önemi tartışıldı.</p>
<p><strong>&#8220;Mekân&#8221; Tasarımı ve Güvenli Şehirler</strong></p>
<p>Abdullah Gül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Burak Asil İskender, kültürün ancak kendisine &#8220;alan açıldığında&#8221; üretilebileceğini belirtti. İskender’e göre; şehirleri güvenli kılan şey kameralar değil, insanların sokağa çıkmasını ve birbiriyle etkileşime girmesini sağlayan &#8220;yönetişim ve tasarım&#8221; modelleridir. AGU’nun disiplinler arası eğitim modelini örnek gösteren İskender, mimarlık ve oyun sektörünün çarpıştırılmasının nasıl yeni ekonomik değerler yarattığını anlattı.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiyenin-kreatif-endustri-vizyonu-asbude-konusuldu/">Türkiye&#8217;nin Kreatif Endüstri Vizyonu ASBÜ’de Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2026 Dünya Kupası Mekânsal Bilişim Çağını Başlatıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/2026-dunya-kupasi-mekansal-bilisim-cagini-baslatiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:36:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19993</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuzey Amerika 2026 Dünya Kupası, futbolu salt taktiksel bir yeşil saha mücadelesi olmaktan çıkarıp yaratıcı endüstrilerin, yapay zekânın ve mekânsal bilişimin kesiştiği devasa bir &#8220;phygital&#8221; (fiziksel ve dijital birleşik) ekosisteme dönüştürdü. Stadyumların milimetrik dijital ikizlerinden hakemin göz hizasına inen görsel anlatılara; 3D yazıcıyla basılan kramponlardan saniyede 500 kez fısıldayan akıllı topa uzanan bu organizasyon, sporun...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/2026-dunya-kupasi-mekansal-bilisim-cagini-baslatiyor/">2026 Dünya Kupası Mekânsal Bilişim Çağını Başlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Amerika 2026 Dünya Kupası, futbolu salt taktiksel bir yeşil saha mücadelesi olmaktan çıkarıp yaratıcı endüstrilerin, yapay zekânın ve mekânsal bilişimin kesiştiği devasa bir &#8220;phygital&#8221; (fiziksel ve dijital birleşik) ekosisteme dönüştürdü. Stadyumların milimetrik dijital ikizlerinden hakemin göz hizasına inen görsel anlatılara; 3D yazıcıyla basılan kramponlardan saniyede 500 kez fısıldayan akıllı topa uzanan bu organizasyon, sporun milyarlarca dolarlık bir veri, tasarım ve deneyim makinesine dönüştüğü yeni bir çağın manifestosunu sunuyor.</p>
<h2>Canlı Veri Görselleştirme ve Dijital İkizler</h2>
<p>Dünya Kupası sahneleri bu yıl teknolojinin sınırlarını aşarak, insan anatomisi ile yapay zekânın ortak bir koreografi sergilediği fütüristik bir laboratuvara dönüştü. Lenovo ve Hawk-Eye iş birliğiyle hayata geçirilen vizyon, önceki turnuvaların standart ve jenerik çizgilerini geride bıraktı. Turnuva öncesinde 1-2 milimetre hassasiyetle 3D gövde taramasından geçen oyuncuların özgün anatomik yapıları, vücut kütleleri ve proporsiyonları doğrudan sisteme entegre edildi. Stadyumları saran 16 gelişmiş optik takip kamerası, sahada hiçbir kör nokta bırakmazken; bir oyuncunun omzu veya ayağı kalabalığın arkasında gizlense bile sistem, oyuncunun dijital ikizini yapay zekâ ile tamamlayarak milimetrik kararlar üretiyor. Karar anlarında ekrana yansıyan 3D animasyonlar, hakem yardımcısı olmakla kalmayıp, veri görselleştirme sanatının canlı yayıncılıkla senkronize olduğu yeni bir estetik standart tanımlıyor.</p>
<h2>Moleküler Aerodinamik ve Akıllı Performans Tasarımı</h2>
<p>Sahanın merkezinde, sporun fiziksel parametrelerini mikroskobik düzeyde yeniden şekillendiren bir endüstriyel tasarım vizyonu yer alıyor. Adidas’ın turnuva için tasarladığı resmi maç topu Trionda, sadece 4 poliüretan panelden oluşarak tarihin en az panelli, en aerodinamik yapısını temsil ediyor. Üç ev sahibi ülkenin sembollerini (kartal, akçaağaç yaprağı ve yıldız) yüzeyindeki mikro oluklarda taşıyan bu tasarım, laboratuvarlarda rüzgâr ve denge testlerinden geçirilmiş bir mühendislik harikası. Ancak asıl devrim, topun kalbinde gizlenen 13 gramlık akıllı sensörde saklı. Kinexon teknolojisiyle çalışan ve saniyede 500 kez konum yayını yapan bu sensör, ayağın topa temas ettiği o mikrosaniyelik anı merkeze bildiriyor. Bu teknolojik senfoni, oyuncuların ayaklarında yükselen 3D yazıcıyla üretilmiş metamalzeme kramponlar ve oyuncunun biyolojik ritmini, depar yükünü kulübelere 25 Hz hızla aktaran akıllı formalarla birleşerek futbolu bütünsel bir &#8220;Nesnelerin İnterneti&#8221; (IoT) platformuna dönüştürüyor.</p>
<figure id="attachment_19996" aria-describedby="caption-attachment-19996" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19996 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_topu.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_topu.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_topu-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_topu-600x337.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-19996" class="wp-caption-text">2026 Dünya Kupası maç topunun içindeki 13 gramlık akıllı sensör (Kinexon iş birliğiyle) 500 Hz hızla konum yayını yapıyor.</figcaption></figure>
<h2><strong>Dünya Kupası Yayının Yeni Dili; &#8220;Ref Cam&#8221; ve Birinci Tekil Şahıs Adrenalini</strong></h2>
<p>Kuzey Amerika 2026, fiziksel tribünlerin ötesine geçerek ekran başındaki izleyicinin zihnindeki stadyum algısını kökten kırdı. Olimpiyat ve Dünya Kupası yayıncılık tarihindeki audiovizüel kırılma, bu turnuvada hakemlerin üzerine yerleştirilen &#8220;Ref Cam&#8221; (Hakem Kamerası) ile zirveye ulaştı. Taraftarlar artık kritik bir penaltı veya gol anını sadece dışarıdan izleyen pasif birer gözlemci olmaktan çıkıp; hakemin göz hizasındaki baskıyı, açıyı ve adrenalin sarsıntısını doğrudan deneyimleyen interaktif birer aktör. Yapay zekâ destekli AI Pro sisteminin maç verilerini saniyeler içinde tarayarak sunduğu taktiksel içgörüler, rejilerin hikâye anlatımıyla birleşiyor. Gelecekte maçı tamamen kalecinin ya da golü atan forvetin perspektifinden simüle edecek olan bu mekânsal bilişim (Spatial Computing) dili, spor yayıncılığını kişiselleştirilmiş bir deneyim tasarımına eviriyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-19995 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_teknoloji-1024x591.jpg" alt="" width="1024" height="591" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_teknoloji-1024x591.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_teknoloji-300x173.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_teknoloji-600x346.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/2026_dunya_kupasi_teknoloji.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2><strong>Kentsel Simülasyon ve Akıllı Stadyumların Güvenlik Mimarisi</strong></h2>
<p>Bu teknolojik gövde gösterisi, sadece 90 dakikayla ve yeşil zeminle sınırlı kalmayıp devasa metropollere yayılan bir kentsel lojistik tasarımına dönüşüyor. Havacılık ve uzay sistemleri için geliştirilen karmaşık veri simülasyonları, Atlanta, New York ve Dallas gibi ev sahibi şehirlerde insan ve araç trafiğini yönetmek için uyarlandı. Havacılık mühendislerinin tasarladığı dijital ikiz ara yüzleri sayesinde, on binlerce taraftarın maç çıkışındaki hareket dinamikleri canlı verilere göre saniyeler içinde simüle ediliyor ve şehirdeki trafik ışıklarının sürelerinden dijital yönlendirme tabelalarına kadar her şey dinamik olarak değişiyor. Stadyum çevrelerinde devriye gezen yapay zekâ analitik kameralara sahip robotik köpekler, tamamen kağıtsız biyometrik (Face ID) geçiş sistemleri ve akıllı bilet ekosistemleri, 2026 Dünya Kupası’nı dünyanın en güvenli ve en yüksek veri yoğunluğuna sahip canlı etkinlik tasarımı olarak tescilliyor.</p>
<h2><strong>Kusursuzluğun Gölgesinde Kalan O &#8220;Sihirli&#8221; Saniye</strong></h2>
