<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Editör, Kreaktivist sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://kreaktivist.com.tr/author/genelyayin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kreaktivist.com.tr/author/genelyayin/</link>
	<description>Yaratıcı Endüstrilerin Buluşma Noktası</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 11:48:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2023/01/fav-150x150.png</url>
	<title>Editör, Kreaktivist sitesinin yazarı</title>
	<link>https://kreaktivist.com.tr/author/genelyayin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay Zekâ Şarkı Üretirken Gerçek Müziği Kim Koruyacak?</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/yapay-zeka-sarki-uretirken-gercek-muzigi-kim-koruyacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:48:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan Manşet Alt]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20296</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ teknolojilerinin üretim süreçlerini hızlandırdığı günümüzde, nitelikli içeriklerin korunması müzik endüstrisinin en kritik gündem maddesi haline geldi. Tencent Music Entertainment Group (TME) tarafından Makao&#8217;da düzenlenen &#8220;2026 TME Çin Müziği Etki Zirvesi&#8221;, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. &#8220;Müzik IP: Geleceğin Büyüdüğü Yer&#8221; temasıyla gerçekleşen organizasyonda; yapay zekâ entegrasyonu, canlı performansların geleceği, süper hayran...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/yapay-zeka-sarki-uretirken-gercek-muzigi-kim-koruyacak/">Yapay Zekâ Şarkı Üretirken Gerçek Müziği Kim Koruyacak?</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ teknolojilerinin üretim süreçlerini hızlandırdığı günümüzde, nitelikli içeriklerin korunması müzik endüstrisinin en kritik gündem maddesi haline geldi. Tencent Music Entertainment Group (TME) tarafından Makao&#8217;da düzenlenen &#8220;2026 TME Çin Müziği Etki Zirvesi&#8221;, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. &#8220;Müzik IP: Geleceğin Büyüdüğü Yer&#8221; temasıyla gerçekleşen organizasyonda; yapay zekâ entegrasyonu, canlı performansların geleceği, süper hayran ekosistemi ve Çince içeriklerin küreselleşme stratejileri detaylıca ele alındı. Etkinlik boyunca öne çıkan en temel başlık ise değişen dijital ekosistemde müzik fikri mülkiyeti standartlarının yeniden nasıl şekilleneceği oldu.</p>
<p>TME Yürütme Kurulu Başkanı Cussion Kar Shun Pang, açılış konuşmasında yapay zekanın kısa sürede devasa miktarda içerik üretebildiğine dikkat çekti. Bu durumun yüksek kaliteli müzik eserlerini daha nadir ve değerli kıldığını vurgulayan Pang, nitelikli üretimi desteklemenin yanı sıra fikri hakları korumanın tüm sektör için hayati bir zemin oluşturduğunu belirtti. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Çin Ofisi Direktörü Liu Hua da video mesajında, teknolojik gelişmelerin dağıtım verimliliğini artırırken yeni telif çerçevelerine duyulan ihtiyacı gözler önüne serdiğini ifade etti.</p>
<h2>Yapay Zekâ ve Müzik Fikri Mülkiyeti İlişkisi</h2>
<p>Sektör liderlerinin katıldığı panel oturumlarında, yapay zekânın özgün eserleri ihlal eden bir unsur değil, yaratıcıları destekleyen bir araç konumunda bulunması gerektiği üzerinde duruldu. Teknolojik evrim ne yöne giderse gitsin, zamana direnen eserlerin değer üretmeye devam edebilmesi adına adil fiyatlandırma ve şeffaf gelir paylaşım modellerinin kurulması hedefleniyor. Uluslararası Yazarlar ve Besteciler Dernekleri Konfederasyonu (CISAC) temsilcileri ile hukuk uzmanlarının katıldığı tartışmalarda, lisanslama mekanizmalarının önemi vurgulandı. &#8220;Yetkilendirme, şeffaflık ve tazminat&#8221; ilkeleri etrafında şekillenen bir yönetişim anlayışıyla, denetimsiz yapay zekâ üretiminden düzenli bir ortak yaratım sürecine geçilmesi gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşım, hak sahiplerinin korunduğu güvenli bir alanda müzik fikri mülkiyeti portföylerinin büyümesini hedefliyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-20297" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Chinese-Music-Impact-Summit-1024x684.jpg" alt="" width="1024" height="684" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Chinese-Music-Impact-Summit-1024x684.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Chinese-Music-Impact-Summit-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Chinese-Music-Impact-Summit-600x401.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/Chinese-Music-Impact-Summit.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>Zirvenin bir diğer önemli odağı, müzik içeriklerinin canlı eğlence, sanatçı kimliği ve uluslararası pazarlar aracılığıyla sınır ötesi bir etkiye ulaşmasıydı. Şovların ikonik bir markaya dönüşebilmesi için kopyalanamayan deneyimler sunması gerektiği aktarıldı. Kadrolar veya şarkı listeleri benzerlik gösterse bile, canlı etkinliklerin yarattığı duygusal bağın eşsizliği canlı performans sektörünün ana dinamosu sayılıyor. Küresel dijital platformlarda Çince müzik dinlenmelerinin arttığı gözlemlenirken, Mando-pop eserlerinin uluslararası dinleyicilere ulaşması konusunda özgün kültürel kimliğin önemi öne çıkarıldı. Sanatçı Zhou Shen ve sektör yöneticilerinin gerçekleştirdiği söyleşide, müziğin kendi doğal akışında dinletilmesinin, yapay tanıtımlardan çok daha etkili bir küresel açılım sağladığı belirtildi. Doğal özifade ve uluslararası pazarları doğru okuyan ekiplerle çalışmak, yerel üretimin küresel sahnede güçlü bir ses bulmasını kolaylaştırıyor.</p>
<h2>Süper Hayran Ekosistemi ve Gelecek Vizyonu</h2>
<p>Sosyal platformların ve topluluk dinamiklerinin gelişimiyle birlikte hayranlar, içeriğin dağıtımı ve etkileşiminde daha aktif rol oynuyor. Süper hayranlar, platformlar üzerindeki uzun vadeli büyümenin merkezine yerleşiyor. Sanatçı ile dinleyici arasında aidiyet hissi oluşturan iki yönlü duygusal bağlar, sürdürülebilir bir etkileşim alanı yaratıyor. Etkinlik sonunda TME, yıl boyunca içerik gelişimine katkıda bulunan 40&#8217;a yakın ortağına ödüllerini takdim etti. Universal Music, Warner Records, Sony Music ve Apple Music gibi devlerin yer aldığı kurumlar; içerik, inovasyon ve ekosistem kategorilerinde onurlandırıldı. Sınırları aşan bir dijital çağda müzik fikri mülkiyeti kavramı yeniden tanımlanırken, sektör paydaşlarının ortak akılla hareket etmesi geleceğin açık, kapsayıcı ve sürdürülebilir müzik dünyasını inşa ediyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/yapay-zeka-sarki-uretirken-gercek-muzigi-kim-koruyacak/">Yapay Zekâ Şarkı Üretirken Gerçek Müziği Kim Koruyacak?</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Japonya Dev Kültür ve Yaratıcı Endüstri Planını Açıkladı</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/japonya-dev-kultur-ve-yaratici-endustri-planini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:21:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyadan Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20292</guid>

