<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ortaklaşa için arama yaptınız - Kreaktivist</title>
	<atom:link href="https://kreaktivist.com.tr/search/ortakla%C5%9Fa/feed/rss2/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kreaktivist.com.tr/</link>
	<description>Yaratıcı Endüstrilerin Buluşma Noktası</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 19:17:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2023/01/fav-150x150.png</url>
	<title>ortaklaşa için arama yaptınız - Kreaktivist</title>
	<link>https://kreaktivist.com.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Kreatif Endüstri Vizyonu ASBÜ’de Konuşuldu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/turkiyenin-kreatif-endustri-vizyonu-asbude-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:30:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Türkiye’nin kreatif potansiyelini dijital çağın ekonomik gücüyle birleştiren önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. “Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerde Stratejik Vizyon ve Politika Geliştirme Paneli”, kamu, akademi ve özel sektörü bir araya getirerek endüstrinin yapısal gelişimi için tartışma zemini oluşturdu. Panelin açılış bölümünde, kreatif endüstrilerin Türkiye’nin kalkınma araçlarından biri olduğu vurgulandı....</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiyenin-kreatif-endustri-vizyonu-asbude-konusuldu/">Türkiye&#8217;nin Kreatif Endüstri Vizyonu ASBÜ’de Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Türkiye’nin kreatif potansiyelini dijital çağın ekonomik gücüyle birleştiren önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. “Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerde Stratejik Vizyon ve Politika Geliştirme Paneli”, kamu, akademi ve özel sektörü bir araya getirerek endüstrinin yapısal gelişimi için tartışma zemini oluşturdu. Panelin açılış bölümünde, kreatif endüstrilerin Türkiye’nin kalkınma araçlarından biri olduğu vurgulandı. Konuşmacılar, kreatif endüstri vizyonu ile sektörlerin sadece sanat değil, 40 milyar dolarlık dev bir endüstri olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-20027 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_soylesi-600x337.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><strong>Sosyal İnovasyon ve &#8220;Sosyokent&#8221; Vurgusu</strong></p>
<p>ASBÜ-SİM Müdürü Prof. Dr. Erdal Akdeve, üniversitenin toplumsal katkı misyonu çerçevesinde yaratıcı endüstrileri bir ihtisaslaşma alanı olarak seçtiklerini belirtti. Akdeve, pandemi sonrası geleneksel sektörlerin yerini dijitalleşen yeni alanların aldığını ifade ederek, Sosyokent (Sosyal İnovasyon ve Girişimcilik Teknoloji Geliştirme Bölgesi) aracılığıyla 40 teknoloji firmasına ve 100’den fazla personele ev sahipliği yaptıklarını açı.</p>
<p><strong>40 Milyar Dolarlık Dev Ekonomi</strong></p>
<p>ATO Kreatif Endüstriler Komisyon Başkanı Berat Kuzu, yaratıcı endüstrilerin dizi, oyun, reklam ve tasarım gibi 16 alt sektörden oluştuğunu ve dünya hacminin %15’ine dayanan bir kapasiteyi Türkiye&#8217;nin ürettiğini söyledi. Kuzu, sektörün 1.5 milyonluk istihdamı ve 40 milyar doları aşan geliriyle artık kendi regülasyonlarını ve politikalarını oluşturma vaktinin geldiğini vurguladı.</p>
<p>Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, sektörün kurumsal bir &#8220;anayasaya&#8221; ihtiyaç duyduğunu belirterek Ankara’da bir &#8220;Kreatif Endüstri OSB&#8221; (Organize Sanayi Bölgesi) kurulması fikrini gündeme taşıdı. Karakaya ayrıca, Ankara&#8217;nın animasyon alanında Türkiye birincisi olduğunu hatırlatarak şehrin bu alandaki yetkinliğine dikkat çekti.</p>
<p><strong>Yaşayan Kütüphaneler ve Teknoloji Entegrasyonu</strong></p>
<p>Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, kültür politikalarını endüstriyle ilişkilendirmenin önemine değindi. Beyoğlu, kütüphanelerin sadece kitap rafı olmaktan çıkıp birer &#8220;yaşam ve araştırma merkezi&#8221; haline geldiğini, teknoloji festivalleri ve kütüphane maratonları ile gençleri bu üretim sürecine dahil ettiklerini aktardı.</p>
<p>TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Naim Çoban, kültürü bir milletin hafızası, yaratıcılığı ise bu hafızayı geleceğe taşıyan irade olarak tanımlayarak, akademinin ve sektörün ortak zeminde buluşmasının kritik değerini ifade etti.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin İlk &#8220;Kreatif Endüstriler ve Yenilik Fakültesi&#8221; Müjdesi</strong></p>
<p>ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek YÖK’e &#8220;Kreatif Endüstriler ve Yenilik Fakültesi&#8221; kuruluşu için teklif verdiklerini müjdeledi. Arıcan, yaratıcı endüstrileri Anadolu irfanı ve Ahilik felsefesiyle harmanlayarak, sadece kazanç odaklı değil, etik değerleri de barındıran bir &#8220;içerik standardı&#8221; oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca, Türk dizilerinin etkisiyle dünyada &#8220;ince belli çay bardağı&#8221; talebinin arttığını örnek göstererek, bu sektörün bir kültürel diplomasi aracı olduğuna dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-20026 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_panel-600x337.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2>Kreatif Ekonomide Strateji Zamanı</h2>
<p>ASBÜ ev sahipliğinde düzenlenen panelin ilk oturumu olan “Kültürel ve Yaratıcı Endüstrilerde Strateji Geliştirme”, sektörün yapısal sorunlarını ve 2025 vizyonunu masaya yatırdı. Prof. Dr. Nagihan Gür Çalışır moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; yayıncılıktan animasyona, müzikten etkinlik tasarımına kadar geniş bir yelpazede &#8220;sürdürülebilir büyüme&#8221; stratejileri tartışıldı.</p>
<p><strong>Sektörün Ortak Çığlığı: Bütüncül Vizyon ve Yönetişim</strong></p>
<p>Kreaktivist Genel Yayın Yönetmeni Ece Gürler, Türkiye’de kreatif endüstrilerin en büyük bariyerinin &#8220;parçalı yapı&#8221; olduğunu belirtti. Gürler, her sektörün (oyun, tasarım, sinema vb.) kendi gündemine hapsolduğunu belirterek, disiplinler arası bir &#8220;kreatif endüstri vizyonu&#8221; ve somut bir yönetişim modeli ihtiyacına dikkat çekti. Gürler’e göre; finans, hukuk ve pazarlama gibi yan sektörlerle entegre bir ekosistem kurulmadan gerçek bir sıçrama mümkün değil.</p>
<p><strong>Yapay Zekâ, Fırsat mı, Tehdit mi?</strong></p>
<p>Animasyon dünyasının deneyimli ismi İsa Doğmuş, sektörün &#8220;kervanı yolda düzme&#8221; alışkanlığından kurtulması gerektiğini söyledi. Üniversitelerin yapay zeka adaptasyonunda yavaş kaldığını belirten Doğmuş, Norveç örneğini vererek alt yapıdan başlamayan bir teknoloji kullanımının sektörü &#8220;çöplüğe&#8221; dönüştürebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, stratejik planlama eksikliği nedeniyle güncel temaların (örneğin &#8220;Aile Yılı&#8221;) üretim süreçlerine yetişemediğini ifade etti.</p>
<p>Müzik yapımcısı Tayfun Soydemir ise yapay zekanın &#8220;ses klonlama&#8221; yoluyla yarattığı hak gasplarına değindi. YouTube ve Spotify gibi global platformlarda hukuksal süreçlerin çok yavaş işlediğini belirten Soydemir, yerel müziklerin dijital dünyada korunması ve tanıtılması için devlet destekli ajansların kurulmasını önerdi.</p>
<p><strong>Telif Yasalarının Yaptırım Gücü Zayıf!</strong></p>
<p>BİROY Başkanı, oyuncu ve müzisyen Renan Bilek, Türkiye&#8217;deki telif yasalarının aslında iyi olduğunu ancak yaptırım gücünün zayıf olduğunu savundu. Sektörün bir &#8220;pazar veya çarşı&#8221; olmaktan çıkıp gerçek bir &#8220;endüstri&#8221; olması için liyakatin şart olduğunu vurgulayan Bilek, oyuncuların &#8220;bağlı çalışan/işçi&#8221; statüsünün netleşmesi gerektiğini söyledi. Bilek&#8217;e göre; veri, fikri mülkiyet ve liyakat üçlüsü sektörün anayasası olmalı.</p>
<p><strong>Deneyim Tasarımı ve Nitelikli İnsan Kaynağı</strong></p>
<p>YEPUD Başkanı Tülay Akın, etkinliğin kreatif endüstrilerin &#8220;kalbi&#8221; olduğunu belirterek, başarının artık sadece organizasyon değil, &#8220;deneyim tasarımı&#8221; ve duygu aktarımıyla ölçüldüğünü ifade etti. Akın, sektörün en büyük sermayesinin insan olduğunu hatırlatarak, ASBÜ ile ortaklaşa yürütülebilecek sertifika programlarının nitelikli iş gücü için kritik önemde olduğunu vurguladı.</p>
<h2>Kreatif Endüstriler ve Sosyal İnovasyonun Gücü</h2>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-20025 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/asbu_krearif_endustri_oturum-600x337.jpg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>Panelin ikinci oturumu, kreatif endüstrilerin yerel kalkınma politikalarının merkezine nasıl yerleştiğini ve &#8220;mekân&#8221; ile &#8220;insan&#8221; arasındaki bağı nasıl yeniden kurguladığını gözler önüne serdi. Uzmanların ortak görüşü; <a href="https://kreaktivist.com.tr/?s=kreatif+ekonomi" target="_blank" rel="noopener">kreatif ekonominin</a> artık salt bir kültür politikası değil, stratejik bir kalkınma politikası olduğudur.</p>
<p><strong>Memur Şehrinden Kreatif Başkente</strong></p>
<p>Ankara Kalkınma Ajansı’ndan Tuğçe Aradoplu Girayhan, şehirlerin rekabet gücünün artık sadece üretim kapasitesiyle değil, nitelikli insan kaynağını çekebilme yeteneğiyle ölçüldüğünü belirtti. Ankara’nın 21 üniversitesi ve teknokentleriyle bu anlamda dev bir potansiyel barındırdığını vurgulayan Girayhan, kurum olarak artık fiziksel yatırımlardan ziyade kurumsal kapasite ve markalaşma odaklı desteklere (mentorluk, teknik destek vb.) odaklandıklarını açıkladı.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASİA Direktörü Dr. Halil Cerber ise &#8220;kanıta dayalı politika&#8221; vurgusu yaparak, bürokrasinin kişilere bağlı efsanelerden kurtulup kurumsallaşması gerektiğini söyledi. Cerber’in paylaştığı veriler çarpıcı: Ankara&#8217;daki &#8220;Genç Akademiler&#8221; sadece bir yıl içinde gençlerin bütçesinde 168 milyon TL’lik tasarruf sağladı. Bu model, inovasyonun sosyal refahla doğrudan ilişkisini kanıtlıyor.</p>
<p><strong>Yayıncılık ve Sosyal Dönüşümde Konya Örneği</strong></p>
<p>Konya Sosyal İnovasyon Ajansı Direktörü Ali Güney, inovasyonun sadece mühendislik değil, temel bilimler ve AR-GE temelli olması gerektiğini hatırlattı. Konya’nın 460’ı aşkın matbaasıyla bir yayıncılık ve grafik tasarım merkezi olduğuna dikkat çeken Güney, &#8220;sosyal inovasyonun&#8221; toplulukların davranışlarını değiştirme gücünü vurguladı. Konya modelinde, sadece trendleri (Yapay Zeka vb.) takip etmek yerine, şehrin kılcallarındaki gerçek ihtiyaçlara (kadınların kamusal alan güvenliği gibi) odaklanmanın önemi tartışıldı.</p>
<p><strong>&#8220;Mekân&#8221; Tasarımı ve Güvenli Şehirler</strong></p>
<p>Abdullah Gül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Burak Asil İskender, kültürün ancak kendisine &#8220;alan açıldığında&#8221; üretilebileceğini belirtti. İskender’e göre; şehirleri güvenli kılan şey kameralar değil, insanların sokağa çıkmasını ve birbiriyle etkileşime girmesini sağlayan &#8220;yönetişim ve tasarım&#8221; modelleridir. AGU’nun disiplinler arası eğitim modelini örnek gösteren İskender, mimarlık ve oyun sektörünün çarpıştırılmasının nasıl yeni ekonomik değerler yarattığını anlattı.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiyenin-kreatif-endustri-vizyonu-asbude-konusuldu/">Türkiye&#8217;nin Kreatif Endüstri Vizyonu ASBÜ’de Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MTD, The Designer Edit ile Tasarımın Gücünü Öne Çıkardı</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/mtd-the-designer-edit-ile-tasarimin-gucunu-one-cikardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:34:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Moda Tasarımcıları Derneği, kent yaşamıyla güçlü bağlar kuran yaratıcı bir faaliyet dönemiyle adından söz ettiriyor. Tasarımcı görünürlüğünü artıran bu dinamik süreç, yaratıcı endüstri paydaşlarını canlı bir iletişim zemininde bir araya getirdi. Maslak 42 ve Akmerkez Dekk gibi prestijli lokasyonlarda hayat bulan etkinlikler, moda tasarımı odaklı yepyeni bir deneyim alanı sundu. Alışılmış kalıpların dışına çıkan bütünlüklü...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/mtd-the-designer-edit-ile-tasarimin-gucunu-one-cikardi/">MTD, The Designer Edit ile Tasarımın Gücünü Öne Çıkardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.instagram.com/turkiye_mtd/" target="_blank" rel="noopener">Moda Tasarımcıları Derneği</a>, kent yaşamıyla güçlü bağlar kuran yaratıcı bir faaliyet dönemiyle adından söz ettiriyor. Tasarımcı görünürlüğünü artıran bu dinamik süreç, yaratıcı endüstri paydaşlarını canlı bir iletişim zemininde bir araya getirdi. Maslak 42 ve Akmerkez Dekk gibi prestijli lokasyonlarda hayat bulan etkinlikler, moda tasarımı odaklı yepyeni bir deneyim alanı sundu. Alışılmış kalıpların dışına çıkan bütünlüklü kurgu, markaların hikayelerini zengin bir anlatıyla aktarmasını sağladı. Projenin kalbinde yer alan The Designer Edit seçkisi, 15 saygın ismi tek çatı altında topladı. MODÜL İstanbul iş birliğiyle gerçekleşen sergi, özgün koleksiyonları geniş kitlelerle buluşturdu. Arzu Kaprol, Tanju Babacan ve Özlem Kaya gibi profesyonellerin imzasını taşıyan bu özel seçki, fiziksel etkileşimi artırdı. Katılımcılar ürünlerin detaylarını incelerken, markaların estetik yolculuğuna doğrudan tanıklık etme şansı yakaladı. Buluşmalar, sektörel bağları kuvvetlendiren kalıcı bir ekosistem yarattı.</p>
<h2>Moda Tasarımı ve Yaratıcı Söyleşiler</h2>
<p>Etkinlik kapsamında her salı düzenlenen Fashion Talks, fikir üretim merkezine dönüştü. Stil, medya ve marka ekseninde şekillenen paneller, sektör hafızasını güçlendiren önemli bir vizyon sundu. Ümit Temurçin moderatörlüğünde yapılan oturumlarda, geleceğin trendleri derinlemesine masaya yatırıldı. Konuşmaların bitiminde başlayan DJ performanslı sosyal akış, networking fırsatlarını günün geneline yayarak keyifli bir atmosfer oluşturdu. Akmerkez Üçgen Teras, Maison X Designer Bazaar II ile festival coşkusuna ev sahipliği yaptı. Maison Concept paydaşlığıyla düzenlenen organizasyon; gastronomiyi, müziği ve farklı disiplinleri ortak bir potada eritti. Arşiv satışları temelinde yükselen proje, ulaşılamayan eski koleksiyon parçalarını şehirli hedef kitleyle paylaştı. Konuklar alışveriş yaparken; nail art, cilt analizi ve çiçek köşeleriyle kurgulanan interaktif alanlarda keyifle vakit geçirdi.</p>
<h2>Geleceğe İlham Veren Sürdürülebilir İş Birlikleri</h2>