<p>İleri teknoloji cihazlar, dijital araçlar ve tasarım argümanlarının müthiş senkronizasyonunda akıllara bir soru da gelmiyor değil… Saniyede 500 kez fısıldayan sensörler, milimetrik anatomik kopyalar ve her şeyi önceden simüle eden yapay zekâ algoritmaları, futbolun o efsanevi, öngörülemez ve şairane ruhunu elinden mi alıyor? Kusursuzluğun bu kadar kutsandığı bir çağda, tesadüflerin, mucizevi hataların ve o tekrarlanamaz anların heyecanı hayatımızdan çıkıyor mu? Bizce cevap, insan psikolojisinin ve kreatif anlatının büyüleyici bir çelişkisinde saklı. Teknoloji ne kadar hatasız olursa olsun, o topa vuracak olan hâlâ etten ve kemikten, baskı altında kalbi dakikada 180 kez çarpan, aşka, öfkeye ve yorgunluğa yenik düşebilen insan! Yapay zekâ bir pozisyonun geometrisini çözebilir ama Diego Maradona’nın &#8220;Tanrı&#8217;nın Eli&#8221; golündeki o kurnaz deha pırıltısını ya da Zidane’ın o meşhur kafa vuruşundaki dramatik insan trajedisini asla simüle edemez.</p>
<p>Aksine, bu dijitalleşme hikâyeye yeni bir katman ekliyor. Bir golün tekrarını izlemek bile bize heyecan verirken, şimdi o golün tekrarını kalecinin gözünden, hakemin nefes alışından ya da topun içindeki sensörün yarattığı grafik dalgalanmasından izliyoruz. Teknoloji, futbolun sihrini öldürmüyor; o büyülü anı dondurup, mikroskobik düzeyde parçalara ayırarak bize onun &#8220;neden bir mucize olduğunu&#8221; kanıtlıyor.</p>
<p><strong>Kaynakça:</strong></p>
<ul>
<li>World Cup 2026: The Cameras, Sensors, and Digital Twins Behind Every Call (Wired.me)</li>
<li>World Cup Tech Helping Eliminate Bad Calls: VAR, Sensors, 3D Body Scans (Wired.com)</li>
<li>How New World Cup Tech Innovations Can Take Football into a New Dimension: From Ref Cams to AI Analysts (The Independent)</li>
<li>Lenovo Global CIO &amp; FIFA Spatial Computing Infrastructure Report 2026</li>
<li>Adidas Trionda Aerodynamics &amp; Kinexon Sensor Integration Whitepaper 2026</li>
<li>Aerospace Systems Design Laboratory (Georgia Tech) Urban Logistics Study 2026</li>
</ul>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/2026-dunya-kupasi-mekansal-bilisim-cagini-baslatiyor/">2026 Dünya Kupası Mekânsal Bilişim Çağını Başlatıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>80 Yıldır Yarınlardayız Sergisi Salt Galata&#8217;da</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/80-yildir-yarinlardayiz-sergisi-salt-galatada/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 18:46:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19876</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür sanat dünyası, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan muazzam bir arşiv sergisiyle buluşuyor. Salt Galata, Garanti BBVA’nın 80 yıllık kurumsal hafızasını merkezine alan ve merakla beklenen 80 Yıldır Yarınlardayız adlı sergiyi 3 Haziran–30 Eylül tarihlerinde izleyicilerle buluşturuyor. Sergi, bankanın geçmişini Türkiye’nin ekonomik, toplumsal, kültürel ve teknolojik dönüşüm yolculuğuyla harmanlayarak sunuyor. Kurumsal Hafızanın Geleceğe Uzanan İzleri...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/80-yildir-yarinlardayiz-sergisi-salt-galatada/">80 Yıldır Yarınlardayız Sergisi Salt Galata&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Kültür sanat dünyası, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan muazzam bir arşiv sergisiyle buluşuyor. Salt Galata, Garanti BBVA’nın 80 yıllık kurumsal hafızasını merkezine alan ve merakla beklenen <a href="https://saltonline.org/tr/3052/sergi-80-yildir-yarinlardayiz?home" target="_blank" rel="noopener">80 Yıldır Yarınlardayız adlı sergiyi</a> 3 Haziran–30 Eylül tarihlerinde izleyicilerle buluşturuyor. Sergi, bankanın geçmişini Türkiye’nin ekonomik, toplumsal, kültürel ve teknolojik dönüşüm yolculuğuyla harmanlayarak sunuyor.</span></p>
<h2><span>Kurumsal Hafızanın Geleceğe Uzanan İzleri</span></h2>
<p><span>İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, 1946 yılında kurulan Garanti BBVA, genç Cumhuriyet’in modernleşme sürecine en yakından tanıklık eden kurumlardan biri oldu. Finansal sistemlerin evriminden gündelik hayatın ritmine, iletişim dilinin değişiminden görsel kültürün gelişimine kadar uzanan devasa bir birikim bu sergide hayat buluyor. 80 Yıldır Yarınlardayız, kurumun geçmişini bugünün dinamik perspektifiyle yeniden yorumlamayı öneriyor. </span><span>Nisan 2023’te Salt tarafından başlatılan kapsamlı arşiv çalışmasına dayanan sergi, sadece durağan bir kronoloji sunmuyor; aksine tarihi, sürekli dönüşen bir araştırma alanı olarak kurguluyor. Arşiv belgeleri, nadide görsel materyaller ve hafızalara kazınmış objelerden oluşan bu zengin seçki, bankanın tarihinde önemli rol oynamış kişilerle yapılan özel röportajlarla daha da derinleşiyor.</span></p>
<p><span>Sergide dikkat çeken en modern unsurlardan biri, teknolojinin sanatsal bir dille harmanlanması oluyor. Garanti BBVA Arşivi’ndeki binlerce görsel ve yazılı içerik; veri görselleştirme yöntemleri, algoritmik sistemler ve yapay zekâ analizleri kullanılarak işlendi. Böylece ziyaretçiler için çok katmanlı, duyusal bir deneyim alanı oluşturuldu. Kültürel hafıza görsel ve işitsel bir akışla sunulurken, dokunmatik alanlar sayesinde izleyiciler arşivi kendi belirledikleri rotalarda etkileşimli olarak keşfedebiliyor. </span><span>Dört ana tema etrafında şekillenen bu benzersiz anlatı; kurumsal kimlikten reklam iletişimine, toplumsal yatırımlardan sürdürülebilirlik vizyonuna kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. NOHLAB ve DECOL Stüdyo gibi ekiplerin dijital deneyim tasarımlarıyla zenginleşen 80 Yıldır Yarınlardayız, mekâna özgü keşif noktalarıyla ziyaretçilerini büyülüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19877 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/salt_80_yildir_Yarinlardayiz.jpg" alt="" width="1000" height="666" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/salt_80_yildir_Yarinlardayiz.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/salt_80_yildir_Yarinlardayiz-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/06/salt_80_yildir_Yarinlardayiz-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2><span>Salt Araştırma ile Yaşayan Bir Kaynak</span></h2>
<p><span>Projenin arkasında hummalı bir dijitalleştirme emeği yer alıyor. Çalışmalar kapsamında afiş, fotoğraf, reklam filmi ve obje gibi 36 bini aşkın fiziksel materyal Türkçe ve İngilizce olarak kataloglandı. Toplamda 255 bin dijital belgenin envanteri çıkarıldı. Banka çalışanlarının katkılarıyla sürekli büyüyen bu arşiv, yaşayan bir yapıya sahip. </span><span>Kurum hafızasına ışık tutan bu değerli çalışmanın 10 bin belgelik ilk bölümü, yakında Salt Araştırma bünyesinde genel erişime açılacak. Sergi tasarımı PATTU (Cem Kozar, Işıl Ünal Kozar) tarafından üstlenilen bu kapsamlı proje, yeni araştırmalara kapı aralayacak. Pencerelerini geçmişten geleceğe açan 80 Yıldır Yarınlardayız sergisini Eylül sonuna kadar Salt Galata’da ücretsiz olarak deneyimleyebilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/80-yildir-yarinlardayiz-sergisi-salt-galatada/">80 Yıldır Yarınlardayız Sergisi Salt Galata&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asistanlık Dönemi Bitti! Google I/O 2026 ile Yapay Zekada Ajanlık Dönemi Başladı</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/asistanlik-donemi-bitti-google-i-o-2026-ile-yapay-zekada-ajanlik-donemi-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 13:14:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl bu tarihlerde detaylarını paylaştığımız Google I/O 2025 haberimizde “projelerde AI&#8217;ın ne denli güçlü bir yardımcı olacağının sinyallerini verdi. Google I/O 2025 ile yapay zekâ artık bir araç, ortak bir akıl” ifadelerine yer vermiştik. Bu yıl gerçekleşen lansman, güçlü yardımcının işin bizzat operatörü olduğunu ilan etti. Google I/O 2026, teknoloji dünyasının kalbinin attığı Mountain...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/asistanlik-donemi-bitti-google-i-o-2026-ile-yapay-zekada-ajanlik-donemi-basladi/">Asistanlık Dönemi Bitti! Google I/O 2026 ile Yapay Zekada Ajanlık Dönemi Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl bu tarihlerde detaylarını paylaştığımız Google I/O 2025 haberimizde <a href="https://kreaktivist.com.tr/google-i-o-2025-yapay-zekanin-yeni-evresi-basladi/" target="_blank" rel="noopener"><strong><em>“projelerde AI&#8217;ın ne denli güçlü bir yardımcı olacağının sinyallerini verdi. Google I/O 2025 ile yapay zekâ artık bir araç, ortak bir akıl”</em></strong></a> ifadelerine yer vermiştik. Bu yıl gerçekleşen lansman, güçlü yardımcının işin bizzat operatörü olduğunu ilan etti. Google I/O 2026, teknoloji dünyasının kalbinin attığı Mountain View’da görkemli bir lansman gerçekleştirdi. Bu yılki buluşma, Google’ın yapay zekâ odaklı bir yapıya tam dönüşümünü yansıttı. Etkinlik kapsamında duyurulan yenilikler, &#8220;Ajanlık Çağı&#8221; (Agentic Era) olarak isimlendirilen yeni bir dönemi de başlattı. Lansmanın en dikkat çeken ve akıllara kazınan istatistiği, işlem kapasitesindeki devasa artış oldu. Gemini altyapısı, tam 3.2 katrilyon token işleme sınırına ulaşarak dijital dünyanın yeni kurallarını belirledi. CEO Sundar Pichai’nin liderliğinde sahnelenen bu yeni vizyon, yapay zekanın hayatımızın tam merkezinde konumlandığını açıkça kanıtladı.</p>