					<description><![CDATA[<p>Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI), küresel kültür pazarında kalıcı bir egemenlik kurma hedefiyle tarihi bir adım attı. Ülkenin sanat, oyun ve içerik üretimindeki gücünü uluslararası arenada liderliğe taşımayı amaçlayan yeni &#8220;Eğlence ve Yaratıcı Endüstri Stratejisi 2026&#8221; programı resmi olarak yürürlüğe girdi. Bu iddialı yol haritası, Japon popüler kültür ürünlerinin yurt dışı satış gelirlerini...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/japonya-dev-kultur-ve-yaratici-endustri-planini-acikladi/">Japonya Dev Kültür ve Yaratıcı Endüstri Planını Açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI), küresel kültür pazarında kalıcı bir egemenlik kurma hedefiyle tarihi bir adım attı. Ülkenin sanat, oyun ve içerik üretimindeki gücünü uluslararası arenada liderliğe taşımayı amaçlayan yeni<a href="https://www.meti.go.jp/press/2026/08/20260820001.html" target="_blank" rel="noopener"> &#8220;Eğlence ve Yaratıcı Endüstri Stratejisi 2026&#8221;</a> programı resmi olarak yürürlüğe girdi. Bu iddialı yol haritası, Japon popüler kültür ürünlerinin yurt dışı satış gelirlerini muazzam bir boyuta ulaştırmayı öngörüyor. Hükümet, küresel düzeyde rekabet gücü yüksek yerel üreticileri doğrudan destekleyerek ülkeyi modern çağın en büyük hikaye anlatıcısı konumuna getirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Geçmiş yıllarda büyük umutlarla kurulan fakat 2025 mali yılı sonu itibarıyla 54 milyar yen kümülatif zarara ulaşan Cool Japan Fonu tamamen rafa kaldırılıyor. Bakanlık, başarısızlığı tescillenen dolaylı yatırım modellerinden bütünüyle vazgeçerek doğrudan hibe dönemine geçiş yapıyor. Bu yeni dönemde IP360 markası adı altında yürütülecek teşvik programlarıyla, yaratıcı üreticilere doğrudan finansal can suyu sağlanacak. Devlet, hantal fon yapıları yerine doğrudan stüdyolara aktarılacak kaynaklarla küresel pazardaki etkinliğini artırma niyetini ortaya koyuyor. Bu doğrultuda stüdyoların finansal gücü ve sanatsal bağımsızlığı pekişecektir.</p>
<h2>Küresel Rekabette Yeni Yaratıcı Endüstri Stratejisi</h2>
<p>Hazırlanan yeni yol haritası kapsamındaki hedefler baş döndürücü bir mali vizyon sunuyor. Hükümet, 2024 yılında 6.1 trilyon yen seviyesinde gerçekleşen yurt dışı gelirleri, 2028 yılına kadar 10 trilyon yene, 2033 yılına kadar ise 20 trilyon yene çıkarmayı planlıyor. Bu süreçte aslan payı oyun sektörüne veriliyor. Oyun sektörünün yurt dışı satışlarının 12 trilyon yene ulaşması planlanırken, anime sektörü için 6 trilyon yenlik bir sınır belirlenmiş durumda. Manga pazarı için 1 trilyon yen, müzik için 0.7 trilyon yen ve canlı çekim sinema sektörü için de 0.5 trilyon yenlik hedefler masada duruyor. Bu rakamlar, kültürel ihracatı otomotiv sektörü seviyesinde bir ana gelir kapısı haline getirmeyi hedefleyen büyük bir dönüşümün habercisidir.</p>
<p>Japonya&#8217;nın karşılaştığı en büyük yapısal sorunlardan birisi, küresel popülariteye rağmen yurt dışı gelirlerinin ülkeye dönüş oranının son derece düşük kalmasıdır. Örneğin anime alanında üretilen devasa küresel değerin ancak yüzde 5.5 gibi küçük bir kısmı Japon stüdyolarına geri dönebiliyor. Yabancı dağıtım platformlarına olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyen yaratıcı endüstri stratejisi, yerel stüdyoların kendi dağıtım kanallarını kurmasını ve uluslararası pazarlık güçlerini artırmasını zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda kamu ve özel sektörün toplamda 34 trilyon yenlik bir yatırım yapması ve 326 trilyon yen seviyesinde ekonomik dalgalanma etkisi yaratması bekleniyor. Devasa bütçenin stüdyolara direnç kazandırması amaçlanıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="size-large wp-image-20293 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/japan_kreative_strategy-1024x360.png" alt="" width="1024" height="360" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/japan_kreative_strategy-1024x360.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/japan_kreative_strategy-300x105.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/japan_kreative_strategy-1536x540.png 1536w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/japan_kreative_strategy-600x211.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/japan_kreative_strategy.png 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>METI tarafından sunulan plan, yapısal sorunları kökten çözmek amacıyla beş büyük reform alanı tanımlıyor. İlk sırada yaratıcıların çalışma koşullarının iyileştirilmesi yer alıyor; sektör çalışanlarının ortalama yıllık gelirlerinin 10 milyon yen seviyesine çıkarılması hedefleniyor. İkinci adım olarak, yapım şirketlerinin projelerini finanse edebilmeleri amacıyla tamamlama garantisi sistemleri ve entegre değerleme modelleri hayata geçiriliyor. Ayrıca yapımcı stüdyoların küresel başarılardan doğrudan en az yüzde 10 oranında kâr payı alması resmi hibe şartı olarak sunuluyor. Bu hamle, stüdyoları basit taşeronlar olmaktan çıkarıp doğrudan IP sahibi haline getirmeyi amaçlamaktadır. Süreç içinde yapay zeka entegrasyonu ile telif haklarının korunması arasındaki hassas denge de gözetilecektir.</p>
<p>Geliştirilen bu kapsamlı yaratıcı endüstri stratejisi sayesinde geçmişin hantal bürokratik yapısından sıyrılan Japonya, entelektüel gücüyle küresel kültür sahnesinde yepyeni bir egemenlik kurmaya hazırlanıyor. Süreç içinde yerel yönetimlerin aktif katılımıyla kültür diplomasisi araçları çok daha etkin biçimde kullanılacaktır. Sektörün geleceği açısından bu adımların kararlılıkla sürdürülmesi büyük bir değer ve önem taşımaktadır. Bu tarihi dönüşüm, Japonya&#8217;yı dünya kültür pazarının merkezine taşımakla kalmayacak, aynı zamanda tüm küresel yaratıcı ekosistem için ilham verici, dengeli ve sürdürülebilir yeni bir iş birliği modeli sunacaktır. Bu yenilikçi adımlar, küresel içerik pazarındaki dengeleri bütünüyle yeniden şekillendirecektir</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/japonya-dev-kultur-ve-yaratici-endustri-planini-acikladi/">Japonya Dev Kültür ve Yaratıcı Endüstri Planını Açıkladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planında Hedef 1 Trilyon TL Katma Değer Üretmek</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/turkiye-yapay-zeka-eylem-planinda-hedef-1-trilyon-tl-katma-deger-uretmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:32:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030), Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile resmen yürürlüğe girdi. Teknoloji dünyasında geniş bir yankı uyandıran bu stratejik yol haritası; ülkemizin dijital egemenlik, veri odaklı kalkınma ve teknolojik bağımsızlığını doğrudan güçlendirmeyi hedefliyor. Küreselleşen dünyada teknolojiyi sadece takip eden değil, ona yön veren bir aktör...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiye-yapay-zeka-eylem-planinda-hedef-1-trilyon-tl-katma-deger-uretmek/">Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planında Hedef 1 Trilyon TL Katma Değer Üretmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030), Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile resmen yürürlüğe girdi. Teknoloji dünyasında geniş bir yankı uyandıran bu stratejik yol haritası; ülkemizin dijital egemenlik, veri odaklı kalkınma ve teknolojik bağımsızlığını doğrudan güçlendirmeyi hedefliyor. Küreselleşen dünyada teknolojiyi sadece takip eden değil, ona yön veren bir aktör olma iddiası taşıyan bu kapsamlı metin, Türkiye’nin önümüzdeki beş yıl boyunca izleyeceği teknoloji politikalarının ana omurgasını oluşturuyor.</p>
<p>Toplumun tüm katmanlarında kapsamlı bir dijital dönüşüm hamlesi başlatmayı amaçlayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, ülkemizi yapay zekayı yalnızca tüketen bir pazar konumundan çıkarıp; bu teknolojileri yerli imkanlarla geliştiren, küresel pazarlara ihraç eden ve etik standartları doğrultusunda yöneten stratejik bir güç haline getirmeyi vaat ediyor.</p>