<p>Derneğin bu dinamik dönemi, yaratıcı toplulukların ortaklaşa ürettiği sinerjinin gücünü kanıtladı. Moda tasarımı vizyonunu kentsel alanlara entegre eden bu adımlar, tasarıma erişilebilir ve yaşayan bir kimlik kazandırdı. Sektör temsilcilerinin kurduğu nitelikli bağlar, gelecek dönem projelerinin sağlam temellerini oluşturdu. Şehrin ritmini yakalayan bu çağdaş yaklaşımlar, önümüzdeki süreçte de toplumsal farkındalık yaratmaya devam edecek gibi görünüyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/mtd-the-designer-edit-ile-tasarimin-gucunu-one-cikardi/">MTD, The Designer Edit ile Tasarımın Gücünü Öne Çıkardı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklaşa Hibe Programı Yeni Döneminde 1,9 Milyon Euroluk Dev Destek</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-hibe-programi-yeni-doneminde-19-milyon-euroluk-dev-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:54:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin kültür-sanat ekosistemini yerel yönetimlerle kurulan adil iş birlikleri üzerinden dönüştürmeyi hedefleyen Ortaklaşa Hibe Programı, 2026–2029 yıllarını kapsayan ikinci dönemine heyecan verici bir başlangıç yaptı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirdiği bu vizyoner program, sivil toplum kuruluşları ve belediyeleri aynı masada buluşturarak katılımcı bir kültürel planlama dönemini başlatıyor. Toplamda 1,9 milyon...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-hibe-programi-yeni-doneminde-19-milyon-euroluk-dev-destek/">Ortaklaşa Hibe Programı Yeni Döneminde 1,9 Milyon Euroluk Dev Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin kültür-sanat ekosistemini yerel yönetimlerle kurulan adil iş birlikleri üzerinden dönüştürmeyi hedefleyen Ortaklaşa Hibe Programı, 2026–2029 yıllarını kapsayan ikinci dönemine heyecan verici bir başlangıç yaptı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirdiği bu vizyoner program, sivil toplum kuruluşları ve belediyeleri aynı masada buluşturarak katılımcı bir kültürel planlama dönemini başlatıyor. Toplamda 1,9 milyon euroya ulaşacak teşvik paketinin <strong>ilk çağrısı 17 Mart itibarıyla erişime açıldı.</strong> Bu adım, yerel kültür politikalarının sadece merkezden değil, bizzat sahadaki aktörlerin sesiyle şekillenmesi adına kritik bir dönüm noktasını temsil ediyor.</p>
<h2>Katılımcı Kültür Politikaları İçin İlk Çağrı</h2>
<p>Yeni dönemin ilk başvuru süreciyle birlikte, Türkiye genelinde faaliyet gösteren ve odağı kültür-sanat olan sivil toplum kuruluşlarına önemli bir kapı aralanıyor. Bu çağrı kapsamında projelerin en az bir belediye ortaklığıyla geliştirilmesi şartı, yerel yönetimlerin kültürel üretim süreçlerindeki rolünü pasif bir destekçiden aktif bir çözüm ortağına dönüştürmeyi amaçlıyor. İlk etapta tahsis edilen 500.000 euroluk fon; sanatsal üretimden yenilikçi yönetim modellerine, kültürel mekanların işlevselleştirilmesinden hak temelli politikalara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.</p>
<h2>Ortaklaşa Hibe Programı ve Destek Kapsamı</h2>
<p>Proje başına 60.000 ile 120.000 euro arasında değişen mali destekler, yerelde kalıcı değişim yaratmak isteyen kurumlar için can suyu niteliğinde. Ortaklaşa Hibe Programı, sadece finansal bir kaynak sunmakla kalmıyor, aynı zamanda projelerin sürdürülebilirliği için kapsamlı bir mentörlük mekanizmasını da beraberinde getiriyor. Seçilen projelerin temsilcileri, en az 12 saatlik özel danışmanlık hizmeti alarak stratejik düşünme becerilerini geliştirme şansı yakalayacak. Bu profesyonel rehberlik; sivil toplumun karar alma mekanizmalarındaki etkisini artırırken, belediyelerin de daha kapsayıcı ve demokratik hizmet modelleri geliştirmesine olanak tanıyor.</p>
<h2>Uluslararası Ağlar ve Savunuculuk Gücü</h2>
<p>Programın 2029’a kadar uzanan yol haritası, yereldeki başarı hikayelerini uluslararası arenaya taşımayı da ihmal etmiyor. Culture Action Europe (CAE) ortaklığı ve Marmara Belediyeler Birliği (MBB) iştirakiyle yürütülen süreç, yerel ihtiyaçlardan beslenen verilerin Ankara ve Brüksel gibi karar merkezlerine ulaştırılmasını sağlıyor. Bu sayede, Anadolu’nun herhangi bir kentinde uygulanan başarılı bir model, Avrupa ölçeğindeki kültür politikalarına ilham verebiliyor. &#8220;Ortaklaşa Topluluğu&#8221; adı verilen yeni yapı ise kültür profesyonellerini, belediye temsilcilerini ve aktivistleri kalıcı bir öğrenme ağında birleştirerek deneyim paylaşımını sürekli kılıyor.</p>
<h2>Başvuru Takvimi ve Bilgilendirme Süreci</h2>
<p>Kültür-sanat alanında faaliyet gösteren dernek, vakıf ve kooperatifler için <strong>son başvuru tarihi 18 Mayıs 2026</strong> olarak belirlendi. Ortaklaşa Hibe Programı başvuru detaylarını merak eden kurumlar için 27 Mart’ta kapsamlı bir çevrimiçi bilgilendirme toplantısı düzenlenecek. Ardından 17 Nisan’da gerçekleştirilecek soru-cevap oturumuyla, adayların akıllarındaki tüm soru işaretlerinin giderilmesi hedefleniyor. En az 6, en fazla 12 ay sürecek projelerle Türkiye’nin kültürel haritasını yeniden çizmek isteyenler için vakit, iş birliği yapma vakti. Kültürel sürekliliği sağlamak, toplumsal diyaloğu güçlendirmek ve yerel yönetimlerle sivil toplum arasındaki bağları adil bir zemine oturtmak isteyen tüm kurumlar, Ortaklaşa Hibe Programı kapsamında sunulan bu fırsatı değerlendirmeye davetli. Unutmayın, gerçek dönüşüm yerelde başlar ve ancak birlikte mümkün olur.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için: <a href="https://ortaklasa.iksv.org/" target="_blank" rel="noopener">ortaklasa.iksv.org</a></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-hibe-programi-yeni-doneminde-19-milyon-euroluk-dev-destek/">Ortaklaşa Hibe Programı Yeni Döneminde 1,9 Milyon Euroluk Dev Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklaşa Programı ile Kültürde Yeni Bir Dönem</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-programi-ile-kulturde-yeni-bir-donem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 15:18:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür sanat ekosisteminin yereldeki gücünü küresel ağlarla birleştirmeyi hedefleyen Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı, 2026-2029 dönemine büyük bir heyecanla &#8220;Merhaba&#8221; diyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirilen proje, yeni döneminde 1,9 milyon euroya varan hibe kaynağını sektöre sunuyor. Sivil toplum kuruluşları ve belediyeler arasındaki diyaloğu &#8220;adil işbirliği&#8221; modelleriyle taçlandıran...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-programi-ile-kulturde-yeni-bir-donem/">Ortaklaşa Programı ile Kültürde Yeni Bir Dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kültür sanat ekosisteminin yereldeki gücünü küresel ağlarla birleştirmeyi hedefleyen <a href="https://ortaklasa.iksv.org/" target="_blank" rel="noopener">Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı</a>, 2026-2029 dönemine büyük bir heyecanla &#8220;Merhaba&#8221; diyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirilen proje, yeni döneminde 1,9 milyon euroya varan hibe kaynağını sektöre sunuyor. Sivil toplum kuruluşları ve belediyeler arasındaki diyaloğu &#8220;adil işbirliği&#8221; modelleriyle taçlandıran program, bu kez sınırları aşarak Culture Action Europe ortaklığıyla uluslararası bir boyut kazanıyor.</p>
<figure id="attachment_19190" aria-describedby="caption-attachment-19190" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19190 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_58-1-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_58-1-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_58-1-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_58-1-1536x1024.jpg 1536w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_58-1-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19190" class="wp-caption-text">Ortaklaşa, mentorluk ve savunuculuk süreçlerinden beslenen deneyimleri kültür politikalarına taşımayı amaçlıyor.</figcaption></figure>
<h2>Uluslararası İşbirliği ve Ortaklaşa Hibeleri</h2>
<p>Programın yeni dönem detayları, 12 Şubat’ta Salon İKSV’de düzenlenen özel bir lansmanla kamuoyuna duyuruldu. İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ve İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece’nin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, önümüzdeki üç yılın yol haritası paylaşıldı. 2026-2029 sürecinde odak noktası, yalnızca proje üretmek değil; bu projelerin yarattığı deneyimi kalıcı kültür politikalarına dönüştürmek olacak. Mart 2026 itibarıyla başlayacak olan üç farklı açık çağrı, Türkiye’deki kültür aktörlerini Avrupa’daki mevkidaşlarıyla buluşturacak. Özellikle &#8220;Uluslararası Kültürel İşbirliği&#8221; başlığı altındaki hibe desteği, yerel yönetimlerin ve STK’ların Brüksel’den Berlin’e kadar uzanan geniş bir ağda stratejik ortaklıklar kurmasına zemin hazırlayacak.</p>
<figure id="attachment_19189" aria-describedby="caption-attachment-19189" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19189 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_48-1-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_48-1-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_48-1-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_48-1-1536x1024.jpg 1536w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_48-1-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19189" class="wp-caption-text">İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece</figcaption></figure>
<h2>Mentorluk ile Derinleşen Stratejik Destek</h2>
<p>Sadece finansal kaynak sunmakla kalmayan Ortaklaşa, katılımcılarına sunduğu mentorluk mekanizmasıyla da fark yaratıyor. Hibe almaya hak kazanan her kurum, kendi ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanmış en az 12 saatlik uzman desteği alacak. İş dünyasından kültür sanat profesyonellerine kadar uzanan geniş mentor havuzu, yereldeki projelerin stratejik düşünme kapasitesini ve uygulama becerilerini bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yaklaşım, projelerin sadece kağıt üzerinde kalmamasını, toplumun kılcal damarlarına dokunan sürdürülebilir bir yapıya bürünmesini sağlıyor.</p>
<h2>Savunuculuk ve Ortaklaşa Topluluğu</h2>
<p>Yeni dönemin en dikkat çekici yeniliklerinden biri de kurulan &#8220;Ortaklaşa Topluluğu&#8221;. Bu topluluk; belediyeleri, sivil toplum temsilcilerini ve bağımsız profesyonelleri kalıcı bir öğrenme ağında bir araya getiriyor. Burada biriken kolektif hafıza, savunuculuk çalışmaları aracılığıyla Ankara ve Brüksel gibi karar alma merkezlerine taşınacak. Böylece yerelin sesi, makro düzeydeki kültür politikalarının belirlenmesinde belirleyici bir rol oynayacak. <a href="https://kreaktivist.com.tr/?s=ortakla%C5%9Fa" target="_blank" rel="noopener">Ortaklaşa</a>,programı pratikten öğrenen ve her adımda kendini güncelleyen yapısıyla, Türkiye’nin kültürel dokusunu hak temelli bir yaklaşımla dokumaya devam ediyor. Yerel yönetimler ile sivil toplum arasındaki bu güçlü köprü, önümüzdeki üç yıl boyunca Avrupa ile kurulan yeni bağlarla çok daha gür bir sesle yankılanacak. Kültürel diyaloğun bir lüks değil, toplumsal dayanışmanın temeli olduğu bu yeni dönemde, hepimizi ilham verici projeler bekliyor.</p>
<figure id="attachment_19191" aria-describedby="caption-attachment-19191" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19191 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_99-1-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_99-1-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_99-1-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_99-1-1536x1024.jpg 1536w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/02/Ortaklasa2_BasinToplantisi_SalonIKSV_FatihYilmaz_20260212_99-1-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19191" class="wp-caption-text">Ortaklaşa Proje Yöneticisi H. Selen Akçalı’nın 2026-2029 dönemine dair ayrıntılı bilgi paylaştığı sunum</figcaption></figure>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-programi-ile-kulturde-yeni-bir-donem/">Ortaklaşa Programı ile Kültürde Yeni Bir Dönem</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklaşa Programından, “Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası” Yayında!</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-programindan-adil-kulturel-isbirligi-icin-yol-haritasi-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 10:42:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19086</guid>

					<description><![CDATA[<p>İKSV, Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında &#8220;Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası&#8221; belgesini sundu.  Üç yıllık titiz bir emeğin ürünü olan &#8220;Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası: Ortaklaşa Değerler ve Eylemler&#8221; politika metni, yaratıcı endüstriler için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Yol Haritası metni, kültürel ekosistemin demokratikleşmesi adına kritik bir rehber niteliği taşıyor....</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-programindan-adil-kulturel-isbirligi-icin-yol-haritasi-yayinda/">Ortaklaşa Programından, “Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası” Yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İKSV, Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında <a href="https://www.iksv.org/tr/politika-metinleri/2025-adil-kulturel-isbirligi-icin-yol-haritasi" target="_blank" rel="noopener">&#8220;Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası&#8221;</a> belgesini sundu.  Üç yıllık titiz bir emeğin ürünü olan &#8220;Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası: Ortaklaşa Değerler ve Eylemler&#8221; politika metni, yaratıcı endüstriler için yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>
<p>Yol Haritası metni, kültürel ekosistemin demokratikleşmesi adına kritik bir rehber niteliği taşıyor. Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen &#8220;Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı&#8221; kapsamında hazırlanan metin, yereldeki çok sesliliği kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Kültür sanat dünyasının tüm paydaşları için hazırlanan kapsamlı doküman, sadece bir politika belgesi değil; aynı zamanda birlikte üretmenin ve hak temelli bir yaklaşımın manifestosu olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında üç yıl boyunca ilmek ilmek örülen bu yolculuk, Türkiye&#8217;nin yerel kültür dünyasına yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Politika metninin yazarı Prof. Dr. Füsun Üstel, kavramsal derinliği sahadaki somut deneyimlerle harmanlayarak bizlere rehberlik ediyor. Metin, otoriterleşme ve popülist söylemlerin küresel ölçekte yükseldiği, hatta Avrupa Parlamentosu’nda bile aşırı sağın çoğunluk elde ettiği zorlu bir dönemde kaleme alındı. Böylesi bir konjonktürde Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası, <strong><em>&#8220;erişim&#8221;</em></strong>, <strong><em>&#8220;kapsayıcılık&#8221;</em></strong> ve <em><strong>&#8220;katılım&#8221;</strong></em> ilkelerini merkeze alarak asimetrik ilişkileri dengelemeyi ve yerel demokrasinin inşasında kültürün rolünü yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, yurttaşı pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp, politikaların tasarlanmasında sorumluluk üstlenen aktif bir özneye dönüştürmeyi vadediyor. Kültürel adaletin tesisi için sunulan bu kavramsal çerçeve, yereldeki aktörlerin fiili anlamda eşit olmasalar da denk oldukları kabulüne dayanıyor.</p>
<h2>Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası ve Çözümler</h2>
<p>Çalışma, belediyeler ile kültür-sanat STK’ları arasındaki kronik güven boşluğunu dolduracak yapısal ve pratik öneriler sunuyor. Üç yıl süren yoğun bir emeğin ürünü olan bu program, Türkiye’nin yerel kültür ekosistemindeki kırılganlıkları titizlikle mercek altına alıyor. Özellikle 6 Şubat depremlerinin yarattığı büyük tahribat ve mevcut ekonomik kriz karşısında, kültür-sanat alanının nasıl daha dirençli ve sürdürülebilir hale getirilebileceği derinlemesine tartışılıyor. Politika metni, bürokratik engelleri aşmak adına belediye bünyelerinde STK&#8217;lar ile işbirliklerini koordine edecek özel dairelerin kurulmasını ve şeffaf veri sistemlerinin ivedilikle oluşturulmasını kuvvetle teşvik ediyor.</p>
