<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Editör, Kreaktivist sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://kreaktivist.com.tr/author/genelyayin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kreaktivist.com.tr/author/genelyayin/</link>
	<description>Yaratıcı Endüstrilerin Buluşma Noktası</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 18:39:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2023/01/fav-150x150.png</url>
	<title>Editör, Kreaktivist sitesinin yazarı</title>
	<link>https://kreaktivist.com.tr/author/genelyayin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Instagram Genç Hesapları Türkiye’de yayında</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/instagram-genc-hesaplari-turkiyede-yayinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:52:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meta, genç kullanıcıların dijital deneyimini daha güvenli hale getirmeyi hedefleyen Instagram Genç Hesapları özelliğini Türkiye’de kullanıma sundu. Yeni sistem, 13+ film derecelendirme kriterlerinden ilham alarak gençlerin karşılaştığı içerikleri yaşa uygun şekilde filtrelemeyi amaçlıyor. Instagram ekosisteminde devreye alınan bu güncelleme, hem ebeveynler hem de genç kullanıcılar için daha kontrollü bir dijital alan sunmayı hedefliyor. Meta tarafından...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/instagram-genc-hesaplari-turkiyede-yayinda/">Instagram Genç Hesapları Türkiye’de yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meta, genç kullanıcıların dijital deneyimini daha güvenli hale getirmeyi hedefleyen Instagram Genç Hesapları özelliğini Türkiye’de kullanıma sundu. Yeni sistem, 13+ film derecelendirme kriterlerinden ilham alarak gençlerin karşılaştığı içerikleri yaşa uygun şekilde filtrelemeyi amaçlıyor. Instagram ekosisteminde devreye alınan bu güncelleme, hem ebeveynler hem de genç kullanıcılar için daha kontrollü bir dijital alan sunmayı hedefliyor. Meta tarafından yapılan açıklamaya göre özellik, daha önce ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya’da test edilmiş ve ardından Türkiye’nin de dahil olduğu geniş bir coğrafyada erişime açılmış durumda. Bu genişleme, platformun küresel ölçekte güvenlik standartlarını yeniden tanımlama çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<h2>Güncellenen sistemle yaşa uygun içerik deneyimi</h2>
<p>Yeni düzenleme kapsamında Instagram Genç Hesapları, genç kullanıcıları potansiyel olarak zararlı içeriklerden korumaya odaklanan gelişmiş filtreleme mekanizmalarıyla güncellendi. Varsayılan olarak 18 yaş altındaki kullanıcılar bu güvenlik katmanına dahil ediliyor ve ebeveyn onayı olmadan bu ayarların dışına çıkılamıyor. Bu yaklaşım, sosyal medya deneyimini daha öngörülebilir ve denetlenebilir hale getiriyor. Meta, film derecelendirme sistemlerinden esinlenerek oluşturduğu bu yapının, ebeveynlerin aşina olduğu standartlarla uyumlu olduğunu vurguluyor. Böylece genç kullanıcıların karşılaştığı içerikler, 13 yaş ve üzeri için uygun kabul edilen medya içeriklerine benzer bir çerçevede sunuluyor. Bu model, dijital platformlar ile geleneksel medya arasındaki dengeyi yeniden kurma girişimi olarak öne çıkıyor.</p>
<h2>Ebeveyn kontrolü ve kapsamlı güvenlik katmanları</h2>
<p>Yeni sistem yalnızca içerik filtreleme ile sınırlı değil. Instagram Genç Hesapları, mesajlaşma, arama, içerik keşfi ve yapay zekâ etkileşimleri dahil olmak üzere platformun tüm alanlarında geçerli olan kapsamlı güvenlik önlemleri içeriyor. Özellikle doğrudan mesajlar üzerinden gönderilen bağlantılarda ek kontroller devreye giriyor ve yaşa uygun olmayan içeriklere erişim engelleniyor.</p>
<p>Ayrıca genç kullanıcıların belirli hesaplarla etkileşimi de yeniden tanımlanmış durumda. Uygunsuz içerik paylaşan hesapların takip edilmesi, bu hesaplara mesaj gönderilmesi veya yorumlarının görüntülenmesi sınırlandırılıyor. Aynı şekilde bu hesapların genç kullanıcılarla etkileşime geçmesi de sistem tarafından engelleniyor. Bu çift yönlü koruma mekanizması, platform içindeki riskli temasları minimize etmeyi amaçlıyor. Arama tarafında ise filtreleme kapsamı genişletildi. “Alkol” veya “şiddet” gibi hassas kategorilere giren terimler, farklı yazım biçimleriyle dahi olsa sistem tarafından tespit edilerek sonuçlardan çıkarılıyor. Bu yaklaşım, yalnızca içerik tüketimini değil, içerik keşfini de güvenli hale getiriyor.</p>
<h2>Kısıtlı İçerik seçeneğiyle daha sıkı denetim</h2>
<p>Meta, her ailenin dijital yaklaşımının farklı olduğunu dikkate alarak “Kısıtlı İçerik” adlı yeni bir ayarı da devreye aldı. Bu seçenek, standart Instagram Genç Hesapları deneyimine kıyasla daha katı bir filtreleme sunuyor. Özellikle yorum yapma, yorum görme ve etkileşim kurma gibi özellikler bu modda ciddi şekilde sınırlandırılıyor. Bu yeni katman, ebeveynlere çocuklarının dijital deneyimi üzerinde daha fazla kontrol imkânı tanıyor. Aynı zamanda genç kullanıcıların maruz kaldığı içerik yoğunluğunu azaltarak daha sade ve güvenli bir kullanım deneyimi oluşturuyor. Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil, bu güncellemenin ebeveynlerin güvenlik beklentilerine yanıt verdiğini belirtiyor. Şirket, bu adımı yalnızca teknik bir güncelleme olarak değil, dijital kültürün daha sağlıklı bir zemine taşınması için stratejik bir hamle olarak konumlandırıyor.</p>
<p>Genel çerçevede değerlendirildiğinde, Instagram Genç Hesapları ile getirilen bu yeni yapı, sosyal medya platformlarında yaşa uygun içerik sunumu konusunda yeni bir standart oluşturma potansiyeli taşıyor.</p>
<p><span>Daha fazla bilgi için </span><a href="https://about.fb.com/news/2026/04/instagram-expands-teen-accounts-inspired-by-13-content-ratings/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://about.fb.com/news/2026/04/instagram-expands-teen-accounts-inspired-by-13-content-ratings/&amp;source=gmail&amp;ust=1775841052256000&amp;usg=AOvVaw0GUVHDcjGjMPOyLH3pm-WC">burayı</a><span> ziyaret edebilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/instagram-genc-hesaplari-turkiyede-yayinda/">Instagram Genç Hesapları Türkiye’de yayında</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HERITAGE İstanbul kültürel mirası 10 bin kişiyle buluşturdu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/heritage-istanbul-kulturel-mirasi-10-bin-kisiyle-bulusturdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:39:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültürel miras, restorasyon, arkeoloji ve müzecilik ekseninde konumlanan Heritage Istanbul 2026, bu yıl 10 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak sektörün en kapsamlı buluşmalarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi’nde gerçekleşen organizasyon, dört gün boyunca ulusal ve uluslararası paydaşları aynı çatı altında topladı. Etkinlik, hem içerik yoğunluğu hem de katılımcı çeşitliliğiyle...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/heritage-istanbul-kulturel-mirasi-10-bin-kisiyle-bulusturdu/">HERITAGE İstanbul kültürel mirası 10 bin kişiyle buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kültürel miras, restorasyon, arkeoloji ve müzecilik ekseninde konumlanan Heritage Istanbul 2026, bu yıl 10 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak sektörün en kapsamlı buluşmalarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi’nde gerçekleşen organizasyon, dört gün boyunca ulusal ve uluslararası paydaşları aynı çatı altında topladı. Etkinlik, hem içerik yoğunluğu hem de katılımcı çeşitliliğiyle kültürel miras alanında dikkat çekici bir etki yarattı. 1–4 Nisan tarihleri arasında düzenlenen fuar, bu yıl dokuzuncu kez kapılarını açtı.<em><strong> “Geçmişe Gelecek Sağla”</strong> </em>sloganıyla gerçekleştirilen organizasyon; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok kurumun desteğiyle hayata geçirildi. Restorasyon, kütüphanecilik ve müzecilik gibi farklı disiplinleri buluşturan etkinlik, sektörler arası etkileşimi güçlendiren bir platform sundu.</p>
<h2>Heritage Istanbul 2026 uluslararası iş birliklerini güçlendirdi</h2>
<p>Yaklaşık 7 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 142 katılımcı ve 10.560 ziyaretçi ile önemli bir ölçeğe ulaştı. İlk kez bu büyüklükte bir alanda gerçekleşen organizasyon, konferanslar, paneller ve atölyelerle çok katmanlı bir deneyim sundu. Türkiye’nin farklı bölgelerinden yürütülen kazı, restorasyon ve müzecilik projeleri detaylı biçimde ele alınırken, uluslararası katılımcılar da deneyimlerini paylaşma fırsatı buldu.</p>
<p>Heritage Projeleri Kurucusu Osman Murat Akan, fuarın istikrarlı büyümesine dikkat çekerek organizasyonun bölgesel ölçekte lider konuma ulaştığını vurguladı. Akan, Orta Asya ve Orta Doğu edisyonlarına yönelik hazırlıkların da gündemde olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, etkinliğin yalnızca bir fuar olmanın ötesine geçerek küresel bir ağ kurma hedefini ortaya koyuyor. <span>Açılış seremonisinde sırası ile Arkeolog, Editör, Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Yöneticisi, Heritage İstanbul Danışma Kurulu Üyesi Neziz Başgelen, İstanbul İli Fatih İlçesi Belediye Başkanı </span><span>⁠</span><span>Mehmet Ergün Turan, Arkeolog, Heritage İstanbul Danışma Kurulu Başkanı </span><span>⁠</span><span>Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Sharjah Miras Enstitüsü Başkanı Dr. Aziz Almusallam, Moskova Hükümeti Bakanı, Moskova Şehri Ekonomik ve Uluslararası İlişkiler Departmanı Başkanı Sergey Cheryomin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, T.C. İstanbul Valisi Davut Gül konuştu.</span></p>