<p>Kreatif içerik üreticilerinden yazılımcılara kadar herkesin dikkatle takip ettiği lansman, geleceğin dijital dünyasının nasıl şekilleneceğini gösteren güçlü bir rehber niteliğindeydi. Bilgisayarlarımızdan telefonlarımıza kadar kullandığımız her dijital alan, bu yüksek işlem kapasitesiyle çok daha akıllı bir hâl alıyor. Teknolojinin bu yeni evresi, yaratıcı endüstrilerde üretim yapma biçimleri için yeni bir eşiğe işaret ediyor.</p>
<h2>Yapay Zekada Ajanlık (Agentic) Dönemi</h2>
<p>Teknoloji dünyasının büyük bir heyecanla takip ettiği Google I/O 2026 lansmanı, yapay zekanın üstlendiği rolleri değiştirerek yepyeni bir dönemin kapısını araladı. Dijital sistemlerin hayatımızdaki konumu, pasif birer yardımcı olmaktan çıkararak tamamen otonom kararlar alabilen akıllı iş ortaklarına evriliyor. Bu büyük dönüşüm, yaratıcı endüstrilerde &#8220;Ajanlık Çağı&#8221; olarak adlandırılan yeni bir dönemi başlatıyor. Sahnenin en hızlı ve dikkat çeken yeniliği, şüphesiz Gemini 3.5 Flash modeli oldu. Önceki sistemlere kıyasla tam 4 kat daha hızlı yanıt verme yeteneğine sahip olan bu altyapı, dijital etkileşimlerdeki bekleme sürelerini tamamen ortadan kaldırıyor. Hız ve performansın bu yeni seviyesi, yaratıcıların iş akışlarını benzersiz bir akıcılığa kavuşturuyor. Etkinliğin asıl büyük sürprizi ise arka planda kesintisiz biçimde çalışan kişisel ajan Gemini Spark oldu. Bu akıllı sistem, kullanıcıların dijital evrendeki en yakın mesai arkadaşı olmaya aday görünüyor. Gemini Spark, e-posta kutularınızı yönetmek gibi rutin işleri üstleniyor, adınıza formlar dolduruyor, karmaşık seyahat planlamaları yapıyor ve iş akışlarınızı kendi kendine başarıyla tamamlıyor. Bu otonom yapay zekâ hamlesi, gelecekte insanların stratejik ve yaratıcı düşünmeye çok daha fazla zaman ayırabileceğini açıkça müjdeliyor.</p>
<figure id="attachment_19821" aria-describedby="caption-attachment-19821" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19821 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_I_O26_Live-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_I_O26_Live-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_I_O26_Live-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_I_O26_Live-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_I_O26_Live.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19821" class="wp-caption-text">Sunumun merkezinde, her türlü girdiden içerik üretebilen Gemini Omni ve karmaşık iş akışlarını yürütebilen Gemini 3.5 modelleri yer aldı.</figcaption></figure>
<h2>Her Şeyden Her Şeye… Gemini Omni ile Multimodal Tasarım Devrimi</h2>
<p>Yaratıcı endüstrilerin üretim dinamikleri, tanıtılan yepyeni bir modelle altüst oluyor. Gözler önüne serilen Gemini Omni, video, ses ve metin girdilerini aynı potada eriten olağanüstü bir multimodal güç olarak karşımıza çıkıyor. Bu teknoloji, kreatif profesyonellere saniyeler içinde akılalmaz bir üretim özgürlüğü sunuyor. Gemini Omni modelinin en çarpıcı yönü, gerçek dünya fizik kurallarını kusursuz biçimde simüle edebilmesi. Yapay zekâ; yerçekimi, sürtünme kuvveti ve sıvıların hareketi gibi fiziksel detayları derinlemesine algılıyor. Böylece ürettiği sinematik videolarda veya animasyonlarda tamamen doğal, inandırıcı sahneler yaratıyor. Kullanıcılar, basit komutlar yardımıyla kendi seslerini kullanan, gerçeğinden ayırt edilemeyen dijital avatarlar tasarlayabiliyor. Görsel ve işitsel unsurları kusursuz bir uyumla birleştiren bu yapay zekâ harikası, içerik üretim süreçlerindeki sınırları tamamen ortadan kaldırıyor. Google I/O 2026 lansmanının en büyüleyici ilanlarından biri olan Gemini Omni, hayal gücü ile somut içerik arasındaki mesafeyi hiç olmadığı kadar kısaltıyor. Sanatçılar ve tasarımcılar için dijital tuval şimdi çok daha geniş, çok daha akıllı.</p>
<figure id="attachment_19824" aria-describedby="caption-attachment-19824" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19824 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Suz_I_O26-Live_4-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Suz_I_O26-Live_4-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Suz_I_O26-Live_4-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Suz_I_O26-Live_4-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Suz_I_O26-Live_4.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19824" class="wp-caption-text">Google I/O 2026 sahnesinde tanıtılan Gemini Omni, multimodal yapay zeka kavramını baştan tanımlıyor . &#8220;Her girdiden her şeyi üretme&#8221; vizyonuyla doğan bu model; metin, ses, görüntü ve videoları birleştirerek saniyeler içinde yüksek kaliteli içerikler oluşturuyor.</figcaption></figure>
<h2>Google Arama Deneyiminde Çeyrek Asırlık Dönüşüm</h2>
<p>İnternet dünyasının temel taşı olan arama motoru alışkanlıkları, çeyrek asırlık bir sürenin ardından en radikal dönüşümünü yaşıyor. Çeyrek asırdır hayatımızda olan geleneksel mavi link listeleme dönemi, 2026 yılının bu büyük adımıyla tamamen kapanıyor. Klasik arama kutusu, kullanıcıların niyetlerini daha yazma aşamasında tahmin edebilen son derece akıllı bir asistana evriliyor. Yeni dönemin en büyük aktörleri olan bilgi ajanları, internet ekosistemini kullanıcılar adına 7/24 tarıyor. Merak ettiğiniz niş haberleri, anlık fiyat değişimlerini veya stok durumlarını arka planda sürekli takip ederek size özel dinamik paneller halinde sunuyor. Alışveriş deneyimini kökten değiştirecek olan Universal Cart dönemi ise e-ticarette yeni bir çağ başlatıyor. Yapay zekâ, satın almak istediğiniz parçaların birbirleriyle uyumunu denetleyerek hatalı alışveriş yapmanızı önlüyor. Farklı web sitelerindeki ürünleri tek bir sepet içinde birleştirerek Google Pay üzerinden tek tıkla almanıza olanak tanıyor. İnternette arama dönemi kapanıyor; yapay zekayla birlikte bilgiyi yaşama ve doğrudan sonuca ulaşma dönemi başlıyor.</p>
<figure id="attachment_19822" aria-describedby="caption-attachment-19822" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19822 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Robby_I_O26-Live_51-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Robby_I_O26-Live_51-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Robby_I_O26-Live_51-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Robby_I_O26-Live_51-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Robby_I_O26-Live_51.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19822" class="wp-caption-text">Geleneksel arama kutusu, niyetinizi kavrayan ve sorularınızı formüle etmenize yardım eden akıllı bir asistana evrildi</figcaption></figure>
<h2>Giyilebilir Teknoloji ve Android 17 Ortaklığı</h2>
<p>Dijital ekosistemin mobil sınırları, tanıtılan yepyeni donanım ve yazılım hamleleriyle tamamen genişliyor. Sahne alan Android 17 işletim sistemi, giyilebilir teknoloji pazarında yepyeni bir sayfa açıyor. Akıllı telefonlar, saatler ve gözlükler arasındaki bağ hiç olmadığı kadar güçleniyor. Google I/O 2026 etkinliğinde dikkat çeken duyurularından biri de Samsung iş birliğiyle geliştirilen yeni nesil akıllı gözlükler oldu. Gücünü tamamen Gemini yapay zekasından alan bu artırılmış gerçeklik gözlükleri, estetik tasarımıyla günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olmaya aday görünüyor. Android 17 ile hayatımıza giren Android Halo arayüzü ise durum çubuğunda konumlanarak, arka planda sizin için çalışan yapay zekâ ajanlarının ilerleme durumunu anlık olarak görmenizi sağlıyor. Cihazlar arası geçiş süreçlerini kusursuzlaştıran Continue On özelliği, ekosistemin en pratik yeniliklerinden biri. Telefonunuzda başlattığınız bir yapay zekâ görevini, akıllı gözlüğünüze veya tabletinize geçtiğinizde hiçbir kesinti yaşamadan sürdürebiliyorsunuz. Bu yenilikler, teknolojiyi ekranların arkasından çıkarıp doğrudan yaşam alanlarımızın içine entegre ediyor.</p>