<p>Metinde öne çıkan bir diğer hayati başlık ise <strong><em>yeni mekân, etkinlik ve topluluk oluşturma süreçleri</em> </strong>olarak dikkat çekiyor. Atıl durumdaki kamu binalarının kültür-sanat amaçlı yeniden işlevlendirilmesi ve bu mekânların yönetişim planlarının katılımcı bir modelle hazırlanması büyük önem taşıyor. Ayrıca, belediyelerin sadece bir içerik üreticisi değil, aksine alanı genişleten bir kolaylaştırıcı rol üstlenmesi gerektiği belirtiliyor. Bu vizyon, yerel yönetimlerin stratejik planlarında kültür odaklı hedeflere çok daha geniş yer vermesini ve bütçelerin toplumsal yarar gözetilerek hakkaniyetli şekilde dağıtılmasını öngörüyor.</p>
<h2>Geleceği Birlikte Kurmak</h2>
<p>İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece, metnin yerel kültür ekosistemini güçlendirmek için bir çağrı olduğunu belirtiyor. Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası, Türkiye’nin her köşesinde sanatsal ifade özgürlüğünü koruyan ve kültürel adaleti tesis eden bir &#8220;birlikte yaşama kültürü&#8221; vaat ediyor. Kültür profesyonelleri ve yerel yöneticiler için başucu kaynağı niteliğindeki bu belge, teoriyi sahadaki deneyimle birleştirerek yaratıcı endüstrilere berrak bir vizyon sunuyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-programindan-adil-kulturel-isbirligi-icin-yol-haritasi-yayinda/">Ortaklaşa Programından, “Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası” Yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2025: YARATICI ENDÜSTRİLERİNİN DÖNÜŞÜM YILI</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/2025-yaratici-endustrilerinin-donusum-yili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 20:04:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=18975</guid>

					<description><![CDATA[<p>2025 yılı, yaratıcı endüstriler için teknolojik bir sıçrama noktası olmanın ötesinde; hızın beraberinde getirdiği risklere karşı insani değerlerin ve özgünlüğün yeniden merkeze alındığı bir denge yılı olarak kayıtlara geçti. Kreaktivist olarak yıl boyunca yürüttüğümüz saha araştırmaları, derinlemesine röportajlar ve radarımıza takılan küresel gelişmeler, sektörün geçirdiği bu köklü dönüşümün evrelerini berrak bir biçimde ortaya koyuyor. Kültür...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/2025-yaratici-endustrilerinin-donusum-yili/">2025: YARATICI ENDÜSTRİLERİNİN DÖNÜŞÜM YILI</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">2025 yılı, yaratıcı endüstriler için teknolojik bir sıçrama noktası olmanın ötesinde; hızın beraberinde getirdiği risklere karşı insani değerlerin ve özgünlüğün yeniden merkeze alındığı bir <strong><em>denge yılı</em></strong> olarak kayıtlara geçti. Kreaktivist olarak yıl boyunca yürüttüğümüz saha araştırmaları, derinlemesine röportajlar ve radarımıza takılan küresel gelişmeler, sektörün geçirdiği bu köklü dönüşümün evrelerini berrak bir biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-12/" target="_blank" rel="noopener"><strong><em>Kültür Politikaları</em></strong> </a>dosya konusu ile başladığımız 2025’de; <strong><em><a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-13/" target="_blank" rel="noopener">Tasarım,</a> <a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-14/" target="_blank" rel="noopener">Ekran Endüstrileri</a>, <a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-15/" target="_blank" rel="noopener">Yeni Anlatılar,</a> <a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-16/" target="_blank" rel="noopener">Yaratıcı Ekonomi</a> </em></strong>ve<a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-17/" target="_blank" rel="noopener"><strong><em> 2030 Vizyonu</em></strong></a> başlıklarıyla yaratıcı kültür endüstrilerinin dinamik dünyasını sayfalarımıza taşıdık. Röportajlarda, yaratıcı emek ve telif hakları üzerine derinlemesine tartışmalar öne çıkarken, yapay zekâ ve dijital dönüşüm, üretim süreçlerinden stratejik kararlara kadar her alanda gündemi belirledi. Yerelden ulusala, oradan da küresel ölçekteki gelişmeler, kurumsal devirlerden etik tartışmalara kadar yaratıcı endüstrilerin çok katmanlı bir yapıda ilerlediğini gösterdi.</p>
<p>2025 projeksiyonları, endüstrinin dinamizmini daha da netleştirdi. Kültürel ve yaratıcı endüstrilerin küresel bazda yıllık yaklaşık 2,2 trilyon dolar gelir ürettiği, bunun da dünya GSYH’sinin yaklaşık %3,1’ini oluşturduğu raporlarda yer aldı. 2034’e kadar %4,29 oranında istikrarlı bir büyüme de bekliyor. Ülkelere ve bölgelere göre kapsamı değişiklik göstermekle birlikte, sinema, tiyatro, müzik, mimarlık, edebiyat, etkinlik – organizasyon, oyun – yazılım, reklamcılık, modanın aralarında bulunduğu 16 alt sektör küresel çapta 50 milyon insana istihdam sağlıyor, özellikle gençler ve kadınlar için özel fırsatlar sunarak kapsayıcılık açısından kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor.</p>
<p>Peki, 2025 yılında yaratıcı kültür endüstrilerinin heyecan verici ve katmanlı dünyasında başka neler yaşandı? Kreaktivist imzasını taşıyan, yılın hafızasını tazeleyen ve geleceğin stratejilerine ışık tutan özel derlememizde yıla geniş bir çerçeveden baktık.</p>
<h2><strong> </strong><strong>Stratejik ve Ekonomik Atılımlar</strong></h2>
<p>2025 yılı, yaratıcı kültür endüstrileri açısından ekonomik ölçekte görünürlük kazanan, stratejik hamlelerle güçlenen ve uluslararası alanda yeni pozisyonlar elde edilen bir dönem oldu. Açıklanan veriler, Türkiye’nin yaratıcı hizmet ihracatında dünyada ilk beş ülke arasına girdiğini ortaya koydu. Özellikle dizi ihracatının 600 milyon doları aşması, bu alanı yalnızca ticari bir başarı başlığına taşımakla kalmadı; kültürel etki, anlatı gücü ve yumuşak güç kapasitesi açısından da stratejik bir kaldıraç haline getirdi. Türk dizileri, farklı coğrafyalarda izleyiciyle kurduğu bağ üzerinden kültürel dolaşımın en etkili araçlarından biri olarak konumlandı.</p>
<ul>
<li><strong>Ulusal Yaratıcı Ekonomi Stratejisi:</strong> Beykoz Kundura’da gerçekleştirilen INSPIRE Kreatif Ekonomi Zirvesi, Türkiye’nin ulusal stratejisinin lansmanına ev sahipliği yaptı. Strateji; telif hakları, finansmana erişim ve &#8220;Createch&#8221; (yaratıcı teknolojiler) yatırımlarını odağına aldı.</li>
<li><strong>Kalkınma Ajanslarının Rolü: </strong>İSTKA, İstanbul’u küresel bir inovasyon merkezi yapma hedefiyle 450 milyon TL bütçeli <a href="https://kreaktivist.com.tr/istkadan-3-yeni-mali-destek-programi/" target="_blank" rel="noopener">üç mali destek</a> programını (İkiz Dönüşüm, Yapay Zekâ Teknolojileri, İşbirliği İstanbul) duyurdu. &#8220;Anadoludakiler&#8221; projesiyle yerel zanaat ve kültürel miras, ekonomik bir değerle küresel vitrine taşındı.</li>
<li><strong>AB’den Kültüre Tarihi Destek: </strong>Avrupa Komisyonu, 2028-2034 dönemi için <a href="https://kreaktivist.com.tr/agoraeu-programi-ile-ab-kultur-butcesi-artiyor/" target="_blank" rel="noopener">Agoraeu Programı</a>’na 8.6 milyar euro ayrılmasını içeren yeni uzun vadeli bütçe teklifini sundu. Ayrıca, 2026-2027 dönemi için 14 milyar euroluk devasa bir yatırım paketi olan Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Ana Çalışma Programı kabul edildi.</li>
<li><strong>Tiyatro Sahneleri Yaz Boyu Açık Kaldı:</strong> Tiyatro Kooperatifi, Haziran ayında ekonomik zorluklara karşı sahne sanatlarının birleştirici gücünü vurgulayan <strong><em>&#8220;Bu Yaz Sahnelerimizi Kapatmıyoruz&#8221;</em></strong> kampanyasını başlattı. Kooperatif üyesi tiyatrolar, yaz ayları boyunca kapılarını açık tutarak seyirciyle olan dayanışmasını sürdürdü.</li>
<li><strong>Global İş Birlikleri ve Dev Anlaşmalar:</strong> Yapım şirketi Yash Raj Films, üç büyük<a href="https://kreaktivist.com.tr/bollywood-ingilterede-dev-adim-atiyor-3-yeni-film-yolda/" target="_blank" rel="noopener"> Bollywood</a> filminin çekimlerini İngiltere’ye taşıyacağını duyurdu. Yılın en dikkat çeken haberi ise Netflix ve Warner Bros. Discovery’den geldi; Netflix’in Warner Bros. stüdyolarını ve HBO Max’i içeren tarihi anlaşması <a href="https://kreaktivist.com.tr/netflix-warner-bros-icin-82-milyar-dolara-anlasti/" target="_blank" rel="noopener">resmiyet kazandı</a>. Aralık ayında ise dünya eğlence endüstrisinin iki büyük oyuncusu, OpenAI ile Disney, yapay zekâ destekli video üretimi alanında çarpıcı bir anlaşmaya <a href="https://kreaktivist.com.tr/disneyin-ikonik-dunyasi-sora-ile-yapay-zekada/" target="_blank" rel="noopener">imza attı</a>. OpenAI’nin kısa format video üretim platformu Sora, Disney’in lisanslı içeriğiyle yeni bir döneme girdi.</li>
<li><span><strong>Tasarım Politikası Yeniden Şekillendi:</strong> Dünya Tasarım Örgütü (WDO) ve BEDA işbirliğiyle hazırlanan Avrupa’da Tasarım Politikası Haritalaması Raporu (<a href="https://madres.beda.org/en/" target="_blank" rel="noopener">Design Policy Mapping in Europe Report</a>) yayımlandı. Tasarımın Avrupa’daki rolünü kapsamlı biçimde inceleyen rapor, kıtanın tasarım politikası uygulamalarını karşılaştırmalı bir çerçevede haritalandırdı.</span></li>
<li><strong>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Yatırım Desteği:</strong> Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/07/20250709-16-1.pdf" target="_blank" rel="noopener">&#8220;Yerel Yatırım Konuları Listesi</a>&#8220;ni  Temmuz ayında Resmi Gazete&#8217;de yayımladı.  Tebliğin dikkat çekici bölümlerinden biri,; İstanbul, Artvin, Nevşehir, Rize, Tekirdağ illerinde yaratıcı kültür endüstrilerine yönelik özel yatırım konularını belirlemesi oldu.<img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-17986 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yerel_kalkinma_destek-1024x637.png" alt="" width="727" height="452" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yerel_kalkinma_destek-1024x637.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yerel_kalkinma_destek-300x187.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yerel_kalkinma_destek-600x373.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yerel_kalkinma_destek.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 727px) 100vw, 727px" /></li>
<li><strong>Adil Paylaşımda İlk Adımlar:</strong> Alman Müzik Eserleri Telif Hakları Kurumu GEMA, dijital müzik dünyası için devrim niteliğinde bir adım attı. Kurum, çevrimiçi telif ücretleri üzerinden aldığı komisyonu Ocak 2026&#8217;da %9’a, 2027&#8217;de ise hedeflenen %7&#8217;ye düşürmeyi planlıyor. İtalya Hükümeti de Haziran ayında  global sanat pazarında büyük yankı bulan bir karar açıkladı. Avrupa’nın en yüksek sanat KDV’si oranlarından biri olan %22’yi %5’e indirerek çarpıcı bir adım attı. Yeni düzenleme, sanat piyasasında beklenen hareketliliği beraberinde getirirken, ülkeyi Avrupa’nın en düşük sanat KDV’sine sahip ülkesi konumuna taşıdı.</li>
<li><strong>Yaratıcı Ekonomi Hacmi Büyüdü:</strong> Avrupa Kültür ve Yaratıcı Endüstriler İttifakı (ECCIA), Bain &amp; Company işbirliğiyle yeni bir rapor yayımladı. Rapor, Avrupa kültürel ve yaratıcı endüstriler alanının ekonomide 986 milyar euroluk dev payıyla öne çıktığını ve yaratıcı ekonominin 2030&#8217;da 2 trilyon euro büyüklüğe ulaşacağını öngörüldü.</li>
<li><strong>Digiage’in Uluslararası Ortaklığı:</strong> Türkiye’nin oyun ve yaratıcı teknoloji topluluğu Digiage, Avrupa’nın kültürel ve yaratıcı sektörlerdeki yenilik ağı EIT Culture &amp; Creativity’ye &#8220;İş Birliği Ortağı&#8221; sıfatıyla katılarak stratejik bir adım attı.</li>
<li><strong>Türkiye’nin Stratejik Konumu:</strong> 2025 yılında Kreaktivist’in <b>Yaratıcı Ekonomi</b> dosyasına görüş veren uzmanlar, yaratıcılığın artık yalnızca kültürel bir üretim olmadığını, stratejik bir <b>kalkınma disiplini </b>ve trilyon dolarlık küresel bir güç merkezi olduğunu vurguladılar. Yaratıcı Ekonomi Politikaları Uzmanı <b>Cangül Kuş</b>, bu alanı ticaret ve değer zinciri odaklı esnek bir kamu politikası olarak tanımlarken, tasarım ve stratejilerin insanın dünyayı anlamlandırma biçiminden (poetik) beslenmesi gerektiğini belirtti. TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı <b>A. Ata Kavame</b>, 16 alt sektörü kapsayan bütünsel bir ekosistem vizyonuyla fikri mülkiyetin (IP) en kıymetli sermaye olarak konumlandırıldığı <b>“Creative Türkiye” </b>vizyonunu paylaştı. YEKON Başkanı <b>Sertaç Ersayın</b> ise altyapı kurma döneminin kapandığını, veriye dayalı kararlarla küresel sahnede <b>“yaratıcı diplomatlar”</b> yetiştirecek bir atılım döneminin başladığını işaret etti. Kalkınma Ajansları Genel Müdürü <b>Ahmet Şimşek </b>ise <b>“Anadoludakiler”</b> projesi üzerinden yerel yaratıcılığın ve kültürel mirasın ekonomik değere dönüştürülerek küresel vitrine taşınmasının yerel kalkınmadaki gücüne dikkat çekti.<!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_251229_165552_614.sdocx--></li>
</ul>
<h2><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-17968 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/avtupa_yartici_andustri_ekonomi-1024x768.png" alt="" width="829" height="621" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/avtupa_yartici_andustri_ekonomi-1024x768.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/avtupa_yartici_andustri_ekonomi-300x225.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/avtupa_yartici_andustri_ekonomi-600x450.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/avtupa_yartici_andustri_ekonomi.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 829px) 100vw, 829px" /></h2>
<h2><strong>Kültürün Yükselişi ve Hareket Zamanı</strong></h2>
<p>2025 yılı, Türkiye’de ve dünyada kültürel mirasın korunması, yeniden yorumlanması ve çağın imkânlarıyla geleceğe taşınması açısından hareketli bir döneme yaşadı. Kültür politikaları, yalnızca koruma refleksi etrafında şekillenmedi; erişim, katılım ve kültürel dolaşım başlıklarıyla daha geniş bir zemine yayıldı.</p>
<ul>
<li><strong>Varlıkların Ana Vatanına Dönüşü: </strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı, aralarında Roma İmparatoru Marcus Aurelius’a ait nadide bir mermer heykelin de bulunduğu 23 önemli tarihi eserin Türkiye’ye iadesini sağlayarak diplomatik bir başarıya imza attı. Benzer bir etik hassasiyet küresel ölçekte de karşılık buldu; Fransız hükümeti, sömürge döneminden kalan kültürel varlıkların iadesini hızlandıracak kapsamlı bir yasa taslağı hazırladığını duyurdu.</li>
<li><strong>Müze Deneyiminde Yeni Yaklaşımlar:</strong> İklim kriziyle mücadele kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen “Gece Müzeciliği”, ziyaretçilere sıcaklıklardan etkilenmeden kültürel keşif yapma imkânı sundu. Öte yandan, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin deprem güvenliği gerekçesiyle yıkılması, mimarlık dünyasında derin tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanların güçlendirme seçenekleri üzerindeki ısrarına rağmen eylül ayında gerçekleşen yıkım, modern mimari mirasın korunması konusundaki hassasiyetleri gündemin üst sırasına taşıdı.</li>