<p>Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri, kriz ve çatışma dönemlerinde kültürel varlıkların korunması oldu. Blue Shield International Başkanı Prof. Dr. Peter Stone’un gerçekleştirdiği sunum, bu alandaki küresel risklere dikkat çekti. Ayrıca sosyal medya üzerinden yürütülen tarihi eser kaçakçılığına dair analizler, dijital çağın yeni tehditlerini gündeme taşıdı. Üçüncü gün oturumlarında müzeciliğin dönüştürücü rolü öne çıktı. “Bir Müze Bin Hikâye” başlıklı panelde, müzelerin toplumsal bağ kurma gücü ele alınırken, farklı coğrafyalardan gelen konuşmacılar restorasyon projeleri üzerinden deneyimlerini paylaştı. Özellikle Orta Doğu ve Doğu Avrupa’dan gelen örnekler, kültürel mirasın evrensel bir değer olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>Kapanış gününde ise savaş sonrası yeniden inşa süreçleri, kültürel diplomasi ve yapay zekâ destekli koruma yöntemleri tartışıldı. Bitlis özelinde ele alınan koruma projeleri, yerel yönetim, akademi ve özel sektör iş birliklerinin önemini gösterdi. Aynı gün Bartholomeos I’un konuşması, kültürel mirasın toplumsal hafızadaki yerini farklı bir perspektiften ele aldı.</p>
<p>Genel çerçevede değerlendirildiğinde, Heritage Istanbul 2026 yalnızca bir fuar değil; bilgi üretimi, deneyim paylaşımı ve uluslararası iş birliklerinin kesişim noktası olarak konumlanıyor. Artan katılım ve genişleyen içerik yapısı, etkinliğin önümüzdeki yıllarda daha da etkili bir platforma dönüşeceğine işaret ediyor.</p>
<p>Heritage Platformu hakkında detaylı bilgi için resmi <a href="https://culturalheritageplatforms.com/" target="_blank" rel="noopener">web sitesi</a>ni ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/heritage-istanbul-kulturel-mirasi-10-bin-kisiyle-bulusturdu/">HERITAGE İstanbul kültürel mirası 10 bin kişiyle buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EİB Moda Tasarım Yarışması finalinde kazanan belli oldu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/eib-moda-tasarim-yarismasi-finalinde-kazanan-belli-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 07:30:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19608</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk moda endüstrisinin yaratıcı hafızasını besleyen Moda Tasarım Yarışması, yirmi yıllık birikimiyle genç tasarımcıları sektöre kazandırmaya devam ediyor. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen organizasyon, yalnızca bir rekabet alanı değil; aynı zamanda üretim, ihracat ve markalaşma süreçlerine açılan stratejik bir kapı niteliği taşıyor. Bu yıl 20’ncisi düzenlenen yarışma, hem geçmiş başarıları hem...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/eib-moda-tasarim-yarismasi-finalinde-kazanan-belli-oldu/">EİB Moda Tasarım Yarışması finalinde kazanan belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk moda endüstrisinin yaratıcı hafızasını besleyen Moda Tasarım Yarışması, yirmi yıllık birikimiyle genç tasarımcıları sektöre kazandırmaya devam ediyor. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen organizasyon, yalnızca bir rekabet alanı değil; aynı zamanda üretim, ihracat ve markalaşma süreçlerine açılan stratejik bir kapı niteliği taşıyor. Bu yıl 20’ncisi düzenlenen yarışma, hem geçmiş başarıları hem de yeni kazananlarıyla dikkat çekti. İzmir’de gerçekleşen final gecesinde birincilik ödülü Halit Tiryaki’nin olurken, Bilgenur Nehir Demir ikinci, Huriye Kızkut ise üçüncü sırada yer aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe’nin de katıldığı törende, tasarımın katma değer yaratmadaki rolü güçlü mesajlarla vurgulandı. Defile ve ödül töreni, Grand Hyatt İzmir’de düzenlenerek sektör temsilcilerini bir araya getirdi.</p>
<h2>Moda Tasarım Yarışması sektöre yön veriyor</h2>
<p>Yirmi yılda 200 tasarımcının final heyecanı yaşadığı yarışma, Türk moda ekosisteminde somut bir etki alanı oluşturdu. Katılımcıların yüzde 58’i ihracatçı firmalarda baş tasarımcı olarak görev alırken, yüzde 26’sı kendi markasını kurarak girişimci bir yol izledi. Bu tablo, tasarımın yalnızca estetik bir üretim değil; aynı zamanda ekonomik bir değer üretme aracı olduğunu ortaya koyuyor. Organizasyonun en dikkat çekici yönlerinden biri, genç tasarımcıları doğrudan sektörle buluşturması. Yarışma süreci boyunca adaylar, profesyonel geri bildirimler alarak üretim süreçlerini deneyimliyor ve uluslararası rekabete hazırlanıyor. Bu yönüyle yarışma, klasik bir ödül sisteminin ötesine geçerek bir gelişim platformu olarak konumlanıyor.</p>
<h2>Tasarım, rekabetin merkezine yerleşiyor</h2>
<p>Törende konuşan Mustafa Gültepe, küresel rekabette fiyat odaklı üretim modelinin sürdürülebilir olmadığını belirterek tasarımın belirleyici rolüne dikkat çekti. Gültepe’ye göre günümüz tüketicisi artık yalnızca bir ürün satın almıyor; aynı zamanda bir hikâye, bir kimlik ve bir duruş arıyor. Bu yaklaşım, markaların değerini doğrudan tasarım gücüyle ilişkilendiriyor. Türkiye’nin Asya’daki üreticilerle fiyat rekabetine girmesinin zor olduğunu vurgulayan Gültepe, çözümün tasarım ve markalaşma odaklı bir dönüşümden geçtiğini ifade etti. Kültürel mirasın sunduğu motifler, renkler ve anlatılar, bu dönüşümün en güçlü kaynakları arasında yer alıyor.</p>
<p>Burak Sertbaş, yarışmanın yirmi yıllık yolculuğunda 200 tasarımcıyı sektöre kazandırdıklarını belirterek bu yapının artık bir gelenek haline geldiğini ifade etti. Katılımcıların büyük çoğunluğunun aktif olarak sektörde yer alması, organizasyonun sürdürülebilir etkisini ortaya koyuyor. Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen program kapsamında birçok tasarımcı yurt dışında yüksek lisans eğitimi alma fırsatı buldu. Bu tasarımcıların önemli bir bölümü Türkiye’ye dönerek edindikleri bilgi ve deneyimi yerel moda endüstrisine aktarmaya devam ediyor.</p>
<figure id="attachment_19610" aria-describedby="caption-attachment-19610" style="width: 1024px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-19610 size-large" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/moda_tasarimi_yarismasi_odulu-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/moda_tasarimi_yarismasi_odulu-1024x683.jpg 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/moda_tasarimi_yarismasi_odulu-300x200.jpg 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/moda_tasarimi_yarismasi_odulu-600x400.jpg 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/moda_tasarimi_yarismasi_odulu.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption id="caption-attachment-19610" class="wp-caption-text">EİB XX. Moda Tasarım Yarışması Şampiyonu Halit Tiryaki&#8217;ye ödülünü EHKİB Başkanı Burak Sertbaş ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe takdim etti.</figcaption></figure>
<h2>Tasarımın geleceği: sürdürülebilirlik ve teknoloji</h2>
<p>Son yıllarda küresel talepte yaşanan daralma ve maliyet baskıları, moda endüstrisinde yeni arayışları beraberinde getirdi. Bu süreçte tasarımın stratejik bir alan olarak öne çıktığını belirten sektör temsilcileri, sürdürülebilirlik, teknoloji ve fonksiyonelliğin geleceğin belirleyici unsurları olacağına dikkat çekiyor. Tuğba Hazar ise yarışmanın yalnızca bir final gecesinden ibaret olmadığını vurgulayarak, sürecin başından sonuna kadar genç tasarımcıların yaratıcı gelişimlerine tanıklık ettiklerini ifade etti. Hazar’a göre sahnede yer alan her tasarım, yoğun bir emeğin ve özgün bir bakış açısının ürünü. Genel tabloya bakıldığında, Moda Tasarım Yarışması Türk moda endüstrisinin geleceğini şekillendiren önemli bir kaldıraç olarak konumlanıyor. Genç yeteneklerin desteklenmesi, tasarımın stratejik bir değer olarak ele alınması ve uluslararası vizyonun güçlendirilmesi, bu yapının önümüzdeki yıllarda daha da etkili olacağını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/eib-moda-tasarim-yarismasi-finalinde-kazanan-belli-oldu/">EİB Moda Tasarım Yarışması finalinde kazanan belli oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müzik ve Telif Hakları Yapay Zekayla Yeniden Yazılıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/muzik-ve-telif-haklari-yapay-zekayla-yeniden-yaziliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:15:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19613</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital dönüşümün en tartışmalı başlıklarından biri olan müzik ve telif hakları, yapay zekâ teknolojilerinin yükselişiyle yeni bir döneme giriyor. MSG, MESAM ve MÜYAP iş birliğiyle düzenlenen kapsamlı çalıştay, bu dönüşümün hukuki, sektörel ve etik boyutlarını masaya yatırdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle gerçekleşen etkinlik, Türkiye’de bu alanda düzenlenen ilk geniş katılımlı buluşma olma özelliği taşıyor....</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/muzik-ve-telif-haklari-yapay-zekayla-yeniden-yaziliyor/">Müzik ve Telif Hakları Yapay Zekayla Yeniden Yazılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital dönüşümün en tartışmalı başlıklarından biri olan müzik ve telif hakları, yapay zekâ teknolojilerinin yükselişiyle yeni bir döneme giriyor. MSG, MESAM ve MÜYAP iş birliğiyle düzenlenen kapsamlı çalıştay, bu dönüşümün hukuki, sektörel ve etik boyutlarını masaya yatırdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle gerçekleşen etkinlik, Türkiye’de bu alanda düzenlenen ilk geniş katılımlı buluşma olma özelliği taşıyor. Yapay zekânın saniyeler içinde şarkı üretmesi, düzenleme yapması ve sanatçı seslerini taklit edebilmesi, sektörün temel dinamiklerini sorgulatıyor. Bu bağlamda düzenlenen “Yapay Zeka Çağında Müzik Alanında Telif Haklarının Geleceği Çalıştayı”, yalnızca Türkiye’den değil, uluslararası arenadan da önemli isimleri bir araya getirdi. CISAC ve GESAC temsilcilerinin katılımı, tartışmanın küresel boyutunu güçlendirdi.</p>