<figure id="attachment_19823" aria-describedby="caption-attachment-19823" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19823 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_gozluk_2026-1024x682.jpg" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_gozluk_2026-1024x682.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_gozluk_2026-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_gozluk_2026-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/google_gozluk_2026.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19823" class="wp-caption-text">Samsung iş birliğiyle tanıtılan akıllı gözlükler, Gemini ile sesli iletişim kurarak navigasyon ve çeviri işlemlerini kolaylaştırıyor.</figcaption></figure>
<h2>Profesyonel Yaratıcılık Araçları ve Workspace Live</h2>
<p>Kreatif endüstrilerin üretim standartları, profesyonellere sunulan yepyeni araçlarla bambaşka bir boyuta taşınıyor. Görücüye çıkan yenilikler; tasarımcıların, video editörlerinin ve kurumsal ekiplerin iş yapış şekillerini değiştiriyor. Görsel sanatlar dünyası için bağımsız bir imaj üretim ve düzenleme uygulaması olarak tanıtılan Google Pics, tasarımcılara hayal güçlerini anında tuvale aktarma özgürlüğü veriyor. Video profesyonellerinin iş akışlarını hızlandırmak adına geliştirilen Google Flow güncellemeleri ise karmaşık kurgu süreçlerini saniyeler süren pratik adımlara indirgiyor. İş dünyasının vazgeçilmezi olan ofis uygulamaları da bu büyük değişimden payını alıyor. Gmail, Docs ve Keep süreçlerine entegre edilen Workspace Live özellikleri, tamamen sesli bir çalışma deneyimi sunuyor. Siz konuşurken arka planda dağınık notları toplayan bu sistem, verileri yapılandırılmış profesyonel raporlara dönüştürüyor. Profesyonel yaratıcılık araçları, teknik amelelik süreçlerini ortadan kaldırarak yaratıcı zihinlerin doğrudan stratejiye ve sanata odaklanmasını sağlıyor.</p>
<h2><span>Google I / 0 2026 ile </span>Yapay Zekânın Demokratikleşiyor</h2>
<p>Yapay zekâ ekosisteminin zirve noktasını temsil eden teknolojiler, küresel ölçekte çok daha geniş kitlelere ulaşmaya hazırlanıyor. Paylaşılan erişilebilirlik hamleleri, en gelişmiş dijital zekâ modellerini herkes için ulaşılabilir kılmayı hedefliyor. Şirket, yapay zekayı gündelik yaşamın ve akademik dünyanın kalbine yerleştirmek adına stratejik adımlar atıyor. Piyasadaki rekabeti tamamen kızıştıracak yeni abonelik politikası kapsamında, en üst düzey yapay zekâ paketinin fiyatı aylık 200 dolar seviyesine çekildi. Bu hamleyle daha geniş kitleleri kucaklamak isteyen teknoloji devi, aylık 100 dolarlık yeni bir giriş planını da ekosisteme dahil etti. Bu bütçe dostu ara formül, bağımsız geliştiricilerin ve küçük ölçekli yaratıcı ekiplerin en güçlü yapay zekâ araçlarına zahmetsizce erişmesini sağlıyor.</p>
<p>Ticari başarıların çok daha ötesine geçen etkinlikte, insanlığın ortak geleceğini yakından ilgilendiren Gemini for Science programı da duyuruldu. Kuantum fiziğinden tıp araştırmalarına kadar pek çok bilimsel alanda devrim yaratması beklenen bu program, karmaşık veri analizlerini saniyeler içinde tamamlıyor. Sunduğu erişilebilir planlar ve bilimsel vizyon sayesinde yapay zekayı lüks bir tüketim maddesi olmaktan çıkarıp insanlığın hizmetine sunulan küresel bir kütüphaneye dönüştürüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-19826 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/RZ8_9015-1024x682.jpg" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/RZ8_9015-1024x682.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/RZ8_9015-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/RZ8_9015-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/RZ8_9015.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><span style="color: #1a1a1a; font-weight: bold; letter-spacing: 0.02em; font-size: 16px;">SynthID ve CodeMender ile Yapay Zekâ Güvenliği</span>Yapay zekanın ulaştığı baş döndürücü hız, dijital dünyanın en kritik ihtiyacı olan güvenlik başlığını da beraberinde getiriyor. İlan edilen yeni nesil koruma teknolojileri, otonom sistemlerin yarattığı riskleri sıfıra indirmeyi amaçlıyor. Güvenlik ve şeffaflık, bu büyük dijital ekosistemin sarsılmaz temel direkleri olarak konumlandırılıyor.</p>
<p>Dezenformasyonla mücadelede devrimsel bir adım olan SynthID teknolojisi, yapay zekâ eliyle üretilen içeriklerin takibini kolaylaştırıyor. Bu sistem; üretilen her ses, video ve görsele insan gözünün ya da kulağının fark edemeyeceği benzersiz dijital filigranlar işliyor. Böylece sahte içeriklerin tespiti saniyeler içinde yapılarak dijital bilgi kirliliğinin önüne geçiliyor.</p>
<p>Yazılım dünyasının siber güvenlik endişelerine çare olan CodeMender ise kodlama süreçlerinde otonom bir koruma kalkanı görevi üstleniyor. Bu akıllı asistan, yazılımlardaki kritik güvenlik açıklarını ve kod hatalarını gerçek zamanlı tespit ediyor. Arka planda çalışarak bu açıkları otomatik olarak yamalıyor ve sistemleri güvenli hale getiriyor. Sunduğu bu güçlü güvenlik altyapısıyla yapay zekayı hızlandırırken, dijital dünyayı herkes için çok daha güvenli bir liman haline getiriyor.</p>
<p><a href="https://google-i-o-2026-press-site.prezly.com/" target="_blank" rel="noopener">Google I/0 2026 etkinliğinin tüm detaylarını resmi web sitesinden inceleyebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/asistanlik-donemi-bitti-google-i-o-2026-ile-yapay-zekada-ajanlik-donemi-basladi/">Asistanlık Dönemi Bitti! Google I/O 2026 ile Yapay Zekada Ajanlık Dönemi Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Tasarım Problemi 8. Edisyonunu Gerçekleştirdi</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/bir-tasarim-problemi-8-edisyonunu-gerceklestirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 May 2026 07:54:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tasarım, modern dünyada form ve fonksiyonun birleşiminden fazlası; duyguların, anıların ve atmosferin inşa edildiği derin bir düşünme pratiği olarak tanımlanıyor. Mimarlık ve tasarım iletişiminde vizyoner projeler üreten ArcheThink tarafından hayata geçirilen Bir Tasarım Problemi serisi, sekizinci buluşmasında bu görünmez bağları mercek altına aldı. SALT Galata’nın ilham verici atmosferinde gerçekleşen etkinlik, tasarımın sonuçlardan öte, kullanıcıyla kurulan...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/bir-tasarim-problemi-8-edisyonunu-gerceklestirdi/">Bir Tasarım Problemi 8. Edisyonunu Gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tasarım, modern dünyada form ve fonksiyonun birleşiminden fazlası; duyguların, anıların ve atmosferin inşa edildiği derin bir düşünme pratiği olarak tanımlanıyor. Mimarlık ve tasarım iletişiminde vizyoner projeler üreten ArcheThink tarafından hayata geçirilen Bir Tasarım Problemi serisi, sekizinci buluşmasında bu görünmez bağları mercek altına aldı. SALT Galata’nın ilham verici atmosferinde gerçekleşen etkinlik, tasarımın sonuçlardan öte, kullanıcıyla kurulan duygusal bir bağ olduğunu bir kez daha kanıtladı. Farklı disiplinlerden gelen uzmanların katılımıyla zenginleşen program, yaratıcı endüstri profesyonelleri ve tasarım meraklıları için ufuk açıcı bir zemin sundu.</p>
<h2>Disiplinlerötesi Bir Perspektif: Bir Tasarım Problemi</h2>
<p>ArcheThink kurucusu Selin Uysal’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, tasarımı tek bir disiplinin dar sınırlarından kurtararak kolektif bir zekâ alanına taşıdı. Uysal, tasarım süreçlerinin ardındaki katmanları açmanın önemine değinirken, her yeni edisyonda üretimin zihinsel evrimini takip ettiklerini vurguladı. Bu edisyonda odak noktası, nesnelerin ötesine geçerek mekânın ve ürünün insan psikolojisi üzerinde bıraktığı o tanımlanması zor &#8220;hissiyat&#8221; oldu. Bir Tasarım Problemi, tasarımın statik bir çözümden ziyade, sürekli gelişen ve nefes alan bir deneyim tasarımı olduğunu katılımcılara samimi bir dille aktardı.</p>
<h2>Dijitalden Fiziksele: Algı ve Deneyim Katmanları</h2>