<li><strong>Dijital Arkeoloji ve İmmersif Deneyimler:</strong> Dubai’de yapay zekâ desteğiyle 5.000 yıllık kadim yerleşimler gün ışığına çıkarılırken, UNESCO ise çalınan eserlerin iadesiyle doğru orantılı olarak hacmi küçülen dünyanın ilk &#8220;<a href="https://kreaktivist.com.tr/unesco-calinan-kulturel-objelerin-sanal-muzesi-acildi/" target="_blank" rel="noopener">Sanal Çalınan Varlıklar Müzesi</a>&#8220;ni ziyarete açtı. Türkiye’de ise UNESCO Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması Sözleşmesi’nin 20. yılı, özel etkinliklerle kutlanarak bu alandaki kolektif bilinci tazeledi.<br />
<h2 style="font-family: Lato; text-transform: none; font-style: normal;"><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-18522 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/unesco_sanal_muze.png" alt="" width="773" height="532" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/unesco_sanal_muze.png 773w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/unesco_sanal_muze-300x206.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/unesco_sanal_muze-600x413.png 600w" sizes="auto, (max-width: 773px) 100vw, 773px" /></strong></h2>
</li>
<li><strong>Diplomasi ve Küresel Forumlar:</strong> Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşen <a href="https://kreaktivist.com.tr/ccif-ankarada-kultur-ve-kreatif-endustri-bulusmasi/" target="_blank" rel="noopener">CCIF</a>, kültürel diplomasi ile yaratıcı endüstrileri aynı platformda buluşturdu. Ekim ayında Marmara Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen <a href="https://kreaktivist.com.tr/maruf25-programi-aciklandi-kentlerin-gelecegini-bu-forumda/" target="_blank" rel="noopener">MARUF</a> dördüncü kez &#8220;Çözüm Üreten Kentler&#8221; mottosuyla kentsel dönüşüm ve kültür ilişkisini masaya yatırdı.</li>
<li><strong>Mısır’ın 20 Yıllık Tarihi İmzası:</strong> Giza Platosu’nda yükselen Büyük Mısır Müzesi (GEM), 79 yüksek düzey heyetin katıldığı görkemli bir törenle kapılarını açtı. Piramitlerin gölgesindeki bu devasa yapı, tek bir medeniyete adanmış en büyük kültür mabedi olma özelliğiyle küresel bir olay haline geldi.</li>
<li><strong>Tasarımın Dünya Turu:</strong> Dünya Tasarım Organizasyonu (WDO) tarafından iki yılda bir belirlenen &#8220;Tasarım Başkenti&#8221; unvanını alan Frankfurt RheinMain bölgesi (Almanya) 2026 yılı çalışmalarına başladı. 2025 yılında yapılan başvurular sonucunda, 2028 yılı için Busan Büyükşehir Belediyesi (Güney Kore) bu unvanı üstlenecek.<img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18057 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/busan2028_v2.jpg" alt="" width="758" height="464" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/busan2028_v2.jpg 918w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/busan2028_v2-300x184.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/busan2028_v2-600x367.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 758px) 100vw, 758px" /></li>
<li><strong>Yaratıcı Şehir Ağı Genişliyor:</strong> UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Programı&#8217;na (Creative Cities Network) 2025 yılında Kahramanmaraş, edebiyat; Erzurum ise gastronomi alanında dahil oldu.</li>
<li><strong>İstanbul Bienali’nin Şehirdeki İzi:</strong> <a href="https://kreaktivist.com.tr/istanbul-bienali-mekanlari-belli-oldu/" target="_blank" rel="noopener">18. İstanbul Bienali</a>, küratör Christine Tohme imzasıyla Beyoğlu ve Karaköy hattında 47 sanatçının eserlerini sekiz farklı mekânda izleyiciyle buluşturdu. Etkinlik, iki ayda 600 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayarak sanatın kentsel dokuyla kurduğu güçlü bağı bir kez daha kanıtladı.</li>
<li><strong>Yılın Keşif Alanı:</strong> Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi, 5. yıl dönümünde ilan edilen 30 yeni buluntuyla Neolitik Çağ’ın toplumsal mühendisliğini ve sanatsal zenginliğini yeniden tanımladı. Projenin önemli bir parçası olan Karahantepe, Archaeology Magazine tarafından 2025 yılının ilk 10 keşfi arasında gösterilerek derginin kapağına taşındı.<img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-13343 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/gobekli_tepe_takvim-1024x718.jpg" alt="" width="785" height="550" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/gobekli_tepe_takvim-1024x718.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/gobekli_tepe_takvim-300x210.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/gobekli_tepe_takvim-600x421.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2024/08/gobekli_tepe_takvim.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 785px) 100vw, 785px" /></li>
<li><strong>Katılımcı <a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-12/" target="_blank" rel="noopener">Kültür Politikaları</a>:</strong> 2025 yılında Kreaktivist’e görüş veren akademisyenler, kültür politikalarının bürokratik sınırları aşarak toplumun her kesimini kapsayan katılımcı bir modelle inşa edilmesinin önemine vurgu yaptılar. Doç. Dr. Serhan Ada, göçmenlerden sanatçılara kadar uzanan &#8220;aşağıdan yukarıya&#8221; bir yapı önerirken; Prof. Dr. Bertil Emrah Oder, teorik söylemlerin ötesine geçerek eyleme odaklanılması gerektiğini belirtti. İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece ise &#8220;Ortaklaşa&#8221; programı üzerinden sivil toplum ve yerel yönetimler arasında güvene dayalı bir ekosistem inşa edilmesinin başarısını paylaştı.</li>
</ul>
<h2><strong>Teknoloji ve Yapay Zekâ (YZ) Devrimi</strong></h2>
<p>2025 yılı, yapay zekânın yaratıcı endüstrilerdeki konumunun köklü biçimde yeniden tanımlandığı bir dönüm noktası oldu. Mayıs ayında “yaratım ortağı” olarak konumlanan yapay zekâ, kasım ayında yaşanan büyük atılımla birlikte üretim süreçlerinin tamamını etkileyen yeni bir evreye taşındı. Bu sıçrama, 2007’de iPhone’un piyasaya çıkışıyla karşılaştırılacak ölçekte değerlendirildi ve 2026 beklentilerini şimdiden yukarı çekti.</p>
<ul>
<li><strong>Yılın Ön Gösterimi:</strong> 2025’te ve gelecek yıllarda konuşulacak teknolojinin ön gösterimi niteliğindeki <a href="https://www.ces.tech/">CES</a> Fuarı, yaratıcı endüstrilerde dönüşümün en yeni örneklerini sahneye çıkardı. Yapay zeka (AI), giyilebilir teknolojiler, dijital hikâye anlatımı ve sürükleyici medya formatları fuarın en çok dikkat çeken yenilikleri oldu.</li>
<li><strong><a href="https://kreaktivist.com.tr/google-i-o-2025-yapay-zekanin-yeni-evresi-basladi/" target="_blank" rel="noopener">Google’ın Gemini 3 Hamlesi</a>: </strong>Google, Gemini 3 modelini arama ekosistemine entegre ederek &#8220;güvenilir ve üretken dijital asistan&#8221; kavramını bir üst seviyeye taşıdı. Modelin sunduğu yeni &#8220;düşünme modu&#8221;, klişelerden arınmış bir zihin ortağı işlevi görüyor. Gemini 3 Pro Image (Nano Banana Pro) ise kamera açısı ve alan derinliği gibi profesyonel kontrollerle görsel üretimde teknik sınırları zorluyor. Çok adımlı görevleri yöneten Gemini Agent ve kodlama odaklı Google Antigravity, operasyonel süreçlerde otomasyonun yeni standartlarını belirliyor.<img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-17780 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/google_gemini_2025-1024x683.jpg" alt="" width="868" height="579" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/google_gemini_2025-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/google_gemini_2025-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/google_gemini_2025-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/google_gemini_2025.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 868px) 100vw, 868px" /></li>
<li><strong>OpenAI ve Anthropic Rekabeti:</strong> OpenAI, arama pazarındaki varlığını GPT Atlas ile pekiştirirken, GPT-5.1 güncellemesiyle etkileşime empatik bir ton ve duygusal zekâ derinliği kazandırdı. Karmaşık analizleri teknik terimlere boğulmadan çözen Thinking modu, kullanıcı deneyimini rafine hale getirdi. Ancak bu alandaki liderlik tanımı, Anthropic’in Claude Opus 4.5 modelini duyurmasıyla yeniden şekillendi. Özellikle yazılım geliştirme testlerindeki yüksek skorları ve gerçek dünya muhakeme yeteneğiyle Opus 4.5, yapay zekâda zirvenin sürekli yer değiştiren bir nokta olduğunu gösterdi.</li>
<li><strong>Tasarımda Mekânsal Dönüşüm:</strong> 2024 yılını bir &#8220;merak evresi&#8221; olarak geride bırakan Apple Vision Pro, 2025 yılında mimarlık ofislerinden film setlerine kadar geniş bir yelpazede günlük iş akışının asli parçası haline geldi. Sanal gerçekliğin (VR) yerini alan &#8220;Spatial Computing&#8221; (Mekânsal Bilgi İşlem), tasarımcıların artık iki boyutlu ekranların ötesine geçerek doğrudan &#8220;boşluğa&#8221; ve üç boyutlu derinliğe tasarım yapabildiği bir dönemi başlattı.</li>
<li><strong>Ecosystem Spotlight; <a href="https://kreaktivist.com.tr/fabrikhas-acildi-ekran-endustrisine-yeni-bir-merkez/" target="_blank" rel="noopener">FabriKHAS</a>: </strong>2025 yılında yaratıcı teknoloji takviminin en önemli duraklarından biri, Kadir Has Üniversitesi bünyesinde kapılarını açan <strong>FabriKHAS</strong> oldu. Türkiye’nin en modern teknolojik üretim ve mentorluk merkezi olarak konumlanan yapı; film, oyun ve animasyon profesyonellerini tek bir çatı altında buluşturarak &#8216;yaratıcı kuluçka&#8217; kavramına yeni bir soluk getirdi<br />
<h2 style="font-family: Lato; text-transform: none; font-style: normal;"><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-16808 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/fabrikhas_kadir_has-1024x683.jpg" alt="" width="754" height="503" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/fabrikhas_kadir_has-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/fabrikhas_kadir_has-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/fabrikhas_kadir_has-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/fabrikhas_kadir_has.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 754px) 100vw, 754px" /></strong></h2>
</li>
<li><strong><a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-14/" target="_blank" rel="noopener">Kreaktivist’e Değerlendirdiler</a>:</strong> Yapay zekâ kullanımı prodüksiyon sürelerini ortalama %40 oranında kısaltırken, bu durum yaratıcı endüstrilerde bir &#8220;değer enflasyonu&#8221; doğurdu. Gerçek ustalığın ve insani derinliğin kıymeti bu yeni düzende daha da belirginleşti. MGX Studio’dan Halit Gülmez, sanal prodüksiyonun post-prodüksiyonu bizzat deneyimlenen bir sürece dönüştürdüğünü vurgularken; dijital sanatçı Gökhan Doğan, dijital sanatın geliştiği alanı bir iletişim mecrasından ziyade bir deneyim sahası olarak tanımladı. YAYFED Başkanı ve İTO YK Üyesi Münir Üstün ise yayıncılık dünyasındaki dönüşümü, yayıncıları birer &#8220;kültür tasarımcısı&#8221; olarak yeniden konumlandırarak özetledi.</li>
</ul>
<h2><strong>Yeni Başlangıçlar, Başarıyla Devam Edenler</strong></h2>
<p>Yaratıcı kültür endüstrilerinin sivil toplum yapılanmasında 2025 yılı, kapanışlardan çok geçişlerle hatırlanacak bir yıl oldu. Kurumlar, meslek birlikleri ve sektör örgütleri için bu dönem; görev devirlerinin, yeniden seçilen yönetimlerin ve kurumsal sürekliliği güçlendiren kararların öne çıktığı bir eşik yarattı.</p>
<ul>
<li><strong>Müzecilikte Tarihi Devir Teslim:</strong> Türk müzecilik tarihinin en önemli figürlerinden biri olan ve 2003 yılından bu yana Sakıp Sabancı Müzesi Müdürlüğü görevini büyük bir titizlikle yürüten Dr. Nazan Ölçer, bayrağı Prof. Dr. Ahu Antmen&#8217;e devretti.</li>
<li><strong>Tasarım Dünyasında Yeni Kimlik:</strong> İDEALİST Tasarım Derneği, gerçekleştirdiği Seçimli Olağan Genel Kurulu ile 2025–2027 dönemi yönetim kadrosunu belirledi. Dernek, bu kurulla birlikte ismini resmen “İDEALİST Tasarım Derneği” olarak tescilleyerek, tasarım disiplinleri arasındaki birleştirici gücünü ve sektörel kimliğini daha net bir zemine oturttu.</li>
<li><strong>Yayıncılıkta Deneyim ve İstikrar:</strong> Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 26. Olağan Genel Kurulu, sektördeki istikrarın önemini bir kez daha vurguladı. Kenan Kocatürk’ün yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendiği bu yeni dönemde, Genel Sekreterlik makamı üçüncü kez Nazlı Berivan Ak’ın tecrübesine emanet edildi.</li>
<li><strong>Kreatif Endüstrilerin Stratejik Yönetimi:</strong> TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi, olağanüstü başkanlık divanı seçimi için bir araya geldi. A. Ata Kavame yeniden Meclis Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılığı görevine LH Post Prodüksiyon’dan Gamze Şernaz getirildi.</li>
<li><strong>Sahne ve Sinema Emekçilerinin Güveni:</strong> Meslek birlikleri cephesinde de &#8220;güven tazeleme&#8221; teması hâkimdi. Sinema ve Dizi Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY) seçimlerinde Renan Bilek, üçüncü kez üst üste başkanlık koltuğuna oturarak oyuncu hakları mücadelesindeki kararlılığını pekiştirdi. Benzer şekilde, BSB Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nde Bahriye Kabadayı Dal üyelerin oylarıyla güven tazeleyerek telif hakları ve sektörel dayanışma ajandasını yeni döneme taşıdı.</li>
</ul>
<h2><strong> </strong><strong>“İnsani Direniş” ve Etik Tartışmalar</strong></h2>
<p>2025, yaratıcı kültür endüstrilerinde teknolojik sıçramaların gölgesinde kalan etik fay hatlarının görünür hâle geldiği bir yıl olarak da tarihe geçti.</p>
<ul>
<li><strong>Dogma 25 Manifestosu:</strong> Cannes Film Festivali’nde ilan edilen Dogma 25, sinemanın algoritmik tüketim ve dijitalleşme tarafından kuşatılmasına karşı güçlü bir estetik isyan olarak doğdu. On maddeden oluşan bu manifesto, kusursuzluğun yapaylığına karşı öngörülemez ve &#8220;insani&#8221; olanın kusurlu güzelliğine dönüş çağrısı yaptı.</li>
<li><strong>Yaratıcı Emeğin Korunması:</strong> 100 aşkın yazarın bir araya gelerek yayımladığı <a href="https://kreaktivist.com.tr/yaratici-ureticilerden-kultur-bakanlarina-acik-mektup/" target="_blank" rel="noopener">açık mektup</a>, yapay zekâ eğitiminde kullanılan izinsiz içeriklere karşı yayınevlerini somut önlemler almaya davet etti. Türkiye’de ise bu mücadele kurumsal kazanımlarla karşılık buldu. Ayrıca &#8220;İllüstratörlük&#8221; mesleği resmi statü kazandı. MÜYORBİR’in uluslararası SCAPR ve PPL anlaşmaları ise Türk müzisyenlerin küresel telif haklarını sistematik bir güvence altına aldı.<img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-17993 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yayincilik_ai-1024x641.png" alt="" width="864" height="540" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yayincilik_ai-1024x641.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yayincilik_ai-300x188.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yayincilik_ai-600x375.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/yayincilik_ai.png 1170w" sizes="auto, (max-width: 864px) 100vw, 864px" /></li>