<h2>Rakamlarla Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı Hedefleri</h2>
<p>Hazırlanan stratejik metin; &#8220;Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet&#8221; ilkeleri doğrultusunda belirlenen 4 ana eksen ve 16 öncelikli eylem etrafında şekilleniyor. Önümüzdeki beş yıllık dönemde somut veri ve ölçülebilir rakamlarla desteklenen temel hedefler ise şu şekilde sıralanıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Toplumsal Okuryazarlık ve İnsan Kaynağı:</strong> Yapay zekâ okuryazarlığını artırmak amacıyla e-Devlet entegrasyonu kullanılarak 2 yıl içerisinde 5 milyon vatandaşa eğitim verilecek. Eğitim hamlesiyle 2027 yılı sonuna kadar 10 bin ileri düzey uzman ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilecek.</li>
<li><strong>Hesaplama ve Altyapı Yatırımları:</strong> Teknolojik bağımsızlığın temeli olan veri merkezi kurulu gücü 1 GW seviyesine çıkarılacak. Bu doğrultuda 10 milyar dolarlık altyapı kaynağı harekete geçirilecek.</li>
<li><strong>Açık Veri ve Kamu Bütçesi:</strong> En az 2.000 kamu veri seti Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden makine tarafından okunabilir formatta halka ve araştırmacılara açılacak. Ayrıca kamu yatırım programlarından yapay zekâ odaklı projelere en az %2 pay ayrılması zorunlu kılınacak.</li>
<li><strong>Ekonomik Katma Değer:</strong> Sanayinin ve KOBİ&#8217;lerin dijital dönüşüm süreçlerine yapay zekânın entegre edilmesiyle birlikte ülke ekonomisine 1 trilyon TL&#8217;yi aşan doğrudan bir katma değer kazandırılması hedefleniyor.</li>
</ul>
<h2>Gelecek Stratejisi ve Küresel Dönüşüm Vizyonu</h2>
<p>Eylem planının gelecek stratejisinde; bölgesel düzeyde hizmet verecek mükemmeliyet merkezlerinin kurulması, özel olarak tasarlanan &#8220;Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri&#8221; oluşturulması ve yerli üretimi teşvik edecek fon mekanizmalarının devreye alınması kritik bir yer tutuyor. Süreç içerisinde devlet, kamu alımları kanalıyla pazarı bizzat büyüterek yerli girişimler için ana müşteri ve referans noktası olma rolünü üstlenecek. Tüm bu adımlar atılırken Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, sadece teknik altyapıyı büyütmekle kalmayıp; uluslararası standartlarla uyumlu etik ve hukuki çerçeveyi de inşa edecek. Uluslararası diplomasi ve etik kurallarla desteklenen bu şeffaf yapı, küresel ve yerel yatırımcılara öngörülebilir bir teknoloji ekosistemi sunacak. Bu tarihi adım, Türkiye&#8217;nin dijital çağdaki üretim araçlarını ve küresel rekabet gücünü tam anlamıyla yeniden tanımlamaya aday görünüyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiye-yapay-zeka-eylem-planinda-hedef-1-trilyon-tl-katma-deger-uretmek/">Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planında Hedef 1 Trilyon TL Katma Değer Üretmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul, 2027’de UNESCO Dünya Mirası’na Ev Sahipliği Yapacak</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/istanbul-2027de-unesco-dunya-mirasina-ev-sahipligi-yapacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:59:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, 2027’de İstanbul’da gerçekleştirilecek UNESCO Dünya Miras Komitesi 49’uncu Dönem Toplantısı için hazırlıklara başladı. Türkiye’nin dönem başkanlığında düzenlenecek buluşma, Dünya Miras Sözleşmesi’nin uygulanmasına yönelik uluslararası iş birliğini güçlendirecek önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz’un Bakanlıkta gerçekleştirdiği görüşmede...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/istanbul-2027de-unesco-dunya-mirasina-ev-sahipligi-yapacak/">İstanbul, 2027’de UNESCO Dünya Mirası’na Ev Sahipliği Yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 2027’de İstanbul’da gerçekleştirilecek UNESCO Dünya Miras Komitesi 49’uncu Dönem Toplantısı için hazırlıklara başladı. Türkiye’nin dönem başkanlığında düzenlenecek buluşma, Dünya Miras Sözleşmesi’nin uygulanmasına yönelik uluslararası iş birliğini güçlendirecek önemli bir platform olarak öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz’un Bakanlıkta gerçekleştirdiği görüşmede organizasyonun ana başlıkları ele alındı. Toplantının hazırlıkları geniş bir koordinasyon yapısıyla yürütülecek. Ersoy, teknik ve operasyonel süreçlerin deneyimli profesyonel ekiplerle yönetilmesini, kurumlar arasındaki görev paylaşımının erken aşamada netleştirilmesini ve UNESCO Dünya Miras Merkezi ile doğrudan iletişim kurulmasını istedi. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) da sürece dahil edilmesi planlanıyor.</p>
<figure id="attachment_20282" aria-describedby="caption-attachment-20282" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-20282 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/dunya_mirasi_istanbul-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/dunya_mirasi_istanbul-1024x576.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/dunya_mirasi_istanbul-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/dunya_mirasi_istanbul-600x338.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/dunya_mirasi_istanbul.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-20282" class="wp-caption-text">Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz ile bir araya gelerek 2027’de İstanbul’da yapılacak büyük buluşmanın hazırlıklarını masaya yatırdı.</figcaption></figure>
<h2>UNESCO Dünya Miras Komitesi için çok boyutlu hazırlık</h2>
<p>Hazırlıkların merkezinde, Dünya Miras Merkezi tarafından belirlenecek altyapı ve kapasite koşullarına uygun kongre merkezinin seçilmesi bulunuyor. Toplantının internet altyapısı, kayıt ve akreditasyon sistemi ile oturumların canlı yayınlanmasına imkân verecek uluslararası yayın sistemi de kurulacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce hazırlanan çalışma kapsamında, anlaşma metni ve Gereklilikler Beyanı’nın iletilmesinin ardından ilgili kurumlarla istişare toplantıları yapılması ve görev dağılımını belirleyen bir protokol imzalanması öngörülüyor. Görev gücünde Kültür ve Turizm Bakanlığı, TGA, Dışişleri Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu ve ilgili idarelerin yer alması planlanıyor.</p>
<p>Bakan Ersoy’un değerlendirmelerinde uluslararası basının toplantıya ilgisinin Türkiye’nin kültürel mirasının tanıtımı açısından değerlendirilmesi de öne çıktı. Toplantının çevresinde Türkiye’nin miras alanlarını, koruma çalışmalarını ve kültürel birikimini anlatacak yan etkinlikler hazırlanması planlanıyor. Böylece İstanbul’da kurulacak uluslararası buluşmanın iletişim boyutunun da kapsamlı biçimde ele alınması hedefleniyor. Hazırlık programında açılış ve kapanış seremonileri, müzik dinletileri, alan ve müze ziyaretleri, opera ve bale gösterileri gibi kültür-sanat etkinlikleri bulunacak. Dünya Mirası Genç Profesyoneller Forumu ile Dünya Miras Alan Yöneticileri Forumu’nun da toplantı kapsamında düzenlenmesi planlanıyor.</p>
<h2>Dünya Mirası için özel yayınlar hazırlanacak</h2>
<p>2027’deki organizasyonun kültürel iletişim ayağında yayın projeleri de yer alıyor. UNESCO’nun World Heritage Dergisi için Türkiye’nin Dünya Miras Listesi’ndeki alanlarına özel bir bölüm içeren sayının hazırlanması ve İngilizce, Fransızca, Türkçe basılması planlanıyor. Dünya Miras Haritası’nın da Türkiye’den bir alanı öne çıkaracak şekilde İngilizce, Fransızca ve İspanyolca yayımlanması gündemde. Hazırlıkların diğer başlıklarını güvenlik, atık yönetimi, çevresel tedbirler, acil sağlık ve ilk yardım hizmetleri ile erişilebilirlik oluşturuyor. UNESCO’nun belirleyeceği yükümlülüklerin bu alanlarda karşılanması bekleniyor.</p>
