<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sanat Haberleri - Kreaktivist</title>
	<atom:link href="https://kreaktivist.com.tr/sanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kreaktivist.com.tr/sanat/</link>
	<description>Yaratıcı Endüstrilerin Buluşma Noktası</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 May 2026 15:33:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2023/01/fav-150x150.png</url>
	<title>Sanat Haberleri - Kreaktivist</title>
	<link>https://kreaktivist.com.tr/sanat/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hakan Esmer CerModern’de Hafızanın İzini Sürüyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/hakan-esmer-cermodernde-hafizanin-izini-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2026 07:55:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19810</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çağdaş sanat dünyasının güçlü isimlerinden Hakan Esmer, yepyeni bir görsel şölenle başkentin kültür sanat hayatına yön vermeye hazırlanıyor. Sanatçının tuval üzerine aktardığı bellek ve coğrafya ilişkisi, sanatseverleri doğanın yaşayan katmanları arasında içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Ankara’nın modern sanat merkezi CerModern, usta ismin &#8220;Kıyıdan İçeriye&#8221; başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yaparak bu özel deneyimi taçlandırıyor. Küratörlüğünü...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/hakan-esmer-cermodernde-hafizanin-izini-suruyor/">Hakan Esmer CerModern’de Hafızanın İzini Sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaş sanat dünyasının güçlü isimlerinden Hakan Esmer, yepyeni bir görsel şölenle başkentin kültür sanat hayatına yön vermeye hazırlanıyor. Sanatçının tuval üzerine aktardığı bellek ve coğrafya ilişkisi, sanatseverleri doğanın yaşayan katmanları arasında içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Ankara’nın modern sanat merkezi <a href="https://www.cermodern.org/" target="_blank" rel="noopener">CerModern</a>, usta ismin &#8220;Kıyıdan İçeriye&#8221; başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yaparak bu özel deneyimi taçlandırıyor. Küratörlüğünü Erkan Doğanay’ın üstlendiği sergi, 16 Mayıs &#8211; 12 Temmuz 2026 tarihleri arasında ziyaretçilerini zamansız bir mekanda, hafızanın derinliklerinde ağırlayacak.</p>
<h2>Kıyıdan İçeriye: Hakan Esmer ve Karadeniz Hafızası</h2>
<p>Bu büyüleyici sergi, sanatçının çocukluk ve gençlik yıllarının geçtiği Karadeniz coğrafyasıyla kurduğu derin köprüleri temel alıyor. Sergi genelinde; bulut, sis, dalga, nem ve orman gibi doğa unsurları sadece görsel birer peyzaj nesnesi olarak karşımıza çıkmıyor. Bu ögeler, her hatırlayışta yeniden inşa edilen katmanlı birer iç mekan anlatısına dönüşüyor. Hakan Esmer, Karadeniz’den fiziksel anlamda uzaklaşmış olsa da bu mesafenin bağları zayıflatmadığını, aksine anıları daha berrak ve içsel kıldığını tuvalleriyle gözler önüne seriyor.</p>
<p>Doğrudan gözleme dayalı manzara resimlerinin ötesine geçen eserler, zihinde birikmiş imgelerin yüzeye çıkış öyküsüdür. Küratör Erkan Doğanay’ın sanat yapıtının &#8220;ruhu&#8221; üzerinden okuduğu bu sergide, yalnızca görünen doğa tasvir edilmiyor; zamanın acımasızca dönüştürdüğü insan hafızası ile eksilen anılar da görünür kılınıyor. Sanatçının teknik ustalığı sayesinde, izleyiciler coğrafyanın ruhuyla kendi geçmişleri arasında kırılgan bağlar kurma şansı yakalıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-large wp-image-19812 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/hakan_esmer-1024x908.jpg" alt="" width="1024" height="908" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/hakan_esmer-1024x908.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/hakan_esmer-300x266.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/hakan_esmer-600x532.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/hakan_esmer.jpg 1373w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Tuvallerde Katmanlı Boya ve Hafızanın Ritmi</h2>
<p>Sergide yer alan çalışmalarda dikkat çeken en belirgin özellik, katmanlı boya kullanımı ve üst üste binen yüzey tasarımları oluyor. Yer yer silinen formlar, insan belleğinin doğrusal olmayan, seçici ve parçalı yapısına doğrudan işaret ediyor. Karadeniz’in hırçın dalgaları, yükseklerde gezinen nemli bulutları ve kıyı ritimleri, sanatçının ellerinde bireysel tarihin evrensel parçalarına dönüşüyor. Sergi, nostaljik bir geçmişe özlem duygusundan ziyade, geçmiş ile bugün arasında inşa edilen o ince mesafeye odaklanıyor.</p>
<p>Aynı coğrafyanın farklı zaman dilimlerinde, bambaşka duygularla nasıl yeniden hatırlanabileceğini gösteren &#8220;Kıyıdan İçeriye&#8221;, izleyenleri can alıcı bir soruyla baş başa bırakıyor: Hatırladığımız o kutsal yerler gerçekten aynı mı kalır, yoksa zihnimizde her seferinde yeniden mi şekillenir? Doğayı bellek ve kişisel tarihin içinden geçen yaşayan bir organizma gibi ele alan Hakan Esmer, bu sergiyle bizi sadece Karadeniz’e bakmaya davet etmiyor; bizi kendi zihnimizin kuytu kıyılarında ve çocukluk anılarımızda uzun bir yürüyüşe çağırıyor. Sanatın iyileştirici ve düşündürücü gücünü derinden hissetmek için bu benzersiz sergiyi ajandanıza eklemeyi unutmayın.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/hakan-esmer-cermodernde-hafizanin-izini-suruyor/">Hakan Esmer CerModern’de Hafızanın İzini Sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşa Hayat Veren Deha; Camille Claudel Sahnede</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/tasa-hayat-veren-deha-camille-claudel-sahnede/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 07:46:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat tarihi, hak ettiği değeri yaşarken göremeyen dâhi ruhlarla doludur; fakat pek azı Camille Claudel kadar derin yaralar almıştır. Erkek egemen bir yüzyılda, çamura ve mermere kalbindeki devrimi üfleyen bu eşsiz heykeltıraş, uzun yıllar boyunca sadece Auguste Rodin’in gölgesindeki bir asistan veya hırçın bir âşık olarak anıldı. Oysa o, parmaklarının ucundaki dehayla taşa fısıldayan apayrı...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/tasa-hayat-veren-deha-camille-claudel-sahnede/">Taşa Hayat Veren Deha; Camille Claudel Sahnede</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanat tarihi, hak ettiği değeri yaşarken göremeyen dâhi ruhlarla doludur; fakat pek azı Camille Claudel kadar derin yaralar almıştır. Erkek egemen bir yüzyılda, çamura ve mermere kalbindeki devrimi üfleyen bu eşsiz heykeltıraş, uzun yıllar boyunca sadece Auguste Rodin’in gölgesindeki bir asistan veya hırçın bir âşık olarak anıldı. Oysa o, parmaklarının ucundaki dehayla taşa fısıldayan apayrı bir ekoldü. Bugünlerde tiyatro dünyası, bu büyük sanatçının hakkını sahnede teslim eden çok özel bir yapımla çalkalanıyor: <a href="https://biletinial.com/tr-tr/tiyatro/heykele-fisildayan-kadin?gad_source=1&amp;gad_campaignid=19006545036&amp;gbraid=0AAAAADsc5FblY4uA_UVqx7mAnV4XH_vrW&amp;gclid=CjwKCAjwt7XQBhBkEiwAtStppxIvwP2hOpCRQdVzBPFLlmrMkLkiOTEl_0p-NQVxKFwJsX0vIOp18BoCsLkQAvD_BwE" target="_blank" rel="noopener"><em><strong>&#8220;Heykele Fısıldayan Kadın ‘Camille Claudel’&#8221;</strong></em></a>. Boyoz Akademi Tiyatro tarafından sahneye taşınan eser, izleyicilere bir sanatçının varoluş çığlığını estetik bir dille sunuyor.</p>