<li><strong><a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-15/" target="_blank" rel="noopener">Hikâyenin Etik Sınırları</a>:</strong> Sektörün usta isimleri Kreaktivist Dergisine verdikleri röportajlarda, anlatıcılığın köklerini etik bir perspektifle yeniden tanımladı. Türkan Şoray, Türk sinemasında cesur senaryoların ve yaş alan kadının güzelliğini fark eden bir bakış açısının eksikliğine dikkat çekerken; Ezel Akay, tasarımın hikâyedeki gücünü &#8220;dokunulabilir bir düşünce biçimi&#8221; olarak niteledi. Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel, hikâyenin artık yalnızca anlatılan bir unsur olmaktan çıkıp tasarlanan, yaşayan bir organizmaya dönüştüğünü vurguladı. Belgesel fotoğrafçı Hilal Bayar ise görsel üretimde asıl meselenin teknik doğruluktan ziyade, neyin neden gösterildiğiyle ilgili etik sorumluluk olduğunu hatırlattı.</li>
<li><strong>Küresel Ekonomik Kaygılar ve Toplumsal Kırılmalar:</strong> ABD Başkanı Donald Trump’ın &#8220;Film Vergisi Planı&#8221;, küresel teşvik sistemlerini haksız rekabet olarak niteleyerek endüstride ciddi bir endişe yarattı. Ancak Türkiye özelinde asıl sarsıcı gelişme, ağustos ayında başlayan ve yaratıcı disiplinlerin tamamına yayılan #MeToo benzeri ifşa süreci oldu. Taciz ve cinsel şiddet iddialarının şeffaflıkla dile getirildiği bu süreç, Akbank Sanat Film Festivali’nin iptaline kadar uzanan toplumsal bir yüzleşmeyi ve etik bir dönüşümü tetikledi.</li>
</ul>
<h2><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-17582 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/trump_sinema_vergi-1024x683.png" alt="" width="846" height="564" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/trump_sinema_vergi-1024x683.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/trump_sinema_vergi-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/trump_sinema_vergi.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 846px) 100vw, 846px" /></h2>
<h2><strong>Sürdürülebilirlik ve Gelecek Vizyonu </strong></h2>
<p>Yaratıcı kültür endüstrilerinin çevresel ve toplumsal sorumluluklarını stratejik birer büyüme modeline dönüştürdüğü 2025 yılı, 2030 hedeflerine giden yolun somut adımlarla örüldüğü bir final perdesi sundu. Barselona’da gerçekleşen Mondiacult 2025 zirvesinde 160’tan fazla ülkenin, kültürün 2030 sonrası bağımsız bir Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SDG) olması konusundaki uzlaşısı, bu dönüşümün küresel tescili oldu.</p>
<ul>
<li><strong> </strong><strong>Yeşil Dönüşüm ve Döngüsel Tasarım:</strong> İSTKA ve DCube iş birliğiyle hazırlanan <a href="https://kreaktivist.com.tr/dongusel-ekonomi-icin-tasarim-odakli-donusum-basladi/" target="_blank" rel="noopener">Döngüsel Tasarım Raporu</a>, tasarımın sürdürülebilirlik süreçlerindeki merkezi konumunu belirginleştirdi. CerModern ise Türkiye’nin ilk &#8220;<a href="https://kreaktivist.com.tr/cermodern-surdurulebilirlik-yol-haritasini-acikladi/" target="_blank" rel="noopener">Kültür-Sanat Sürdürülebilirlik Raporu</a>&#8220;nu yayımlayarak 2030 yılında karbon nötr olma hedefini kamuoyuyla paylaştı. Küresel devlerde bu alanda hassasiyetlerini gösteren adımlar attılar. Microsoft ve Sony karbon nötr konsol üretimine geçerken, Fransa ultra hızlı modaya karşı yasal önlemler alan ilk ülke olarak tarihe geçti.</li>
<li><strong>Yerelden Avrupa’ya Uzanan Vizyon:</strong> İKSV tarafından Avrupa Birliği desteği ve Marmara Belediyeler Birliği iştirakiyle yürütülen &#8220;<a href="https://kreaktivist.com.tr/iksv-ortaklasa-programi-turkiyeden-avrupaya-aciliyor/" target="_blank" rel="noopener">Ortaklaşa</a>&#8221; programı, üç yıllık başarılı sürecini tamamlayarak yeni bir boyuta evrildi. Program, Culture Action Europe iş birliğiyle Avrupa ağına dâhil olarak yerel dinamikleri kıta ölçeğine taşıyan stratejik bir eşiği temsil ediyor.</li>
<li><strong><a href="https://kreaktivist.com.tr/dergi/kreaktivist-dergisi-sayi-17/" target="_blank" rel="noopener">2030’a Bakış</a> ve &#8220;Takımyıldızı&#8221; Stratejisi:</strong> İnsan İnovasyon Tasarımcısı Arzu Kaprol, döngüsel tasarımı bir sorumluluk olarak tanımlarken; moda tasarımcısı Belma Özdemir, 2030 vizyonunun zanaat ve teknolojinin sentezinde gizli olduğunu vurguladı. TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı Ata Kavame, Türkiye&#8217;nin kültürel zenginliğini fikri mülkiyet (IP) merkezli bir ihracat gücüne dönüştürme hedefini açıklarken, YEKON Başkanı Sertaç Ersayın bireysel başarıların ortak bir &#8220;takımyıldızına&#8221; dönüştürülmesi gerekliliğine işaret etti.</li>
</ul>
<h2><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-18726 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_kapanis-1024x682.png" alt="" width="807" height="537" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_kapanis-1024x682.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_kapanis-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_kapanis-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_kapanis.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 807px) 100vw, 807px" /></h2>
<h2><strong>Geleceğin Şafağında: 2026 ve Ötesi</strong></h2>
<p>Kreaktivist sayfalarında yıl boyu iz sürdüğümüz her gelişme; verimliliğin hızla, üretimin ise etik sorumlulukla harmanlandığı hibrit bir çağın habercisiydi. Endüstri profesyonellerinin de öngördüğü gibi, önümüzdeki dönem yapay zekânın yarattığı içerik bolluğunun içinde &#8220;sahici&#8221; olanı bulma çabasıyla şekillenecek. Yılın son sayısında görüşlerine başvurduğumuz endüstri profesyonelleri 2026 yılının, yapay zekânın (YZ) taklit yeteneğiyle üretilen içeriklerin devasa bir bolluk yaratacağı, ancak bu durumun yaratıcı endüstrilerde bir &#8220;değer enflasyonu&#8221; doğuracağı bir yıl olarak gördüklerini belirttiler. Diğer yandan teknolojiyi etik bir çerçeveyle harmanlayan, bireysel başarıları &#8220;takımyıldızı&#8221; stratejisiyle ulusal bir hikâyeye bağlayan ve &#8220;insana dokunan&#8221; anlatıların kazandığı bir evreye geçmesi de beklentiler arasında.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/2025-yaratici-endustrilerinin-donusum-yili/">2025: YARATICI ENDÜSTRİLERİNİN DÖNÜŞÜM YILI</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İKSV Ortaklaşa Programı Türkiye&#8217;den Avrupa&#8217;ya Açılıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/iksv-ortaklasa-programi-turkiyeden-avrupaya-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 11:31:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=18722</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü İKSV Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı&#8217;nın üç yıllık serüvenini tamamladı. &#8220;Adına Ortaklaşa Dedik&#8221; başlıklı kapanış etkinliği, 6 Kasım 2025 tarihinde Feriye’de gerçekleşti. Bu önemli buluşma, Türkiye&#8217;nin farklı kentlerinde kültür-sanat, diyalog ve destek odaklı kurulan işbirliklerini kutladı. Etkinlik, gün boyu süren oturumlar, etkileyici bir film gösterimi...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/iksv-ortaklasa-programi-turkiyeden-avrupaya-aciliyor/">İKSV Ortaklaşa Programı Türkiye&#8217;den Avrupa&#8217;ya Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü İKSV Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı&#8217;nın üç yıllık serüvenini tamamladı. &#8220;Adına Ortaklaşa Dedik&#8221; başlıklı kapanış etkinliği, 6 Kasım 2025 tarihinde Feriye’de gerçekleşti. Bu önemli buluşma, Türkiye&#8217;nin farklı kentlerinde kültür-sanat, diyalog ve destek odaklı kurulan işbirliklerini kutladı. Etkinlik, gün boyu süren oturumlar, etkileyici bir film gösterimi ve canlı müzik performansıyla zenginleşti. Ayrıca İKSV’nin YouTube kanalından canlı yayınlandı. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcileri ve Türkiye&#8217;den birçok belediye başkanı katıldı. Sivil toplum temsilcileri, kültür profesyonelleri ve sanatçılar da bu özel günde bir araya geldi. Bu kültürel hareketlilik, kurulan adil, katılımcı ve kapsayıcı işbirliklerinin gücünü gösterdi. Ayrıca, İKSV Ortaklaşa Programı&#8217;nın yerelden Avrupa ölçeğine taşınacağı da etkinlikte müjdelendi.</p>
<figure id="attachment_18723" aria-describedby="caption-attachment-18723" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18723 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_partnerler-1024x682.png" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_partnerler-1024x682.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_partnerler-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_partnerler-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_partnerler.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18723" class="wp-caption-text">Görgün Taner, Ercan Orhan, Selen Akçalı, Jurgis Vilcinskas, Utku Cihan, Maria Chiara Piazza, Alp Kargı, Enver Atagün, Özlem Ece, M. Cemil Arslan</figcaption></figure>
<h2>Açılış Konuşmalarında Güven ve Diyalog Vurgusu</h2>
<p>Gazeteci Aysun Öz’ün sunduğu etkinlik, güçlü açılış konuşmalarıyla başladı. İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, projenin verimli, şaşırtıcı ve duygu yüklü üç yılını özetledi. Taner, kültür-sanat dünyası, sivil toplum ve yerel yönetimlerin bir araya geldiğini belirtti. Ortaklaşa sayesinde anlamanın ve diyalog ortamının oluştuğunu vurguladı. Bu birlikteliğin geleceği daha iyi kurma sorusunun cevabını arayacağını söyledi.</p>
<p>Marmara Belediyeler Birliği (MBB) Genel Sekreteri M. Cemil Arslan, programın ismini hak ettiğini dile getirdi. Arslan, kültür-sanat alanında sivil toplum ve belediyelerin aynı masa etrafında buluştuğunu anlattı. Güven, diyalog ve iş birliğinin yerelde nasıl mümkün olduğunu hep birlikte deneyimlediklerini ifade etti. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, Ortaklaşa ile kalıcı bir şey inşa edildiğini vurguladı. Kültürün, insanları, şehirleri ve kıtaları birbirine bağlayan bir köprü olduğunu söyledi. Vilcinskas, projenin kültürün güçlü bir demokrasi aracı olabileceğini gösterdiğini belirtti.</p>
<p>İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece, projenin somut çıktılarını paylaştı. Ece, kültür politikalarının sadece sanatı değil; ifade özgürlüğünü de kapsadığını aktardı. Ayrıca demokratik katılım ve birlikte yaşam kültürünü de içerdiğini ekledi. Program, kültür alanında adil, katılımcı ve kapsayıcı bir işbirliği modeli geliştirdi. Belediyelerle sivil toplum arasında güvene dayalı ilişkilerin mümkün olduğunu gösterdi. Üç yıl boyunca 13 projeye toplam 1,3 milyon avro hibe desteği sağlandı. 44 kültür-sanat profesyoneli istihdam edildi. 6 kültür-sanat mekânı dönüştürüldü ve 22 mekân etkinliklere ev sahipliği yaptı. Festivaller, sergiler, bienaller, konserler ve kültür-sanat günleri düzenlendi. Yaklaşık 50.000 kişi, kültür-sanat aracılığıyla bir araya geldi. Bu buluşmada 5.000 çocuk yer aldı. Ortaklaşa, kültür-sanatın güven ve dayanışmanın ortak dili olduğunu yeniden gösterdi.</p>
<figure id="attachment_18725" aria-describedby="caption-attachment-18725" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18725 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_ozlem_ece-1024x682.png" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_ozlem_ece-1024x682.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_ozlem_ece-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_ozlem_ece-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_ozlem_ece.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18725" class="wp-caption-text">İlk oturumda Aysun Öz&#8217;un sorularını yanıtlayan İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece; &#8220;İKSV&#8217;nin birikimi üzerine inşa ettiğimiz Ortaklaşa, kültür alanında adil, katılımcı ve kapsayıcı bir işbirliği modeli geliştirerek, belediyelerle sivil toplum arasında güvene dayalı ilişkilerin mümkün olduğunu gösterdi&#8221; dedi.</figcaption></figure>
<h2>Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası: Politika Metni</h2>
<p>Etkinliğin sabah oturumlarından birinde önemli bir politika metni ele alındı. Prof. Dr. Füsun Üstel tarafından kaleme alınan metin tartışıldı. “Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası: Ortaklaşa Değerler ve Eylemler” başlıklı bu metin, arama konferansları bulgularına dayanıyor. Doç. Dr. Erdem Çolak’ın moderasyonunda gerçekleştirilen söyleşi ilgi çekti. Kültür-sanat alanında erişim, katılım ve kapsayıcılık ilkeleri detaylıca incelendi. Politika metni, kültürel adaletin sağlanmasında ortaklıkların belirleyici olduğunu vurguluyor. Metin, belediyeler bünyesinde STK işbirliği dairesi kurulmasını öneriyor. Ayrıca belediyelerin STK’lara mekân sağlama düzenlemeleri yapılması gerektiğini belirtiyor.</p>
<figure id="attachment_18727" aria-describedby="caption-attachment-18727" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18727 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_fusun_ustel-1024x682.png" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_fusun_ustel-1024x682.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_fusun_ustel-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_fusun_ustel-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_fusun_ustel.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18727" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Füsun Üstel tarafından kaleme alınan &#8220;Adil Kültürel İşbirliği İçin Yol Haritası: Ortaklaşa Değerler ve Eylemler&#8221; başlıklı politika metni üzerine bir söyleşi düzenlendi.</figcaption></figure>
<h2>Yerel Deneyimler Türkiye’de Yerel Kültürel İşbirlikleri Altında</h2>
<p>Öğleden sonraki oturumda belediye başkanları yerelden deneyimlerini aktardı. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, kültürün iyileştirici gücünü odağa aldıklarını söyledi. Depremden etkilenen şehirlerinde hayatları onarmak için çalıştıklarını belirtti. Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, kültürün hafızalara yerleşmesine aracılık eden Ortaklaşa’ya teşekkür etti. Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, belediye ve sivil toplumun ortak projelerde rahatlıkla paydaş olabildiğine değindi. Kalkınmanın yerelden başladığı gerçeği üzerine inşa edilen projelerin başarıya ulaşacağını söyledi.  Oturumda Adıyaman’daki Perre Çocuk ve Kent Bienali gibi projelerden örnekler sunuldu. Borçka’daki Demir Elma Festivali ve Merzifon’daki Motorhane Kültür Ağı da aktarılan örneklerdendi. Başkanlar adil kültürel işbirliğinin oluşma koşullarına dair görüşlerini paylaştılar. Hopa, Ardeşen ve Kömür belediye başkanları da izleyici olarak etkinliğe katıldı.</p>
<h2>İKSV Ortaklaşa Programı Sunuyor: 13 Proje, 13 Hikâye</h2>
<p>Etkinliğin ikinci bölümünde Ortaklaşa Hibe Programı kapsamında desteklenen projeler tanıtıldı. &#8220;Ortaklaşa Sunuyor&#8221; başlıklı oturumlarda 13 projenin temsilcileri yer aldı. Farklı coğrafyalardan gelen temsilciler, yerelde adil kültürel işbirliklerini güçlendiren uygulamaları paylaştılar. Diyarbakır&#8217;dan Kömür Belediyesi ortaklığıyla açılan Kömür Kültür Sanat Merkezi, deprem sonrası iyileşmeye destek oldu. Eskişehir&#8217;de Puruli Derneği ve Büyükşehir Belediyesi, atıl bir yapının dönüşümünü planladı. İzmir, Bursa ve Hatay gibi farklı şehirlerden başarılı projeler aktarıldı. Bu projeler kültür-sanat aracılığıyla toplumsal dayanışmayı ve dönüşümü gösterdi. Oturum sonunda Gola Derneği ekibinin müzik performansı renkli anlar yaşattı.</p>