<p>Oyun Tasarımcısı Eray Dinç, dijital evrenlerin sanılanın aksine ne kadar &#8220;mekânsal&#8221; olabileceğini gösterdi. Sinema ve oyun arasındaki geçirgen yapıyı &#8220;Nazar&#8221; projesi üzerinden anlatan Dinç, oyuncuyu pasif bir izleyiciden aktif bir anlatıcıya dönüştürmenin yollarını paylaştı. Işık, zaman ve algı üzerinden kurgulanan bu deneyim, İstanbul ve Londra gibi kentleri dijital birer oyun alanına dönüştürürken, teknolojinin atmosfer yaratma gücünü gözler önüne serdi. Oyunun sadece bir eğlence değil, zihinsel bir üretim pratiği olduğu tezi, etkinliğin en dikkat çekici başlıklarından biriydi. Endüstriyel Tasarımcı Merve Nur Sökmen ise odağını günlük yaşamın en somut parçalarına çevirdi. Özellikle mekânın estetiğini bozan bir nesne olarak görülen klimaların, kullanıcı deneyimi odaklı nasıl yeniden kurgulanabileceğini anlattı. Sökmen’e göre tasarım, huzur ve sürdürülebilirlik gibi kavramları bir ürünün içine gizleyerek mekânın ruhunu doğrudan etkileyen gizli bir kahramandı.</p>
<h2>Mimari Hafıza: Karanlıktan Aydınlığa Yolculuk</h2>
<p>Mimar Ömer Selçuk Baz, Manisa Kurtuluş Müzesi projesi üzerinden mimarlığın bir &#8220;hafıza anlatısı&#8221; kurma gücünü katılımcılarla paylaştı. Müzenin sadece eserlerin sergilendiği bir yapı olmadığını; boşluklar, ışık oyunları ve malzeme seçimleriyle tarihsel bir yangının izlerini taşıyan bir deneyim tüneli olduğunu belirtti. Karanlıktan aydınlığa ilerleyen bu mekânsal kurgu, mimarlığın insanı zaman ve mekân arasında nasıl bir yolculuğa çıkarabileceğini somut bir örnekle sundu. Bir Tasarım Problemi etkinliğinin bu edisyonu, tasarımın dokunduğu her alanda yarattığı o görünmez etkiyi, profesyonel ama bir o kadar da içten bir dille tartışmaya açtı. Tasarımın estetik seçimlerden çok daha fazlası olduğunu hatırlatan bu buluşmanın ardından, yaratıcı endüstri tutkunları şimdiden sonbaharda gerçekleşecek bir sonraki edisyonu beklemeye başladı.</p>
<p>Eğer bu ilham verici sunumları kaçırdıysanız, serinin tüm bölümlerini @BirTasarimProblemi YouTube kanalından izleyebilir veya sosyal medya hesapları üzerinden güncel içeriklere ulaşabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/bir-tasarim-problemi-8-edisyonunu-gerceklestirdi/">Bir Tasarım Problemi 8. Edisyonunu Gerçekleştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğanın Teknolojiyle Dansını Odağına Alan Avrupa Günü Sergisi Açıldı</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/doganin-teknolojiyle-dansini-odagina-alan-avrupa-gunu-sergisi-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 10:04:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’nın endüstriyel mirasını modern bir sanat vahasına dönüştüren CerModern, bugünlerde yaratıcı endüstrilerin teknolojiyle kurduğu derin bağı sorgulayan çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav’ın ev sahipliğinde kapılarını açan Avrupa Günü Sergisi, dijital sanatın estetik olanaklarını küresel iklim krizi ve toplumsal hafıza temalarıyla harmanlıyor. 5-17 Mayıs 2026 tarihleri...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/doganin-teknolojiyle-dansini-odagina-alan-avrupa-gunu-sergisi-acildi/">Doğanın Teknolojiyle Dansını Odağına Alan Avrupa Günü Sergisi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın endüstriyel mirasını modern bir sanat vahasına dönüştüren <a href="https://www.cermodern.org/" target="_blank" rel="noopener">CerModern</a>, bugünlerde yaratıcı endüstrilerin teknolojiyle kurduğu derin bağı sorgulayan çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav’ın ev sahipliğinde kapılarını açan Avrupa Günü Sergisi, dijital sanatın estetik olanaklarını küresel iklim krizi ve toplumsal hafıza temalarıyla harmanlıyor. 5-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek bu seçki, sanatseverleri yalnızca bir izleyici olmaya değil; aynı zamanda teknolojinin doğayla kurduğu yeni katmanları deneyimlemeye davet ediyor. Büyükelçi Orav, açılış konuşmasında bu yetenekli Türk sanatçıların dijital medyayı kullanarak iklim değişikliği gibi yaşamsal sorunlara nasıl yaratıcılık ve derinlik kattıklarını vurgulayarak duydukları gururu paylaştı.</p>
<h2>Maddeye Dönüşmek: Geleceği Yeniden Kurgulayan Bir Katman</h2>
<p>Serginin omurgasını oluşturan üretimlerden ilki, İstanbul merkezli kavramsal sanatçı Ecem Dilan Köse’nin &#8220;Maddeye Dönüşmek&#8221; adlı sürükleyici yerleştirmesi oluyor. Köse’nin pratiği, günümüz sanat dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan &#8220;gelecek bir çöküştür&#8221; anlatısına karşı güçlü bir direnç gösteriyor. Sanatçı, teknolojiyi doğadan koparan bir dış etken olarak görmek yerine, onu doğanın zaman içinde evrilerek açığa çıkan yeni bir yüzeyi olarak tanımlıyor. Avrupa Günü Sergisi içindeki bu eser, kodların ve piksellerin fiziksel gerçeklikle nasıl organik bir bütün oluşturabileceğini gösterirken, geleceğin hâlâ umutla ve yaratıcılıkla tasarlanabileceğine dair vizyoner bir kapı aralıyor.</p>
<figure id="attachment_19738" aria-describedby="caption-attachment-19738" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19738 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-1024x606.jpeg" alt="" width="1024" height="606" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-1024x606.jpeg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-300x178.jpeg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-600x355.jpeg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse.jpeg 1134w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19738" class="wp-caption-text">Ecem Dilan Köse, Pulse</figcaption></figure>
<h2>İz Stüdyo ve Tuzun Sayısal Şiirselliği</h2>
<p>Serginin anlatısını tamamlayan diğer önemli parça ise Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü bünyesinde Prof. Andreas Treske liderliğindeki İz Stüdyo tarafından sunulan &#8220;İz&#8221; serisi. Tuz Gölü’nün sessiz coğrafyasından toplanan verilerin üretken medya pratikleriyle sanata dönüştüğü bu çalışma, tam anlamıyla bir &#8220;phygital&#8221; deneyim sunuyor. Tuz kristallerinin mikroskobik dokuları ve saha kayıtları, TouchDesigner yazılımıyla işlenerek manzara ile soyutlama arasındaki ince çizgide yeni bir görsel dil inşa ediyor. Avrupa Günü Sergisi bünyesindeki bu yerleştirme, bir anın ardından geriye kalanları ve dijital ölçüm araçlarının neleri görünür kıldığını sorgularken, izleyiciyi verinin estetikle buluştuğu noktada bir keşfe çıkarıyor.</p>
<figure id="attachment_19740" aria-describedby="caption-attachment-19740" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19740 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-1024x576.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-600x338.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19740" class="wp-caption-text">Tuz Gölü Çalışması, Salt Lake Study, İz Stüdyo</figcaption></figure>
<h2>COP31 Yolunda Küresel Bir Diyalog</h2>
<p>Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31 öncesinde bu sergi, sanat ve çevre kesişiminde kritik bir tartışma alanı açıyor. Her iki üretim de doğa, teknoloji ve kalıcılık kavramlarını odağına alarak Avrupa Günü kutlamalarına entelektüel bir imza bırakıyor. Avrupa Günü Sergisi, geleneksel anlatıların dışına çıkarak teknolojiyi bir araçtan ziyade bir ifade biçimi olarak konumlandıran vizyonuyla, Ankara’nın kültür-sanat hayatına rafine bir soluk getiriyor.</p>
<h2>CerModern’de Ücretsiz Deneyim ve Sanatçı Kadrosu</h2>