<h2>Müzik ve telif hakları için kritik eşik</h2>
<p>Çalıştayda öne çıkan başlıklardan biri, “genişletilmiş lisanslama modeli” oldu. Bu model, bir meslek birliğinin yalnızca kendi üyelerini değil, üyesi olmayan hak sahiplerini de kapsayacak şekilde lisanslama yapabilmesini mümkün kılıyor. Böylece kullanıcılarla yapılan anlaşmaların kapsamı genişliyor ve telif yönetimi daha merkezi bir yapıya kavuşuyor. Nadir Alparslan, yapay zekânın müzik alanında ciddi telif sorunları yarattığını vurgulayarak, sanatçıların haklarını koruyacak düzenlemeler için meslek birlikleriyle birlikte çalışacaklarını ifade etti. Bu yaklaşım, kamunun sürece aktif şekilde dahil olacağının güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Recep Ergül ise Türkiye’nin fikri mülkiyet alanında son yıllarda önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, genişletilmiş lisanslama modelinin telif sorunlarına kalıcı çözüm sunabileceğini dile getirdi. Ergül’e göre sanatın sürdürülebilirliği, hak sahiplerinin etkin şekilde korunmasına bağlı.</p>
<h2>Yapay zekâ üretimi ve hak sahipliği tartışmaları</h2>
<p>Çalıştayın ilk oturumunda, yapay zekâ tarafından üretilen eserlerin hukuki statüsü ele alındı. Akademisyenler, bu tür içeriklerin “eser” olarak kabul edilip edilemeyeceği ve hak sahipliğinin nasıl tanımlanacağı sorularına odaklandı. Yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılan içeriklerin lisanslanması da tartışmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>
<p>İkinci oturumda ise telif ihlallerine karşı çözüm önerileri gündeme geldi. Genişletilmiş lisanslama modelinin farklı ülkelerdeki uygulamaları incelenerek, Türkiye için olası senaryolar değerlendirildi. Bu modelin, özellikle dijital platformlarda yaşanan hak ihlallerini azaltma potansiyeli dikkat çekti. Ferhat Göçer, müzik dünyasının kritik bir kırılma noktasında olduğunu belirterek, sektörün bu dönüşüme seyirci kalmak yerine yön veren bir aktör olması gerektiğini ifade etti. Göçer, yapay zekâ ile mücadelede yasaklayıcı yaklaşımlar yerine birlikte üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p>Çalıştayın üçüncü oturumunda uluslararası gelişmeler ele alındı. CISAC temsilcileri, Avrupa ve diğer bölgelerde açılan davalar üzerinden telif hukukunun nasıl evrildiğini paylaştı. Türkiye’nin bu alanda hızlı ilerleme kaydettiği vurgulanırken, uluslararası iş birliklerinin önemi de öne çıktı. Sektör temsilcileri, yapay zekâ şirketlerinin “adil kullanım” yaklaşımına karşı temkinli bir duruş sergiliyor. Hak sahipleri, bu yaklaşımın telif ihlallerine zemin hazırlayabileceğini savunuyor. Bu nedenle ortak bir strateji geliştirilmesi gerektiği konusunda geniş bir mutabakat bulunuyor.</p>
<h2>Yeni yasa hazırlığı gündemde</h2>
<p>Günün sonunda yapılan değerlendirmelerde, sektörün tek sesle hareket etmesinin kritik olduğu vurgulandı. müzik ve telif hakları alanında yaşanan sorunlara çözüm olarak genişletilmiş lisanslama modelinin öne çıktığı belirtilirken, çalıştay çıktılarının yasa tasarısı haline getirilmesi kararlaştırıldı. Bülent Seyhan, mevcut sorunların temelinde yasal düzenleme eksikliği olduğunu ifade ederken, yeni mevzuatın bu boşluğu doldurabileceğini dile getirdi. Benzer şekilde sektör profesyonelleri, telif haklarının korunmasının müzik endüstrisinin sürdürülebilirliği açısından hayati olduğunu vurguladı. Sonuç olarak, müzik ve telif hakları meselesi yalnızca hukuki bir tartışma olmaktan çıkıp, kültürel üretimin geleceğini belirleyen stratejik bir başlığa dönüşmüş durumda. Yapay zekâ ile şekillenen bu yeni çağda, atılacak adımların yalnızca Türkiye için değil, küresel müzik endüstrisi için de referans oluşturma potansiyeli bulunuyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/muzik-ve-telif-haklari-yapay-zekayla-yeniden-yaziliyor/">Müzik ve Telif Hakları Yapay Zekayla Yeniden Yazılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali &#8220;İyileştiren Kütüphane&#8221; Temasıyla Tamamlandı</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/uluslararasi-kutuphane-ve-teknoloji-festivali-iyilestiren-kutuphane-temasiyla-tamamlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 17:43:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19587</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Kütüphane Haftası, 30 Mart-5 Nisan 2026 tarihlerinde &#8220;İyileştiren Kütüphane&#8221; temasıyla kutlandı. Bu süreçte düzenlenen Kütüphane ve Teknoloji Festivali, yapay zekâ ve inovasyon odaklı vizyonuyla bilginin toplumsal şifaya dönüşümünü tescilledi. İstanbul’un tarihi mirası Rami Kütüphanesi, &#8220;İyileştiren Kütüphane&#8221; temasıyla düzenlenen III. Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali’ne ev sahipliği yaptı. Festivalin ilk günü, kütüphanelerin toplumsal refahı güçlendiren...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/uluslararasi-kutuphane-ve-teknoloji-festivali-iyilestiren-kutuphane-temasiyla-tamamlandi/">Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali &#8220;İyileştiren Kütüphane&#8221; Temasıyla Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Kütüphane Haftası, 30 Mart-5 Nisan 2026 tarihlerinde &#8220;İyileştiren Kütüphane&#8221; temasıyla kutlandı. Bu süreçte düzenlenen Kütüphane ve Teknoloji Festivali, yapay zekâ ve inovasyon odaklı vizyonuyla bilginin toplumsal şifaya dönüşümünü tescilledi. İstanbul’un tarihi mirası Rami Kütüphanesi, &#8220;İyileştiren Kütüphane&#8221; temasıyla düzenlenen <a href="https://kutuphaneveteknoloji.com/" target="_blank" rel="noopener">III. Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali</a>’ne ev sahipliği yaptı. Festivalin ilk günü, kütüphanelerin toplumsal refahı güçlendiren ve teknolojiyle harmanlanan yeni kimliğini ortaya koyan önemli açıklamalara sahne oldu.</p>
<p><img decoding="async" class="size-large wp-image-19591 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_gokhan_yazgi-1024x683.png" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_gokhan_yazgi-1024x683.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_gokhan_yazgi-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_gokhan_yazgi-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_gokhan_yazgi.png 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Bilgi ile İyileşme ve Küresel İş Birlikleri Zamanı</h2>
<p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, açılış konuşmasında kütüphanelerin geçirdiği köklü dönüşüme dair kapsamlı bir vizyon sundu. Yazgı, kütüphaneleri kültürel buluşmayı kolaylaştıran, öğrenmeyi destekleyen ve üretime alan açan kapsayıcı merkezler olarak tanımladı. Kütüphane kullanım alanının son sekiz yılda 325 bin metrekareden 800 bin metrekareye ulaştığını belirten Yazgı, 2026 yılı hedeflerinin bu alanı 1 milyon metrekareye taşımak olduğunu vurguladı. 2025 yılı sonuna kadar üye sayısında 7,1 milyon, kullanıcı sayısında ise 39,2 milyon ile tarihi rekorlar kırmayı hedeflediklerini paylaştı. Teknolojik vizyon kapsamında Milli Dijital Kütüphane projesinin hızla büyütüldüğünü ifade eden Yazgı; Rami ve Milli Kütüphane’nin, kütüphane hizmetlerinde yapay zekâ kullanımı için birer &#8220;kuluçka merkezi&#8221; olarak konumlandırıldığını açıkladı. Engelli vatandaşların bilgiye erişimini önceliklendirdiklerini belirterek; sesli navigasyon, işaret dili çevirili video kitaplar ve Braille alfabesi gibi hizmetlerin yaygınlaştırıldığını ekledi. Ayrıca, tüketim toplumunun bireyi yalnızlaştırdığı bu dönemde, kütüphanelerin insan ile teknoloji arasındaki ilişkiye &#8220;mana ve maneviyat&#8221; boyutu ekleyen en güvenli sosyalleşme alanları olduğunu hatırlattı.</p>
<p><img decoding="async" class="size-large wp-image-19589 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_Sharon_Memis-1024x683.png" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_Sharon_Memis-1024x683.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_Sharon_Memis-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_Sharon_Memis-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_Sharon_Memis.png 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>IFLA Başkanı Leslie Weir video mesajında, kütüphanelerin sosyal uyum için &#8220;güvenli alanlar&#8221; sunduğunu vurgularken; Genel Sekreter Sharon Memis, Türkiye’nin kütüphane yatırımlarını takdirle karşıladıklarını ifade etti. Memis, kütüphanelerin sürdürülebilir kalkınma amaçlarının merkezinde yer aldığını vurguladı.</p>