<figure id="attachment_18724" aria-describedby="caption-attachment-18724" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18724 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_STKlar-1024x682.png" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_STKlar-1024x682.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_STKlar-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_STKlar-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/iksv_ortaklasa_STKlar.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18724" class="wp-caption-text">Üç yılda 13 projeye toplam 1,3 milyon avro hibe desteği sağlandı, 44 kültür-sanat profesyoneli istihdam edildi. 6 kültür-sanat mekânı dönüştürüldü, 22 mekân yeniden kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yaptı. Projeler kapsamında 16 çalıştay düzenlendi; 6 kültür politikası belgesi, 6 protokol, 4 kitap, bir rehber ve bir araştırma raporu yayımlandı.</figcaption></figure>
<h2>Ortaklaşa’nın Gelecek Planı: Avrupa Ölçeğinde İşbirliği</h2>
<p>Üç yılda yüzlerce kültür profesyonelini bir araya getiren Ortaklaşa, adil işbirliği modelleri geliştirdi. Programın 2026-2028 yıllarını kapsayacak ikinci dönemi Ocak 2026’da başlayacak. Yeni dönemde Culture Action Europe ağı da ortak olarak yer alacak. Bu işbirliğiyle Ortaklaşa’nın Avrupa ölçeğinde kültürel işbirliklerine vesile olması hedefleniyor. Culture Action Europe Genel Direktörü Natalie Giorgadze, Avrupa kültür ağlarıyla işbirliği hedefinin önemini vurguladı.</p>
<p>Oyuncu Yiğit Özşener, Salon İKSV’deki kapanış buluşmasında bir konuşma yaptı. Proje yürütücülerinin &#8220;imkânsız görüneni mümkün kılan ‘ortaklaşma’ hikâyeleri yazdıklarını&#8221; söyledi. Hatay Akademi Orkestrası’nın özel konseri ve DJ performansları geceyi sonlandırdı. Program, Türkiye’nin yerel kültür politikaları tartışmalarına değerli bir bilgi birikimi bıraktı. Yeni işbirliği biçimlerinin ve kültürel dayanışmanın yollarını açtı. Ortaklaşa, sivil toplum ve belediyeler arasında daha adil bir işbirliğinin mümkün olduğunu kanıtladı. Projeler kapsamında 44 şehirden 252 proje başvurusu alındı. Program; Öğrenme, Diyalog ve Hibe olmak üzere üç alt bileşenden oluştu. Ortaklaşa’nın sunduğu bu model, gelecekteki kültürel çalışmalar için ilham kaynağı olmayı sürdürecek.</p>
<p>Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı hakkında detaylı bilgi resmi <a href="https://ortaklasa.iksv.org/" target="_blank" rel="noopener">web sitesinden</a> alınabilir. Etkinliğin tüm oturumları ise <a href="https://www.youtube.com/live/ANkrucY6bqo?si=nCFuiaxBLldnMGKr&amp;t=15" target="_blank" rel="noopener">İKSV Youtube kanalından</a> izlenebilir.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/iksv-ortaklasa-programi-turkiyeden-avrupaya-aciliyor/">İKSV Ortaklaşa Programı Türkiye&#8217;den Avrupa&#8217;ya Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MIPCOM 2025&#8217;e, Yaratıcı Ekonomi, Türk Dizi Diplomasisi ve YouTube damgası</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/mipcom-2025e-yaratici-ekonomi-turk-dizi-diplomasisi-ve-youtube-damgasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 14:41:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=18556</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en prestijli medya buluşması olan MIPCOM 2025, 13-16 Ekim tarihleri arasında gerçekleşti. Bu yılki fuar, sektör tarihinde &#8220;neslin en büyük değişimi&#8221; olarak kayıtlara geçti. Organizatörler, 107 ülkeden 10.600’ün üzerinde delege ağırladı. Küresel alıcı sayısı ise 3.340 olarak açıklandı. Geleneksel televizyon (TV) içeriği pazarının yeni dinamiklere evrildiği gözlendi. Bu değişimde teknolojik gelişmelerin etkisi büyüktü. Fuar,...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/mipcom-2025e-yaratici-ekonomi-turk-dizi-diplomasisi-ve-youtube-damgasi/">MIPCOM 2025&#8217;e, Yaratıcı Ekonomi, Türk Dizi Diplomasisi ve YouTube damgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en prestijli medya buluşması olan <a href="https://www.mipcom.com/" target="_blank" rel="noopener">MIPCOM</a> 2025, 13-16 Ekim tarihleri arasında gerçekleşti. Bu yılki fuar, sektör tarihinde &#8220;neslin en büyük değişimi&#8221; olarak kayıtlara geçti. Organizatörler, 107 ülkeden 10.600’ün üzerinde delege ağırladı. Küresel alıcı sayısı ise 3.340 olarak açıklandı. Geleneksel televizyon (TV) içeriği pazarının yeni dinamiklere evrildiği gözlendi. Bu değişimde teknolojik gelişmelerin etkisi büyüktü. Fuar, hızla dönüşen Küresel İçerik Pazarı&#8217;nın yeni kurallarının da konuşulduğu bir buluşma oldu. Yeni içerik türleri ve dağıtım modelleri panellerin ilgi odağı oldu. Medya yöneticileri içinse fuar, dönüştürücü bir deneyimdi.</p>
<h2>Küresel İçerik Pazarı YouTube ve Dijitalin Kontrolünde</h2>
<p>Bu yılki MIPCOM’un ana gündemi şüphesiz &#8220;Yaratıcı Ekonomi&#8221; oldu. YouTube, 20 yıllık tarihinde ilk kez bu kadar büyük bir varlık gösterdi. Google&#8217;a ait platform, içerik sektörünün geleceğinin sembolü haline geldi. YouTube, ABD’de bile Netflix&#8217;in önünde lider akış platformu konumunda. Platformun EMEA Başkan Yardımcısı Pedro Pina, fuarda önemli bir konuşma yaptı. Pina, geleneksel yayıncıların içeriklerini yalnızca &#8220;itmeye&#8221; çalışmasını eleştirdi. Başarının yolunun &#8220;hayran kitlesini (fandom) beslemekten&#8221; geçtiğini vurguladı. Fuar, geleneksel ile dijitalin kaçınılmaz birleşmesine sahne oldu. Bu trend, küresel stüdyoların stratejilerini hızla değiştirdiğini gösterdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-18560 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_Cannes_2025_open.jpg" alt="" width="1000" height="665" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_Cannes_2025_open.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_Cannes_2025_open-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_Cannes_2025_open-600x399.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2>Geleneksel Sektörün Risk Yönetimi ve Yeni Modelleri</h2>
<p>İçerik bolluğu ve değişen yatırım iklimi, akış platformlarını (streamer) yeni stratejilere itti. 3Vision&#8217;dan Jack Davison, yatırımcıların artık kârlılığa odaklandığını belirtti. Akış hizmetlerinin sayısının 600’lere ulaştığı bu ortamda, risk yönetimi kritik önem kazandı. Rakuten TV gibi platformlar, maliyetleri düşürmek için markalarla işbirliğine gitti. Rakuten TV, özgün içeriklerini (Originals) doğrudan markalarla ortaklaşa üretiyor. Böylece hem finansal riski azaltıyor hem de içeriğe değer katıyor. Shahed ise hem reklama dayalı (AVOD) hem de abonelikli (SVOD) hibrit bir model uyguluyor. Özgün içerikler, kullanıcıları SVOD’ye geçirmeye ikna eden stratejik araçlar oldu. Bu dönüşüm, geleneksel TV&#8217;nin de kendi akış platformlarına öncelik vermesine neden oldu.</p>
<h2>MIPCOM 2025’e Türk Dizileri Damga Vurdu</h2>
<p>Tüm bu küresel dönüşümlerin merkezinde Türkiye, pazar gücünü bir kez daha kanıtladı. İngiltere, ABD ve Almanya&#8217;nın ardından en büyük delege gönderen ülke Türkiye oldu. Cannes’ın ünlü Croisette Bulvarı&#8217;nı Türk dizilerinin afişleri süsledi. Fuara 28 Türk firması rekor katılımla yer aldı. Türkiye milli iştirakini bu yıl da İstanbul Ticaret Odası organize etti. İTO, ATO ve İZTO temsilcileri, sektörler arası işbirliği için Cannes’da bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Türkiye Milli İştiraki organizasyonu sağlayan İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Özer ve Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, ATO Meclis Üyesi Kreatif Endüstriler ve Markalaşma Komisyonu Başkanı Berat Kuzu fuar için Cannes&#8217;ta hazır bulundu. Özellikle yeni ve iddialı yapımların lansmanları dikkat çekti. Kanal D&#8217;nin yeni dizisi Güller ve Günahlar için yoğun bir ilgi vardı. Başrol oyuncuları Murat Yıldırım ve Cemre Baysel, önemli ön anlaşmalara imza attı. Tims&amp;B imzalı Eşref Rüya da büyük ses getirdi. Dizinin yıldızları Çağatay Ulusoy ve Demet Özdemir, klasik &#8220;Fıstık&#8221; lakaplı Cadillac eşliğinde büyük ilgi gördü. Türk firmaları, Ortadoğu&#8217;dan Latin Amerika&#8217;ya kadar geniş bir coğrafyada anlaşmalar yaptı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-18557 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye_series.jpg" alt="" width="864" height="486" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye_series.jpg 864w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye_series-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye_series-600x338.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 864px) 100vw, 864px" /></p>
<h2>Kültürel Etki: Türk Dizi Diplomasisi</h2>
<p>Türk dizilerinin başarısı sadece ticari rakamlarla sınırlı değil. Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı bu durumu &#8220;milli servet&#8221; olarak nitelendirdi. Yancı’ya göre bu başarı, artık bir &#8220;dizi diplomasisi&#8221;ne dönüşmüş durumda. Dünyanın farklı köşelerindeki insanlar, Türk kültürünü ve değerlerini bu yapımlar sayesinde öğreniyor. Hatta bu durum, izleyiciler arasında Türkçe öğrenme trendini tetikliyor. Bu kültürel etki, Türk içeriğini Küresel İçerik Pazarı’nın vazgeçilmez bir unsuru haline getiriyor. Sonuç olarak, MIPCOM Cannes 2025, dijital devrimin kaçınılmazlığını gösterirken, Türkiye&#8217;nin drama içeriklerindeki küresel gücünü pekiştirdiği bir yıl oldu. Fuarın ana teması olan &#8220;Yaratıcı Ekonomi&#8221;, içerik sektörünün geleceğine ışık tuttu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-18558 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye.jpg" alt="" width="1000" height="676" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye-300x203.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/MIPCOM_2025_turkiye-600x406.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/mipcom-2025e-yaratici-ekonomi-turk-dizi-diplomasisi-ve-youtube-damgasi/">MIPCOM 2025&#8217;e, Yaratıcı Ekonomi, Türk Dizi Diplomasisi ve YouTube damgası</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yan Yana: Çiftlerin Sanat Yolculuğu Türkiye İş Bankası RHM’de</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/yan-yana-ciftlerin-sanat-yolculugu-turkiye-is-bankasi-rhmde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 11:59:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=18493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin yeni süreli sergisi “Yan Yana: Melahat ile Eşref Üren ve Eren ile Bedri Rahmi Eyüboğlu”, müzenin iki katına yayılarak 20 Eylül 2025 tarihinde açıldı. Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yapıtları Ömer Faruk...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/yan-yana-ciftlerin-sanat-yolculugu-turkiye-is-bankasi-rhmde/">Yan Yana: Çiftlerin Sanat Yolculuğu Türkiye İş Bankası RHM’de</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://issanat.com.tr/resim-heykel-muzesi/">Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi</a>’nin yeni süreli sergisi “Yan Yana: Melahat ile Eşref Üren ve Eren ile Bedri Rahmi Eyüboğlu”, müzenin iki katına yayılarak 20 Eylül 2025 tarihinde açıldı. Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yapıtları Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde farklı temalar etrafında sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Sergide, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nda yer alan yapıtların yanı sıra özel koleksiyonlardan seçilmiş eserler de bir araya geliyor.</p>
<h2>“Yan Yana sizi bekliyor”</h2>
<p>İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten, süreli sergilerin koleksiyonu farklı bakış açıları ve temalar ile yeniden ele alma ve başka koleksiyonlarla iş birliği imkânı sağladığını dile getirdi. Serginin özellikle kadın sanatçıların üretimine odaklandığını belirten Üreten söylerini şöyle sürdürdü; “Müzemizin üçüncü süreli sergisi ‘Yan Yana’, İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerin yanı sıra Eyüboğlu Ailesi ile İmren Erşen koleksiyonlarının cömert iş birliğiyle hazırlandı. Küratörlerimiz Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp ile Ömer Faruk Şerifoğlu, serginin ve önümüzdeki aylarda yayınlanacak sergi kitabının tasarımında Timuçin Unan ile birlikte çalıştı. Başta Resim Heykel Müzemizin çalışkan ekibi olmak üzere, sergimize emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.<br />
Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini ‘güzellikleri ve zorluklarıyla sanatı ve hayatı paylaşmak’ parantezinde izleme imkânı sunan bu iki paralel sergide, kadın sanatçıların üretimine daha güçlü bir odaklanma kendini hissettiriyor. Bu odaklanmanın, sanatta ve hayatta kadın emeğinin yoluna ışık vermesini diliyorum.”</p>
<p>Sergi küratörleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp ve Ömer Faruk Şerifoğlu ile yaptığımız özel röportajda serginin içeriğini, kavramını ve Türk resminin bu önemli çiftlerinin üretim süreçlerini irdeledik.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-18372 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/is_bankasi_muzesi_yan_yana-1024x641.png" alt="" width="1024" height="641" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/is_bankasi_muzesi_yan_yana-1024x641.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/is_bankasi_muzesi_yan_yana-300x188.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/is_bankasi_muzesi_yan_yana-600x375.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/is_bankasi_muzesi_yan_yana.png 1170w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p><strong>Bu sergi sizce Türkiye’nin sanat hafızasına nasıl bir katkı sağlıyor? İzleyiciyi sadece iki sanatçı çiftin hikâyesiyle mi buluşturuyor, yoksa erken Cumhuriyet’ten bugüne uzanan daha geniş bir sanat tarihi anlatısına mı davet ediyor?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211; </strong>Her ikisini de belirli ölçülerde yapıyor. Bir tarafta “yan yana” oluş teması üzerinden, iki sanatçı çiftin hikâyesi anlatılıyor – benzeşen yönler olduğu kadar, ayrışanlar da vurgulanıyor. Örneğin her iki çiftin hikâyesinde de erkekler hep daha görünür, kadınlar daha geride. Ama Eren Eyüboğlu’nun görünürlüğü de Melahat Üren’e göre daha fazla; böyle farklar da var. Temelde iki hikâye var – bunlar, Cumhuriyet dönemi sanatımızın genel anlatısına bağlanıyor ama bu tarihin muhtelif yazımlarında üzerinde az durulmuş bazı noktaları da açığa çıkarmaya gayret eden bir sergi bu. Tabii bu aşamada küratöryel yaklaşımlarda da farklar oldu – sonuçta Ömer Faruk Şerifoğlu, Eyüboğlu sergisini; ben Üren sergisini hazırladık. Ama temel kaygılar önemli ölçüde örtüşüyor gibi.</p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; “Yan Yana” sergisi, Modern Türk resminin dört önemli sanatçısına odaklanıyor. İki sanatçı çiftin erkekleri Türk Resminin iki büyük ustası olarak görünür olmuş ve literatüre geçmişken, eşlerine göre -farklı sebeplerle- geride kalan iki kadın sanatçının bir adım öne çıkarılarak, aynı ortamlarda gerçekleştirdikleri üretimler, yan yana sergileniyor. Dönemin paradigmalarından uzak, olabildiğince nesnel bir yaklaşımla iki ayrı sanatçı çiftinin sanat serüvenleri ve üretimlerinin bir arada görülebildiği sergi, kanonik yaklaşımdan farklı bir okuma önerisi getiriyor.</p>