<p>Bülent Aydoslu’nun yazıp yönettiği oyun, kuru bir biyografi aktarımından çok uzak, tamamen sahne estetiğine yaslanan kurmaca bir yapı sunuyor. 1880’lerden 1915’e uzanan bir zaman diliminde geçen performans, Camille Claudel’in akıl hastanesine kapatılmasıyla zirveye ulaşan o trajik süreci merkezine alıyor. Karakterin iç dünyasındaki fırtınaları, sanatsal dehasını ve Rodin ile olan çalkantılı ilişkisini incelikle işleyen oyun, seyirciye şu soruyu sorduruyor: Bir insan, yaratım tutkusu yüzünden ne kadar yalnızlaştırılabilir? Boyoz Akademi’nin bu başarılı prodüksiyonunda, başrolü üstlenen Buse Sevindik devleşen bir performans sergiliyor. Sevindik’in psikolojik derinliği yüksek oyunculuğuna sahnedeki diğer değerli isimler; Onur Çimen, Kemal Alkan, Damra Dinçer, Nazan Akın ve Bülent Aydoslu eşlik ediyor. Oyuncuların yüksek enerjisi, dönemin ruhunu yansıtan minimalist ama etkileyici dekor tasarımıyla birleştiğinde seyirciyi ilk andan itibaren etkisi altına almayı başarıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-19808 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/heykele_fisildayan_kadin_oyun.jpeg" alt="" width="1000" height="692" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/heykele_fisildayan_kadin_oyun.jpeg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/heykele_fisildayan_kadin_oyun-300x208.jpeg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/heykele_fisildayan_kadin_oyun-600x415.jpeg 600w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2><strong>Sanatın ve İhanetin Gölgesinde Bir Yaşam</strong></h2>
<p>Yaklaşık 70 dakika süren bu tek perdelik dramatik yapım, taşıdığı yoğun psikolojik ögeler nedeniyle 15 yaş ve üzeri sanatseverlere hitap ediyor. Oyunda, sadece bir kadının delilikle dâhilik arasındaki ince çizgide yürüyüşünü izlemiyoruz; aynı zamanda bir dönemin sanat camiasının ikiyüzlülüğüne ve dehası bastırılmaya çalışılan bir kadının trajedisine tanıklık ediyoruz. Oyunun tanıtım metninde yer alan &#8220;Ellerinde çamur, kalbinde devrim&#8221; ifadesi, sahnedeki atmosferin gücünü özetler nitelikte. Kültür sanat ajandanıza mutlaka eklemeniz gereken bu eser, tiyatronun dönüştürücü gücünü bir kez daha kanıtlıyor. Eğer siz de tarihin tozlu sayfalarında sessizliğe gömülmek istenen ama taşa kazıdığı öfkesiyle bugüne kadar ulaşan Camille Claudel’in sesini kendi ağzından duymak isterseniz, bu sezon Boyoz Akademi Tiyatro’nun takvimini yakından takip edin. Çünkü bu oyun, sadece geçmişin bir anlatısı değil; günümüzde de süren kadın sanatçıların var olma mücadelesine yakılmış güçlü bir meşale.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/tasa-hayat-veren-deha-camille-claudel-sahnede/">Taşa Hayat Veren Deha; Camille Claudel Sahnede</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Dijital Sanat Festivali AKM&#8217;de Başlıyor!</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/istanbul-dijital-sanat-festivali-akmde-basliyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 07:50:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19766</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin uluslararası ölçekte öne çıkan etkinliklerinden biri olan İstanbul Dijital Sanat Festivali, bu yıl İstanbul’da altıncı kez sanatseverlerle buluşuyor. 3-7 Haziran tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek organizasyon, yeni medya sanatını geniş bir izleyici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Etkinlik, teknoloji ve sanatı aynı sahnede buluşturarak güncel üretimlere alan açıyor. Dijital sanat festivali ile RETELL yaklaşımı Festival...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/istanbul-dijital-sanat-festivali-akmde-basliyor-2/">İstanbul Dijital Sanat Festivali AKM&#8217;de Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin uluslararası ölçekte öne çıkan etkinliklerinden biri olan <a href="https://digitalartfestistanbul.org/idaf26" target="_blank" rel="noopener">İstanbul Dijital Sanat Festivali</a>, bu yıl İstanbul’da altıncı kez sanatseverlerle buluşuyor. 3-7 Haziran tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek organizasyon, yeni medya sanatını geniş bir izleyici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Etkinlik, teknoloji ve sanatı aynı sahnede buluşturarak güncel üretimlere alan açıyor.</p>
<h2>Dijital sanat festivali ile RETELL yaklaşımı</h2>
<p>Festival bu yıl ‘RETELL’ (Yeniden Anlat) temasıyla sanat ve yapay zekâ ilişkisini merkezine alıyor. Yapay zekâ, yalnızca teknik bir araç olarak değil, üretim süreçlerini yeniden şekillendiren yaratıcı bir ortak olarak ele alınıyor. Farklı coğrafyalardan sanatçıların üretimleri, kolektif hafıza ve bireysel anlatı arasındaki sınırları tartışmaya açıyor.</p>
<p>Program kapsamında 70 sanatçı, farklı disiplinlerde üretimlerini sergileyecek. Küratöryel ekip, uluslararası sanat ortamından isimleri bir araya getirerek çok katmanlı bir deneyim kurguluyor. Bu yıl dijital sanat festivali, hem görsel hem de işitsel performanslarla izleyiciye kapsamlı bir içerik sunacak. Etkinlik, ücretsiz erişim politikasıyla geniş bir katılımı hedefliyor. Atölyeler, paneller, masterclass oturumları ve robotik performanslar programda öne çıkıyor. Çocuklar ve gençler için özel içerikler, yaratıcı üretim süreçlerine katılımı teşvik ediyor. MEZO Dijital Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nabat Garakhanova, festivalin kolektif üretim ve diyalog alanı oluşturduğunu vurguluyor. Ona göre dijital sanat festivali, teknolojiyi yalnızca sergileyen değil, onunla düşünen bir platforma dönüşüyor. Bu yaklaşım, sanatın toplumsal dönüşümdeki rolünü yeniden tanımlıyor.</p>
<h2>AKM’de Ücretsiz ve Kapsayıcı Bir Deneyim</h2>
<p>Festival, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere birçok ulusal ve uluslararası kurumun desteğiyle hayata geçiriliyor. Türk Telekom, PASHA Bank, Anadolu Ajansı, Turkish Airlines, Yıldız Teknik Üniversitesi ve çeşitli teknoloji şirketleri organizasyonun paydaşları arasında yer alıyor. Bu geniş iş birliği ağı, dijital sanat ekosisteminin büyümesine katkı sağlıyor.</p>