<h2>Kültürel miras için uluslararası buluşma</h2>
<p>UNESCO Dünya Miras Komitesi toplantısına paralel yan etkinlikler, Taraf Devletler, UNESCO, danışma organları, sivil toplum kuruluşları ve uzmanların projelerini paylaşmasına alan açacak. Türkiye’nin ev sahipliği, İstanbul’un kültürel birikimini uluslararası katılımcılarla buluştururken Dünya Miras Sözleşmesi çerçevesindeki ortak çalışmalar için de yeni temaslar kurulmasına zemin hazırlayacak.</p>
<p>İstanbul’daki hazırlıkların ulaşım boyutunda da kurumlar arası iş birliği kurulacak. Toplantıya katılacak heyetlerin şehir içindeki hareketliliği, karşılama süreçleri ve organizasyon noktaları için kapsamlı planlama yapılması bekleniyor. Mekân seçiminde salon kapasitesi, teknik donanım, erişilebilirlik ve uluslararası toplantı standartları dikkate alınacak. UNESCO ekipleriyle hızlı bilgi akışı sağlanması, ihtiyaçların erken aşamada belirlenmesi ve uygulama takviminin buna göre oluşturulması planlanıyor. Bu yaklaşım, 49’uncu Dönem Toplantısı’nın operasyonel süreçlerinin güvenli ve düzenli ilerlemesi açısından önem taşıyor. UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin İstanbul’da buluşacağı bu kapsam, Türkiye’nin uluslararası kültür politikası açısından da görünür bir dönem yaratacak. 49’uncu Dönem Toplantısı için çalışmaların erken başlatılması, organizasyonun teknik altyapısından kültür programına, ulaşım planlamasından uluslararası iletişime kadar farklı başlıkların eş zamanlı ilerlemesini amaçlıyor. Türkiye’nin dönem başkanlığı sürecinde İstanbul, 2027’de dünya mirasının korunması ve geliştirilmesine ilişkin küresel gündemin önemli buluşma noktalarından biri olacak.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/istanbul-2027de-unesco-dunya-mirasina-ev-sahipligi-yapacak/">İstanbul, 2027’de UNESCO Dünya Mirası’na Ev Sahipliği Yapacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölgeyi Görmeden Güneşe Dönülür mü?</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/golgeyi-gormeden-gunese-donulur-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2026 14:56:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20276</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Be The Sun” Sergisi Üzerine @Mine Bora Diri Carl Gustav Jung, “İnsan ışığı hayal ederek değil, karanlığını bilinçli hale getirerek aydınlanır.” der. Bu düşünce, ilk bakışta “Be The Sun” sergisinin önerdiği iyimser söylemle çelişiyor gibi görünse de, Chi Art Gallery’de karşılaştığımız eserler tam tersini fısıldıyor. Çünkü bu sergide güneş, ulaşılmış bir son değil; gölgenin içinden...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/golgeyi-gormeden-gunese-donulur-mu/">Gölgeyi Görmeden Güneşe Dönülür mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>“Be The Sun” Sergisi Üzerine</strong></em></p>
<p><a href="https://www.instagram.com/emineminebora/">@Mine Bora Diri</a></p>
<p><span>Carl Gustav Jung, “İnsan ışığı hayal ederek değil, karanlığını bilinçli hale getirerek aydınlanır.” der. Bu düşünce, ilk bakışta “Be The Sun” sergisinin önerdiği iyimser söylemle çelişiyor gibi görünse de, Chi Art Gallery’de karşılaştığımız eserler tam tersini fısıldıyor. Çünkü bu sergide güneş, ulaşılmış bir son değil; gölgenin içinden geçerek varılan bir eşik.</span><span> </span></p>
<p><span>21 Temmuz–25 Ağustos 2026 tarihleri arasında Chi Art Gallery’de izleyiciyle buluşan “Be The Sun”, Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini ortak bir kavramsal eksende buluşturuyor. Resimden heykele uzanan farklı üretim pratikleri, ışık ve karanlık arasındaki ilişkiyi yalnızca estetik bir karşıtlık olarak değil, insanın kendisiyle kurduğu ilişkinin metaforu olarak ele alıyor.</span><span> </span></p>
<p><span>Ancak sergiyi ilgi çekici kılan yalnızca kavramsal çerçevesi değil. Açılışta farklı şehirlerden gelen sanatçıların aynı masa etrafında buluşarak üretim süreçlerini paylaşmaları, eserlerin birbirleriyle görünmez bağlar kurduğunu hissettiren samimi bir diyalog ortamı yarattı. Chi Art Gallery’nin kurucusu ve direktörü Çiğdem Özdemir’in küratörlüğünde, kolektif bir yaklaşımla şekillenen sergi, daha ilk andan itibaren yalnızca eserlerin değil, fikirlerin de bir araya geldiği ortak bir düşünme alanına dönüşüyor. Sergiyi gezerken dikkatimi çeken ilk şey, ironik biçimde ışık değil, gölge oldu. Ege Subaşı’nın yüzü karanlığın içinde silikleşen portresi, görünür olmak ile saklanmak arasındaki ince çizgide duruyor. Bir başka portrede figür ışığa ulaşmış gibi görünse de bakışlarını başka yöne çeviriyor; sanki cevaplardan çok arayışın kendisini temsil ediyor. Bu eserler, basın bülteninde sözü edilen “öz farkındalık” fikrini açıklamıyor; onu izleyiciye hissettiriyor.</span><span> </span></p>
<p><span>Yunus Özaksu’nun yıldızlarla çevrili otoportresi ise serginin en çarpıcı imgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Göğsünden yükselen lotus ve alev, ışığın dışarıdan gelen bir armağan değil, içeriden doğan bir dönüşüm olduğunu düşündürüyor. “Kendi güneşin olmak” fikri bu eserde romantik bir motivasyon cümlesinden çıkarak, insanın kendi içsel yolculuğuna dönüşüyor.</span></p>
<p><span> </span><span>Üç figürlü heykel çalışması da benzer bir gerilim taşıyor. Birbirlerine fiziksel olarak yakın duran figürler farklı yönlere bakıyor. Aralarındaki şeffaf yüzeyler ilk bakışta kanadı andırsa da onları göğe yükseltmiyor; tam tersine aynı anda hem koruyan hem de birbirlerinden ayıran kırılgan sınırlar oluşturuyor. Günümüz insan ilişkilerine dair sessiz ama güçlü bir metafor gibi okunabilecek bu çalışma, serginin “birlikte ama yalnız” duygusunu görünür kılıyor.</span><span> </span></p>
<p><span>Belki de serginin en görünmez ama en etkili unsuru, mekânın kendisi. Chi Art Gallery’nin yoğun sarı duvarları yalnızca dekoratif bir tercih değil; eserlerin koyu mavileri, morları ve siyahlarıyla sürekli konuşan ikinci bir katman. Böylece ışık yalnızca resimlerin içinde değil, </span><span>serginin mekânsal deneyiminde de kendini hissettiriyor. Galeri, adeta eserlerin dolaştığı sembolik bir güneşe dönüşüyor.</span></p>
<p><span> </span><span>Bir köşede karşıma çıkan gün batımı resmi ise serginin başlığına bambaşka bir yorum getiriyor. Güneş her gün batıyor; ama ertesi gün yeniden doğuyor. Belki de “Be The Sun”ın önerdiği şey hiç sönmeyen bir parlaklık değil, karanlığın ardından yeniden ışığa dönebilme cesareti. Bu yönüyle sergi, günümüzün sürekli güçlü ve mutlu olmayı telkin eden yüzeysel motivasyon dilinden ayrılıyor. Burada ışık, ancak kırılganlığı kabul ettikten sonra anlam kazanıyor.</span></p>
<p><span> </span><span>Bugün çağdaş sanat giderek daha fazla bireyin iç dünyasına, kırılganlığına ve iyileşme ihtimaline odaklanıyor. “Be The Sun” da bu eğilime kendi görsel diliyle katılıyor. Ancak bunu sloganlarla değil, farklı sanatçıların birbirini tamamlayan anlatıları üzerinden yapıyor. Sergiden ayrılırken akılda kalan şey yalnızca “kendi güneşin ol” çağrısı değil; o güneşe ulaşmanın önce gölgeyi tanımaktan geçtiği fikri oluyor.</span><span> </span></p>
<p><span>Belki de çağımızın en büyük ihtiyacı, daha parlak bir ışık değil; kendi gölgemize bakabilecek </span><span>cesarette saklı.</span></p>