<p>&#8220;Rami Kütüphanesi Özel Oturumu&#8221;nda mimar Han Tümertekin ve Taner Beyoğlu, tarihi kışlanın dönüşüm serüvenini anlattı. Han Tümertekin, tarihi bir kışlanın “Biyosfer Sertifikalı” bir kültür vadisine dönüşüm hikayesini aktararak mimarinin insan ruhu üzerindeki etkisine değindi. Uluslararası panelde ise Avustralya, Almanya, İspanya, Hollanda ve Danimarka’dan gelen uzmanlar; terapi köpekleri, yaşlılar için egzersizler ve yalnızlığa karşı &#8220;Dost Sesler&#8221; gibi iyileştirici uygulama örneklerini paylaştılar. Günün diplomatik zirvesi Türkiye ile Fas Milli Kütüphaneleri arasında imzalanan mutabakat zaptı olurken; teknoloji meraklıları Şüheda Çongar ile Canva ve yapay zekâ atölyesinde buluştu. Çongar, yapay zekânın tasarım ve eğitim süreçlerini nasıl kolaylaştırdığını uygulamalı örneklerle göstererek katılımcılara yeni ufuklar açtı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-19588 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_taner_beyoglu-1024x683.png" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_taner_beyoglu-1024x683.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_taner_beyoglu-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_taner_beyoglu-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_taner_beyoglu.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Dijital Dönüşümün Sahadaki Gücü</h2>
<p>Festivalin, ikinci gününde kütüphanecilik mesleğinin dijital dönüşümüne odaklandı. İlk günün vizyoner açılışının ardından ikinci gün, sektör profesyonellerinin teknik yetkinliklerini ve sahadaki başarı hikayelerini mercek altına alan oturumlar gerçekleştirildi.</p>
<p>Günay Uysal moderatörlüğünde düzenlenen poster sunumu oturumunda, Türkiye’nin yirmi farklı şehrinden gelen kütüphaneciler toplumsal refahı odağa alan projelerini sundu. Ayşegül Karagülle personelin esenliği adına &#8220;Kütap&#8221; platformunu anlatırken, Fatma Aslan Bülbül kütüphanelerdeki iyileştirici mekân tasarımının beş temel ilkesini detaylandırdı. Muhammed’in &#8220;3 Yaş Üniversitesi&#8221; kuşaklar arası teknoloji transferini sağlarken, Selda’nın &#8220;İnsan Kütüphanesi&#8221; sunumu ön yargıları kıran yaşam hikayelerini ödünç verdi. Hatay’daki kütüphanelerin deprem sonrası restorasyon çalışmaları, bu mekanların şehir hafızası üzerindeki iyileştirici gücünü kanıtladı. Ayrıca Antalya’dan gelen örneklerde görme engelli bireyler için hazırlanan tiyatro ve felsefe atölyeleri büyük ilgi çekti.</p>
<p>EBLIDA Direktörü Andrew Greenfield sunumunda, kütüphanelerin Avrupa stratejik ajandasındaki yerini ve toplumsal değişimdeki öncü rollerini paylaştı. Ardından gerçekleşen panelde teknoloji, sağlık, iklim ve sivil toplum temsilcileri, kütüphanelerin koruyucu sağlık ile çevre bilinci alanındaki kesişim noktalarını tartıştı. Uzmanlar, kütüphanelerin güvenilir bilgi bankaları olarak toplumsal dirençliliği artırdığını savundu. Bu oturumda kütüphanelerin birer bina yerine, toplumsal bağışıklık sisteminin bir parçası şeklinde kurgulanması gerektiği belirtildi.</p>
<p>Mesleki yetkinlik programında Fulya Karakoca, Milli Dijital Kütüphane ve Kaşif sisteminin araştırma verimliliğini artıran özelliklerini anlattı. İsmail Karaca ise yapay zekayı kütüphanecinin mekanik yükünü alan bir asistan olarak tanımlayıp prompt yazma sanatını gösterdi. Karaca, katılımcılara NotebookLM ve prompt bankaları üzerinden pratik uygulama senaryoları sundu. Festivalin ikinci günü, kütüphanelerin teknolojiyle güçlenen ve geleceği şekillendiren yaşam merkezleri olduğunu teyit etti. Bu vizyoner etkinlik, kütüphanecilik camiasına yenilikçi bir ufuk kazandırırken toplumsal şifanın bilgiyle mümkün olduğunu tescilledi. Türkiye&#8217;nin kültürel mirasını teknolojik imkanlarla birleştiren bu festival, kütüphanelerin yaşayan birer okul olarak toplumun her katmanına hizmet etme kararlılığını bir kez daha vurguladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-19592 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_oturum-1024x683.png" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_oturum-1024x683.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_oturum-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_oturum-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/kutuphane_teknoloji_festivali_oturum.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2>Haydarpaşa’dan Sirkeci’ye Uzanan Yeni Rotalar</h2>
<p>Final günü, kütüphanecilik mesleğinin toplumsal dönüşümdeki öncü rolünü ve teknolojiyle harmanlanan yeni nesil hizmet modellerini mercek altına aldı.</p>
<p>Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, kapanış konuşmasında kütüphanelerin şehrin çehresini değiştiren birer çekim merkezi olduğunu belirtti. Rami ile başlayan bu dönüşüm rüzgarının Haydarpaşa ve Sirkeci kütüphane projeleriyle devam edeceği haberi, katılımcılar arasında büyük heyecan yarattı. Beyoğlu, bu stratejik adımların kütüphanecilik vizyonunu fiziksel ve dijital sınırların ötesine taşıdığını vurguladı.</p>
<p>Günün en ilham verici anları, yirmi farklı şehirden gelen kütüphanecilerin sunduğu inovatif poster oturumlarında yaşandı. Niğde’den katılan İsmail Bakır’ın tasarladığı ve sınav stresi yaşayan gençler için huzurlu bir sığınak sunan &#8220;Bibliyopod&#8221; gibi projeler, teknolojinin insan ruhuna nasıl dokunabileceğini kanıtladı. Aynı zamanda Yozgat İl Halk Kütüphanesi’nin IFLA Yeşil Kütüphane ödüllerinde dünya genelinde ilk on arasına girmesi, festivalin uluslararası başarı çıtasını tescilledi.</p>
<p>Festivalin kapanışında, iklim okuryazarlığından yapay zekaya kadar geniş bir yelpazede bilginin eyleme dönüşme zorunluluğu dile getirildi. Üç gün boyunca süren yoğun maraton, kütüphanelerin sadece kitapların korunduğu sessiz mekanlar olmaktan çıkıp; toplumsal iyileşmeyi, sürdürülebilirliği ve teknolojik bilgeliği inşa eden yaşayan merkezler olduğunu tüm dünyaya ilan etti.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/uluslararasi-kutuphane-ve-teknoloji-festivali-iyilestiren-kutuphane-temasiyla-tamamlandi/">Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali &#8220;İyileştiren Kütüphane&#8221; Temasıyla Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köprüde Buluşmalar Sinema Konuşmaları Programı Duyuruldu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/koprude-bulusmalar-sinema-konusmalari-programi-duyuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 14:31:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19616</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve İstanbul Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Köprüde Buluşmalar, bu yıl Sinema Konuşmaları programıyla sektör profesyonellerini ve sinemaseverleri bir araya getirmeye hazırlanıyor. 14-16 Nisan 2026 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ta düzenlenecek etkinlik, sinema üretiminin güncel dinamiklerini çok yönlü bir perspektifle ele alacak. Bu yıl 21’incisi düzenlenen Köprüde Buluşmalar, yalnızca...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/koprude-bulusmalar-sinema-konusmalari-programi-duyuruldu/">Köprüde Buluşmalar Sinema Konuşmaları Programı Duyuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve İstanbul Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Köprüde Buluşmalar, bu yıl Sinema Konuşmaları programıyla sektör profesyonellerini ve sinemaseverleri bir araya getirmeye hazırlanıyor. 14-16 Nisan 2026 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ta düzenlenecek etkinlik, sinema üretiminin güncel dinamiklerini çok yönlü bir perspektifle ele alacak. </span><span>Bu yıl 21’incisi düzenlenen Köprüde Buluşmalar, yalnızca bir etkinlik serisi değil; aynı zamanda yaratıcı üretim, finansman ve uluslararası iş birlikleri ekseninde gelişen bir platform olarak öne çıkıyor. Program kapsamında gerçekleştirilecek paneller ve söyleşiler, sinema endüstrisinin dönüşen yapısına dair kapsamlı bir içerik sunacak.</span></p>
<h2><span>Sinema Konuşmaları ile sektörün gündemi masaya yatırılıyor</span></h2>
<p><span>Herkesin katılımına açık olarak planlanan Sinema Konuşmaları, farklı başlıklar altında sinema sektörünün güncel meselelerini tartışmaya açıyor. Programda yer alan “Netflix ile Stüdyo Yolculuğu &#8211; Prodüksiyon Süreçleri” oturumu, dijital platformların içerik üretimindeki rolünü ele alırken; Almanya, Balkanlar ve Fransa’ya odaklanan uluslararası ortak yapım oturumları, farklı coğrafyalarda üretim yapmanın hukuki ve finansal boyutlarını değerlendirecek. </span><span>“Kaydırmadan İzlemeye: İzleyiciyi Yeniden Kazanmak” başlığı, dijital çağda değişen izleme alışkanlıklarını mercek altına alırken; “Senaryodan Perdeye Sesin Serüveni” oturumu, müzik üretimi ve lisanslama süreçlerine odaklanacak. Yapımcılığın yaratıcı ve finansal dengelerini ele alan oturum ise sektörün en kritik rollerinden birine ışık tutacak.</span></p>
<p><span>Köprüde Buluşmalar yalnızca panellerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda genç sinemacılara yönelik kapsamlı bir eğitim süreci de sunuyor. 19:30 Film desteğiyle yürütülen program kapsamında seçilen projeler, mart ve nisan aylarında yoğun bir eğitim sürecinden geçiyor. </span><span>Bu süreçte katılımcılar; proje geliştirme, finansman yaratma ve uluslararası pazarlara açılma konularında uzman isimlerle birebir çalışma fırsatı buluyor. Eğitimler, belgesel anlatıcılığından kısa film yapımına, festival stratejilerinden yapay zekâ destekli prodüksiyon süreçlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. </span><span>Alanında deneyimli yerli ve yabancı eğitmenlerin katkısıyla yürütülen program, katılımcıların projelerini uluslararası standartlara taşımasını hedefliyor. Eğitim sürecinin ardından proje sahipleri, etkinlik tarihleri boyunca projelerini uluslararası film profesyonellerine sunarak birebir görüşmeler gerçekleştirecek.</span></p>