<p>İstanbul, bu etkinlik sayesinde dijital üretimlerin kesişim noktası olarak konumlanırken, festival aynı zamanda yaratıcı endüstriler için yeni iş birliklerinin kapısını aralıyor. Ziyaretçiler festival boyunca AKM’nin farklı salonlarında kurulan etkileşimli enstalasyonları deneyimleme fırsatı bulacak. Sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik ve veri görselleştirme tabanlı çalışmalar, izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkararak deneyimin parçası haline getiriyor. Özellikle genç izleyiciler için tasarlanan bölümler, yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Festival, yalnızca bir sergi alanı değil, aynı zamanda üretim, öğrenme ve paylaşımın iç içe geçtiği bir platform olarak konumlanıyor. Bu yönüyle İstanbul’un kültür ve sanat takviminde kalıcı bir etki bırakması hedefleniyor.</p>
<p>Festivalin altıncı edisyonu, Türkiye’nin dijital kültür politikaları açısından da önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Uluslararası iş birlikleri ve disiplinlerarası üretim yaklaşımı, İstanbul’un yaratıcı endüstrilerdeki konumunu güçlendiriyor. Organizasyon, gelecekte daha geniş bir bölgesel etki alanı oluşturmayı ve yeni medya sanatında sürdürülebilir üretim modellerini teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu yönüyle festival, sanatçılar, teknoloji geliştiricileri ve kültür kurumları arasında kalıcı bir köprü kuruyor. Bu süreç, dijital üretim alanında yeni iş modellerini de destekliyor ve uluslararası görünürlüğü artırmayı hedefliyor sürdürülebilir biçimde.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/istanbul-dijital-sanat-festivali-akmde-basliyor-2/">İstanbul Dijital Sanat Festivali AKM&#8217;de Başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>72. Sait Faik Hikaye Armağanı Sahiplerini Buldu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/72-sait-faik-hikaye-armagani-sahiplerini-buldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 07:17:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19752</guid>

					<description><![CDATA[<p>72. Sait Faik Hikaye Armağanı sahiplerini buldu. Türk edebiyatının en köklü ödülleri arasında gösterilen organizasyonda Başak Arslan, Sardunyalar Güneşe Bayılır adlı kitabıyla yılın ödülüne değer görülürken, Vecdi Çıracıoğlu da Doğan Hızlan Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Pera Palas’ta düzenlenen törende edebiyat, yayıncılık ve kültür sanat dünyasından çok sayıda isim bir araya geldi. Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/72-sait-faik-hikaye-armagani-sahiplerini-buldu/">72. Sait Faik Hikaye Armağanı Sahiplerini Buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>72. Sait Faik Hikaye Armağanı sahiplerini buldu. Türk edebiyatının en köklü ödülleri arasında gösterilen organizasyonda Başak Arslan, Sardunyalar Güneşe Bayılır adlı kitabıyla yılın ödülüne değer görülürken, Vecdi Çıracıoğlu da Doğan Hızlan Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Pera Palas’ta düzenlenen törende edebiyat, yayıncılık ve kültür sanat dünyasından çok sayıda isim bir araya geldi.</p>
<p>Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası ve İş Bankası Kültür Yayınları iş birliğiyle düzenlenen ödül töreni, Sait Faik Abasıyanık’ın edebiyat mirasını yeniden gündeme taşıdı. Bu yıl rekor başvurunun yapıldığı yarışmada jüri, Başak Arslan’ın yalın dili ve güçlü atmosfer kurma becerisiyle öne çıkan kitabını ödüle layık gördü. Rumelikavağı’ndaki balıkçıların yaşamını odağına alan Maviden-Deniz Güzeldir ise özgün anlatımıyla dikkat çekti.</p>
<h2>Hikaye Armağanı edebiyat dünyasını buluşturdu</h2>
<p>Törende konuşan Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, edebiyatın insanı anlamak için güçlü bir araç olduğunu vurguladı. Okuma kültürünün yalnızca bireysel gelişim için değil, toplumsal hafıza açısından da önemli olduğunu belirten Bali, Türkiye’de kitap üretiminin sanılandan çok daha güçlü bir ivme taşıdığını ifade etti. Okuma sevgisinde çocukluğunda gaz lambasının ışığında kitap okuyan annesinin etkisine ve annesinin hatırasını yaşatmak için memleketi İslahiye’de cezaevinden dönüştürdükleri kütüphaneye değinen Bali, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsana dokunmayan rakamlara dokunamaz. Sayılar birçok şeyi ölçebilir ama anlam üretemez. Anlam ancak insanla, insanın duygularına, düşüncelerine, yüreğine hitap etmekle mümkün olur. Eğer bilgi artarken bilgelik de artsın istiyorsak okumalıyız, çoklu okumalıyız ve daha da önemlisi doğrulanmak için değil yanlışlanmak için okumalıyız.”</p>
<p>Armağan için başvuru sayısındaki önemli artışın, edebiyat dünyasında alttan alta devam eden bir devinimin işareti olduğunu vurgulayan Bali, bu yıl 70. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Kültür Yayınları’nda 2025’te 2.555 başlık altında 16,5 milyon kitap basıldığını belirterek, “ ‘Türkiye’de kitap okunmuyor’ diye klasik bir algı vardır. ‘Türkiye’de kitap okunmuyor’ diyenler okumuyordur. Çünkü o dünyanın farkında değiller” dedi.</p>
<p>Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç ise Sait Faik’in eserlerinden elde edilen gelirlerin yıllardır çocukların eğitimine katkı sunduğunu hatırlattı.  Seçici Kurul Onursal Başkanı Doğan Hızlan da konuşmasında, Sait Faik’in edebiyat tarihindeki yerinin yalnızca güçlü yazarlığından değil, insanlara yaklaşımındaki samimiyetten kaynaklandığını söyledi. Hızlan, kendi adına verilen özel ödülün genç ve üretken kalemleri görünür kılmasından memnuniyet duyduğunu dile getirdi.</p>
<p>72. Sait Faik Hikaye Armağanı kazananı Başak Arslan, ödülün kendisi için önemli bir motivasyon olduğunu söyledi. Yazım sürecinde birçok kez metne geri döndüğünü anlatan Arslan, bu ödülün yazmaya devam etmesi için güçlü bir işaret taşıdığını ifade etti. Vecdi Çıracıoğlu ise çocukluk yıllarından beri Sait Faik’i kendisine yol gösteren bir yazar olarak gördüğünü belirtti.</p>