<p><span> </span><span>Ve belki de serginin en güçlü sorusu, başlığında değil, izleyicinin zihninde yankılanıyor: Gölgeyi gerçekten görmeden güneşe dönmek mümkün mü?</span></p>
<p><span>“Be The Sun”, izleyiciyi yalnızca ışığa değil; ışığın anlam kazandığı gölgeye de bakmaya davet ediyor. Belki de insan, kendi güneşini ancak karanlığıyla yüzleşebildiği ölçüde yaratabiliyor.</span><span> </span></p>
<p><span>Be The Sun sergisi </span><span>21 Temmuz – 25 Ağustos 2026 tarihleri arasında Chi Art Gallery&#8217;de görülebilir.</span></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/golgeyi-gormeden-gunese-donulur-mu/">Gölgeyi Görmeden Güneşe Dönülür mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaklaşa Hibe Programı 2026 Dönemi Başlıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-hibe-programi-2026-donemi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 19:05:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa ve Türkiye arasındaki kültürel işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyen yeni hibe çağrısı, kültür-sanat alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını Avrupa’daki ortaklarıyla buluşturuyor. Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında açılacak Uluslararası Kültürel İşbirliği Çağrısı, 17 Eylül 2026’da başvurulara açılacak. Avrupa ile Türkiye arasında yeni kültürel hat İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür,...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-hibe-programi-2026-donemi-basliyor/">Ortaklaşa Hibe Programı 2026 Dönemi Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa ve Türkiye arasındaki kültürel işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyen yeni hibe çağrısı, kültür-sanat alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarını Avrupa’daki ortaklarıyla buluşturuyor. Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında açılacak Uluslararası Kültürel İşbirliği Çağrısı, 17 Eylül 2026’da başvurulara açılacak.</p>
<h2>Avrupa ile Türkiye arasında yeni kültürel hat</h2>
<p>İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı, 2023’ten bu yana Türkiye’de kültür-sanat alanındaki STK’lar ile belediyeler arasında işbirliği geliştiren bir yapı oluşturdu. Yeni dönemde Culture Action Europe ortaklığıyla uluslararası boyut kazanan program, kültürel hareketliliği, uluslararası ağları ve sürdürülebilir ortaklıkları güçlendirmeyi amaçlıyor. Uluslararası Kültürel İşbirliği Çağrısı, Türkiye’deki kültür-sanat odaklı bir STK’nın proje sahibi olduğu ve Avrupa Birliği üye ülkeleri ile Arnavutluk, İzlanda, Karadağ, Kuzey Makedonya, Kosova veya Sırbistan’dan bir STK’nın ortak olarak yer aldığı projelere açık olacak. Projede Türkiye’den ve belirtilen Avrupa ülkelerinden iştirakçi belediyelerin bulunması da mümkün.</p>
<h2>850 bin avroluk toplam bütçe</h2>
<p>Çağrının toplam bütçesi 850 bin avro olarak açıklandı. Proje başına 60 bin ile 120 bin avro arasında hibe sağlanacak. Hibe, toplam proje bütçesinin en fazla yüzde 95’ini karşılayabilecek. Projelerin süresi 9 ila 12 ay olarak belirlendi. Başvurular için son tarih 18 Aralık 2026. Başvuru koşullarında tüzel kişilik, Türkiye’de kurulmuş olma, kâr amacı gütmeme ve kültür-sanat alanında güncel ya da geçmiş proje deneyimine sahip olma şartları öne çıkıyor. Başvuru sahibinin tüzüğünde veya vakıf senedinde kültür-sanat faaliyetlerinin yer alması gerekiyor. Türkiye’den en az bir belediyenin projeye ortak olması da temel koşullar arasında bulunuyor.</p>
<h2>Yerel kültür politikalarına odaklanıyor</h2>
<p>Ortaklaşa Programı, uluslararası işbirliğini yerel kültür politikalarıyla ilişkilendiren bir çerçeve sunuyor. Çağrı kapsamında kültürel planlama, kültür yönetimi ve katılımcı kültür politikalarının geliştirilmesine yönelik projeler bekleniyor. Sanatçıların, kültür profesyonellerinin ve kent sakinlerinin karar alma süreçlerine katılımını güçlendiren mekanizmalar; kültürel varlıkları ve kent ihtiyaçlarını merkeze alan planlama modelleri; kültür profesyonellerinin gelişimini destekleyen sürdürülebilir çalışma modelleri öncelikli alanlar arasında. Projelerin toplumsal cinsiyet, engellilik, yaş, etnik köken ve dil gibi yapısal eşitsizlikleri ve ekolojik krizi dikkate alması bekleniyor. Erişim, katılım ve kapsayıcılık ilkelerinin proje faaliyetlerine ve bütçesine somut biçimde yansıtılması, ölçülebilir göstergelerle takip edilmesi isteniyor.</p>
<p>Programın 2023-2026 arasındaki ilk döneminde iki açık çağrıya Türkiye genelinden 252 başvuru yapıldı. 13 STK ile 18 belediyenin ortaklığıyla yürütülen 13 projeye toplam 1,3 milyon avro hibe sağlandı. Çalıştaylardan kültür politikası belgelerine, mekân dönüşümlerinden festival ve şenliklere uzanan projeler, yerel düzeyde ortak çalışma kültürünün gelişmesine katkı sundu.</p>
<p>2026-2029 döneminde hibe programının toplam desteği 1,85 milyon avroya ulaşıyor. Yeni yapı; hibe desteğinin yanı sıra mentorluk, topluluk oluşturma ve savunuculuk faaliyetlerini de kapsıyor. Hibe almaya hak kazanan STK ve belediye ortaklarına, proje ihtiyaçları doğrultusunda en az 12 saat mentorluk desteği sunulacak. Uluslararası çağrının yanı sıra program kapsamında iki ayrı yerel proje teklif çağrısı daha gerçekleştirilecek. Böylece Türkiye’deki kültür-sanat ekosisteminin yerel işbirlikleri, Avrupa ortaklıkları ve bilgi paylaşımı üzerinden güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Başvuru sürecinde proje ortaklarının görevleri ve katkıları açık biçimde ayrıntılı tanımlanmalı, bütçe gerekçelendirilmelidir.</p>
<p>Başvuru sürecinde, proje hedeflerinin, faaliyet takviminin ve bütçe kalemlerinin çağrının öncelikleriyle uyumlu biçimde kurgulanması önem taşıyor. Ortaklaşa Programı, farklı kentlerdeki kültür aktörleri arasında deneyim paylaşımını artırırken Avrupa’daki kurumlarla uzun vadeli ilişkilerin kurulmasına da alan açıyor. Desteklenen çalışmaların, proje süresi sonrasında sürdürülebilir etki üretmesi ve iyi uygulamaların farklı yerel bağlamlarda paylaşılması hedefleniyor. Ortaklaşa Programı’nın yeni dönemi, kültür politikalarının katılımcı yöntemlerle geliştirilmesi ve uluslararası dayanışma ağlarının güçlendirilmesi açısından yeni bir fırsat alanı oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://ortaklasa.iksv.org/hibe-programi-2026/hibe-basvuru-rehberi-2026/#takvim" target="_blank" rel="noopener">Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı hakkında tüm detayları resmi web sitesinden inceleyebilirsiniz.</a></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ortaklasa-hibe-programi-2026-donemi-basliyor/">Ortaklaşa Hibe Programı 2026 Dönemi Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EIT’den Yaratıcı Endüstri için 3 Büyük Fon Çağrısı</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/eitden-yaratici-endustri-icin-3-buyuk-fon-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:53:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20266</guid>