<h2><span>Uluslararası iş birlikleri ve yeni fırsatlar</span></h2>
<p><span>Köprüde Buluşmalar’ın en önemli katkılarından biri, Türkiye’deki sinemacıları uluslararası ağlarla buluşturması. Sinema Konuşmaları kapsamında düzenlenen oturumlar ve eğitim programı, katılımcıların küresel ölçekte iş birlikleri geliştirmesine zemin hazırlıyor. </span><span>Özellikle ortak yapım ve dağıtım stratejilerine odaklanan içerikler, bağımsız sinemacılar için yeni fırsatlar yaratıyor. Festival stratejileri, pitching teknikleri ve sunum dosyası hazırlama gibi başlıklar, projelerin uluslararası pazarda rekabet edebilir hale gelmesini destekliyor. </span><span>Güncel teknolojilerin de programda yer bulması dikkat çekiyor. Yapay zekâ araçlarının film yapım süreçlerindeki rolüne odaklanan atölyeler, sektörün geleceğine dair önemli ipuçları sunuyor. Bu yaklaşım, sinemanın yalnızca anlatı değil, aynı zamanda teknolojiyle şekillenen bir üretim alanı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</span></p>
<p><span>Genel çerçevede değerlendirildiğinde, Sinema Konuşmaları ve Köprüde Buluşmalar programı, Türkiye’de sinema üretiminin gelişimine katkı sağlayan önemli bir platform olarak konumlanıyor. Hem bilgi paylaşımı hem de profesyonel ağların genişletilmesi açısından sunduğu olanaklar, etkinliği yaratıcı endüstriler için stratejik bir buluşma noktası haline getiriyor.</span></p>
<p><strong>Eğitimler ve eğitmenler</strong><br />
<span>&#8211;  Belgeselde Hikâye Anlatıcılığı (Eğitmen: Zeynep Güzel)</span><br />
<span>&#8211;  Belgeseller İçin Ortak Yapım, Fonlama ve Festival Stratejileri (Eğitmenler: Brigid O’Shea ve Zeynep Güzel)</span><br />
<span>&#8211;  Filminiz İçin Festival ve Pazarlama Stratejileri (Eğitmen: Ariane Buhl)</span><br />
<span>&#8211;  Filminiz İçin Tanıtım Planı: Filminizi Uluslararası Alanda Nasıl Satarsınız? (Eğitmen: Christian de Schutter)</span><br />
<span>&#8211;  Finans Planı ve Prodüksiyon Bütçesi (Eğitmen: Anna Maria Aslanoğlu)</span><br />
<span>&#8211;  Güncel Yapay Zekâ Araçlarının Film Yapım Süreçlerinde Kullanımı (PepperRoot Studio)</span><br />
<span>&#8211;  Kısa Film Yapımcılığı (Eğitmen: Müge Özen)</span><br />
<span>&#8211;  Kısa Filmde Hikâye Anlatıcılığı (Eğitmen: Ali Vatansever)</span><br />
<span>&#8211;  Kısa Film Festivallerinde Küratörlüğün Perde Arkası (Eğitmen: Jukka-Pekka Laakso)</span><br />
<span>&#8211;  Kısa Filmlerde Pazarlama ve Festival Stratejisi (Eğitmen: Miguel Dias)</span><br />
<span>&#8211;  Kısa Filmde Proje Geliştirme, Pazarlama ve Festival Stratejileri (Eğitmen: Wouter Jansen)</span><br />
<span>&#8211;  Pitching Eğitimi (Eğitmen: Alvaro Vega)</span><br />
<span>&#8211;  Senaryo Geliştirme (Eğitmen: Marietta von Hausswolff von Baumgarten)</span><br />
<span>&#8211;  Sunum Dosyası Hazırlama (Eğitmenler: Katarina Tomkova, Brigid O’Shea)</span><br />
<span>&#8211;  Sunum Videosu Nasıl Kurgulanır? (Eğitmen: Boris Pugnet)</span><br />
<span>&#8211;  Stüdyo Ziyareti &#8211; Post Prodüksiyonda AI Atölyesi (Mattepost)</span><br />
<span>&#8211;  Uluslararası Dağıtım Stratejileri (Eğitmen: Renan Artukmaç)</span><br />
<span>&#8211;  Uluslararası Film Pazarlarına Erişim Yolları (Eğitmen: Jana Wolff)</span></p>
<p><span lang="tr">Eğitmenler hakkında ayrıntılı bilgi için:<span> </span></span><span lang="tr"><a href="https://film.iksv.org/tr/koprude-bulusmalar/21nci-koprude-bulusmalar/egitmenler" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://film.iksv.org/tr/koprude-bulusmalar/21nci-koprude-bulusmalar/egitmenler&amp;source=gmail&amp;ust=1775842045460000&amp;usg=AOvVaw0MhjbA41kJqRQUlHN6hmwG"><span>film.iksv.org/tr/koprude-<wbr />bulusmalar/21nci-koprude-<wbr />bulusmalar/egitmenler</span></a></span></p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/koprude-bulusmalar-sinema-konusmalari-programi-duyuruldu/">Köprüde Buluşmalar Sinema Konuşmaları Programı Duyuruldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Netflix Palas Pandıras ile Genç Yetenekler Arıyor</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/netflix-palas-pandiras-ile-genc-yetenekler-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:33:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dijital Platformlar]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaratıcı endüstrilerin dinamik yapısı, dijital platformların sunduğu yeni fırsatlarla şekillenmeye devam ediyor. Netflix, Selman Nacar imzalı yeni projesi Palas Pandıras için Türkiye’nin dört bir yanındaki genç yetenekler adına heyecan verici bir kapı aralıyor. Kamera önü deneyimi şartı aranmaksızın başlatılan bu açık çağrı, yeteneğini 190 ülkede sergilemek isteyen vizyoner gençler için benzersiz bir kariyer başlangıcı vaat...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/netflix-palas-pandiras-ile-genc-yetenekler-ariyor/">Netflix Palas Pandıras ile Genç Yetenekler Arıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaratıcı endüstrilerin dinamik yapısı, dijital platformların sunduğu yeni fırsatlarla şekillenmeye devam ediyor. Netflix, Selman Nacar imzalı yeni projesi Palas Pandıras için Türkiye’nin dört bir yanındaki genç yetenekler adına heyecan verici bir kapı aralıyor. Kamera önü deneyimi şartı aranmaksızın başlatılan bu açık çağrı, yeteneğini 190 ülkede sergilemek isteyen vizyoner gençler için benzersiz bir kariyer başlangıcı vaat ediyor.</p>
<h2>Potansiyel Genç Yetenekler İçin İstanbul Kampı</h2>
<p>Dizi, basketbol sahalarının tutkusunu lise yıllarının karmaşasıyla birleştiren derinlikli bir anlatı sunuyor. Sakatlık nedeniyle kariyerini noktalamış eski bir milli basketbolcunun, beş lise öğrencisinin hayatına dokunuşunu izleyeceğimiz bu hikayede kilit bir rol olan Serhat karakteri aranıyor. 18-22 yaş aralığındaki adaylara odaklanan bu süreçte, genç yetenekler arasından öne çıkan isimler İstanbul’da özel bir hazırlık dönemine girecek. Seçilen adaylar, profesyonel oyuncu koçları ve basketbol antrenörleri eşliğinde yoğun bir eğitim kampına katılarak set öncesi profesyonel yetkinlik kazanacak. Bu stratejik hazırlık, hem karakterin inandırıcılığını artırmayı hem de yeni yüzlerin sektöre nitelikli bir giriş yapmasını hedefliyor.</p>
<h2>Dijital Başvuru Süreci ve Teknik Detaylar</h2>
<p>Başvuru süreci tamamen dijitalleşen dünyanın hızına uygun olarak kurgulanmış durumda. Adayların 2 ile 12 Nisan tarihleri arasında resmi web sitesi üzerinden form doldurmaları gerekiyor. Bu aşamada adaylardan üç farklı video performans ile kendilerini ifade etmeleri bekleniyor:</p>
<ul>
<li>Kişisel tanıtım videosu,</li>
<li>Web sitesindeki metnin oyunculuk performansı,</li>
<li>Basketbol sahasındaki yetkinliği gösteren teknik kayıt.</li>
</ul>
<p>Cep telefonu kamerasıyla çekilen görüntülerin de kabul edildiği açık çağrı sürecine ait başvuru formu ve tüm detaylar <strong><a href="http://palaspandirasacikcagri.com">palaspandirasacikcagri.com</a> </strong>adresinde, kendi hikayesini yazmak isteyen yıldız adaylarını bekliyor.</p>
<h2>Anadolu’da Kreatif Endüstri ve Fırsat Eşitliği</h2>
<p>Netflix’in bu girişimi sadece bir oyuncu seçmesi olmanın ötesinde, &#8220;Türkiye Yetenek Haritası&#8221; vizyonunun bir parçası olarak değerlendirilebilir. Şirket, bugüne kadar görsel efekt, senaryo yazımı ve reji gibi alanlarda sunduğu ücretsiz eğitimlerle Anadolu’nun yaratıcı potansiyelini desteklemeyi sürdürüyor. Genç yetenekler için sunulan bu imkanlar, yaratıcı endüstrilerin sadece metropollerle sınırlı kalmadığının, Mardin’den Çanakkale’ye kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığının en somut göstergesi. Palas Pandıras projesiyle basketbol ve dramanın sanatsal birleşimi, yeni nesil anlatıcıların ve oyuncuların önünü açarken, sektördeki stratejik ihtiyaçları da besliyor. Kendi hikayesini yazmak ve küresel bir platformda yer almak isteyen genç yetenekler için başvurular palaspandirasacikcagri.com adresinde devam ediyor. Sektörün geleceği, bu cesur adımları atan yeni yüzlerle şekilleniyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/netflix-palas-pandiras-ile-genc-yetenekler-ariyor/">Netflix Palas Pandıras ile Genç Yetenekler Arıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UNESCO Fonu ile Yaratıcı Projelere Büyük Destek</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/unesco-fonu-ile-yaratici-projelere-buyuk-destek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 18:42:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet Alt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel yaratıcı ekosistemi güçlendirmek ve kültürel ifadelerin çeşitliliğini korumak amacıyla hayata geçirilen UNESCO Uluslararası Kültürel Çeşitlilik Fonu (IFCD) fonu, 17. başvuru çağrısını resmi olarak başlattı. Uluslararası fonu kapsamında sağlanan destek, gelişmekte olan ülkelerdeki sürdürülebilir kültür politikalarına ve yaratıcı girişimlere can suyu olmayı hedefliyor. UNESCO 2005 Sözleşmesi’nin temel taşlarından biri olan bu mekanizma, sadece finansal bir...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/unesco-fonu-ile-yaratici-projelere-buyuk-destek/">UNESCO Fonu ile Yaratıcı Projelere Büyük Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel yaratıcı ekosistemi güçlendirmek ve kültürel ifadelerin çeşitliliğini korumak amacıyla hayata geçirilen UNESCO Uluslararası Kültürel Çeşitlilik Fonu (IFCD) fonu, 17. başvuru çağrısını resmi olarak başlattı. Uluslararası fonu kapsamında sağlanan destek, gelişmekte olan ülkelerdeki sürdürülebilir kültür politikalarına ve yaratıcı girişimlere can suyu olmayı hedefliyor. UNESCO 2005 Sözleşmesi’nin temel taşlarından biri olan bu mekanizma, sadece finansal bir kaynak sunmakla kalmıyor; aynı zamanda yerel yeteneklerin küresel pazarlara erişimi için stratejik bir kapı aralıyor.</p>