<p>1955 yılında Makbule Abasıyanık tarafından kurulan Sait Faik Hikaye Armağanı, bugün hâlâ Türk öykücülüğünün en saygın ödülleri arasında yer alıyor. Bu yılki seçici kurulda İhsan Yılmaz, Faruk Duman, Cemil Kavukçu, Nazan Aksoy, Seval Şahin, Adnan Bali ve Beşir Özmen yer aldı. Başak Arslan, 1979 yılında Ankara’da doğdu ve eğitim hayatının ardından farklı dergilerde yayımlanan öyküleriyle dikkat çekti. Notos, Lacivert, Oggito ve Kitap Eki gibi yayınlarda yer alan metinlerinde gündelik hayatın kırılgan yönlerini sade bir anlatımla ele aldı. İlk kitabıyla böylesine önemli bir ödüle ulaşması, çağdaş öykücülük açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Vecdi Çıracıoğlu ise mühendislik, futbol ve balıkçılık deneyimlerini yıllar boyunca edebiyat üretimine taşıdı. Roman, biyografi, çocuk kitabı ve öykü türlerinde eserler veren yazar, özellikle deniz insanlarını ve kıyı yaşamını merkeze alan anlatılarıyla tanınıyor. Ödül töreni boyunca Sait Faik’in insanı merkeze alan yaklaşımının yeni kuşak yazarlar üzerindeki etkisi de sıkça vurgulandı. Organizasyonun ardından gerçekleştirilen imza ve söyleşi bölümünde okurlar, yazarlarla bir araya geldi. Tören, genç öykücülerin üretimlerini destekleyen bu uzun soluklu geleneğin, Türkiye’de edebiyat kültürünü canlı tutmaya devam ettiğini bir kez daha gösterdi.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/72-sait-faik-hikaye-armagani-sahiplerini-buldu/">72. Sait Faik Hikaye Armağanı Sahiplerini Buldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğanın Teknolojiyle Dansını Odağına Alan Avrupa Günü Sergisi Açıldı</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/doganin-teknolojiyle-dansini-odagina-alan-avrupa-gunu-sergisi-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 10:04:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19737</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara’nın endüstriyel mirasını modern bir sanat vahasına dönüştüren CerModern, bugünlerde yaratıcı endüstrilerin teknolojiyle kurduğu derin bağı sorgulayan çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav’ın ev sahipliğinde kapılarını açan Avrupa Günü Sergisi, dijital sanatın estetik olanaklarını küresel iklim krizi ve toplumsal hafıza temalarıyla harmanlıyor. 5-17 Mayıs 2026 tarihleri...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/doganin-teknolojiyle-dansini-odagina-alan-avrupa-gunu-sergisi-acildi/">Doğanın Teknolojiyle Dansını Odağına Alan Avrupa Günü Sergisi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın endüstriyel mirasını modern bir sanat vahasına dönüştüren <a href="https://www.cermodern.org/" target="_blank" rel="noopener">CerModern</a>, bugünlerde yaratıcı endüstrilerin teknolojiyle kurduğu derin bağı sorgulayan çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav’ın ev sahipliğinde kapılarını açan Avrupa Günü Sergisi, dijital sanatın estetik olanaklarını küresel iklim krizi ve toplumsal hafıza temalarıyla harmanlıyor. 5-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek bu seçki, sanatseverleri yalnızca bir izleyici olmaya değil; aynı zamanda teknolojinin doğayla kurduğu yeni katmanları deneyimlemeye davet ediyor. Büyükelçi Orav, açılış konuşmasında bu yetenekli Türk sanatçıların dijital medyayı kullanarak iklim değişikliği gibi yaşamsal sorunlara nasıl yaratıcılık ve derinlik kattıklarını vurgulayarak duydukları gururu paylaştı.</p>
<h2>Maddeye Dönüşmek: Geleceği Yeniden Kurgulayan Bir Katman</h2>
<p>Serginin omurgasını oluşturan üretimlerden ilki, İstanbul merkezli kavramsal sanatçı Ecem Dilan Köse’nin &#8220;Maddeye Dönüşmek&#8221; adlı sürükleyici yerleştirmesi oluyor. Köse’nin pratiği, günümüz sanat dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan &#8220;gelecek bir çöküştür&#8221; anlatısına karşı güçlü bir direnç gösteriyor. Sanatçı, teknolojiyi doğadan koparan bir dış etken olarak görmek yerine, onu doğanın zaman içinde evrilerek açığa çıkan yeni bir yüzeyi olarak tanımlıyor. Avrupa Günü Sergisi içindeki bu eser, kodların ve piksellerin fiziksel gerçeklikle nasıl organik bir bütün oluşturabileceğini gösterirken, geleceğin hâlâ umutla ve yaratıcılıkla tasarlanabileceğine dair vizyoner bir kapı aralıyor.</p>
<figure id="attachment_19738" aria-describedby="caption-attachment-19738" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="wp-image-19738 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-1024x606.jpeg" alt="" width="1024" height="606" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-1024x606.jpeg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-300x178.jpeg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse-600x355.jpeg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ecem-Dilan-Kose_Pulse.jpeg 1134w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19738" class="wp-caption-text">Ecem Dilan Köse, Pulse</figcaption></figure>
<h2>İz Stüdyo ve Tuzun Sayısal Şiirselliği</h2>
<p>Serginin anlatısını tamamlayan diğer önemli parça ise Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü bünyesinde Prof. Andreas Treske liderliğindeki İz Stüdyo tarafından sunulan &#8220;İz&#8221; serisi. Tuz Gölü’nün sessiz coğrafyasından toplanan verilerin üretken medya pratikleriyle sanata dönüştüğü bu çalışma, tam anlamıyla bir &#8220;phygital&#8221; deneyim sunuyor. Tuz kristallerinin mikroskobik dokuları ve saha kayıtları, TouchDesigner yazılımıyla işlenerek manzara ile soyutlama arasındaki ince çizgide yeni bir görsel dil inşa ediyor. Avrupa Günü Sergisi bünyesindeki bu yerleştirme, bir anın ardından geriye kalanları ve dijital ölçüm araçlarının neleri görünür kıldığını sorgularken, izleyiciyi verinin estetikle buluştuğu noktada bir keşfe çıkarıyor.</p>
<figure id="attachment_19740" aria-describedby="caption-attachment-19740" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19740 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-1024x576.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo-600x338.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/avrupa_gunu_sermodern_iz_studyo.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19740" class="wp-caption-text">Tuz Gölü Çalışması, Salt Lake Study, İz Stüdyo</figcaption></figure>
<h2>COP31 Yolunda Küresel Bir Diyalog</h2>
<p>Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31 öncesinde bu sergi, sanat ve çevre kesişiminde kritik bir tartışma alanı açıyor. Her iki üretim de doğa, teknoloji ve kalıcılık kavramlarını odağına alarak Avrupa Günü kutlamalarına entelektüel bir imza bırakıyor. Avrupa Günü Sergisi, geleneksel anlatıların dışına çıkarak teknolojiyi bir araçtan ziyade bir ifade biçimi olarak konumlandıran vizyonuyla, Ankara’nın kültür-sanat hayatına rafine bir soluk getiriyor.</p>
<h2>CerModern’de Ücretsiz Deneyim ve Sanatçı Kadrosu</h2>