<p>CerModern &#8211; Flow Dijital Sergi Alanı’nda ücretsiz olarak takip edilebilecek Avrupa Günü Sergisi, yaratıcı ekonominin ve dijital kültürün başkentteki en güncel yansımalarını sunuyor. Andreas Treske, Melih Aydınat, Dersu Doğan ve İpek Naz Çelen gibi isimlerin de aralarında bulunduğu kalabalık bir sanatçı grubunun kolektif emeğiyle şekillenen &#8220;İz&#8221; seçkisi, stüdyonun uluslararası danışmanları Jean Molitor ve Prof. Vince Briffa’nın vizyonunu da Ankaralılarla buluşturuyor. Sanatın ve teknolojinin bu birleştirici gücü, toplumsal değişimin ve ekolojik bilgeliğin anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/doganin-teknolojiyle-dansini-odagina-alan-avrupa-gunu-sergisi-acildi/">Doğanın Teknolojiyle Dansını Odağına Alan Avrupa Günü Sergisi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Yüzey Değil, Bir Düşünce Biçimi: Gülistan Genç’in Mozaiği</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/bir-yuzey-degil-bir-dusunce-bicimi-gulistan-gencin-mozaigi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 08:58:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19730</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gülistan Genç, mozaiği tarihsel bir teknik olmanın ötesine taşıyarak malzeme, hafıza ve zaman üzerinden yeniden kurguluyor. Bu üretim, geleneği tekrar etmekten çok, onunla kurulan düşünsel bir diyaloğun izini sürüyor. @Mine Bora Diri Türkiye’de mozaik sanatı, çoğunlukla antik yapılar ve arkeolojik buluntular üzerinden tanımlanır; bu güçlü tarihi miras, mozaiği büyük ölçüde geçmişe ait bir yüzey pratiği...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/bir-yuzey-degil-bir-dusunce-bicimi-gulistan-gencin-mozaigi/">Bir Yüzey Değil, Bir Düşünce Biçimi: Gülistan Genç’in Mozaiği</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Gülistan Genç, mozaiği tarihsel bir teknik olmanın ötesine taşıyarak malzeme, hafıza ve zaman üzerinden yeniden kurguluyor. Bu üretim, geleneği tekrar etmekten çok, onunla kurulan düşünsel bir diyaloğun izini sürüyor.</strong></em></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/emineminebora/">@Mine Bora Diri</a></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-19733 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Gulistan_Genc_mozaik-1024x914.jpeg" alt="" width="1024" height="914" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Gulistan_Genc_mozaik-1024x914.jpeg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Gulistan_Genc_mozaik-300x268.jpeg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Gulistan_Genc_mozaik-600x536.jpeg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Gulistan_Genc_mozaik.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Türkiye’de mozaik sanatı, çoğunlukla antik yapılar ve arkeolojik buluntular üzerinden tanımlanır; bu güçlü tarihi miras, mozaiği büyük ölçüde geçmişe ait bir yüzey pratiği olarak konumlandırır. Oysa günümüzde, bu kadim disiplin salt korunması gereken bir gelenek değil, aynı zamanda yeniden düşünülmeyi bekleyen bir ifade alanıdır.</p>
<p>Gülistan Genç’in üretimi, tam da bu eşiği işaret eder. Mozaiği tarihsel bir referans olarak yeniden üretmek yerine, onun kültürel hafızasıyla diyalog kuran ve bugünün düşünsel zemini içinde anlam kazanan bir yapı olarak ele alır. Bu yaklaşım, mozaiği yalnızca bir teknik olmaktan çıkararak, malzeme, zaman ve anlam arasında kurulan katmanlı bir düşünce biçimine dönüştürür.</p>
<p>Anadolu’daki antik mozaiklerle kurduğu ilişki, bir geleneği tekrar etmekten çok onun kültürel hafızasıyla diyalog kurmaya dayanıyor. Zeugma, Antakya ve Urfa çevresinde yerinde gözlemlediği mozaikler; taşın, toprağın, mitolojinin ve insan hikâyelerinin ortak bir hafızada nasıl birleştiğini hissetmesini sağlamış. Bu nedenle mozaik, sanatçı için sadece tarihsel bir referans değil; yaşayan bir düşünme biçimi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19742 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/gulistan_genc_mozaik_eserler.jpeg" alt="" width="686" height="557" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/gulistan_genc_mozaik_eserler.jpeg 686w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/gulistan_genc_mozaik_eserler-300x244.jpeg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/gulistan_genc_mozaik_eserler-600x487.jpeg 600w" sizes="auto, (max-width: 686px) 100vw, 686px" /></p>
<p>Malzeme, bu düşünceyi somutlaştıran temel alanlardan biri. Doğal taşın yanı sıra smalti, cam ve farklı malzemeleri bir araya getirirken, kimi zaman gündelik nesneleri de üretimine dahil ediyor; mesela bir çalışmasında ütü masasını bu kurguya dahil ederek nesnenin işlevini dönüştüren bir ilişki kuruyor. Ancak burada belirleyici olan çeşitlilikten çok malzemeyle kurulan ilişki. Genç, malzemeyi zorlamaktan çok onun önerdiği hareketi takip ettiğini ve üretimin karşılıklı bir diyalog içinde şekillendiğini vurguluyor; bu süreç, kimi zaman malzemeyle kurulan bir karşılaşma ve “ortak bir karar” anı olarak da tarif edilebilir. Bu nedenle malzeme, sanatçının pratiğinde yalnızca yapıyı oluşturan bir unsur değil; düşünmenin ve ifade etmenin bir aracı. Değişik zamanlara ait izler yüzeyde katmanlı bir anlatı kurarken, ileri dönüşüm yaklaşımıyla kullanılan nesneler yeni bir varoluş biçimi kazanıyor. Nesneler yalnızca yeniden kullanılmıyor, farklı bir anlam katmanına taşınıyor ve sanat objesine dönüşüyor.</p>
<p>Genç’in üretiminde mozaik, yapıtla kurduğu ilişki üzerinden de dönüşüyor. Öğrencilik yıllarında aldığı temel sanat eğitimi, yüzeyi kaplanan bir alan olarak değil, formun ayrılmaz bir parçası olarak düşünmesini sağlamış. Bu yaklaşım zamanla onu mekânla ilişki kuran, katmanlı ve üç boyutlu bir anlatım diline yöneltmiş. Yüzey artık pasif bir zemin değil; parçaların bir araya gelerek anlam ürettiği canlı bir yapı. Her parça, yalnızca yerleştirilen bir öğe değil, bütünün ritmini belirleyen aktif bir unsur haline geliyor. Bu yapı sanatçının ifadesiyle, yüzeyin “her parçanın dans ettiği bir arenaya” dönüşmesiyle somutlaşır.</p>
<p>Geleneksel teknikle kurduğu ilişki de bu dönüşümün önemli bir parçası. Binlerce yıllık yöntemleri kullanmaya devam ederken, bu teknik aracılığıyla geçmişin hikâyelerini tekrar etmek yerine bugünün düşünsel ve duyusal dünyasını ifade etmeye odaklanıyor. Onun için mozaik, geçmişten devralınmış sabit bir dil değil; yaşayan ve dönüşen bir ifade alanı.</p>
<p>Bu noktada belirleyici olan, teknik ile anlam arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğudur. Teknik geçmişten gelirken, anlam her zaman bugünde kuruluyor. Wilhelm Worringer’in soyutlama üzerine düşünceleri bu yaklaşımı anlamlandırmak için güçlü bir çerçeve sunar. Sanatçı, doğayı birebir taklit etmek yerine onu indirger, özüne yönelir ve yeni bir düzen kurar. Gülistan Genç’in üretiminde de belirleyici olan, nesneleri betimlemekten çok, aralarındaki ilişkiyi yeniden kurgulayarak farklı bir gerçeklik önermektir.</p>
<p>Hız ve seri üretim odaklı bugünün dijital dünyasında, bu üretim biçimi ayrı bir anlam kazanır. El emeğine dayalı mozaik, zamanın izini taşıyan bir yüzey olmanın ötesine geçerek, sanatçının dokunuşu, kararı ve ritmini görünür kılar. Her parça sabırla yerleştirilirken yüzey kurmanın yanında; zamanın ve emeğin katmanlaştığı bir düşünce alanı açılır. Türkiye’de çağdaş mozaik üretiminin görünürlüğü hala sınırlı olsa da giderek gelişen bir alan olarak dikkat çekiyor. Arkeolojik mirasın güçlü etkisi, mozaiğin çoğu zaman geçmişe ait bir sanat olarak algılanmasına yol açarken; son yıllarda artan sergiler, sempozyumlar ve uluslararası bağlantılar bu algının dönüşmesine katkı sağlıyor. Farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde okunan bu üretimin ortak zemini ise taşın ve fosilin taşıdığı zamansal hafızadır. Neolitik dönemlerden Gordion’daki çakıl mozaiklere, Roma’daki statü göstergesi yüzeylerden Bizans’ın ışıldayan iç mekânlarına uzanan bu süreklilik, mozaiği yalnızca bir teknik değil, katmanlı bir düşünme biçimi haline getirir.</p>
<p>Eğer mozaik bugün yeniden icat ediliyor olsaydı, büyük olasılıkla dekoratif bir teknik olarak değil, parçalanmış gerçekliğin estetik bir ifadesi olarak okunurdu. Modern düşüncenin çoğul perspektiflere dayanan yapısı, mozaiğin doğasıyla güçlü bir paralellik kuruyor. Her parça kendi varlığını korur, ancak anlam birlikte kurulduğunda ortaya çıkar. Gülistan Genç’in pratiği işte bu birlikteliğin izini sürer; parçayı koruyarak bütünü kurmak, geçmişi bugünde var etmek ve mozaiği yaşayan bir düşünce biçimi olarak sürdürmek.</p>