<h2>Yaratıcı Endüstrilerin Geleceği İçin Stratejik Adım</h2>
<p>Yaratıcı endüstriler, günümüzde sadece sanatsal bir ifade biçimi olmanın ötesine geçerek ekonomik kalkınmanın ve toplumsal dönüşümün en güçlü kaldıraçlarından biri haline geldi. Bu vizyonla hareket eden UNESCO fonu, 2010 yılından bu yana 77 ülkede tam 175 projeye 13,6 milyon dolarlık devasa bir yatırım yaparak kapsayıcı büyümenin destekçisi oldu. Fonun temel felsefesi, kültürel mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı ve bu değerlere adil erişim sağlanması süreçlerinde yapısal değişiklikler meydana getirmektir. Bu yılki çağrı; görsel sanatlardan tasarıma, müzikten yayıncılığa kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Başvuru yapacak projelerin, sadece kısa süreli etkinlikler düzenlemek yerine, kültür sektöründe kalıcı bir etki bırakması ve kurumsal kapasiteyi artırması bekleniyor. Özellikle dijitalleşen dünyada kültürel çeşitliliğin korunması ve yeni teknolojilerin bu alana entegre edilmesi, değerlendirme sürecinde kritik bir rol oynuyor.</p>
<figure id="attachment_19584" aria-describedby="caption-attachment-19584" style="width: 804px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19584 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/unesco_fon_basvuru_2026.png" alt="" width="804" height="565" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/unesco_fon_basvuru_2026.png 804w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/unesco_fon_basvuru_2026-300x211.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/unesco_fon_basvuru_2026-600x422.png 600w" sizes="auto, (max-width: 804px) 100vw, 804px" /><figcaption id="caption-attachment-19584" class="wp-caption-text">Başvurular; yapısal etki potansiyeli, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik, finansal hesap verebilirlik ve UNESCO&#8217;nun öncelikli alanlarına (Afrika, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Küçük Ada Devletleri ve Gençlik) olan katkısı üzerinden değerlendirilecek.</figcaption></figure>
<h2>UNESCO Fonu Başvuru Rehberi ve Detaylar</h2>
<p>Eğer yaratıcı bir projeniz varsa ve bu uluslararası ağın bir parçası olmak istiyorsanız, dikkat etmeniz gereken bazı teknik detaylar bulunuyor. İşte başvuru sürecine dair temel bilgiler:</p>
<ul>
<li>Destek Tutarı: Uygun bulunan projeler için talep edilebilecek maksimum bütçe 100.000 Amerikan Doları olarak belirlenmiştir.</li>
<li>Proje Süresi: Hazırlanan projelerin uygulama süresi 12 ile 24 ay arasında planlanmalıdır.</li>
<li>Kimler Başvurabilir: 2005 Sözleşmesi’ne taraf gelişmekte olan ülkelerdeki kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları (STK) ile uluslararası STK’lar başvuru yapabilir.</li>
<li>Dil ve Format: Başvuru dosyaları ve tüm tamamlayıcı belgeler mutlaka İngilizce veya Fransızca dillerinde sunulmalıdır.</li>
<li>Son Tarih: 17. çağrı için son başvuru tarihi 6 Mayıs 2026 olup, başvurular Paris saatiyle tam öğlen 12:00’de sona erecektir.</li>
</ul>
<p><strong>Değerlendirme Süreci Nasıl İşliyor?</strong></p>
<p>Başvuru süreci oldukça titiz bir eleme mekanizmasına sahip. İlk aşamada UNESCO Millî Komisyonları tarafından oluşturulan paneller, başvuruları yerel ihtiyaçlar ve fizibilite açısından inceliyor. Ardından, UNESCO Sekretaryası tarafından yapılan teknik değerlendirmeyi geçen projeler, uluslararası uzmanlar kurulu tarafından detaylıca analiz ediliyor. Bu aşamada projenin ölçülebilir sonuçlar üretmesi, finansal hesap verebilirliği ve UNESCO’nun toplumsal cinsiyet eşitliği ile gençlik gibi öncelikli alanlarına katkısı büyük önem taşıyor. Nihai kararlar, Ocak 2027’de gerçekleşecek olan Hükümetler Arası Komite toplantısında verilecek ve sonuçlar aynı ay içerisinde ilan edilecektir. Onaylanan projelerin uygulama süreci ise en erken Mayıs 2027’de başlayabilecektir.</p>
<p>Detaylı bilgi için r<a href="https://www.unesco.org/creativity/en/ifcd/apply?hub=11" target="_blank" rel="noopener">esmi web sitesini</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/unesco-fonu-ile-yaratici-projelere-buyuk-destek/">UNESCO Fonu ile Yaratıcı Projelere Büyük Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MSGSÜ Film Arşivi: Bir Hafızanın Sessiz Doğuşu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/turk-film-arsivi-bir-hafizanin-sessiz-dogusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:49:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sinema arşivleri, bir toplumun görsel hafızasını ve kültürel kimliğini geleceğe taşıyan en kıymetli hazinelerden biridir. Türkiye’nin sinema mirasını 1962 yılından beri büyük bir özveriyle muhafaza eden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) bünyesinde bulunan Film Arşivi, ülkemizde üretilen yapımların orijinal kayıtlarının yüzde 90’ına ev sahipliği yapıyor. MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi,...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turk-film-arsivi-bir-hafizanin-sessiz-dogusu/">MSGSÜ Film Arşivi: Bir Hafızanın Sessiz Doğuşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sinema arşivleri, bir toplumun görsel hafızasını ve kültürel kimliğini geleceğe taşıyan en kıymetli hazinelerden biridir. Türkiye’nin sinema mirasını 1962 yılından beri büyük bir özveriyle muhafaza eden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) bünyesinde bulunan <a href="https://acikerisim.msgsu.edu.tr/xmlui/" target="_blank" rel="noopener">Film Arşivi</a>, ülkemizde üretilen yapımların orijinal kayıtlarının yüzde 90’ına ev sahipliği yapıyor. MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi, yarım asırdır 120 bin kutuyu aşan bu paha biçilemez mirası koruyarak Türkiye’nin hikâyesini yarınlara taşıma görevini üstlendi. Son dönemde yaşanan mekânsal dönüşüm sancıları, bu kıymetli hazinenin güvenlik ve teknolojiyle buluşma sürecini çeşitli tartışmalarla birlikte gündeme taşıdı. Kreaktivist olarak; Balmumcu Yerleşkesi’ndeki riskli binadan Bomonti Yerleşkesi’ndeki geçici mekanına uzanan hassas taşınma sürecini, arşiv bünyesindeki film, afiş ve sinema endüstrisi gereçlerini <a href="https://msgsu.edu.tr/arastirma/merkezler/prof-sami-sekeroglu-sinema-tv-arastirma-ve-uygulama-merkezi/" target="_blank" rel="noopener">Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü</a> Dr. Öğretim Üyesi Başak Ürkmez ile yerinde inceledik.</p>
<h2><strong>Hafızanın Oluşumu ve Gururlu Kökleri</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz yıl MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi, taşınmasıyla ilgili çıkan haberler, kamuoyunda haklı bir merak uyandırdı. Arşivin yok edildiğine dair endişeler, bu kıymetli hazinenin uzun yıllar muhafaza edildiği Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin mevcut yerinde çalışmalarına devam etmesine dair talepler üzerine uzun süre tartışmalar yaşandı.</p>
<p>2024 yılında taşınma süreci tamamlanan arşivi, 2026 Mart ayında yeni ve geçici mekânında Kreaktivist ekibi olarak yerinde incelemek üzere Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Başak Ürkmez’in davetlisi olarak MSGSÜ Bomonti Yerleşkesini ziyaret ettik. Bu gizemli atmosferin çeşitli yanlış anlaşılmalara zemin hazırladığını ifade eden Ürkmez, arşivin oluşum sürecini en başından anlatarak tura başladı.</p>
<p>“MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi hikayesi, 1962 yılında tutkulu bir öğrenci topluluğu olan Kulüp Sinema 7 ile başlamış. O zamanlar Yüksek Resim Bölümünden öğrenci olan Sami Şekeroğlu, Tülin Samanlı, Necati Ayden, Yavuz Hekimoğlu, Belkıs Mutlu, Selahhattin Gerçek ve daha sonra arşivin gelişmesine öncülük eden Bülent Erkmen, Emre Çağatay, Duygu Altınok, Turgay Sapanlı, Nur Erkmen, Akın Oktay, Ersu Pekin ve Erdal Küpeli gibi farklı disiplinlerde yüksek öğrenim gören isimlerin önderliğinde, Fındıklı yerleşkesinin merdiven altlarında kurulan bu yapı, başlangıçta sadece bireysel bir merakın ürünüydü. O dönem bir hobi gibi filizlenen bu çaba, zamanla yapımcıların ikna edilmesiyle devasa bir belleğe dönüştü. Prof. Sami Şekeroğlu, film kutularının korunması gereken asıl kültürel değerler olduğunu sektöre bizzat aşıladı. Fındıklı’daki dar alanlardan 1974 yılında Balmumcu’daki binaya geçilmesi, arşivin kurumsallaşması adına atılan en büyük adımdı. Bu süreçte FIAF (Uluslararası Film Arşivleri Federasyonu) üyeliğiyle dünya standartlarına eklemlenen Merkez, Türkiye’de üretilen filmlerin yaklaşık yüzde 90’ına ev sahipliği yaparken, yarım asırlık bir emeğin mirasını taşıyor. Arşiv, taşınma sürecine kadar olan sürede görsel hafızamızın ana korunağı oldu.”</p>