<p>CerModern &#8211; Flow Dijital Sergi Alanı’nda ücretsiz olarak takip edilebilecek Avrupa Günü Sergisi, yaratıcı ekonominin ve dijital kültürün başkentteki en güncel yansımalarını sunuyor. Andreas Treske, Melih Aydınat, Dersu Doğan ve İpek Naz Çelen gibi isimlerin de aralarında bulunduğu kalabalık bir sanatçı grubunun kolektif emeğiyle şekillenen &#8220;İz&#8221; seçkisi, stüdyonun uluslararası danışmanları Jean Molitor ve Prof. Vince Briffa’nın vizyonunu da Ankaralılarla buluşturuyor. Sanatın ve teknolojinin bu birleştirici gücü, toplumsal değişimin ve ekolojik bilgeliğin anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/doganin-teknolojiyle-dansini-odagina-alan-avrupa-gunu-sergisi-acildi/">Doğanın Teknolojiyle Dansını Odağına Alan Avrupa Günü Sergisi Açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA Genç Konserleri Mayısa Ritim Katıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/garanti-bbva-genc-konserleri-mayisa-ritim-katiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:53:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19723</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un canlı müzik takvimi, bu bahar uluslararası ve yerli sahnenin dikkat çeken isimlerini bir araya getiren Garanti BBVA Genç Konserleri ile hareketleniyor. Alternatif müzikten indie’ye, Latin tınılarından deneysel popa uzanan seçki; şehrin farklı sahnelerinde müzikseverlere güçlü performanslar sunmaya hazırlanıyor. Program kapsamında gerçekleşecek konserler, farklı müzikal dünyaları aynı atmosferde buluşturarak sezonun dikkat çeken etkinlikleri arasında yer...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/garanti-bbva-genc-konserleri-mayisa-ritim-katiyor/">Garanti BBVA Genç Konserleri Mayısa Ritim Katıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un canlı müzik takvimi, bu bahar uluslararası ve yerli sahnenin dikkat çeken isimlerini bir araya getiren Garanti BBVA Genç Konserleri ile hareketleniyor. Alternatif müzikten indie’ye, Latin tınılarından deneysel popa uzanan seçki; şehrin farklı sahnelerinde müzikseverlere güçlü performanslar sunmaya hazırlanıyor. Program kapsamında gerçekleşecek konserler, farklı müzikal dünyaları aynı atmosferde buluşturarak sezonun dikkat çeken etkinlikleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Yıl boyunca devam eden seri, yalnızca konser programıyla değil, farklı müzik türlerini aynı çatı altında bir araya getiren yapısıyla da öne çıkıyor. İstanbul’un kültür sanat takviminde önemli bir yer edinen organizasyon, uluslararası sahnenin güçlü isimlerini yerli müzisyenlerle aynı programda buluşturuyor. Mayıs ayının açılış konserlerinden biri, 2 Mayıs’ta Zorlu PSM bünyesindeki %100 Studio sahnesinde gerçekleşecek. Alternatif müzik sahnesinin dikkat çeken gruplarından The Roop ile elektronik ve alternatif pop çizgisiyle öne çıkan Nova Norda aynı gecede sahne alacak. Enerjisi yüksek performansların buluşacağı konser, ayın öne çıkan etkinliklerinden biri olarak gösteriliyor.</p>
<h2>Garanti BBVA Genç Konserleri mayıs programı</h2>
<p>Programın dikkat çeken bir diğer durağı ise 9 ve 10 Mayıs tarihlerinde Blind sahnesinde gerçekleşecek Peter Doherty konserleri olacak. Indie müzik sahnesinin ikonik isimlerinden biri olarak kabul edilen Doherty, kendine özgü vokal tarzı ve sahne performansıyla iki gece boyunca dinleyicilerle buluşacak. Sanatçının samimi sahne dili ve akustik ağırlıklı repertuvarının yoğun ilgi görmesi bekleniyor.</p>
<p>15 Mayıs’ta yeniden %100 Studio sahnesine taşınacak programda ise Silvana Estrada ve Gülinler aynı akşam konser verecek. Latin Amerika müziğinin duygu yüklü atmosferini modern yorumlarla buluşturan Estrada, güçlü vokaliyle gecenin öne çıkan isimlerinden biri olacak. Gülinler ise alternatif müzik sahnesindeki kendine özgü tarzıyla konser programına farklı bir enerji katacak. Garanti BBVA Genç Konserleri kapsamında gerçekleşecek etkinlikler, yalnızca konser deneyimi sunmakla sınırlı kalmıyor. Program, İstanbul’daki bağımsız müzik kültürünü destekleyen yapısıyla farklı dinleyici kitlelerini aynı sahnede bir araya getiriyor. Şehrin kültür sanat yaşamında önemli bir yer tutan konser serisi, genç müzisyenlerle uluslararası isimleri aynı program içinde konumlandırarak dinamik bir müzik ağı oluşturuyor. Serinin haziran ayağında ise deneysel pop ve elektronik müziğin önemli isimlerinden Panda Bear sahneye çıkacak. 2 Haziran’da Blind’da gerçekleşecek konserin, alternatif müzik dinleyicileri tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Panda Bear’ın katmanlı elektronik altyapılarla şekillenen sahne performansı, sezonun dikkat çeken konserlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Garanti BBVA Genç Konserleri için satışa sunulan biletlerde, <strong>Garanti BBVA kredi kartı kullanıcılarına özel yüzde 20 indirim</strong> uygulanıyor. Kampanya kapsamında belirlenen konserler için geçerli olan avantajın, yıl boyunca devam edecek yeni etkinliklerle genişletilmesi planlanıyor.</p>
<p><strong><a href="https://biletinial.com/tr-tr/muzik/garanti-bbva-genc-konserleri-peter-doherty?gad_source=1&amp;gad_campaignid=15525585118&amp;gbraid=0AAAAADsc5Fbb-rcihevPiEZyIQnr988zI&amp;gclid=Cj0KCQjw8PDPBhCeARIsAOJwmWUzAdiqc9HebpLGoVBbD1px2psiQnZP-L5cuRbrRT1GP2s4g5mUOwIaAkwgEALw_wcB" target="_blank" rel="noopener">Garanti BBVA Genç Konserleri biletleri için linki ziyaret edebilirsiniz.</a></strong></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/garanti-bbva-genc-konserleri-mayisa-ritim-katiyor/">Garanti BBVA Genç Konserleri Mayısa Ritim Katıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ci Demi Photo London ile İstanbul’u Londra’ya Taşıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/ci-demi-photo-london-ile-istanbulu-londraya-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19685</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanat dünyasının kalbi 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Londra’da atarken, Photo London seçkisinde Türkiye’den heyecan verici bir iş birliği öne çıkıyor: Şule Gazioğlu Gallery ve fotoğraf sanatçısı Ci Demi. Şule Gazioğlu Gallery, uluslararası fotoğraf sanatının en prestijli buluşma noktalarından biri olan fuarın Discovery bölümünde, Ci Demi’nin “Something Is Amiss” başlıklı serisiyle dünya sahnesine çıkıyor. Londra’daki tarihi...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ci-demi-photo-london-ile-istanbulu-londraya-tasiyor/">Ci Demi Photo London ile İstanbul’u Londra’ya Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanat dünyasının kalbi 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Londra’da atarken, Photo London seçkisinde Türkiye’den heyecan verici bir iş birliği öne çıkıyor: Şule Gazioğlu Gallery ve fotoğraf sanatçısı Ci Demi. Şule Gazioğlu Gallery, uluslararası fotoğraf sanatının en prestijli buluşma noktalarından biri olan fuarın Discovery bölümünde, Ci Demi’nin “Something Is Amiss” başlıklı serisiyle dünya sahnesine çıkıyor. Londra’daki tarihi Olympia’da gerçekleşecek bu edisyon, çağdaş fotoğrafın farklı disiplinlerini bir araya getirirken; galeri, İstanbul’un kaotik ama bir o kadar da büyüleyici psikocoğrafyasını merkeze alan derinlikli bir anlatıyı uluslararası izleyiciyle buluşturuyor.</p>