<p>Gülistan Genç&#8217;in güncel çalışmalarını <a href="https://www.gulistangenc.com/" target="_blank" rel="noopener">web sitesinden</a> takip edebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/bir-yuzey-degil-bir-dusunce-bicimi-gulistan-gencin-mozaigi/">Bir Yüzey Değil, Bir Düşünce Biçimi: Gülistan Genç’in Mozaiği</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt Beyoğlu’nda Yeni Sergi: Barajdan Sızanlar</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-yeni-sergi-barajdan-sizanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:39:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19657</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un kültür duraklarından Salt Beyoğlu, sanatseverleri Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan derin bir bellek yolculuğuna davet ediyor. Sanatçıların üretimleri aracılığıyla sömürgeci pratiklerin ötesinde bir “yerdeşlik” tahayyül eden Barajdan Sızanlar sergisi, ulus-devlet sınırlarını aşan ortak tarihsel deneyimlerin peşine düşüyor. Coğrafyalar arası dayanışma imkânlarını araştıran seçki, izleyiciyi kolektif bir varoluş zemini üzerine düşünmeye teşvik ederken, fiziksel peyzajın...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-yeni-sergi-barajdan-sizanlar/">Salt Beyoğlu’nda Yeni Sergi: Barajdan Sızanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un kültür duraklarından Salt Beyoğlu, sanatseverleri Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan derin bir bellek yolculuğuna davet ediyor. Sanatçıların üretimleri aracılığıyla sömürgeci pratiklerin ötesinde bir “yerdeşlik” tahayyül eden <a href="https://saltonline.org/tr/3036/sergi-barajdan-sizanlar?home" target="_blank" rel="noopener">Barajdan Sızanlar sergisi</a>, ulus-devlet sınırlarını aşan ortak tarihsel deneyimlerin peşine düşüyor. Coğrafyalar arası dayanışma imkânlarını araştıran seçki, izleyiciyi kolektif bir varoluş zemini üzerine düşünmeye teşvik ederken, fiziksel peyzajın ruhsal katmanlarını da gün yüzüne çıkarıyor.</p>
<figure id="attachment_19658" aria-describedby="caption-attachment-19658" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19658 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi.jpg" alt="" width="1000" height="666" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-19658" class="wp-caption-text">Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)</figcaption></figure>
<h2>Coğrafyanın Belleği ve Barajdan Sızanlar</h2>
<p>Sergi, ortak bir zeminin oluşumunda arazinin hafıza ve arşivle kurduğu sarsılmaz ilişkiyi merkeze alıyor. Barajlar, petrol kuyuları, jeotermal santraller ve gözetim sistemleri gibi altyapı unsurları, sadece fiziksel doğayı değil, o peyzaj etrafında filizlenen sosyal ve kültürel bağları da radikal biçimde dönüştürüyor. Ancak bu dönüşüm, toplumsal belleğin silinmesi anlamına gelmiyor. Aksine, Barajdan Sızanlar kapsamında gördüğümüz üzere, hatırlama eylemi araziye en derinden kazınmış durumda. Nehirler, kahvehaneler ve hatta sokaklar, resmi tarihin unutturmaya çalıştığı anıları titizlikle koruyan yaşayan birer arşive dönüşüyor.</p>
<figure id="attachment_19659" aria-describedby="caption-attachment-19659" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19659 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-1024x682.jpg" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-1024x682.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19659" class="wp-caption-text">Evrim Kaya, İzle! (2026), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)</figcaption></figure>
<h2>Direnişin ve Sızıntının Metaforik Gücü</h2>
<p>Adını insan hakları avukatı Noura Erakat’ın “Barajı yarıp geçiyoruz; mücadeleye devam edin” sözünden ödünç alan sergi, kurulu altyapıları sadece bir tahakküm mekanizması olarak görmeyi reddediyor. Burada barajlar ve kanallar, aynı zamanda sızıntıların ve direnişin güçlü birer metaforu olarak konumlanıyor. Durağan bir nehrin beklenmedik bir taşkınla yatağını değiştirmesi gibi, bastırılmış hafıza da sistemin çatlaklarından sızarak bugüne ulaşıyor. Arazi, mülkiyet ve kaynak sömürüsünün sahnesi olduğu kadar; hatırlamanın ve yeniden bir araya gelmenin imkânlarını da bünyesinde barındırıyor.</p>
<p>Gülce Özkara tarafından programlanan bu kapsamlı seçkide, Sahra’daki sömürgeci tortulardan telekomünikasyon ağlarının görünmez peyzajına kadar pek çok farklı anlatı iç içe geçiyor. Terk edilmiş bir gece kulübünün ışığı ile yok edilen Filistin köylerindeki inatçı kaktüs kökleri aynı mekânda buluşuyor. Barajdan Sızanlar, Avrupa’ya göçen işçilerin zihinlerinde taşıdıkları manzaralarla nükleer felaketlerin toprakta bıraktığı izleri tek bir potada eritmeyi başarıyor. 23 Ağustos tarihine dek Salt Beyoğlu’nda ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek olan sergi, Haig Aivazian’dan Merve Ünsal’a kadar pek çok değerli sanatçının eserlerini bir araya getiriyor. Sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüyle coğrafyamızın yaralarına bakmak isteyenler için Barajdan Sızanlar, bu sezonun kaçırılmaması gereken en nitelikli kültür olaylarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-yeni-sergi-barajdan-sizanlar/">Salt Beyoğlu’nda Yeni Sergi: Barajdan Sızanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Formu Kim Belirler? Selçuk Artut’un Akışkan Geometrisi</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/formu-kim-belirler-selcuk-artutun-akiskan-geometrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanatta üretim süreci uzun süre boyunca tek bir özneye atfedildi: Sanatçı… Karar veren, belirleyen ve son formu tayin eden kişi oydu. Bugün bu varsayım giderek çözülüyor. Selçuk Artut’un Otonomi: Akışkan Geometri sergisi, bu çözülmenin merkezinde konumlanıyor. Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde açılan sergi; sadece dijital estetik üzerine bir üretim değil, aynı zamanda yaratımın öznesine dair radikal...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/formu-kim-belirler-selcuk-artutun-akiskan-geometrisi/">Formu Kim Belirler? Selçuk Artut’un Akışkan Geometrisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatta üretim süreci uzun süre boyunca tek bir özneye atfedildi: Sanatçı…</p>
<p>Karar veren, belirleyen ve son formu tayin eden kişi oydu. Bugün bu varsayım giderek çözülüyor.</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/selcukartut/" target="_blank" rel="noopener">Selçuk Artut</a>’un Otonomi: Akışkan Geometri sergisi, bu çözülmenin merkezinde konumlanıyor. <a href="https://sanat.terakki.org.tr/" target="_blank" rel="noopener">Terakki Vakfı Sanat Galerisi</a>’nde açılan sergi; sadece dijital estetik üzerine bir üretim değil, aynı zamanda yaratımın öznesine dair radikal bir önerme niteliği taşıyor.</p>
<p>Burada soru şu: Eseri kim üretir?</p>
<p><i><b><span style="color: #999999;">Mine Bora Diri</span></b></i></p>
<h2>Geometri: Sabit Bir Dilin Dağılması</h2>
<p>Geometri, tarih boyunca düzenin, kesinliğin ve tekrarın diliydi. Özellikle Anadolu, Selçuklu mimarisinde karşımıza çıkan geometrik sistemler, evrensel bir kozmik düzenin ifadesi olarak okunur. Ancak Artut’un üretiminde bu dil sabit kalmaz ve taşın o sert hali, kodun akışkanlığı içinde çözülür. Bu sarsıcı dönüşüm serginin kırılma noktasını tarif eder; geometri artık temsil edilen bir form değil, işleyen bir sistemdir. Kodun içinde, sürekli değişen, varyasyon üreten ve kendini tekrar etmeyen bir yapı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19635 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi-600x337.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2>Otonomi: Kontrolün Yeniden Dağılımı</h2>
<p>Serginin başlığındaki “otonomi” kavramı, teknolojik bir özellikten çok daha fazlasını ima eder. Artut, üretim sürecinde kuralları tanımlar ancak sonucu belirlemez. Sonuç, algoritmanın işleyişine, rastlantısallığa ve makinenin kendi karar süreçlerine bırakılır. Bu noktada sanatçı, klasik anlamda bir “yaratıcı” olmaktan çıkarak bir sistem kurucuya dönüşür. Bu yaklaşım, bilgisayar sanatının erken dönem teorisyenlerinden <a href="chatgpt://generic-entity?number=2">Frieder Nake</a>’in 1970’lerde ortaya koyduğu kırılmayla da örtüşür. Nake’e göre sanatçı artık tekil bir nesne üretmez; nesneyi mümkün kılan kurallar bütününü tasarlar. Sanat eseri, tamamlanmış bir formdan çok bir süreç tanımına dönüşür.</p>
<p>Artut’un pratiğinde de benzer bir dönüşüm izlenir. Eser, sonuç değil olasılıklar alanıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-19636 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-1024x576.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-600x338.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Kültürel Hafıza: Sabit Değil, İşlenebilir</h2>