<figure id="attachment_19572" aria-describedby="caption-attachment-19572" style="width: 816px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19572 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_2.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_2.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_2-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_2-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /><figcaption id="caption-attachment-19572" class="wp-caption-text">Balmumcu’dan Bomonti’deki yeni &#8220;kapsül&#8221; alanına titizlikle taşınan 120 bin kutuluk devasa miras, Türkiye’nin görsel hafızasını tereklerde güvenle saklıyor.</figcaption></figure>
<h2><strong>Balmumcu’dan Tahliye ve Hassas Terazi</strong></h2>
<p>MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin uzun yıllar yuvası olan Balmumcu Yerleşkesi, zamanla bu devasa mirası fiziksel olarak taşıyamaz hâle geldi. Yapılan teknik incelemeler, binanın depreme karşı dayanıksız olduğunu ve güçlendirme çalışmasının mümkün olmadığını açıkça ortaya koydu. Arşivin fiziksel güvenliği için tahliye kararı, bir tercih değil, kaçınılmaz bir sorumluluk olarak masadaydı. O dönemde 3000 kutu civarında yanıcı &#8211; parlayıcı (nitrat tabanlı) film ve 120 bin kutu asetat-polyester tabanlı filmleri barındıran bu yapı için acil bir eylem planı gerekiyordu. Başak Ürkmez, taşınma kararına giden o zorlu günleri ve karşılaştıkları manzarayı şu sözlerle paylaştı:</p>
<p>“2020 yılından itibaren binanın statik yapısını ve arşiv koşullarını teknik olarak raporlandırıldı. İSTON tarafından hazırlanan raporlarda binanın göçme riski olduğu belirlenmişti. 1974 yapımı bu bina, zaman içindeki eklentilerle dengesini kaybetmişti ve beton kalitesi de standartların çok altındaydı. Farklı kurumlardan görevlendirilen arşiv uzmanları arşivin durumu hakkında rapor hazırlandı. Filmlerimizi uluslararası standartlarda bir iklimlendirme sisteminden yoksundu, nem ve sıcaklık dalgalanmaları mirasımız için büyük tehditti. MSGSÜ Film Arşivi içinde sadece 120 bin kutu film bulunmuyor; 100 bin parçaya yakın endüstriyel ekipman ve 2500 civarında farklı film afişi, film lobileri, fotoğrafları, senaryolar vb. yazılı-basılı arşivler bu binada korunuyordu. Bu devasa birikimin tahliyesi tam dokuz ayımızı aldı. Uzman ekiplerimizle her filmi tek tek paketledik ve eski binadaki dizilim sistemini yeni geçici arşiv mekanımıza aynen kopyalayarak taşıdık. Süreçte tek bir parçayı dahi kaybetmedik. Yanma ve patlama riski taşıyan nitrat tabanlı filmlerimizi ise Bakanlık koordinasyonuyla Ankara’daki özel güvenli alanlara naklettik, düzenli kontrolleri yapılıyor ve ısı değerleri raporlanıyor. Bu taşınma operasyonu, hafızamızı fiziksel bir yok oluştan kurtarma çabasıydı.”</p>
<figure id="attachment_19565" aria-describedby="caption-attachment-19565" style="width: 816px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19565 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_9.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_9.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_9-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_9-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /><figcaption id="caption-attachment-19565" class="wp-caption-text"> &#8220;Arşivimizde sadece 120 bin kutu film bulunmuyor; 100 bin parçaya yakın endüstriyel ekipman ve 2500 civarında farklı film afişi, film lobileri, fotoğrafları, senaryolar vb. yazılı-basılı arşivler bu binada korunuyor.&#8221;</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19564 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_10.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_10.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_10-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_10-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /></p>
<figure id="attachment_19570" aria-describedby="caption-attachment-19570" style="width: 816px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19570 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_4.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_4.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_4-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_4-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /><figcaption id="caption-attachment-19570" class="wp-caption-text">MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi şu an saniyede 24 kare tarama yapabilen ve her kareyi 4K çözünürlükte dijitalleştiren Türkiye’nin en gelişmiş cihazlarından birine ev sahipliği yapıyor.</figcaption></figure>
<h2><strong>Dijital Çağda Bir Kapsül</strong></h2>
<p>Taşınma operasyonunun ardından Bomonti Yerleşkesi’nin derinliklerinde kurulan yeni geçici arşiv mekanı Türk sinemasının korunaklı bir &#8220;kapsül&#8221; alanı hâline geldi. MSGSÜ Bomonti Yerleşkesi otoparkının dört katının dönüştürülmesiyle elde edilen bu özel bölge, dış duvarların tamamen izole edilmesi ve zeminlerin tozsuz epoksi ile kaplanmasıyla bir koruma alanı kimliği kazandı. Başak Ürkmez, bu yeni yerleşimin sadece bir depo alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek Merkezin güncel teknik kapasitesini detaylandırdı. “MSGSÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema-TV Uygulama ve Araştırma Merkezi şu an saniyede 24 kare tarama yapabilen ve her kareyi 4K çözünürlükte dijitalleştiren Türkiye’nin en gelişmiş cihazlarından birine ev sahipliği yapıyor. Aşağı yukarı 90 dakikalık bir filmin dijital boyutu 2,5 terabaytı buluyor. Merkezin mevcut içeriği, filmlerin çok daha ilerisinde bir çeşitliliğe sahip. Yukarıda bahsi geçenler dışında sinema feneri koleksiyonu da mevcut. Dünyada eşine az rastlanan 13 adetlik sinema feneri koleksiyonu, merkezin en nadide parçaları arasında yer alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19568 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_6.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_6.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_6-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_6-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /></p>
<figure id="attachment_19567" aria-describedby="caption-attachment-19567" style="width: 816px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19567 size-full" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_7.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_7.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_7-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_7-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /><figcaption id="caption-attachment-19567" class="wp-caption-text">Dünyada eşine az rastlanan 13 parçalık nadide sinema feneri koleksiyonu, Merkezin en kıymetli parçaları arasında geçmişin ışığını günümüze taşıyor.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hâlihazırda yürüttüğümüz çalışmalarda restorasyon etiğini ön planda tutuyoruz. Bir filmin fiziksel onarımı ve dijital restorasyonu 6 ay ile 1 yıl arasında sürebiliyor. Yapay zekâ teknolojisi günümüzde ön plana çıksa da temel amaç görüntüyü pürüzsüz hâle getirmekten ziyade, o dönemin görsel dokusunu ve sanatsal ruhunu muhafaza etmek.” Ürkmez, dijital kopyaların her zaman güncelliğini yitirme riski taşıdığını, bu sebeple orijinal pelikülün saklanmasının hayati olduğunu vurguluyor. Bugün Film Arşivi, kendi mirasını korumakta zorlanan tüm kurumlara da kapılarını açarak sektörel bir dayanışma noktası görevi üstleniyor. Ürkmez, arşivin &#8220;kapalı kutu&#8221; imajını yıkarak &#8220;Arşivde Öğrenci Adımları&#8221; programı kapsamında kapılarını araştırmacılara ve öğrencilere açtıklarını da belirtiyor.</p>
<p>Ancak bu devasa operasyonun sadece dört kişilik küçük bir ekip tarafından yönetilmesi dikkat çekici. Yale Film Arşivi gibi benzer hacimdeki merkezlerde 80 kişilik ekiplerin çalıştığı gerçeği, MSGSÜ çalışanlarının gösterdiği çabanın değerini kanıtlıyor. Ekibin artırılması için talepler ve çalışmalar devam ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19571 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_3.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_3.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_3-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_3-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /></p>
<h2><strong>Balmumcu’da Yükselecek Yeni Hafıza Merkezi</strong></h2>
<p>Türk sinema mirasının yeraltındaki güvenli bekleyişi, Ürkmez’in paylaştığı &#8220;Görünür Arşiv&#8221; vizyonuyla yeni bir boyuta taşınmaya hazırlanıyor. Gelecek planlarının merkezinde, sadece muhafaza odaklı bir yapı kurmak yerine, yaşayan ve toplumla bağ kuran iki ana kütleli bir yerleşke tasarımı bulunuyor. Kerem Erginoğlu ve Hasan Çalışlar Mimarlık tarafından tasarlanan mimari proje, arşivi kapalı bir depo olmaktan çıkarıp yaşayan bir kültür merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Tasarımın en önemli yanı, 120 bin kutuluk paha biçilemez mirasın devasa bir &#8220;kapsül&#8221; şeklinde binanın çeşitli noktalarından izlenebilecek olması. Bu şeffaf kütle sayesinde binaya gelen her ziyaretçi, arşivin mutfağındaki hummalı çalışmayı ve film kutularının görkemli duruşunu bizzat görebilecek. Dış cephede ise Metin Erksan’ın Sevmek Zamanı filminden bir kare, asit yedirme tekniğiyle binanın yüzeyine mühürlenmesi hedefleniyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-19576 aligncenter" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_5-1.png" alt="" width="816" height="543" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_5-1.png 816w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_5-1-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/03/msgsu_film_arsivi_5-1-600x399.png 600w" sizes="auto, (max-width: 816px) 100vw, 816px" /></p>