					<description><![CDATA[<p>EIT Culture &#38; Creativity, Avrupa’nın kültür ve yaratıcı sektörlerini güçlendirmek amacıyla yeni yaratıcı endüstri fonları paketini duyurdu. Çağrılar, girişimlerden profesyonel eğitimlere kadar geniş bir yelpazede destek sunuyor. Avrupa’nın yaratıcı ekosisteminde inovasyonu hızlandırmayı hedefleyen programlar, özellikle mimarlık, moda, görsel-işitsel medya ve sürdürülebilirlik alanlarında fırsatlar barındırıyor. Avrupa yaratıcı sektörlerinin rekabet gücünü artırmak için tasarlanan yaratıcı endüstri fonları,...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/eitden-yaratici-endustri-icin-3-buyuk-fon-cagrisi/">EIT’den Yaratıcı Endüstri için 3 Büyük Fon Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EIT Culture &amp; Creativity, Avrupa’nın kültür ve yaratıcı sektörlerini güçlendirmek amacıyla yeni yaratıcı endüstri fonları paketini duyurdu. Çağrılar, girişimlerden profesyonel eğitimlere kadar geniş bir yelpazede destek sunuyor. Avrupa’nın yaratıcı ekosisteminde inovasyonu hızlandırmayı hedefleyen programlar, özellikle mimarlık, moda, görsel-işitsel medya ve sürdürülebilirlik alanlarında fırsatlar barındırıyor.</p>
<p>Avrupa yaratıcı sektörlerinin rekabet gücünü artırmak için tasarlanan yaratıcı endüstri fonları, 2026 döneminde önemli bir ivme kazandı. EIT Culture &amp; Creativity’nin açıkladığı paket, startup’lardan eğitim kurumlarına, moda markalarından medya profesyonellerine kadar farklı aktörleri kapsıyor. Programlar, ürün-pazar uyumu, uluslararası büyüme, döngüsel ekonomi ve dijital beceriler gibi kritik ihtiyaçlara yanıt veriyor. Toplam destek tutarı milyonlarca euroyu bulurken, seçilen projeler mentorluk, ağ erişimi ve Demo Day gibi ek avantajlardan da yararlanacak. Bu çerçeve, Avrupa’nın yaratıcı ekonomisini küresel ölçekte daha görünür kılmayı amaçlıyor.</p>
<h2>NEB Academy Yaratıcı Endüstri Fonları</h2>
<p>New European Bauhaus Academy kapsamında iki ayrı çağrı öne çıkıyor. <a href="https://eit-culture-creativity.eu/your-opportunities/calls-funding/neb-academy-fashion-shift" target="_blank" rel="noopener">Fashion Shift</a>, moda değer zincirinde döngüsel, yenileyici ve sorumlu iş modellerini ölçeklendirmeyi hedefliyor. Tasarım, malzeme, üretim ve yeniden kullanım gibi alanlarda multi-aktör konsorsiyumlar destekleniyor. Skills Infrastructure ise yaşanabilir çevre dönüşümü için bölgesel beceri altyapıları ve yaşam boyu öğrenme programları oluşturuyor. Her iki çağrıda da NEB’in sürdürülebilirlik, kapsayıcılık ve güzellik değerleri ön planda. Başvurular 31 Ağustos 2026’da sona eriyor. Fashion Shift’te proje başına 500 bin euroya, Skills Infrastructure’da 600 bin euroya kadar destek veriliyor. Projeler 2027 başında başlayacak ve yaklaşık 18 ay sürecek.</p>
<h2>Shape Acceleration + Scale Post-Acceleration</h2>
<p>Program, mimarlık, görsel-işitsel medya ve moda alanındaki creative-tech girişimlere odaklanıyor. <a href="https://eit-culture-creativity.eu/your-opportunities/calls-funding/financial-support-startups-and-scaleups-shape-acceleration-scale" target="_blank" rel="noopener">Shape Acceleration</a>, erken aşamadaki startup’ların ürün-pazar uyumunu güçlendirmesine ve yatırım hazırlığına yardımcı oluyor. Scale Post-Acceleration ise kanıtlanmış traction’ı bulunan şirketlerin uluslararası büyümesini ve bir sonraki yatırım turunu hızlandırıyor. Toplam 8,6 milyon euroluk bütçe, seçilen yaklaşık 50 girişime dağıtılacak. Shape’te 100 bin euroya, Scale’de 200 bin euroya (RIS ülkelerinde 500 bin euroya) kadar finansman mümkün. Programlar yapılandırılmış hızlandırma, mentorluk ve Demo Day içeriyor. Başvurular 12 Ekim 2026’ya kadar açık. Projeler 2027 Ocak’ta başlayacak.</p>
<h2>Skills-based CPD Courses (Sürekli Mesleki Gelişim)</h2>
<p><a href="https://eit-culture-creativity.eu/your-opportunities/calls-funding/skills-based-cpd-courses" target="_blank" rel="noopener">Görsel-işitsel medya sektöründeki profesyoneller için</a> kısa ve pratik eğitim programları geliştiriliyor. Üç ana tema bulunuyor: fikri mülkiyet ve hak yönetimi, yapay zekânın üretim süreçlerine entegrasyonu, dijital ve interaktif anlatıcılık. Kurslar asenkron, çevrimiçi ve İngilizce olarak tasarlanacak. Amaç, çalışan profesyonellerin becerilerini hızla güncellemek ve kurum içi inovasyonu desteklemek. Proje başına 75 bin euroya kadar destek veriliyor, toplam bütçe 600 bin euro. En fazla sekiz proje seçilecek. Başvurular 14 Eylül 2026’da kapanıyor. Projeler 2027 boyunca devam edecek. Bu üç çağrı, Avrupa yaratıcı ekosisteminde hem girişimleri hem de profesyonelleri destekleyen güçlü bir çerçeve oluşturuyor. Başvuru süreçlerini takip edenler için resmi EIT Culture &amp; Creativity sayfalarındaki rehberler ve şablonlar kritik önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/eitden-yaratici-endustri-icin-3-buyuk-fon-cagrisi/">EIT’den Yaratıcı Endüstri için 3 Büyük Fon Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rami Kütüphanesi Dünyanın En İyi Yeşil Kütüphanesi</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/rami-kutuphanesi-dunyanin-en-iyi-yesil-kutuphanesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:17:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20261</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rami Kütüphanesi, IFLA’nın 2026 Yeşil Kütüphane Ödülleri’nde 27 ülkeden 62 başvuru arasından dünya birincisi oldu. İstanbul’daki tarihî yapının iklim dirençli kamusal alana dönüşümünü anlatan proje, sürdürülebilirlik, kültürel miras ve toplumsal etkiyi bir araya getiren yaklaşımıyla “Büyük Ölçekli Proje” kategorisinde ödüle layık görüldü. Rami Kütüphanesi dünya sahnesinde IFLA’nın Çevre, Sürdürülebilirlik ve Kütüphaneler Bölümü ENSULIB tarafından 11’inci...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/rami-kutuphanesi-dunyanin-en-iyi-yesil-kutuphanesi/">Rami Kütüphanesi Dünyanın En İyi Yeşil Kütüphanesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rami Kütüphanesi, IFLA’nın 2026 Yeşil Kütüphane Ödülleri’nde 27 ülkeden 62 başvuru arasından dünya birincisi oldu. İstanbul’daki tarihî yapının iklim dirençli kamusal alana dönüşümünü anlatan proje, sürdürülebilirlik, kültürel miras ve toplumsal etkiyi bir araya getiren yaklaşımıyla “Büyük Ölçekli Proje” kategorisinde ödüle layık görüldü.</p>
<h2>Rami Kütüphanesi dünya sahnesinde</h2>
<p>IFLA’nın Çevre, Sürdürülebilirlik ve Kütüphaneler Bölümü ENSULIB tarafından 11’inci kez düzenlenen programda 26 proje uzun listeye kaldı. İki kategoride yedi proje finale yükseldi. Proje, Çin’den Jinjiang Kütüphanesi ve İrlanda’dan Munster Teknoloji Üniversitesi Kütüphanesi ile birlikte kategorisinin üç finalisti arasında yer aldı. Proje, “19. Yüzyıldan Kalma Tarihî Bir Kışlanın İklim Dirençli Kentsel Ortak Alana Dönüştürülmesi” başlığıyla değerlendirildi. Jürinin incelemesinde kültürel mirasın korunması, çevresel sürdürülebilirlik, toplumsal etki, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla uyum ve farklı ülkelere örnek olma potansiyeli öne çıktı. Ödül töreni, Güney Kore’nin Busan kentinde düzenlenen 90. IFLA Dünya Kütüphane ve Bilgi Kongresi kapsamında gerçekleştirildi. Türkiye’nin final sunumunu Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu yaptı. Birincilik ödülü, kurum müdürü Ali Çelik ve Beyoğlu’na IFLA Genel Sekreteri Sharon Memis tarafından takdim edildi.</p>
<h2>Tarihî mirastan iklim dirençli kamusal alana</h2>
<p>1826-1828 yıllarında inşa edilen Rami Kışlası, kapsamlı restorasyon ve yeniden işlevlendirme sürecinin ardından 2023’te kütüphaneye dönüştürüldü. Yaklaşık 36 bin metrekarelik tarihî yapı dokusu korunurken uyarlanabilir yeniden kullanım yaklaşımıyla yapının yeni işlevi kurgulandı. Bugün kütüphane 36 bin metrekare kapalı alan, 51 bin metrekare yeşil alan, 2 milyon kitaplık koleksiyon ve 4 bin 200 kişilik kapasiteyle hizmet veriyor. Çevre düzenlemesindeki 696 ağaç, 99 bin çalı, biyolojik gölet ve sazlık alanlar kentsel biyolojik çeşitliliği destekliyor.</p>