<p>Serginin en dikkat çekici katmanlarından biri, geçmişle kurduğu ilişki. Selçuklu geometrisinin matematiksel derinliği ve çini sanatının ritmik yapısı burada bir referans olarak bulunur; ancak referans korunmaz, yeniden işlenir. Sanatçının yaklaşımı, kültürel mirası bir “kaynak” olarak değil, bir “veri alanı” olarak ele alır. Geçmiş, burada sabit bir form değil algoritmik olarak yeniden üretilebilen bir potansiyeldir. Ancak bu dönüşüm yalnızca teknik bir yeniden üretim değildir. Daha derin bir kırılmayı işaret eder, çünkü kültürel miras geleneksel olarak süreklilik ve korunma fikri üzerinden anlam kazanır. Artut’un yaklaşımında ise bu süreklilik, sabit kalmak yerine dönüşerek varlığını sürdürür.</p>
<p>Bu dönüşümün en somut örneklerinden biri, EXPO 2025 Osaka’da da gösterilen Interwoven Confluences çalışmasıdır. Farklı coğrafyalara ait geometrik diller — Japon Asanoha deseni ile Selçuklu yıldız motifleri — tek bir algoritmik sistem içinde birbirine eklemlenir. Bu birleşim, kültürel hafızanın da akışkan bir yapı olarak yeniden kurgulanabileceğini gösterir. Dolayısıyla karşı karşıya olduğumuz mesele; geçmişin günümüze taşınması değil, geçmişin bugünün araçlarıyla yeniden düşünülmesidir.</p>
<p>Kanımca, serginin Terakki Vakfı bünyesinde gerçekleşmesi bu düşünsel çerçeveyi güçlendiriyor. Galeri, salt güncel sanatın sergilendiği bir alan değil; aynı zamanda eğitim öğretimin, karşılaşmanın ve düşünmenin üretildiği bir ortam olarak konumlanıyor. Bu bağlamda Otonomi: Akışkan Geometri, izleyiciyi pasif bir konumdan çıkarır ve dijital dünyayı yeniden düşünmeye davet eder. Küratör Nazlı Pektaş’ın anlatımıyla sergi, izleyiciyi görmeye değil, algının kendisini sorgulamaya yönlendirir. Yapıtlardaki geometri sabit, kesin ya da tamamlanmış değildir. Akış halindedir ve bu hal düşünme biçimimizi de farklılaştırırıp dönüştürür.</p>
<p>Otonomi: Akışkan Geometri, dijital sanatın olanaklarını sergilemekten çok sanatın nasıl üretildiğine dair yerleşik kabulleri sessizce yerinden eder ve bizi cevabı kolay olmayan bir soruyla baş başa bırakır: Formu kim belirler?</p>
<p>Sanatçı mı, sistem mi — yoksa artık ikisi arasındaki sınırın kendisi mi çözülmektedir?</p>
<p>Sergi, 24 Nisan’a dek Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde görülebilir.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/formu-kim-belirler-selcuk-artutun-akiskan-geometrisi/">Formu Kim Belirler? Selçuk Artut’un Akışkan Geometrisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt Beyoğlu’nda Sergi Yapım Süreçleri Masaya Yatırılıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-sergi-yapim-surecleri-masaya-yatiriliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 12:45:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19461</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un önemli kültür sanat kurumlarından Salt, sergi tasarımının görünmeyen katmanlarını odağa alan yeni bir program başlatıyor. Salt Beyoğlu’nda hayata geçirilen “Çerçöp”, geçmiş sergilerden arda kalan malzemeler üzerinden sergi yapım süreçleri ve tasarım pratiklerini inceleyen deneysel bir araştırma alanı oluşturuyor. Program, müze ve galerilerde çoğu zaman izleyicinin dikkatinden kaçan sergi altyapılarını görünür kılarken, malzemenin üretimden depoya...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-sergi-yapim-surecleri-masaya-yatiriliyor/">Salt Beyoğlu’nda Sergi Yapım Süreçleri Masaya Yatırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un önemli kültür sanat kurumlarından Salt, sergi tasarımının görünmeyen katmanlarını odağa alan yeni bir program başlatıyor. Salt Beyoğlu’nda hayata geçirilen “Çerçöp”, geçmiş sergilerden arda kalan malzemeler üzerinden sergi yapım süreçleri ve tasarım pratiklerini inceleyen deneysel bir araştırma alanı oluşturuyor. Program, müze ve galerilerde çoğu zaman izleyicinin dikkatinden kaçan sergi altyapılarını görünür kılarken, malzemenin üretimden depoya uzanan yolculuğunu da tartışmaya açıyor. Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın 15 yıllık sergi geçmişinden yola çıkan program, sergi üretiminde kullanılan paneller, kaideler, vitrinler ve çeşitli yapı elemanlarının yeniden kullanım potansiyelini araştırıyor. Sergiler kapandıktan sonra çoğu zaman depolara kaldırılan bu unsurlar, program kapsamında yeni anlamlar kazanarak tasarım nesnelerine dönüşüyor.</p>
<figure id="attachment_19464" aria-describedby="caption-attachment-19464" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19464 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_surecleri-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_surecleri-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_surecleri-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_surecleri-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_surecleri.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19464" class="wp-caption-text">Çerçöp , Salt Beyoğlu, 2026 / Fotoğraf: Metean Bars</figcaption></figure>
<h2>Sergi yapım süreçleri ve malzemenin ikinci hayatı</h2>
<p>Çerçöp programı, sergiler için üretilen yapıların yalnızca işlevsel araçlar olmadığını, aynı zamanda tasarım kültürünün parçası olduğunu hatırlatıyor. Bu yaklaşım, sergi yapım süreçleri içinde alınan malzeme kararlarının serginin anlatı dili ve mekânsal kurgusuyla nasıl ilişkilendiğini ortaya koyuyor. Programın merkezinde yer alan enstalasyon, ahşap, cam, pleksi, metal, sünger ve kâğıt gibi farklı materyallerden oluşan bir malzeme arşivini andırıyor. Endüstriyel üretim hattından çıkmayan ve çoğu zaman “atık” kategorisine dahil edilmeyen bu unsurlar, sergi sonrasında depolarda yeni kullanım alanlarını bekliyor. Çerçöp, “atık” ve “çöp” kavramları arasındaki ince farkı da tartışmaya açıyor. Bir nesnenin değerinin yalnızca kendisinde değil, bulunduğu bağlam ve ona yüklenen anlamda saklı olduğu fikri programın temel çıkış noktalarından biri. Bu bakış açısı, sergi üretiminde kullanılan nesnelerin zamana bağlı olarak farklı roller üstlenebileceğini gösteriyor.</p>
<p>Program süresince mimar ve akademisyen Ahmet Sertaç Öztürk ile programı hazırlayan tasarımcı Emirhan Altuner yürütücülüğünde bir dizi atölye gerçekleştiriliyor. 12 Mart–11 Nisan tarihleri arasında düzenlenen etkinliklerde katılımcılar, mevcut malzemeleri yeniden düşünerek mekânsal ihtiyaçlara yönelik yaratıcı çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Atölye çalışmaları, sergi yapım süreçleri içinde ortaya çıkan tasarım kararlarının alternatif kullanım senaryolarını araştırırken, üretim aşamasında ortaya çıkan malzemelerin yeni işlevlere dönüşmesini teşvik ediyor. Program kapsamında ayrıca tasarım ve mimarlık alanlarından konuşmacıların katıldığı söyleşiler de düzenleniyor.</p>
<figure id="attachment_19463" aria-describedby="caption-attachment-19463" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19463 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_sureceri.jpg" alt="" width="1000" height="666" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_sureceri.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_sureceri-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/salt_sergi_tasarim_sureceri-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-19463" class="wp-caption-text">Çerçöp , Salt Beyoğlu, 2026 / Fotoğraf: Metean Bars</figcaption></figure>
<h2>Depodan sergi mekânına uzanan bir hikâye</h2>
<p>Salt Beyoğlu’nun giriş katını geçici bir üretim alanına dönüştüren program, sergileme altyapılarının görünmeyen hikâyesini izleyiciyle buluşturuyor. Tasnif edilen, dönüştürülen ve yeniden işlev kazanan materyaller, kurumun arşivsel hafızasının da bir parçası olarak değerlendiriliyor. 12 Nisan’a kadar devam edecek Çerçöp programı, sanat kurumlarında çoğu zaman arka planda kalan sergi yapım süreçleri üzerine yeni bir tartışma alanı açarak, sergi üretiminin görünmeyen mimarisini gün yüzüne çıkarıyor. Program, sanat mekânlarında sürdürülebilir tasarım ve yeniden kullanım kültürüne dair güncel bir bakış sunuyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-sergi-yapim-surecleri-masaya-yatiriliyor/">Salt Beyoğlu’nda Sergi Yapım Süreçleri Masaya Yatırılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