<p><strong>Eser seçiminde çiftlerin birbirini tamamlayan ama bazen de karşıt duran üretimlerini nasıl dengelediniz? Bu diyalog serginin kurgusuna nasıl yansıdı?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211; </strong>Sanatçı kadınların, neredeyse her zaman daha görünmez olmaları belirgin bir sorun; bu yüzden erkekleri geri plana atmadan, kadınları da görünür kılmaya çalıştık. Sonuçta, biz çiftleri ayrılmaz bir bütün olarak kabullenmeye eğilimliyiz. Oysa birlikteliğe rağmen, herkesin ayrı ayrı devam eden, etmesi gereken kişisel hikâyeleri var. Ortaklaşa olanların yanında, bu kişisel hikâyeleri de vurgulamalıydık. Mesela benim hazırladığım Melahat Üren-Eşref Üren bölümü, sanatçılığı görece az bilinen Melahat Üren’in öne çıktığı bir kurguya sahip. Eserlerin arasında ona ait olanlar daha fazla, ayrıca serginin arşiv kısmı da Melahat Üren’e ait belgelerden meydana geliyor. Mümkün olduğunda eşitlikçi davranmak istesek de kadınların öne çıkması gerekliydi.</p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; Her çifti kendi içinde eser sayısından başlayarak dengeli biçimde yan yana göstermeye karar verince, iki sanatçının sanat ve yaşam serüvenlerinde birlikte yol alırken gerek üslup gerekse tema olarak yaklaştıkları ve uzaklaştıkları bölümler oluşturarak ikisinin yan yana ama bağımsız birer karakter ve sanatçı olduğunu vurguladık.</p>
<p><strong>Sergi kataloğunda, Melahat Üren&#8217;in sessizliğe itilmiş bir sanatçı olduğunu vurguluyorsunuz. Serginin bu sessizliği bozma ve onu hak ettiği görünürlüğe kavuşturma hedefini nasıl gerçekleştirdiğini düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211; </strong>Bu sergide teşhir edilen arşiv malzemesi ve desenler, daha önce yayımlanmamıştı. Bunların, Melahat Üren’in genellikle eşinin sanatıyla kurulan bağlantı aracılığıyla değerlendirilen ressamlığına yeni bir bakış kazandırdığını sanıyorum. Özellikle şiir ve karikatürleri, zengin bir içsel yaşantıya işaret ediyor. Bunlar aracılığıyla, Melahat Üren’i daha iyi tanıyabiliriz çünkü biz o kadar da bilmiyoruz Melahat Üren’i. Hakkında yazılanlar fazla değil, kendisiyle yapılmış söyleşi az. Odak genelde Eşref Bey’in üzerinde olmuş, Melahat Hanım’ın sanatı üzerine fazla çalışılmamış. Bu sergide odak Melahat Hanım’ın üzerinde, özellikle genç nesilden sanat tarihçileriyle sanatçıların ve öğrencilerin, bu hayranlık verici ressamı keşfetmeleri için iyi bir vesile olacak – sadece onu değil, Eşref Üren’i de tabii. Sessizlik ve görünmezlik ancak böyle bertaraf edilir.</p>
<figure id="attachment_18499" aria-describedby="caption-attachment-18499" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18499 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/kayaalp_serifoglu-1024x637.jpg" alt="" width="1024" height="637" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/kayaalp_serifoglu-1024x637.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/kayaalp_serifoglu-300x187.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/kayaalp_serifoglu-600x373.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/kayaalp_serifoglu.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18499" class="wp-caption-text">Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu yapıtları Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde sunuluyor.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu&#8217;nun ilişkisini bir &#8220;sevda masalı&#8221; olarak tanımlıyorsunuz. Bu aşk hikayesinin, iki sanatçının üretimlerine olan yansımaları sergide hangi eserler aracılığıyla somutlaşıyor?</strong></p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; Sanat tutkusuyla birbirine bağlanmış ve sevda masalını birlikte yaşamış Eyüboğlu çifti. Birimiz resmi bırakırsa ayrılalım, diye sözleşmişler evlenirken. Sergide birbirlerini resmettikleri portrelerde bu aşkı çok rahat görmek mümkün. Aynı şehirden veya aynı konuda resimlerinde de bu yakınlığı okuyabiliyoruz. Eren Eyüboğlu’nun en büyük eleştirmeninin eşi Bedri Rahmi Eyüboğlu olduğunu kendisi dillendirir; dolayısıyla tüm Eren Eyüboğlu resimleri adeta Bedri Rahmi’nin beğenisinden geçmiştir diyebiliriz.</p>
<p><strong>Melahat Üren&#8217;in sanatı, eşi Eşref Üren’in sanatıyla nasıl bir diyalog kuruyor? Sergide bu etkileşimi ve aynı zamanda Melahat Hanım&#8217;ın kendine özgü duyarlılıklarını nasıl ortaya koydunuz?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211; </strong>Melahat Üren, Eşref Üren’in ilk başta öğrencisi, sonra nişanlısı, sonunda da karısı olmuş. Aralarındaki yaş farkı da yirmiden fazla. İlişkilerinin hiyerarşik bir yanı var. Evin esas ressamı Eşref Bey olmuş sanki, Melahat Hanım onun gölgesinde kalmış. Tabii ki ondan etkilenmiş, resmi Eşref Bey’den öğrenmiş. Ama zamanla kendi rengini, kendi dilini de bulmuş. Yağlıboya resimlerinde bu benzerlikler daha açık ama desenlerinde biraz daha kişisel bir ifade buluyor. Yağlıboya resimler ve desenleri, biraz da bu benzerlikleri ve farkları belirginleştirmek üzere kurgulayarak teşhir ettik. Melahat Hanım’ın daha elli yaşında vefat etmesi, onun olgunluk dönemini izlemeye engel.</p>
<p><strong>Resimlerin yanı sıra sanatçılara ait mektup, şiir, eskiz ve belgelerin yer alması, izleyiciye sanatçıların iç dünyası ve aralarındaki ilişki hakkında nasıl bir perspektif sunuyor?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211; </strong>Sanatçıyı eserine bakarak anlamaya, tanımaya çalışan bir yaklaşım vardır ama bu her zaman iyi sonuçlar verir mi, bilmem. Arşiv malzemesi, hele de yazılı malzeme, bu bakımdan iyi bir kılavuz olabilir. Melahat Üren’in şiirleri, piyesleri, hatta bir kaydettiği bir rüyasını da sergiliyoruz – bunlar, onun kamu tarafından pek az bilinen içsel yaşantısının haritasını çıkarmakta bize yardımcı olabilir. Melahat Üren’in ciddi bir edebiyat ilgisi var mesela – çok yazıyor. Eşref Bey de yazıyor ama onun yazdıkları daha çok sanat yazıları; ressamları tanıtan yazılar yazıyor, sanat haberlerini yorumluyor, sergilerden bahsediyor. Melahat Hanım ise şiir yazıyor, hikâye yazıyor, piyes yazıyor, bilmeceler kaleme alıyor. Bunların sayısı da az değil üstelik. Bir roman denemesi bile olmuş. Bunlar bir araya gelince, karşımıza bir portre çıkıyor. Sergi, o portreyi okunaklı kılma çabasıydı.</p>
<figure id="attachment_18498" aria-describedby="caption-attachment-18498" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18498 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_ureten_cifti.jpg" alt="" width="1000" height="676" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_ureten_cifti.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_ureten_cifti-300x203.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_ureten_cifti-600x406.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-18498" class="wp-caption-text">Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde hazırlanan Melahat ve Eşref Üren sergisi, yalnızca bir çiftin hikâyesini anlatmakla kalmıyor; Cumhuriyet dönemi sanat tarihinin gözden kaçan yanlarını da görünür kılıyor.</figcaption></figure>
<p><strong>Ressam kimliklerinin yanı sıra Bedri Rahmi&#8217;nin şair, Eren&#8217;in ise kendi sanatsal eğilimleri bu &#8220;yan yana&#8221; duruşu nasıl etkiliyor? Bu çok yönlülük sergide nasıl bir dille anlatılıyor?</strong></p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu, büyük ölçüde aynı kaynaklardan beslenmiş, sanat ve yaşam yolculuklarını beraber yürümüş olduklarından, kişisel üslup ve üretim pratikleriyle ayrışmaları dışında, bütün doğallığıyla “yan yana” olmuşlardır 50 yıla yakın… Bedri Rahmi’nin ressam ve şairliği iç içedir, ayırmak mümkün değil; kendi şiirinin ressamı olmuştur daima&#8230; Bu sebeple serginin her bölümünde, o konuya değindiği dizelere de yer verdik.</p>
<p><strong>Eren Eyüboğlu’nun sanatsal kimliği, eşi Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun gölgesinde kalmadan nasıl öne çıktı? Sizce sergi, onun &#8220;doğuştan ressam&#8221; kimliğini izleyiciye nasıl hissettiriyor?</strong></p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; Eren Eyüboğlu’nun kabiliyetini, yeteneğini tespit anlamında Bedri Rahmi tarafından kurulmuş bir cümle, “anadan doğma ressam” tabiri. Kendisinin ise çalışarak ressam kimliğini kazanmış olduğunu söyler. Eren Eyüboğlu eserlerinin çoğunda görülen geniş ve rahat fırça hareketleri, ele aldığı her figürü anıtlaştırır adeta. Sergide birçok duvarda yan yana gelen eserlerde, ikisi arasındaki yakınlaşma ve ayrışma rahatlıkla görülebilir.</p>
<p><strong>Erken Cumhuriyet Ankara’sı ve İstanbul’un sanat çevresi, bu çiftlerin üretimlerini nasıl şekillendirdi? Ziyaretçi sergiden bu dönemlerin ruhuna dair ne taşıyabilir?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211; </strong>Eşref Bey, İstanbul; Melahat Hanım, Midilli kökenli ama hayatlarını Ankara’da inşa etmişler. Cumhuriyet’in ilanından sonra, Ankara her ne kadar yeni bir kültür odağı olma gayretine girse de, bu işin merkezi halen eski payitaht, yani İstanbul. Ancak II. Dünya Savaşı’ndan ve 1950’lerden sonra Ankara, İstanbul’a kafa tutmaya başlamıştır ve bunda “Ankara ressamı” olarak tanınan Eşref Üren’in de etkisi vardır. Sahiden resmin tanınması, sevilmesi, bilinmesi için çok çaba harcamıştır – hem eğitimci hem de yazar olarak ciddi gayreti vardır. Bu yüzden, Teşvikiyeli Eşref Üren, Ankara’yla özdeşleşen birkaç sanatçıdan birisidir de. Hem Melahat Hanım’ın hem Eşref Bey’in resimlerinde Ankara var – özellikle kent manzaraları ve Ankara’nın çevresine dair kır peyzajları sayıca çoktur. Ama çiftin, özellikle de Eşref Bey’in İstanbul’la bağlantısı hep devam ediyor bir biçimde, etmese olmaz zaten. Sanatın merkezi İstanbul – Güzel Sanatlar Akademisi burada, Resim Heykel Müzesi burada. 1980’lere kadar çok ciddi olmamakla birlikte, bir resim piyasası varsa, bunun da merkezi İstanbul.</p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; İki sanatçı çiftin yoğunluklu üretim zamanları 1930-1980 arası yıllarıdır. Eserlerinde gerek tema gerek üslup ve renk tercihleriyle o yılların ruhunu yakalamak mümkündür. Eyüboğlu ve Üren çiftleri yaşadıkları dönemde, biri İstanbul’da diğeri Ankara’da sanat çevrelerinin odağındaki isimlerdendir. Buna karşın her iki sanatçı çiftin de, Çağdaş Türk Sanatının kurucu isimlerinden olduğunu söylemek mümkün.</p>
<p><strong>Sizce bu sergi, bugünün sanatçılarına ve izleyicisine ne söylüyor? Günümüzde “yan yana olmak” nasıl bir anlam kazanıyor?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211; </strong>Çok tuhaf bir zamanı yaşıyoruz. İnsanların politik idealler uğruna bir araya toplandığı, kitleselleşmenin ve dayanışmanın, yoldaşlığın çok yoğun gözüktüğü bir dönem bu ama bir yandan, müthiş bir yalnızlaşma var. Bu bireysellik de değil – bireysellik iyi bir şeydir. Bu dönemin yalnızlığı, hayli ağır ve depresif bir dibe çökme durumu. Tüm dünyadaki politik gelişmelerin olduğu kadar, teknolojinin de buna katkısı var. Böyle zamanlarda “yan yana olmak” daha da önem taşıyor. İnsan ilişkilerinin önemini yeniden öğrenmeliyiz belki de. Bu serginin, tüm çatışma ve gerilimlere rağmen, “yan yana” oluşun iyi taraflarını vurgulamasını isterim şahsen – tabii ki kişinin kendi mahremiyetini ve bireyselliğini de muhafaza etmesi kaydıyla. Aksi halde yan yana olmak, kişiyi boğabilir de.</p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; Eyüboğlu çifti, yaşamlarıyla, sanatlarıyla, özverileriyle, üretim zenginliği ve çeşitliliğiyle, genç sanatçı adaylarına her zaman rol model olacaktır.</p>
<p><strong>Bu sergi sürecinde sizi en çok etkileyen eser, belge ya da an hangisiydi? Ziyaretçilerin de özellikle fark etmelerini istediğiniz bir detay var mı?</strong></p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp &#8211;</strong>Ben Melahat Üren’in rüyasından etkilendim. Melahat Hanım bir Osmanlı yurttaşı olarak Midilli’de doğuyor ama çocukluğu ve gençliği Cumhuriyet idaresinde geçiyor. O nesil için Atatürk, bizim gibi kitaplardan okuyup resimlerini gördükleri bir figür değil; yaşayan bir gerçek kişi, Gazi Paşa. Melahat Hanım, rüyasında Atatürk’ü görmüş, çok etkilenmiş ve onu yazmış. Bu beni etkiledi. Bir de, yine ilginç bir şey dikkatimi çekti: Melahat Hanım’ın ilk öğrendiği yazı, Arap alfabesiyle ; Harf Devrimi’nden önce öğrenmiş okuma-yazmayı. Arap harflerini öğrenen nesil için bu yazı kolay, çünkü genellikle bitişik harflerden oluşuyor ve işlek. Hızlı ve zarif yazabiliyorsunuz. Latin harfleri ise ayrık, o yüzden o harfleri kullanırken zorlanıyor. Ayrı harflerle yazdığı yazı çocuk yazısı gibi. Elin hafızası, kollektif bellek ve politikanın birbirine karıştığı bir durum – tıpkı rüyada Atatürk’ü görmesi gibi. Serginin Virgina Woolf’un aynı adlı metninden yola çıkarak kurguladığım “Kendine Ait Bir Oda” adını taşıyan bölümünde sergilenen bu mektubu görmelerini isterim.</p>
<p><strong>Ömer Faruk Şerifoğlu</strong> &#8211; İzleyicilerin birkaç Bedri Rahmi resmine yoğunlaşıp içine girmeleri ve detayların keyfini çıkarmalarını, özgün Bedri Rahmi motifleri bölümüne dikkat kesilmelerini, Eren Eyüboğlu’nun ise portrelerini ve özellikle Anadolu kadınlarını incelemelerini; böylelikle sergiden unutamayacakları bir keyif ve deneyimle ayrılacaklarını müjdelerim.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18497 size-full" style="letter-spacing: 0em;" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_rahmioglu_cifti.jpg" alt="" width="1000" height="612" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_rahmioglu_cifti.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_rahmioglu_cifti-300x184.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/yanyana_rahmioglu_cifti-600x367.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde hazırlanan Eyüboğlu sergisi, Eren ve Bedri Rahmi’nin hem bireysel hem de ortak üretimlerini gözler önüne seriyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/yan-yana-ciftlerin-sanat-yolculugu-turkiye-is-bankasi-rhmde/">Yan Yana: Çiftlerin Sanat Yolculuğu Türkiye İş Bankası RHM’de</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ ve Bağımsız Sinema DFFI’de Buluşuyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/yapay-zeka-ve-bagimsiz-sinema-dffide-bulusuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 14:26:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=18466</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sinemanın geleceği kameralar kadar algoritmaların içinde de şekilleniyor. İlknur Doruker, üretken yapay zekâdan bağımsız sinemaya, hibrit izleyici deneyiminden yeni anlatıcı tartışmalarına kadar dijital çağın en çarpıcı başlıklarını Digital Film Festival Istanbul (DFFI) kapsamında gündeme taşıyor. Bu yıl 3.’sü 18 – 21 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek festival öncesi görüştüğümüz Festival Başkanı Doruker, DFFI’nin vizyonunu “sinemanın dijital...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/yapay-zeka-ve-bagimsiz-sinema-dffide-bulusuyor/">Yapay Zekâ ve Bağımsız Sinema DFFI’de Buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sinemanın geleceği kameralar kadar algoritmaların içinde de şekilleniyor. İlknur Doruker, üretken yapay zekâdan bağımsız sinemaya, hibrit izleyici deneyiminden yeni anlatıcı tartışmalarına kadar dijital çağın en çarpıcı başlıklarını <a href="https://digitalfilmfestival.org/" target="_blank" rel="noopener">Digital Film Festival Istanbul (DFFI)</a> kapsamında gündeme taşıyor. Bu yıl 3.’sü 18 – 21 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek festival öncesi görüştüğümüz Festival Başkanı Doruker, DFFI’nin vizyonunu “sinemanın dijital dönüşümünü izlemekten öte, onun kalbinde üretmek” sözleriyle tanımlıyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Doruker, yapay zekâyı bir tehdit yerine &#8220;yaratıcı bir ortak&#8221; olarak konumlandırarak, DFFI’ın, bağımsız sinemacıların sesi olmasının yanı sıra, dijital çağın yeni anlatı biçimlerine alan açan bir laboratuvar işlevi de gördüğünü vurguladı. </strong></em></p>