<p>Çatıdan toplanan yağmur suyu peyzaj sulaması ve rezervuarlarda yeniden kullanılıyor. LED aydınlatmalar, sensör sistemleri, düşük tüketimli ekipmanlar ve güneş enerjisi uygulamaları enerji kullanımını azaltıyor. Atıkların kaynağında ayrıştırılması, tehlikeli atık yönetimi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve dijital kurum içi süreçler çevresel yaklaşımı günlük işleyişe taşıyor. Kitap Şifahanesi, yazma ve basma eserlerin korunmasına katkı sağlarken Engelsiz Yaşam Merkezi kapsayıcı hizmetler sunuyor. Kütüphane ayrıca Türkiye’nin ilk Biosphere sertifikalı kütüphanesi olma özelliğini taşıyor; Sıfır Atık ve Yeşil Enerji belgelerine de sahip.</p>
<p>Üç yılda 8,2 milyon ziyaretçi</p>
<p>Kütüphane, 2023’ten 2025 sonuna kadar 8,2 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı. Bu dönemde 8 bin 360 etkinlik, 3 bin atölye ve eğitim programı düzenlendi. Farklı paydaşlarla 4 bin 500 programa ev sahipliği yapan kurumda 1.611 okul ve 325 kurum ağırlandı. Ödülün değerlendirme çerçevesi, kütüphanelerin günümüzde üstlendiği rolün genişlediğine de işaret ediyor. Yeşil kütüphane yaklaşımı, enerji verimliliği ve doğal kaynakların korunmasının yanında sosyal erişim, eğitim, kültürel miras ve afetlere karşı dayanıklılık gibi başlıkları birlikte ele alıyor. Busan’daki değerlendirmede öne çıkan bütüncül yaklaşım, tarihî yapıların yeni kullanım senaryolarıyla yaşatılmasına ilişkin uluslararası tartışmalar açısından da dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Rami Kütüphanesi’nin programlarında iklim okuryazarlığı, çevre temalı bilgi hizmetleri ve uygulamalı atölyelerin yer alması, sürdürülebilirlik temasını yapının fiziksel özelliklerinden kullanıcı deneyimine taşıyor. Böylece ödüllü proje, kütüphaneyi kitap ve bilgi erişiminin yanında öğrenme, karşılaşma, kültürel paylaşım ve toplumsal dayanışma alanı olarak konumlandırıyor.</p>
<p>Bu veriler, Rami Kütüphanesi’nin kültürel miras, çevre ve kamusal yaşamı aynı mekânda buluşturan kapsamlı bir model geliştirdiğini gösteriyor. IFLA ödülü, Türkiye’de sürdürülebilir kütüphane anlayışının uluslararası ölçekte görünürlüğünü artırırken projenin tarihî yapıları geleceğin kamusal ihtiyaçlarıyla buluşturan yaklaşımını da küresel kütüphanecilik gündemine taşıdı.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/rami-kutuphanesi-dunyanin-en-iyi-yesil-kutuphanesi/">Rami Kütüphanesi Dünyanın En İyi Yeşil Kütüphanesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Oyun Pazarında Mobil Hakimiyet Güçleniyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/turkiye-oyun-pazarinda-mobil-hakimiyet-gucleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20256</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oyunfor’un Temmuz 2026 verileri, Türkiye’de oyun alışverişlerinin Haziran’a göre %2 büyüdüğünü ortaya koyuyor. Platform tercihlerindeki değişim, oyun pazarı dinamiklerini doğrudan etkilerken mobil oyunların payı %43’e yükseldi. PC %32’de kalırken konsolun payı %25 olarak gerçekleşti. Mobil kategorideki yükseliş, oyuncuların erişim kolaylığı ve farklı oyun deneyimlerine yönelik ilgisinin alışveriş davranışlarına yansıdığını gösteriyor. Mobil oyunlar oyun pazarı içinde...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiye-oyun-pazarinda-mobil-hakimiyet-gucleniyor/">Türkiye Oyun Pazarında Mobil Hakimiyet Güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oyunfor’un Temmuz 2026 verileri, Türkiye’de oyun alışverişlerinin Haziran’a göre %2 büyüdüğünü ortaya koyuyor. Platform tercihlerindeki değişim, oyun pazarı dinamiklerini doğrudan etkilerken mobil oyunların payı %43’e yükseldi. PC %32’de kalırken konsolun payı %25 olarak gerçekleşti. Mobil kategorideki yükseliş, oyuncuların erişim kolaylığı ve farklı oyun deneyimlerine yönelik ilgisinin alışveriş davranışlarına yansıdığını gösteriyor.</p>
<h2>Mobil oyunlar oyun pazarı içinde ağırlığını artırıyor</h2>
<p>Temmuz ayında en çok oyun içi satış yapılan yapımlar arasında Valorant ilk sırada yer aldı. Riot Games’in rekabetçi FPS oyununun ardından PUBG Mobile ve Counter-Strike 2 geldi. Garena Free Fire dördüncü, Mobile Legends: Bang Bang beşinci sırayı aldı. League of Legends altıncı basamakta bulunurken Roblox, Fortnite, World of Warcraft ve League of Legends: Wild Rift listeyi tamamladı. Liste, PC, konsol ve mobil ekosistemlerinin aynı alışveriş havuzunda buluştuğunu gösteriyor. Mobil tarafta PUBG Mobile, Free Fire, Mobile Legends: Bang Bang ve Wild Rift öne çıkarken Valorant ve Counter-Strike 2 gibi PC merkezli yapımlar rekabetçi oyun talebinin gücünü korudu. Roblox’un yeniden ilk 10’a girmesi de oyun içi satın alma davranışının dönemsel hareketliliğine işaret etti.</p>
<figure id="attachment_20258" aria-describedby="caption-attachment-20258" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20258 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/turkiye_oyun_pazari_PUBG-1024x652.png" alt="" width="1024" height="652" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/turkiye_oyun_pazari_PUBG-1024x652.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/turkiye_oyun_pazari_PUBG-300x191.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/turkiye_oyun_pazari_PUBG-600x382.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/turkiye_oyun_pazari_PUBG.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-20258" class="wp-caption-text">PUBG Mobile; Battle Royale türünün popüler oyunlarından biri olarak mobil platformda da geniş bir oyuncu kitlesine hitap etmeye devam ediyor.</figcaption></figure>
<h2>Hediye kartlarında platform çeşitliliği</h2>
<p>Oyunfor verilerinde en çok satılan hediye kartlarının başında PlayStation Hediye Kodu yer aldı. Apple Store Hediye Kodu ikinci sırada bulunurken Roblox Hediye Kodu üçüncü oldu. Xbox, Steam ve Google Play hediye kodları da ilk altı içinde yer aldı. Sıralama, oyuncuların farklı cihaz ve dijital mağazalarda harcama yapabildiği geniş ekosistemi yansıtıyor.</p>
<p>MMORPG kategorisinde Metin2, oyun içi harcamalarda ilk sıradaki yerini korudu. Onu Black Desert Online, World of Warcraft, Knight Online ve Silkroad Online takip etti. Metin2’nin uzun yıllardır aktif oyuncu topluluğunu koruması, Türkiye’de köklü çevrim içi oyunların ekonomik değer üretmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Black Desert Online karakter özelleştirme ve savaş mekanikleriyle, World of Warcraft geniş dünyası ve içerik yapısıyla öne çıktı. Knight Online Türkiye’deki güçlü oyuncu topluluğuyla dikkat çekerken Silkroad Online nostalji, ticaret ve PvP odaklı deneyimiyle listede yer aldı.</p>
<h2>İstanbul ilk sırada</h2>
<p>Oyun alışverişlerinin illere göre dağılımında İstanbul ilk sırayı aldı. İstanbul’u Ankara, Antalya, İzmir ve Bursa izledi. Veriler, büyük şehirlerin oyun alışverişlerindeki ağırlığını koruduğunu gösteriyor. Bölgesel dağılım, dijital oyun ekonomisinin Türkiye genelindeki tüketim alışkanlıklarını takip etmek açısından da önemli bir gösterge sunuyor. Yaş dağılımında 21-30 yaş grubu %56 ile en yüksek paya sahip oldu. 30 yaş üzerindeki oyuncular %39, 18-21 yaş grubu ise %5 pay aldı. Cinsiyet dağılımında erkek oyuncuların payı %55 olurken kadın oyuncular %45 seviyesinde gerçekleşti.</p>