<p>Yeni kompleks içerisinde ayrıca 480 kişilik yeni ve eski tüm teknolojilerin gösterim yapabileceği modern bir sinema salonu, iki 60 kişilik cep sineması, restorasyon ve konservasyon alanları, endüstriyel sinema müzesi ve araştırmacıların görsel belleğe ulaşabileceği bir medyatek de yer alacak. Binanın yangın ve iklimlendirmesi için günümüz teknolojisinin en son sistemleri kullanılacak. Yapı tamamlandığında uluslararası standartlarda gerçek bir &#8220;Ulusal Film Arşivi&#8221; statüsüne kavuşmasını amaçladıklarını da belirtiyor.</p>
<p>Şu an eğitim binalarının bütçesi hazır olsa da arşiv kısmının inşası için ek kaynak arayışı büyük bir titizlikle sürüyor. Ürkmez, mevcut durumda sadece Üniversite bütçesiyle yönetilen bu devasa yapının, sinema biletlerinden ayrılacak çok küçük paylarla sürdürülebilir bir finansal modele kavuşması gündemlerini de paylaşıyor. Arşivin dört yıl içinde planlanan modern yuvaya taşınması, Türk sinemasının hafızasını dünya standartlarıyla eşitleyecek bir adımı olarak sürdürülüyor.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/turk-film-arsivi-bir-hafizanin-sessiz-dogusu/">MSGSÜ Film Arşivi: Bir Hafızanın Sessiz Doğuşu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Popüler Müzik Tarihi MÜYORBİR Panelinde Konuşuldu</title>
		<link>https://kreaktivist.com.tr/populer-muzik-tarihi-muyorbir-panelinde-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 12:12:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Endüstriden]]></category>
		<category><![CDATA[Anasayfa Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriden Manşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kreaktivist.com.tr/?p=19578</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de popüler müziğin 45’lik plaklardan başlayıp dijital akış platformlarına uzanan baş döndürücü yolculuğu, MÜYORBİR’in ev sahipliğinde gerçekleşen özel bir panelde mercek altına alındı. 26 Mart 2026 Perşembe günü düzenlenen “45’liklerden Dijital Platformlara: Türkiye’de Popüler Müziğin Kültürel ve Sektörel Dönüşümü” başlıklı panel, müziğin yarım asırlık serüvenini sektörün deneyimli isimleriyle masaya yatırdı. Çeyrek Asrı Aşan Telif Mücadelesi...</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/populer-muzik-tarihi-muyorbir-panelinde-konusuldu/">Popüler Müzik Tarihi MÜYORBİR Panelinde Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de popüler müziğin 45’lik plaklardan başlayıp dijital akış platformlarına uzanan baş döndürücü yolculuğu, <a href="https://muyorbir.org.tr/" target="_blank" rel="noopener">MÜYORBİR’in ev sahipliğinde</a> gerçekleşen özel bir panelde mercek altına alındı. 26 Mart 2026 Perşembe günü düzenlenen “45’liklerden Dijital Platformlara: Türkiye’de Popüler Müziğin Kültürel ve Sektörel Dönüşümü” başlıklı panel, müziğin yarım asırlık serüvenini sektörün deneyimli isimleriyle masaya yatırdı.</p>
<h2>Çeyrek Asrı Aşan Telif Mücadelesi ve Ortak Bilinç</h2>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Şeşen, 45 yılı aşan profesyonel müzik kariyerinin son 10 yılında icracı sanatçıların haklarını savunmak adına yürüttüğü çalışmaları özetledi. Müzik yorumcularının telif haklarını takip etmek amacıyla kurulan MÜYORBİR’in 26. Yılına girdiğini belirten Şeşen, bugün 3.000 değerli üyenin haklarının adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde takip edildiğini vurguladı. Kurumun temel işlevi olan lisanslama ve gelir dağıtımının ötesinde, Türkiye’de telif hakkı bilincini geliştirmeye yönelik bu tür büyük çaplı etkinliklerin sektörel gelişim için hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>
<p>Panelin moderatörlüğünü üstlenen, Türk televizyon ve müzik tarihinin sembol isimlerinden İzzet Öz, kendi müzik serüvenini çocukluğunda dedesinin aldığı bir radyo ve annesiyle gittiği klasik müzik konserleriyle başlattığını aktarırken, popüler müziğe olan tutkusunun Beatles ve Shadows gibi gruplarla şekillendiğini belirtti.</p>
<h2><strong>Hızlı Tüketim ve Yapay Zekâ Etkisi</strong></h2>
<p>Panelin ilk oturumu, sektörün kültürel hafızasını bugünün sert gerçekleriyle yüzleştiren bir beyin fırtınasına sahne oldu. İzzet Öz’ün moderatörlüğünde söz alan Nükhet Duru, Eurovision tartışmalarına net bir bakış açısı getirdi. Yarışmanın küresel bir vitrin olduğunu belirten Duru, bu platformdan çekilmeyi bir kayıp olarak gördüğünü ifade etti. Sanatçı, Türk melodilerinin özgün bir tınıyla dünyaya sunulması gerektiğini vurgularken, asıl sancılı noktanın dayanışma eksikliği olduğunu belirtti. Sektörün yaralı tarafını &#8220;yaşam fonu&#8221; önerisiyle gündeme taşıyan Duru, krizlerle boğuşan emektar müzisyenler için ortak bir destek yapısının kurulmasını istedi. Duru, yurt dışındaki konserlerde yerli sanatçılara uygulanan kısıtlamaların haksızlığına da değinerek, karşılıklı saygı çağrısı yaptı.</p>
<p>Eurovision konusuna değinen yapımcı Ahmet Çelenk, 1987’den itibaren Sertab Erener’den Athena’ya kadar pek çok temsilcinin tanıtım filmlerini çeken bir isim olarak yarışmanın artık &#8220;politik bir tiyatroya&#8221; dönüştüğünü savundu. Çelenk’e göre, haftalık 40 bin yeni şarkının yayınlandığı Spotify ekosisteminde her Perşembe gecesi zaten küresel bir yarış yaşanıyor. Bu bağlamda, müziğin turizm vitrini olarak kullanılma çabasını, uçaklarda veya otellerde yerli müziğin çalınmaması üzerinden eleştiren Çelenk, daha samimi bir sektörel destek çağrısında bulundu.</p>
<p>Bora Öztoprak ise sektördeki çok başlılığı &#8220;kronik bir hastalık&#8221; olarak tanımladı. Hak takibi yapan kurumların parçalı yapısı nedeniyle dev kullanıcılar karşısında zayıf kalındığını anlatan Öztoprak, sanatçıların konser yasakları karşısında sessiz kalmasını ekonomik güvencesizliğe bağladı. Gülşen ve Melek Mosso gibi isimlerin yaşadığı süreçleri hatırlatarak, asıl ihtiyacın demokrasi ve hukuk olduğunu kaydetti. Yeni nesil müzikteki sert ve argo üsluba dair eleştirileri de karşılayan Öztoprak, bu durumu gençlerin içindeki filtrelisiz hayatın bir yansıması olarak gördüğünü dile getirdi. &#8220;Boomer&#8221; kuşağının şikâyet yerine bu öfkenin nedenlerini anlamasını savunan sanatçı, ilk oturumun en çarpıcı saptamalarına imza attı. Tartışma, popüler müzik üreticilerinin telif hakları için başlattıkları ortak mücadeleyi ve sektörel dayanışmanın vazgeçilmez önemini tescilledi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-19579" src="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/muyorbir_muzik_sektoru_panel-1024x683.png" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/muyorbir_muzik_sektoru_panel-1024x683.png 1024w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/muyorbir_muzik_sektoru_panel-300x200.png 300w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/muyorbir_muzik_sektoru_panel-600x400.png 600w, https://kreaktivist.com.tr/wp-content/uploads/2026/04/muyorbir_muzik_sektoru_panel.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<h2><strong>Popüler Müziğin Kültürel Hafızası</strong></h2>
<p>Panelin ikinci oturumunda odak noktası, analog devrin romantizminden dijital ekonominin sert ve hızlı gerçeklerine kaydı. Aranjör Erdem Kınay, 90&#8217;lardan bugüne müziğin &#8220;hızlı tüketim nesnesine&#8221; dönüştüğünü belirtti. Dinleyici sabrının azaldığını ve albüm devrinin yerini iki ayda bir yayınlanan teklilere bıraktığını anlatan Kınay, teknolojinin üretimi demokratikleştirdiğini ancak kalite standartlarını sarstığını vurguladı.  Yapay zekanın müzik endüstrisindeki yükselişi, oturumun en hararetli tartışmalarından birini tetikledi. Bora Öztoprak, bir GSM operatörünün telif ödememek adına mağazalarında yapay zekâ tarafından üretilen müzikleri kullanma kararını &#8220;yamyamca bir yaklaşım&#8221; olarak nitelendirdi. Öztoprak, teknolojinin yaratıcılığı beslemesi gerektiğini ancak sanatçının emeğini ikame etmek için kullanılmasının sektörel bir tehdit olduğunu savundu. Nükhet Duru ise bu duruma karşı meslek birliklerinin &#8220;centilmenlik anlaşması&#8221; ile ortak bir duruş sergilemesi gerektiği çağrısını yineledi. Yapımcı Ahmet Çelenk, dijitalleşmenin operasyonel yükleri hafiflettiğini hatırlatarak daha iyimser bir tablo çizdi. Geçmişte kaset ve CD üretimi için harcanan mesainin artık içeriğe odaklanmak için kullanılabileceğini belirten Çelenk, yapay zekayı &#8220;insan zekasının toplamı&#8221; olarak tanımladı ve bu teknolojiden korkmak yerine onu verimli kullanmanın yollarının aranması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Panelin genel havası müziğin artık &#8220;ortak bir hafıza&#8221; oluşturmaktan ziyade bireysel ekranlara hapsolmuş bir deneyime dönüştüğü yönündeydi. Teknoloji araçları değiştirse de telif hakları ve sanatsal özgünlük mücadelesi endüstrinin merkezinde kalmaya devam ediyor. Paydaşlar, bu dönüşümün sadece teknik bir değişim olmadığını, kültürel bir direnç ve adaptasyon süreci olduğunu vurgulayarak etkinliği tamamladı.</p>
<p><a href="https://kreaktivist.com.tr/populer-muzik-tarihi-muyorbir-panelinde-konusuldu/">Popüler Müzik Tarihi MÜYORBİR Panelinde Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://kreaktivist.com.tr">Kreaktivist</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