<figure id="attachment_18469" aria-describedby="caption-attachment-18469" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18469 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_ilknur_doruker-1024x641.png" alt="" width="1024" height="641" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_ilknur_doruker-1024x641.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_ilknur_doruker-300x188.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_ilknur_doruker-600x375.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_ilknur_doruker.png 1170w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18469" class="wp-caption-text">“DFFI filmi demek, yalnızca iyi çekilmiş bir film değil; aynı zamanda dönemin ruhunu yakalayan, dijital çağın ifade olanaklarını cesurca deneyen bir yapım demek.&#8221;</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>DFFI&#8217;yi kurma fikri nasıl doğdu? Dijital Film Academy&#8217;nin vizyonu bu festivalde nasıl hayat buldu? İlk yıl hayal ettikleriniz ile bugün gördüğünüz tablo arasında nasıl bir fark var?</strong><br />
DFFI, sinemanın dijital dönüşümünü yalnızca gözlemlemekle kalmayıp, bu dönüşümün tam kalbinde üretim yapan sinemacılara alan açma arzusu ile doğdu. Festivalin amacı, bağımsız sinemacıların dijital çağda kendi seslerini güçlü bir şekilde duyurabilecekleri bir platform yaratmaktı. Digital Film Academy’nin yaratıcı özgünlüğü korumak, yeni anlatım biçimlerine alan açmak ve bağımsız yapımcılara sürdürülebilir bir ekosistem sunma vizyonu tam olarak bunu destekliyor.</p>
<p>İlk yıl, niteliğe odaklanan bir adımdı. Bugün festivalin uluslararası bir etki alanına kavuşması, doğru zamanda doğru bir ihtiyaca cevap verdiğimizin en önemli göstergesi. Kendi adıma, her yeni yılda bu genç sinemacılardan aldığım ilhamın beni en çok heyecanlandıran şey olduğunu söyleyebilirim. Sinemadaki dijital dönüşümün kalbinde olmak, her gün yeni bir hikâyeye tanıklık etmek demek.</p>
<p><strong>DFFI&#8217;nin başvuru ve seçim süreci nasıl işliyor? Hangi kriterler bir filmi &#8220;DFFI filmi&#8221; yapıyor?</strong><br />
Başvurular uluslararası bir çevrimiçi platform üzerinden alınıyor. Kurmaca, animasyon, deneysel, belgesel, yapay zekâ destekli, moda ve video art kategorileri üzerinden başvurular kabul ediliyor. Seçici kurul, başvuruları özgünlük, teknik yeterlilik, anlatı gücü ve dijital sinemanın sunduğu yeni imkanları nasıl kullandığı üzerinden değerlendiriyor. DFFI filmi demek, yalnızca iyi çekilmiş bir film değil; aynı zamanda dönemin ruhunu yakalayan, dijital çağın ifade olanaklarını cesurca deneyen bir yapım demek.</p>
<figure id="attachment_18473" aria-describedby="caption-attachment-18473" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18473 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/juri-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/juri-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/juri-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/juri-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/juri.jpg 1440w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18473" class="wp-caption-text">DFFI ana jüri başkanlığını yönetmen Özcan Alper üstlenirken, oyuncu Bennu Yıldırımlar, sanat yönetmeni Natali Yeres, sinema yazarı Sadi Çilingir, Dijital Sanatçı Ecem Dilan Köse, Dr. Mustafa Bülbül ve Prof. Dr. Hülya Önal jüride yer alıyor.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Jüri yapınız çok güçlü isimlerden oluşuyor. Jürinin festival kimliğini oluşturmadaki rolünü nasıl tanımlarsınız?</strong><br />
Jürimiz sadece ödülleri belirlemiyor; aynı zamanda festivalin vizyonuna katkı sunuyor. Her biri kendi alanında otorite olan bu isimler, hem filmlere uluslararası bir perspektiften bakıyor hem de festivalin kurumsal kimliğinin güvenilir ve saygın bir zeminde şekillenmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Mekân ve izleyici deneyimi tarafında bu yıl ne tür yenilikler var? Hibrit model izleyiciye nasıl bir deneyim sunuyor?</strong><br />
İstanbul’daki farklı mekanlarda 14 ülkeden filmleri izleme şansı olacak; aynı zamanda çevrimiçi gösterimlerle festivali dünyanın her yerinden takip etmek mümkün olacak. İzleyicinin yalnızca pasif bir izleyici değil, bu dönüşümün aktif bir parçası olmasını önemsiyoruz. Bu yıl fiziksel mekanlarda sadece film gösterimleri değil, atölyeler, paneller ve endüstri buluşmaları da yer alıyor. Aynı zamanda çevrimiçi platform üzerinden dünyanın dört bir yanından izleyiciye ulaşabiliyoruz. Hibrit model, hem sinemayı ortak bir mekanda deneyimleme duygusunu koruyor hem de sınırları aşarak küresel erişilebilirlik sağlıyor.</p>
<p><strong>DFA&#8217;nın eğitim yaklaşımında en çok önem verdiğiniz unsur nedir?</strong><br />
Aslında bu üçü birbirinden ayrılamaz. Teknik altyapı olmadan özgünlük görünür olamaz; bağımsız filmci olma bilinci olmadan da kalıcı bir üretim sağlanamaz. DFA’da tüm bu unsurları bir bütün olarak ele alınıyor. Öğrencilerimiz yalnızca kamera kullanmayı değil; kendi dilini, hikâyesini ve bakış açısını cesurca ifade edebilmeyi öğreniyor.</p>
<figure id="attachment_18471" aria-describedby="caption-attachment-18471" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18471 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/2024_dffi_final-1024x641.png" alt="" width="1024" height="641" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/2024_dffi_final-1024x641.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/2024_dffi_final-300x188.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/2024_dffi_final-600x375.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/2024_dffi_final.png 1170w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18471" class="wp-caption-text">2. Digital Film Festival Istanbul Ödül Töreni / Digital Film Festival Istanbul (DFFI), sinemanın dijital dönüşümünü yalnızca izlemekle yetinmeyip, bu dönüşümün kalbinde yer alan bağımsız sinemacılara küresel bir sahne açma vizyonuyla doğmuş. DFFI, Kurmaca, animasyon, deneysel, belgesel, yapay zekâ destekli, moda ve video art kategorileri bünyesinde barındırarak, çağımızın ifade olanaklarını cesurca deneyen yapımları arıyor.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2025 temasını &#8220;Yeni Bir Dönem, Yeni Bir Anlatı: Üretken Yapay Zekâ ile Sinema&#8221; olarak seçtiniz. Bu temanın çıkış noktası neydi?</strong><br />
Üretken yapay zekâyı bugün çoğunlukla bir araç olarak görüyoruz; senaryo yazımını hızlandıran, görsel tasarımları çeşitlendiren, yeni kurgusal imkanlar yaratan bir destek. Sinema, insanlığın hayal gücünü en güçlü biçimde yansıtan alanlardan biri olduğu için, üretken yapay zekânın yarattığı ufku en somut şekilde burada deneyimlemek mümkün. Bu tema ile amacımız, izleyiciye ve sinemacıya yeni düşünsel alanlar açmaktı. DFFI olarak izleyiciyi ve yaratıcıları hem güncel gelişmeler ve tartışmalar hem de henüz yaşanmamış ihtimaller üzerine düşünmeye davet ediyoruz. Yarın “anlatıcı” kim olacak, yaratıcı süreçlerde insan ve makine nasıl ortaklaşacak, hayal gücü sınırları nerelere taşınacak? Bu sorular, sinemanın sadece bugünü değil, gelecek vizyonunu da şekillendirdiğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Yapay zekâ destekli film kategorisi katılımcılarda nasıl bir merak ve üretim ilhamı uyandırdı?</strong><br />
2023 yılında Türkiye’de bir ilke imza atarak yapay zekâ destekli filmler için ayrı bir kategori açtık. Bu sene dünyadan en çok başvuru tam da bu kategoride geldi. Bu da bize, uluslararası alanda yönetmenler yapay zekâyı bir tehdit olarak değil, yaratıcı bir ortak olarak görmeye başladığını gösteriyor. Bu filmlerde yalnızca teknik bir yenilik değil, hikâyeyi bambaşka bir boyuta taşıyan cesur denemeler görüyoruz. İzleyici için de sinemanın geleceğine bugünden tanıklık etme şansı olacak.</p>
<p><strong>Dijital çağda hikâye anlatımı sizce nasıl evrildi?</strong><br />
Dijital çağda hikâyeler tek yönlü olmaktan çıktı; interaktif, çok katmanlı ve katılımcı bir yapıya büründü. İzleyici artık yalnızca pasif bir gözlemci değil, hikâyenin içinde var olan ve onu dönüştüren bir aktör.</p>
<p><strong>Yapay zekâ ile üretilen filmlerde &#8220;anlatıcı kimdir?&#8221; sorusu gündeme geliyor. Sizce bu, sinemada yeni bir estetik tartışmayı mı tetikliyor?</strong><br />
Yapay zekâ ile üretilen filmlerde anlatıcı sorusu, sinemanın temellerini yeniden düşünmemizi gerektiren bir tartışmayı tetikliyor. Yapay zekâ burada bir araç olmaktan öteye geçerek, hikâyenin yapı taşlarını algoritmik bir mantıkla yeniden üretiyor. Bu durumda sorulması gereken soru şu: “Anlatıcılık artık sadece insanın yarattığı bir bilinç midir, yoksa insan ve makinenin ortak üretimiyle ortaya çıkan yeni bir sinematik özne var mıdır?” Yapay zekâ, belirli estetik kararları otomatikleştiriyor ama aynı zamanda yönetmenle algoritma arasında bir yaratıcı ortaklık kuruyor. Örneğin, bir görüntü stili, kurgu geçişleri ya da ses-müzik düzenlemeleri, algoritmanın “öğrenmiş estetiği” ile yönetmenin vizyonunun birleşiminden doğuyor. Bu, sinemada anlatının doğasına dair yeni bir estetik tartışmayı başlatıyor. Hikâye yalnızca ne anlatıldığıyla değil, nasıl anlatıldığıyla, hatta kimi zaman kimin ya da hangi sistemin anlattığıyla tanımlanıyor. İzleyici artık bir filmi yalnızca insanın bakış açısıyla değil, insan ile yapay zekânın birlikte kurguladığı yeni bir bakış açısıyla deneyimliyor</p>
<p><strong>Cep telefonuyla dahi film çekilebildiği bir çağdayız. Bu erişilebilirlik, festivalin film seçimlerine nasıl yansıyor?</strong><br />
Demokratikleşme sinemaya çeşitlilik getirdi. Farklı dillerden, kültürlerden, coğrafyalardan yepyeni sesler duyuyoruz. Elbette bu erişim beraberinde telif, etik ve içerik sorumluluğu da getiriyor. DFFI’de özgürlüğü savunurken, bu özgürlüğün nitelikli sinema ile harmanlanmasına, etik ve sürdürülebilir bir çerçevede korunmasına da dikkat ediyoruz.</p>
<figure id="attachment_18472" aria-describedby="caption-attachment-18472" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18472 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_2025_finalistler-1024x641.png" alt="" width="1024" height="641" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_2025_finalistler-1024x641.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_2025_finalistler-300x188.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_2025_finalistler-600x375.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/dffi_2025_finalistler.png 1170w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-18472" class="wp-caption-text">DFFI, kurmaca, animasyon, deneysel, belgesel, yapay zekâ destekli, moda ve video art filmler için uluslararası başvurular alıyor. Seçici kurul, özgünlük, teknik yeterlilik ve dijital sinemanın sunduğu yaratıcı imkanlar üzerinden değerlendirme yapıyor. Bir DFFI filmi, sadece iyi çekilmiş bir yapım değil; çağın ruhunu yakalayan, cesur ve yenilikçi bir anlatı deneyimi olarak öne çıkıyor.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>DFFI&#8217;yi İstanbul&#8217;un uluslararası film festivalleri haritasında nasıl konumlandırıyorsunuz?</strong><br />
İstanbul tarih boyunca kıtalar arasında bir köprü oldu. Biz bu köprüyü sinemada, özellikle dijital anlatı alanında kuruyoruz. Hedefim, İstanbul’u kısa film ve dijital sinemanın geleceğini tartışan küresel bir merkez haline getirmek. Türkiye’den doğan bu festival, uluslararası bağımsız sinema ekosisteminde nitelikli sinemaya sahip çıkarken dönüşümü kucaklayan güçlü bir referans noktası olabilir.</p>
<p><strong>DFFI&#8217;yi ilk kez keşfeden izleyicilere, bu yıl kaçırmamaları gereken şey nedir?</strong><br />
DFFI’yi ilk kez keşfedecek izleyiciler için bu yıl kaçırılmaması gereken deneyimler oldukça özel. İstanbul’un farklı mekanlarında, 14 ülkeden kısa filmlerin ücretsiz gösterimlerinin yanı sıra, bir ilk olarak AI sunucu eşliğinde gerçekleşecek çevrimiçi gösterim de sizi bekliyor. Özellikle yapay zekâ destekli film seçkimizi mutlaka görmenizi öneririm; bu filmler yalnızca bugünü değil, sinemanın önümüzdeki on yılını da şekillendirecek ipuçlarını taşıyor. Ayrıca festivalin atölye ve panelleri, bu dijital dönüşümün entelektüel boyutunu keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunuyor.</p>
<h2>DFFI 2025: Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ ile Sinemada Yeni Ufuklar</h2>
<p>3. DFFI, bağımsız sinemanın yaratıcı gücünü dijital dönüşümün dönüştürücü etkisiyle buluşturuyor ve dört gün boyunca İstanbul’u uluslararası kısa filmlerin, özgün hikâyelerin ve yenilikçi perspektiflerin merkezi haline getirecek. Festivalin öne çıkan bölümlerinden biri olan Crea Center Programı, sinema sanatında dijital dönüşüm ve yapay zekâyı odağına alıyor. Katılımcılar, sinematografiden senaryoya uzanan yeni üretim araçlarını sektörün değerli isimleriyle keşfederken ufuk açıcı içerikler deneyimliyor.</p>
<p><strong><a href="https://biletino.com/tr/e-16ka/3-uluslararasi-digital-film-festival-istanbul-ucretsiz-gosterim-etkinlikler-bilim-beyoglu/" target="_blank" rel="noopener">18 Ekim Açılış Programı | Bilim Beyoğlu</a></strong><br />
13:00 &#8211; 16:30 &#8211; Film Gösterimleri &#8211; Finalist Filmler<br />
Paneller &amp; Söyleşiler<br />
17:00 &#8211; 18:00 Sinema Yazınında Video Deneme / Makale (Video Essay / Article in Cinema Literature)<br />
Moderatör: Doç. Dr. Fırat Sayıcı<br />
Konuşmacı: Prof. Dr. Hülya Önal</p>
<p>18:15 &#8211; 19:45 Sinemada Üretken Yapay Zeka ve Etik Sınırlamalar (Generative Artificial Intelligence in Cinema and Ethical Boundaries)<br />
Moderatör: Prof. Dr. Funda Savaş Gün<br />
Konuşmacılar:<br />
Doç. Dr. Gamze Nil Arkan<br />
Serkan Semiz (VFX Producer / Supervisor, Mojo FX)<br />
Burhan Gün (Yapımcı / Avukat)</p>
<p><strong>19 Ekim Crea Center Çekmeköy Programı:</strong><br />
14:00 – 15:15: Uluslararası seçkin kısa film gösterimleri + Atölye/Workshop<br />
15:30 – 17:00: Uğur İçbak ile Sinematografi ve Dijital Dönüşüm<br />
17:30 – 18:30: Kerim Ceylan ile Senaryo Yazımı ve Yapay Zekâ: Yaratıcılığın Yeni Eşiği</p>
<p>Ücretsiz kayıt ve biletler: <a href="https://biletino.com/.../3-uluslararasi-digital-film...">Biletino</a><br />
Detaylı program ve bilgi: <a href="http://www.digitalfilmfestival.org">digitalfilmfestival.org</a></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/yapay-zeka-ve-bagimsiz-sinema-dffide-bulusuyor/">Yapay Zekâ ve Bağımsız Sinema DFFI’de Buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