<figure id="attachment_19688" aria-describedby="caption-attachment-19688" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19688 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_Something-Is-Amiss_photo_london-1024x819.jpg" alt="" width="1024" height="819" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_Something-Is-Amiss_photo_london-1024x819.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_Something-Is-Amiss_photo_london-300x240.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_Something-Is-Amiss_photo_london-600x480.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_Something-Is-Amiss_photo_london.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19688" class="wp-caption-text">Ci Demi &#8211; On the Way to Therapy, II.</figcaption></figure>
<p>Ci Demi’nin uzun yıllardır üzerinde titizlikle çalıştığı ve görsel dilini kristalleştirdiği “Something Is Amiss” serisi, sadece bir fotoğraf seçkisi değil, aynı zamanda kentsel hafızanın melankolik bir dökümü niteliğinde. Sanatçının pratiğinde renk, bir anlatı öğesi olarak başrolde yer alıyor. Gün ışığında patlatılan flaş tekniğiyle dondurulan kareler, bildiğimiz İstanbul sahnelerini alışıldık bağlamından hafifçe koparıyor. Bu teknik müdahale, izleyicide hem evindeymiş gibi tanıdık bir his uyandırıyor hem de tekinsiz bir mesafe yaratarak zamanın kesintisiz akışını görünür kılıyor. (Fotoğraf: Ci Demi, Il Giornale, 2021)</p>
<h2>Psikocoğrafya ve Photo London Odaklı Yeni Bir Bakış</h2>
<p>Seride yer alan her bir kare, kalabalık ve durmaksızın devinen bir metropolün ritmini kısa süreliğine askıya alma girişimi olarak okunabilir. Sıklıkla arşınladığımız bir köprünün sadeleşmiş kadrajı veya deniz kenarında tek başına oturan bir figürün durağanlığı, İstanbul’un gündelik yaşamına dair ezber bozan bir bakış sunuyor. Sergi, merkezine şu açık uçlu soruyu bırakıyor: “Ne eksik, ne yerinden oynamış olabilir?” Ci Demi, bu soruyu sorarken kesin bir yanıtın peşinden koşmak yerine, yaşadığımız çağın ve kentin üzerimizde kurduğu görünmez baskıları görünür kılmayı hedefliyor. Sanatçı, İstanbul’da yaşamanın hem büyüleyici hem de ağır gerçekliğine işaret ederken; gündelik hayatın içine sızan politik, toplumsal ve duygusal gerilimlerin birey üzerindeki tortularını kişisel bir dille ele alıyor.</p>
<figure id="attachment_19686" aria-describedby="caption-attachment-19686" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19686 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_photo_london.jpg" alt="" width="1000" height="800" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_photo_london.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_photo_london-300x240.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/05/Ci-Demi_photo_london-600x480.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-19686" class="wp-caption-text">Ci Demi I Found a Portal in Karaköy</figcaption></figure>
<p>Sanatçıya göre şehirdeki cansız kalabalıklar ile bu coğrafyaya özgü &#8220;canlı&#8221; nesnelerin yan yana gelişi, bir şeylerin gerçekten yerinden oynadığı duygusunu pekiştiriyor. 2019 ile 2026 yılları arasını kapsayan bu üretim süreci, kente dikkatle bakmanın ve onu her seferinde yeniden okumanın imkanlarını araştırıyor. Görünürde sıradan olan anlar, bu bağlamda bastırılmış bir huzursuzluğun izlerini taşıyan sahnelere dönüşüyor. Bu derinlikli yaklaşım, sanatçının Narrativa ödülünü &#8220;Emerging Talents&#8221; kategorisinde kazanmasını sağlayarak uluslararası ölçekte dikkatleri üzerine çekmesine yol açtı. Şule Gazioğlu Gallery’nin bu vizyoner sunumu, Photo London izleyicisi için benzersiz bir keşif vadediyor. Sergi, büyükşehirlere dair kolektif hafızayı tetiklerken; izleyiciyi kentin ritmi ve dönüşümü üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor. Sanatın sorgulatıcı gücünü Londra’ya taşıyan bu seçki, çağdaş fotoğrafın geleceğine dair de önemli ipuçları veriyor. Şehrin gürültüsü içinde gizli kalan hikayelerin izini sürmek isteyen sanatseverler, bu etkileyici deneyimi Photo London bünyesinde, J27-12 numaralı stantta ziyaret edebilirler.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/ci-demi-photo-london-ile-istanbulu-londraya-tasiyor/">Ci Demi Photo London ile İstanbul’u Londra’ya Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Refik Anadol İmzalı Yapay Zeka Müzesi DATALAND Açılıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/refik-anadol-imzali-yapay-zeka-muzesi-dataland-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:51:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital sanatın sınırlarını zorlayan Refik Anadol ve sanat partneri Efsun Erkılıç, sanat dünyasında yeni bir çağ başlatmaya hazırlanıyor. İkilinin vizyonuyla şekillenen ve dünyanın ilk yapay zeka müzesi olma özelliğini taşıyan DATALAND, 20 Haziran 2026&#8217;da Los Angeles’ta kapılarını açıyor. Frank Gehry imzalı ikonik bina kompleksi The Grand LA’de konumlanan müze, insan hayal gücünün makinelerin yaratıcı potansiyeliyle...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/refik-anadol-imzali-yapay-zeka-muzesi-dataland-aciliyor/">Refik Anadol İmzalı Yapay Zeka Müzesi DATALAND Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital sanatın sınırlarını zorlayan <a href="https://www.instagram.com/refikanadol/" target="_blank" rel="noopener">Refik Anadol</a> ve sanat partneri Efsun Erkılıç, sanat dünyasında yeni bir çağ başlatmaya hazırlanıyor. İkilinin vizyonuyla şekillenen ve dünyanın ilk yapay zeka müzesi olma özelliğini taşıyan DATALAND, 20 Haziran 2026&#8217;da Los Angeles’ta kapılarını açıyor. Frank Gehry imzalı ikonik bina kompleksi The Grand LA’de konumlanan müze, insan hayal gücünün makinelerin yaratıcı potansiyeliyle buluştuğu eşsiz bir platform sunuyor.</p>
<p>MoMA’daki &#8220;Unsupervised&#8221; yerleştirmesiyle küresel bir fenomene dönüşen Anadol, bu yeni fiziksel mekanı &#8220;geleceğin sanatını tanımlayan bir merkez&#8221; olarak nitelendiriyor.  Toplamda 25 bin metrekarelik beş ayrı galeri alanına yayılan müze, sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda devasa bir teknoloji laboratuvarı işlevi görüyor. En ileri dijital sanat eserlerini desteklemek amacıyla 10 bin metrekarelik alanın tamamen donanım ve teknik altyapıya ayrıldığı DATALAND, yapay zekayı bir araçtan öte, yaşayan bir arşiv ve yaratıcı bir ortak olarak konumlandırıyor. Müze, doğa odaklı geniş veri setleri için bir depo görevi üstlenirken, yapay zekâ sanatının kapsamlı bir koleksiyonunu oluşturmayı misyon ediniyor.</p>