<p>Haziran 2026 ile karşılaştırıldığında yaş gruplarındaki oranlar aynı seviyede kaldı. Cinsiyet dağılımında ise erkek oyuncuların payı bir puan yükseldi. Temmuz verileri, Türkiye’de dijital oyun harcamalarının mobil erişim, rekabetçi yapımlar, köklü MMORPG toplulukları ve dijital hediye kartları etrafında çeşitlenen bir tüketim yapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Oyun pazarı açısından Temmuz tablosu, mobil platformların yükselen ağırlığını ve farklı oyuncu profillerinin harcama davranışlarını aynı çerçevede görünür kılıyor.</p>
<p>Temmuz tablosunun bir başka dikkat çekici tarafı, oyun alışverişinin farklı gelir ve kullanım alışkanlıklarına sahip kitleleri aynı dijital ekonomide buluşturması. Mobil oyunlar hızlı erişim ve uygulama içi satın alma modeliyle geniş bir kullanıcı tabanına ulaşırken PC ve konsol tarafında rekabetçi oyunlar güçlü bir harcama alanı oluşturuyor. Hediye kartları ise oyunculara farklı platformlarda bakiye kullanma esnekliği sağlıyor. Bu görünüm, oyun pazarı için platformlar arası rekabetin, içerik çeşitliliğinin ve oyuncu topluluklarının ticari performans üzerindeki etkisini birlikte okumayı mümkün kılıyor. Uzun ömürlü yapımların listelerdeki varlığı, oyun pazarı açısından oyuncu sadakatinin harcamadaki belirgin etkisini gösteriyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turkiye-oyun-pazarinda-mobil-hakimiyet-gucleniyor/">Türkiye Oyun Pazarında Mobil Hakimiyet Güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;da Yaratıcı Ekonomiye 8 Milyon TL Destek</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/ankarada-yaratici-ekonomiye-8-milyon-tl-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 08:46:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=20240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Kalkınma Ajansı, Başkentin yaratıcı potansiyelini harekete geçirecek dev bir hamleye imza atıyor. Bölgedeki kültürel ve teknolojik üretimi güçlendirmeyi hedefleyen Kreatif Endüstriler Teknik Destek Programı, 8 milyon TL&#8217;lik devasa bir bütçeyle kapılarını araladı. Oyun geliştirmeden modaya, dijital sanattan fikri mülkiyet yönetimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan çağrı; kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ankarada-yaratici-ekonomiye-8-milyon-tl-destek/">Ankara&#8217;da Yaratıcı Ekonomiye 8 Milyon TL Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Kalkınma Ajansı, Başkentin yaratıcı potansiyelini harekete geçirecek dev bir hamleye imza atıyor. Bölgedeki kültürel ve teknolojik üretimi güçlendirmeyi hedefleyen Kreatif Endüstriler Teknik Destek Programı, 8 milyon TL&#8217;lik devasa bir bütçeyle kapılarını araladı. Oyun geliştirmeden modaya, dijital sanattan fikri mülkiyet yönetimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan çağrı; kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve özel işletmelerin kurumsal kapasitelerini zirveye taşımayı amaçlıyor. Yaratıcı ekosistemi uluslararası standartlara ulaştırmayı hedefleyen program, Ankara’nın geleceğine yön veren stratejik bir dönüm noktası niteliğinde.</p>
<h2>Sanat, Tasarım ve Teknolojinin Kesişim Noktası</h2>
<p>TR51 Düzey 2 Bölgesi olan Ankara ve ilçelerinde faaliyet gösteren kurumların yararlanabileceği bu teknik destek hamlesi, doğrudan hibe vermek yerine kurumların ihtiyaç duyduğu eğitim ve danışmanlık hizmetlerini doğrudan sağlıyor. Proje başına KDV dâhil 500.000 TL’ye kadar azami bütçe sunulurken, desteklenen faaliyetlerin 6 ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor. Süreç boyunca kurumlar; yapay zekâ, yeni medya, oyun teknolojileri, AR/VR uygulamaları gibi yaratıcı teknolojilerin entegrasyonu konusunda uzman desteği alabilecek. Aynı zamanda markalaşma, uluslararasılaşma, yaratıcı ihracat kapasitesinin artırılması ve fikri mülkiyet haklarının korunması gibi hayati konularda da profesyonel danışmanlık süreçleri kurgulanabilecek. Program, geleneksel üretim modellerini günümüz dünyasının dinamikleriyle buluşturmayı başarıyor.</p>
<figure id="attachment_20241" aria-describedby="caption-attachment-20241" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-20241 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ankara_kalkinma_ajans_desrek.png" alt="" width="1000" height="627" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ankara_kalkinma_ajans_desrek.png 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ankara_kalkinma_ajans_desrek-300x188.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/08/ankara_kalkinma_ajans_desrek-600x376.png 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-20241" class="wp-caption-text">Ankara Kalkınma Ajansı, yaratıcı endüstriler alanında faaliyet gösteren kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, kooperatifler ve yerel yönetimlerin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi; dijitalleşme, yeşil dönüşüm, girişimcilik, markalaşma, fikri mülkiyet ve uluslararasılaşma alanlarında yetkinliklerinin artırılması yoluyla yaratıcı ekonomi ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla 2026 Yılı Kreatif Endüstriler Teknik Destek Programı’nı ilan etti.</figcaption></figure>
<h2>Sürdürülebilir Üretim ve Sektörler Arası İş Birliği</h2>
<p>Kültür ekonomisinin temel taşlarını oluşturan ekosistemde, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi yaklaşımları da unutulmadı. Kreatif Endüstriler Teknik Destek Programı kapsamında sunulacak projelerle, yaratıcı endüstrilerde çevresel etkiyi azaltacak sürdürülebilir üretim modelleri yaygınlaştırılacak. Tasarımdan sanata, içerik üretiminden geleneksel zanaatların dijital dönüşümüne kadar pek çok alan sürdürülebilirlik ilkeleriyle yeniden şekillenecek. Ayrıca, üniversite-sanayi-kamu iş birliğini pekiştirecek ağ kurma faaliyetleri, kadın ve genç girişimcilere yönelik hızlandırma programları ve kümelenme çalışmaları da bu destek mekanizmasının öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Yaratıcı düşüncenin katma değerli ürün ve hizmete dönüşmesi, Başkentin küresel rekabet gücünü doğrudan artıracak.</p>
<h2>Başvuru Süreci ve Değerlendirme Koşulları</h2>
<p>Programdan yararlanmak isteyen kurumların başvurularını Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden çevrim içi olarak tamamlaması gerekiyor. Dönemler halinde alınacak başvurular için belirlenen takvim üç ana aşamadan oluşuyor: Temmuz-Ağustos, Eylül-Ekim ve Kasım-Aralık dönemleri. İlk dönem için KAYS son başvuru tarihi 31 Ağustos 2026 iken, taahhütname teslimi 7 Eylül 2026’ya kadar yapılabilecek. Yılın son dönemi için ise e-imza veya ıslak imzalı taahhütname teslimi 8 Ocak 2027 saat 17.00’ye kadar devam edecek. Her bir başvuru sahibi takvim yılı içerisinde en fazla iki başvuruda bulunabiliyor ve en fazla bir projesi için destek alabiliyor.</p>
<p>Başvuruların değerlendirilmesinde projelerin ilginliği, katma değeri, ihtiyaç ve sorun analizi ile sürdürülebilirliği dikkate alınacak. Değerlendirme komisyonundan en az 70 puan alan projeler başarılı sayılacak. Sunulacak projelerin sadece çevrim içi faaliyetlerden oluşmaması, uygulamaya dönük etkileşimi artırmak amacıyla yüz yüze veya hibrit yöntemlerle kurgulanması esastır. Kişisel gelişim, routine hizmet içi eğitimler veya mevzuat gereği zorunlu olan eğitimler ise program kapsamı dışında tutuluyor.</p>
<p>Detaylar Ankara Kalkınma Ajansı <a href="https://ankaraka.org.tr/kreatif-endustriler-teknik-destek-programi" target="_blank" rel="noopener">web sitesinde.</a></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ankarada-yaratici-ekonomiye-8-milyon-tl-destek/">Ankara&#8217;da Yaratıcı Ekonomiye 8 Milyon TL Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