<h2>Doğanın Zekâsı ve DATALAND Sergileri</h2>
<p>Müzenin açılış sergisi, Anadol ve Erkılıç’ın Amazon yağmur ormanlarına yaptıkları seyahatten ilham alan “Machine Dreams: Rainforest” olacak. 31 Ocak 2027 tarihine kadar izlenebilecek olan bu sergi, ekolojik veri setleriyle eğitilmiş bir yapay zekâ modelini kullanarak doğanın zekasını duyusal bir deneyime dönüştürüyor. Ziyaretçiler, Anadol’un meşhur &#8220;Infinity Room&#8221; yerleştirmesinin yeni bir versiyonunda, soyu tükenmiş kuşların seslerini duyabilecek ve yapay zekâ tarafından üretilen orman kokularını deneyimleyebilecek.  Müzenin kurucu ortağı Refik Anadol, yapay zekâ kullanımının büyük bir sorumluluk getirdiğini belirterek, verilerin kaynağını şeffaf bir şekilde açıklamanın etik bir gereklilik olduğunu vurguluyor. Bu şeffaflık politikasıyla DATALAND, dijital sanatın geleceğinde güven ve sanatçı etiği konusuna da öncülük etmeyi hedefliyor.</p>
<p>Müze, çevrimiçi öğrenme platformları ve geniş dijital arşiviyle dünyanın her yerinden sanatseverlere erişim imkanı tanıyacak.  Los Angeles’ın kültürel dokusuna yeni bir soluk getirecek olan DATALAND, makine öğrenimi ve duyusal görselleştirme teknolojilerini daha önce hiç görülmemiş bir ölçekte bir araya getiriyor. Müzenin internet sitesinde henüz genel biletleme bilgileri paylaşılmamış olsa da, ön satış için kayıtlar devam ediyor. Yıllık 350 dolardan başlayan üyelik seçenekleriyle sanatseverler, bu devrimsel mekanın bir parçası olmaya davet ediliyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/refik-anadol-imzali-yapay-zeka-muzesi-dataland-aciliyor/">Refik Anadol İmzalı Yapay Zeka Müzesi DATALAND Açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salt Beyoğlu’nda Yeni Sergi: Barajdan Sızanlar</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-yeni-sergi-barajdan-sizanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:39:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19657</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’un kültür duraklarından Salt Beyoğlu, sanatseverleri Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan derin bir bellek yolculuğuna davet ediyor. Sanatçıların üretimleri aracılığıyla sömürgeci pratiklerin ötesinde bir “yerdeşlik” tahayyül eden Barajdan Sızanlar sergisi, ulus-devlet sınırlarını aşan ortak tarihsel deneyimlerin peşine düşüyor. Coğrafyalar arası dayanışma imkânlarını araştıran seçki, izleyiciyi kolektif bir varoluş zemini üzerine düşünmeye teşvik ederken, fiziksel peyzajın...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-yeni-sergi-barajdan-sizanlar/">Salt Beyoğlu’nda Yeni Sergi: Barajdan Sızanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un kültür duraklarından Salt Beyoğlu, sanatseverleri Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan derin bir bellek yolculuğuna davet ediyor. Sanatçıların üretimleri aracılığıyla sömürgeci pratiklerin ötesinde bir “yerdeşlik” tahayyül eden <a href="https://saltonline.org/tr/3036/sergi-barajdan-sizanlar?home" target="_blank" rel="noopener">Barajdan Sızanlar sergisi</a>, ulus-devlet sınırlarını aşan ortak tarihsel deneyimlerin peşine düşüyor. Coğrafyalar arası dayanışma imkânlarını araştıran seçki, izleyiciyi kolektif bir varoluş zemini üzerine düşünmeye teşvik ederken, fiziksel peyzajın ruhsal katmanlarını da gün yüzüne çıkarıyor.</p>
<figure id="attachment_19658" aria-describedby="caption-attachment-19658" style="width: 1000px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19658 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi.jpg" alt="" width="1000" height="666" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/salt_barajdan_sizanlar_sergi-600x400.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /><figcaption id="caption-attachment-19658" class="wp-caption-text">Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)</figcaption></figure>
<h2>Coğrafyanın Belleği ve Barajdan Sızanlar</h2>
<p>Sergi, ortak bir zeminin oluşumunda arazinin hafıza ve arşivle kurduğu sarsılmaz ilişkiyi merkeze alıyor. Barajlar, petrol kuyuları, jeotermal santraller ve gözetim sistemleri gibi altyapı unsurları, sadece fiziksel doğayı değil, o peyzaj etrafında filizlenen sosyal ve kültürel bağları da radikal biçimde dönüştürüyor. Ancak bu dönüşüm, toplumsal belleğin silinmesi anlamına gelmiyor. Aksine, Barajdan Sızanlar kapsamında gördüğümüz üzere, hatırlama eylemi araziye en derinden kazınmış durumda. Nehirler, kahvehaneler ve hatta sokaklar, resmi tarihin unutturmaya çalıştığı anıları titizlikle koruyan yaşayan birer arşive dönüşüyor.</p>
<figure id="attachment_19659" aria-describedby="caption-attachment-19659" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19659 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-1024x682.jpg" alt="" width="1024" height="682" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-1024x682.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/barajdan_sizanlar_sergi.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19659" class="wp-caption-text">Evrim Kaya, İzle! (2026), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)</figcaption></figure>
<h2>Direnişin ve Sızıntının Metaforik Gücü</h2>
<p>Adını insan hakları avukatı Noura Erakat’ın “Barajı yarıp geçiyoruz; mücadeleye devam edin” sözünden ödünç alan sergi, kurulu altyapıları sadece bir tahakküm mekanizması olarak görmeyi reddediyor. Burada barajlar ve kanallar, aynı zamanda sızıntıların ve direnişin güçlü birer metaforu olarak konumlanıyor. Durağan bir nehrin beklenmedik bir taşkınla yatağını değiştirmesi gibi, bastırılmış hafıza da sistemin çatlaklarından sızarak bugüne ulaşıyor. Arazi, mülkiyet ve kaynak sömürüsünün sahnesi olduğu kadar; hatırlamanın ve yeniden bir araya gelmenin imkânlarını da bünyesinde barındırıyor.</p>
<p>Gülce Özkara tarafından programlanan bu kapsamlı seçkide, Sahra’daki sömürgeci tortulardan telekomünikasyon ağlarının görünmez peyzajına kadar pek çok farklı anlatı iç içe geçiyor. Terk edilmiş bir gece kulübünün ışığı ile yok edilen Filistin köylerindeki inatçı kaktüs kökleri aynı mekânda buluşuyor. Barajdan Sızanlar, Avrupa’ya göçen işçilerin zihinlerinde taşıdıkları manzaralarla nükleer felaketlerin toprakta bıraktığı izleri tek bir potada eritmeyi başarıyor. 23 Ağustos tarihine dek Salt Beyoğlu’nda ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek olan sergi, Haig Aivazian’dan Merve Ünsal’a kadar pek çok değerli sanatçının eserlerini bir araya getiriyor. Sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüyle coğrafyamızın yaralarına bakmak isteyenler için Barajdan Sızanlar, bu sezonun kaçırılmaması gereken en nitelikli kültür olaylarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/salt-beyoglunda-yeni-sergi-barajdan-sizanlar/">Salt Beyoğlu’nda Yeni Sergi: Barajdan Sızanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Formu Kim Belirler? Selçuk Artut’un Akışkan Geometrisi</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/formu-kim-belirler-selcuk-artutun-akiskan-geometrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19633</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanatta üretim süreci uzun süre boyunca tek bir özneye atfedildi: Sanatçı… Karar veren, belirleyen ve son formu tayin eden kişi oydu. Bugün bu varsayım giderek çözülüyor. Selçuk Artut’un Otonomi: Akışkan Geometri sergisi, bu çözülmenin merkezinde konumlanıyor. Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde açılan sergi; sadece dijital estetik üzerine bir üretim değil, aynı zamanda yaratımın öznesine dair radikal...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/formu-kim-belirler-selcuk-artutun-akiskan-geometrisi/">Formu Kim Belirler? Selçuk Artut’un Akışkan Geometrisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatta üretim süreci uzun süre boyunca tek bir özneye atfedildi: Sanatçı…</p>
<p>Karar veren, belirleyen ve son formu tayin eden kişi oydu. Bugün bu varsayım giderek çözülüyor.</p>
<p><a href="https://www.instagram.com/selcukartut/" target="_blank" rel="noopener">Selçuk Artut</a>’un Otonomi: Akışkan Geometri sergisi, bu çözülmenin merkezinde konumlanıyor. <a href="https://sanat.terakki.org.tr/" target="_blank" rel="noopener">Terakki Vakfı Sanat Galerisi</a>’nde açılan sergi; sadece dijital estetik üzerine bir üretim değil, aynı zamanda yaratımın öznesine dair radikal bir önerme niteliği taşıyor.</p>
<p>Burada soru şu: Eseri kim üretir?</p>
<p><i><b><span style="color: #999999;">Mine Bora Diri</span></b></i></p>
<h2>Geometri: Sabit Bir Dilin Dağılması</h2>
<p>Geometri, tarih boyunca düzenin, kesinliğin ve tekrarın diliydi. Özellikle Anadolu, Selçuklu mimarisinde karşımıza çıkan geometrik sistemler, evrensel bir kozmik düzenin ifadesi olarak okunur. Ancak Artut’un üretiminde bu dil sabit kalmaz ve taşın o sert hali, kodun akışkanlığı içinde çözülür. Bu sarsıcı dönüşüm serginin kırılma noktasını tarif eder; geometri artık temsil edilen bir form değil, işleyen bir sistemdir. Kodun içinde, sürekli değişen, varyasyon üreten ve kendini tekrar etmeyen bir yapı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19635 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi.jpg 1000w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_sergisi-600x337.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h2>Otonomi: Kontrolün Yeniden Dağılımı</h2>
<p>Serginin başlığındaki “otonomi” kavramı, teknolojik bir özellikten çok daha fazlasını ima eder. Artut, üretim sürecinde kuralları tanımlar ancak sonucu belirlemez. Sonuç, algoritmanın işleyişine, rastlantısallığa ve makinenin kendi karar süreçlerine bırakılır. Bu noktada sanatçı, klasik anlamda bir “yaratıcı” olmaktan çıkarak bir sistem kurucuya dönüşür. Bu yaklaşım, bilgisayar sanatının erken dönem teorisyenlerinden <a href="chatgpt://generic-entity?number=2">Frieder Nake</a>’in 1970’lerde ortaya koyduğu kırılmayla da örtüşür. Nake’e göre sanatçı artık tekil bir nesne üretmez; nesneyi mümkün kılan kurallar bütününü tasarlar. Sanat eseri, tamamlanmış bir formdan çok bir süreç tanımına dönüşür.</p>
<p>Artut’un pratiğinde de benzer bir dönüşüm izlenir. Eser, sonuç değil olasılıklar alanıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-19636 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-1024x576.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-1024x576.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-300x169.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi-600x338.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/selcuk_artut_otonomi_sergisi.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Kültürel Hafıza: Sabit Değil, İşlenebilir</h2>
<p>Serginin en dikkat çekici katmanlarından biri, geçmişle kurduğu ilişki. Selçuklu geometrisinin matematiksel derinliği ve çini sanatının ritmik yapısı burada bir referans olarak bulunur; ancak referans korunmaz, yeniden işlenir. Sanatçının yaklaşımı, kültürel mirası bir “kaynak” olarak değil, bir “veri alanı” olarak ele alır. Geçmiş, burada sabit bir form değil algoritmik olarak yeniden üretilebilen bir potansiyeldir. Ancak bu dönüşüm yalnızca teknik bir yeniden üretim değildir. Daha derin bir kırılmayı işaret eder, çünkü kültürel miras geleneksel olarak süreklilik ve korunma fikri üzerinden anlam kazanır. Artut’un yaklaşımında ise bu süreklilik, sabit kalmak yerine dönüşerek varlığını sürdürür.</p>
<p>Bu dönüşümün en somut örneklerinden biri, EXPO 2025 Osaka’da da gösterilen Interwoven Confluences çalışmasıdır. Farklı coğrafyalara ait geometrik diller — Japon Asanoha deseni ile Selçuklu yıldız motifleri — tek bir algoritmik sistem içinde birbirine eklemlenir. Bu birleşim, kültürel hafızanın da akışkan bir yapı olarak yeniden kurgulanabileceğini gösterir. Dolayısıyla karşı karşıya olduğumuz mesele; geçmişin günümüze taşınması değil, geçmişin bugünün araçlarıyla yeniden düşünülmesidir.</p>
<p>Kanımca, serginin Terakki Vakfı bünyesinde gerçekleşmesi bu düşünsel çerçeveyi güçlendiriyor. Galeri, salt güncel sanatın sergilendiği bir alan değil; aynı zamanda eğitim öğretimin, karşılaşmanın ve düşünmenin üretildiği bir ortam olarak konumlanıyor. Bu bağlamda Otonomi: Akışkan Geometri, izleyiciyi pasif bir konumdan çıkarır ve dijital dünyayı yeniden düşünmeye davet eder. Küratör Nazlı Pektaş’ın anlatımıyla sergi, izleyiciyi görmeye değil, algının kendisini sorgulamaya yönlendirir. Yapıtlardaki geometri sabit, kesin ya da tamamlanmış değildir. Akış halindedir ve bu hal düşünme biçimimizi de farklılaştırırıp dönüştürür.</p>
<p>Otonomi: Akışkan Geometri, dijital sanatın olanaklarını sergilemekten çok sanatın nasıl üretildiğine dair yerleşik kabulleri sessizce yerinden eder ve bizi cevabı kolay olmayan bir soruyla baş başa bırakır: Formu kim belirler?</p>
<p>Sanatçı mı, sistem mi — yoksa artık ikisi arasındaki sınırın kendisi mi çözülmektedir?</p>
<p>Sergi, 24 Nisan’a dek Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde görülebilir.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/formu-kim-belirler-selcuk-artutun-akiskan-geometrisi/">Formu Kim Belirler? Selçuk Artut’un Akışkan Geometrisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
